Yargıtay - 1. Ceza Dairesi

2019/535 Esas 2020/820 Karar
Karar Tarihi: 02.03.2020
Yargıtay

1. Ceza Dairesi         2019/535 E.  ,  2020/820 K.

'İçtihat Metni'MAHKEMESİ :Ceza Dairesi

SUÇ : Tasarlayarak öldürme, tasarlayarak hamile olduğunu bildiği eş ve kardeşi öldürmeye teşebbüs, 6136 sayılı Yasaya muhalefet

HÜKÜM : 1- Sanık ... hakkında:

a) Maktul ...'yi tasarlayarak öldürme suçu: Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/10/2017 gün ve 2016/244 esas-2017/217 karar sayılı, sanığın 'kasten öldürme' suçundan TCK'nin 37, 81, 62, 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, sanık müdafiinin yasal süresi içinde istinafı üzerine, Mahkemenin anılan kararının CMK'nin 280/2 maddesi uyarınca kaldırılarak, sanığın 'tasarlayarak öldürme' suçundan TCK'nin 37, 82/1-a, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 18 yıl 4 ay hapis cezası,

b) Mağdur ...'i öldürmeye teşebbüs suçu: Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/10/2017 gün ve 2016/244 esas-2017/217 karar sayılı, sanığın 'hamile olduğunu bildiği eşini öldürmeye teşebbüs' suçundan TCK'nin 37, 82/1-d-f, 35, 62, 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, sanık müdafiinin yasal süresi içinde istinafı üzerine, Mahkemenin anılan kararının CMK'nin 280/2 maddesi uyarınca kaldırılarak, sanığın 'tasarlayarak hamile olduğunu bildiği eşini öldürmeye teşebbüs' suçundan TCK'nin 37, 82/1-a-d-f, 35, 29, 62, 53. maddeleri uyarınca 10 yıl hapis cezası,

c) Ruhsatsız silah taşıma suçu: Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/10/2017 gün ