Yargıtay - 6. Ceza Dairesi

2014/4471 Esas 2014/16673 Karar
Karar Tarihi: 01.10.2014
Yargıtay yağma

6. Ceza Dairesi         2014/4471 E.  ,  2014/16673 K.

'İçtihat Metni'MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Yağma

HÜKÜM : Mahkumiyet

Yerel Mahkemece verilen hüküm sanık ... ve savunmanı Av. ... tarafından duruşmalı olarak da temyiz edilmekle; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 13.02.2014 tarihli kenar yazısı ile dosya Dairemize gönderilerek, başvurunun nitelik, ceza türü, süresi ve suç tarihine göre tayin edilen günde yapılan duruşma sonunda dosya okunarak gereği görüşülüp düşünüldü;

Sanık ... hakkında 6136 sayılı Yasaya muhalefet suçundan açılmış bir dava ve kurulmuş bir hüküm bulunmadığından, O yer Cumhuriyet Savcısı'nın bu konudaki temyiz isteminin, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi yollaması ile 1412 sayılı CMUK'nın 318. maddesi gereğince REDDİNE,

Soruşturmanın sonuçlarını içeren tutanaklar, belgeler ve yakınana karşı yağma suçundan duruşmalı inceleme sırasında ileri sürülen savunma doğrultusunda yapılan incelemede;

Belli bir olay ile ilgili suç işlediği izlenimini veren ve hakkında herhangi bir araştırma yapılan kişi, şüpheli statüsüne girer. Şüpheli kişide muhakeme hak ve yetkilerine sahiptir.

Yargılanacak her uyuşmazlık da; şüphelilik, uyuşmazlığın somut olması ve uyuşmazlığın çözümü şeklindeki özellikler vardır. O halde önce olay öğrenilmelidir. Yani sübut konusunda bir hükme varılır. Sübut (veya ispat) meselesi maddi mesele olup bundan geçmişteki olayı zihnimizde yeniden yaratmak yani nasıl meydana geldiğini belirlemektir. Olay belirlendikten sonra, olayla karşılaştırılacak hukuki norm ve olayın tipine uygun olup olmadığı konusunda sonuç çıkarılır, maddi durumun tespiti, hukuki durumun tespitidir. Hukuki durumun tespiti durumun tespiti olacaktır.

Hakim bu güne dayanarak dünü öğrenir. Dün hakkındaki şüphesini deliller sayesinde yener. Şüphenin yenilmesi yerini belirliliğe terk eder.

Delillerin gösterdiği objektif bakımından bir (ihtimal) dir. Buna rağmen ihtimal belli bir dereceye gelince kanaat (kanı) olacaktır. Şüphe yerini kanaate bıraktığında ispatta aranan belirlilik ortaya çıkar. Yani belirliliğe şüphenin yenilmesi ile ulaşılır.

Ceza Muhakemesinin asıl amacı maddi gerçeği ortaya çıkarmaktır. Maddi gerçeğe ulaştıracak araç ise delillerdir. Deliller; Sanık açıklamaları, tanık açıklamaları, sanık ve tanıktan başka kişilerin açıklamaları, kolluk, savcı ve hakim tutanakları, özel yazılı açıklamalar, görüntü ve (veya) ses kaydeden araçlarla açıklama ve belirtiler şeklinde ayrıma tabi tutulabilir. Bu deliller içerisinde tanık sanığın dışında herkes olabilir. Tanık beş duyusu ile olay hakkında bilgi edinen ve mahkemeye aktaran kişiyi ifade eder. Delil bakımından Ceza Muhakemesinin en önemli unsurlarından birisidir. Ancak tanık beyanlarının birbirleriyle örtüşen ve somut olayla uyumlu olması muhakkaktır.

Deliller yeterince araştırılmamış veya soruşturma eksik ise bu hususlar mutlaka giderilmelidir. Soruşturma evresinde toplanmamış delilleri mahkemenin toplaması gerekir. Hakimin sanık lehine ve aleyhine olan delilleri araştırıp; tam bir inanışla özgürce değerlendirerek kuşkudan arınmış bir sonuca ulaşması gerekir. Kuşkular yenilmelidir. Yani hükümde varsayıma dayalı kuşkulu kalan hususlar olmamalıdır. Maddi gerçeğin olayın bir bütünü veya parçasını temsil eden kanıtlardan ortaya çıkarılması gerekir. Bir takım varsayımlara dayanılarak karar verilmesi ceza muhakemesinin amacına kesinlikle aykırıdır. Kuşku ve çelişki yenilmeden karar verilemez. Eylem veya eylemlerin bir suç olup olmadığı, belirlenmesi için eylemin önce işlenip işlenmediğinin sorunu çözülerek başlanır. Bu da kanıtların yorumu ile cevaplanacaktır. Hakim hangi kanıtı nasıl yorumladığını, yorum ile nasıl bir kanıya ulaştığını, kararının gerekçesinde göstermek zorundadır.

Gerekçedeki mantıksal kronolojik dizin ise iddia, savunma, kanıtlar, kanıtların yorumu, sabit kabul edilen eylem; ihlal edilen norm, normun yorumu ve en nihayet ulaşılan sonuç olan hüküm şeklinde olmalıdır.

Bu açıklamalar ışığında somut olaya gelirsek;

Dosya içinde bulunan tutanak içeriğine göre; 27/08/2012 günü saat 03:00 sularında haber merkezinin silahlı kavga anonsu üzerine olay yerine giden polis ekiplerinin, ... Caddesi'nin başında yakınanı yerde oturur, çeşitli yerlerinde kanama ve elbisesinde kan olduğu halde gördükleri, yapılan şifai görüşmede yakınanın, ... Sok. No: 'te bulunan bekar odasında kaldığını, aynı adreste bulunan bekar odası koridorunda 3 şahıs tarafından darp edildiğini, şahıslardan bir tanesinin silah teşhirinde bulunduğunu, şahısların kaldığı yeri gösterebileceğini söyleyip, tanık ...'nın kaldığı odayı gösterdiği, adı geçen tanığın şifai görüşmede, yakınanı daha önceden tanıdığını, aralarında alacak-verecek meselesi nedeniyle husumet bulunduğunu, bundan dolayı kavga ettiklerini, arkadaşlarından birinin ... isimli, semtten, ... şahıs olduğunu, 3. şahsın olmadığını beyan ettiğinin belirtildiği;

Yakınanın soruşturma aşamasında, 27/08/2012 günü saat 05:17'de alınan beyanında, serbest meslekle uğraşarak geçimini sağladığını, aynı gün saat 01:15 sularında evinde tek başına bira içtiği sırada yanına daha önceden tanıdığı tanık ... ile daha önceden tanımadığı, adlarını bilmediği ve görse tanıyamayacağı, sadece birinin ... olarak çağrıldığını duyduğu kişilerin geldiğini, tanık ...'dan alacağını isteyince ... isimli kişinin kendisiyle tartışmaya başladığını ve 3. şahsın markasını ve modelini bilmediği silahı göstermesi üzerine kaçmaya başladığını, binadan çıktığı sırada ... isimli kişinin arkasından gelip bıçakla başına vurduğunu, yere düştüğünü, ... isimli şahsın cebinde bulunan 1000 TL parayı alıp kendisini bıraktığını, 155'i aradığını, tanık ...'nın olaya karışmadığını beyan ederek şahıslardan şikayetçi olduğunu beyan ettiği,

Yakınanın 31/08/2012 tarihinde yakalanan sanık ...'u teşhis ettiğinin belirtildiği,

Yakınanın 10/09/2012 tarihinde savcılıkta alınan beyanında, olay tarihinde evinde oturduğu sırada gelen tanık ...'nın verdiği 70 TL parayı cebine koyduğunu, tam o sırada daha önce tanımadığı ... ile eşgal bilgilerini verdiği, “...” gibi isimlerle çağrılan kişinin geldiğini, ... isimli kişinin kendisine silah çektiğini, ... isimli kişinin, “Seni soyacağız, tecavüz edeceğiz, ...'da sana tecavüz edecek” diye tehdit etmeye başladıklarını, tanık ...'nın, “Siz ne yapıyorsunuz?” diye karşı çıktığı, ...'u ...'in üzerine itekleyerek dışarı kaçtığını, şahısların kendisini dışarda yakaladığını, ... isimli kişinin elinde silah bulunduğunu, ...'un kafasının arkasına değnekle vurduğunu ve cebindeki 900 TL kadar parayı aldığını ve tanık ...'nın evine gittiklerini,

polisi aradığını, gelen polislerin savcılık kararı olmadığından eve giremeyeceklerini söylediklerini, ... ve ... isimli kişilerin bulunamadığını ve birkaç kez yolunu keserek ifadesini geri alması konusunda kendisini tehdit ettiklerini, bu olay üzerine Savcılığa giderek şikayetçi olduğunu, (yakınanın 2012/115952 sayılı dosyada şikayetinin olduğunun belirtildiği), tanıklar ... ve ... 'nın doğruyu söylemediklerini, olay tarihinde başkalarıyla içki içmediği gibi ...'in de olmadığını, ... isimli kimseyi de tanımadığını,

Tanık ...'in soruşturma aşamasında 01/09/2012 tarihinde alınan beyanında, olay tarihinde yakınanın evinde alkol aldıkları sırada eve gelen ... ile yakınan arasında bilmediği bir nedenden ötürü itiş-kakış olduğunu, ... ile birlikte evden ayrıldıklarını, yağma olayıyla alakalı bilgisinin olmadığını,

Tanık ...'nın 01/09/2012 tarihinde savcılıkta alınan beyanında, olay tarihinde yakınanın evinde tanık ..., ..., ..., yakınan ve ismini bilmediği bir kişiyle birlikte alkol aldıklarını, ismini ... olarak bildiği şahsı taciz etmesi üzerine ...'un yakınana kızdığını, aralarında tartışma çıktığını ve karşılıklı olarak birbirlerine ... attıklarını, araya girerek ayırdıklarını, ...'un aynı apartmandaki evine gittiğini, yakınanın evinde alkol almaya devam ettiklerini ve 30-40 dakika sonra ayrıldıklarını, bulundukları süre zarfında yakınanın parasının alındığına, yakınana silah doğrultulduğuna şahit olmadığını, daha önce yada kendileri evden ayrıldıktan sonra olmuşşa da bilemeyeceğini,

Sanık ...'un soruşturma aşamasındaki savunmalarında, yakınan ve birkaç arkadaşlarıyla birlikte alkol aldıkları sırada yakınanın ismini bilmediği şahsa cinsel içerikli hareketler yapması nedeni ile aralarında tartışma yaşandığını ve karşılıklı olarak birbirlerine ... attıklarını, araya giren arkadaşlarının kendilerini ayırdığını, yakınana bıçakla vurmadığını ve parasını almadığını; yargılama aşamasındaki savunmasında ise, olay tarihinde önce yakınanın evinde daha sonra tanık ...'nın evinde alkol aldıklarını, tanık ...'nın evinde yakınanla tartıştıklarını ve fırça sapıyla vurduğunu ancak yakınanın herhangi bir eşyasını almadığını, sokakta kameraların olduğunu, gerekirse getirilebileceğini, yakınanın alkol ve uyuşturucu bağımlısı olduğunu, sözlerine itibar edilemeyeceğini,

Tanık ...'nın yargılama aşamasında önceki ifadesine ek olarak tartışmanın tanık ...'nın evinde gerçekleştiğini, tanık ... 'nın ise tarafları kendi evinde barıştırdığını beyan ettiği, yakınanın ise önceki ifadesinden farklı olarak olay tarihinde tanık ...'nın yanında ... isimli şahsın da 70 TL verdiğini ve dışarı kaçtığında sanık ...'un kafasına değnekle vurduğunu beyan ettiği,

Olaydan sonra alınan adli raporda, yakınanın başına odunla vurulduğunu beyan ettiği ve sağ paryetal arkada 4 cm'lik BTM ile giderilebilecek nitelikte kesi olduğunun belirtildiği,

Yakınanın 16/09/2014 tarihinde dosyaya sunduğu dilekçesinde, sanık ...'un kızgınlıkla parasını aldığını söylediğini ve şikayetçi olmadığını; sanığınsa tarihsiz dilekçesinde yakınanla yalnızca kavga ettiklerini ve taciz olayının olmadığını belirttiği,

27/08/2012 tarihli tutanak içeriğine göre olayın adli mercilere silahla yaralama olarak intikal ettiği ancak yakınanın kollukta alınan yazılı ifadesinden sonra soruşturmanın yağma olarak sürdürüldüğü; bir kısım tanık ve sanık anlatımlarına göre tartışmanın yakınanın olay yerinde bulunan ... isimli kişiye yönelik cinsel taciz eyleminden kaynaklandığı; yakınanın sanık ...'u daha önceden tanımadığını beyan ettiği ancak sanık ve yakınanın aynı binada değişik katlarda oturduklarına ilişkin tanık anlatımlarının da bulunduğu; yakınanın olay yerini gören kamera bulunmadığını, sanığınsa sokakta kamera bulunduğunu ve kayıtlarının getirtilebileceğini; sanık ... savunmanının sorgu sırasında yakınanın maddi durumunun iyi olmadığını ve başkalarının yardımı ile geçindiğini beyan etmesine karşın, bahsi geçen hususların hiçbirinin araştırılmadığı ve bu eksikliklerin yargılama aşamasında da devam ettirildiği ayrıca, yakınanın, sanığın ve tanıkların olayın oluş şekline ilişkin olarak beyanlarının birbirleriyle ve kendi içlerinde çeliştiği ve sanığın yakınanın alkol ve uyuşturucu madde bağımlısı olduğuna ilişkin iddiaları bir arada değerlendirildiğinde, atılı suç tarihinde yakınanın parasının sanık tarafından alınıp alınmadığı ve yakınanın beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği konusunda duruksamalar bulunduğundan öncelikle; 27/08/2012 tarihli tutanak mümzileri dinlenerek olay yerine gidildiğinde yakınanın parasının alındığına ilişkin bir beyanda bulunup bulunmadığı, bulunmuşsa bu hususun tutanağa neden geçmediği sorulup; yakınanın ihbarına ilişkin telsiz kayıtları dökümleri dosyaya getirtilerek ihbarın nasıl yapıldığı, atılı suç tarihinde tanık ...'in ...'da bulunup bulunmadığı, olay yerinde olduğu iddia edilen ... isimli kişinin açık kimlik bilgilerinin tespit edilebilmesi halinde tanık sıfatı ile beyanı alınıp, yakınanın sanıkla aynı binada oturup oturmadığı ve olay yerinde kamera kaydı bulunup bulunmadığı araştırılıp; yağmalandığını iddia ettiği parayı nasıl temin ettiği sorulup; yakınanın tam teşekküllü bir devlet hastanesine yada ATK'na sevkinin sağlanarak beyanlarına itibar edilip edilemeyeceği konusunda rapor aldırılıp, 2012/115952 sayılı soruşturma dosyası getirtilip, olaya ilişkin tüm deliller toplanıp, beyanlar arasındaki çelişkilerin giderilmesinden sonra sanığın fiilinin hukuki vasfının tayin ve takdiri gerektiği dikkate alınmadan, sanığın aşamalardaki suçun inkarına, tanıkların yağma olayına tanık olmadıklarına yönelik ısrarlı savunmalarına karşın olayın oluşuna dair çelişkili anlatımda bulunan yakınanın hangi anlatımına hangi nedenlerle üstünlük tanındığı da karar yerinde açıklanıp tartışılmadan, genel ifadelerle geçişler sağlayıp, eksik inceleme ile yazılı biçimde hüküm kurulması;

Bozmayı gerektirmiş, O yer Cumhuriyet Savcısı'nın, sanık ... ve savunmanının temyiz dilekçelerinde, sanık savunmanı Av. ...'nin duruşmada ileri sürdükleri itiraz ve savunmaları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, diğer yönleri incelenmeyen hükmün, talebe aykırı olarak BOZULMASINA, bozma nedenine göre tutuklu sanık ...'un TAHLİYESİNE, başka suçtan tutuklu veya hükümlü değilse derhal salıverilmesi için ... Cumhuriyet Başsavcılığı’na yazı yazılmasına ilişkin oybirliğiyle alınan karar 01.10.2014 tarihinde Yargıtay Cumhuriyet Savcısı ...’ın katıldığı oturumda, sanık ve savunmanlarının yokluklarında açıkça ve yöntemince okunup anlatıldı.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.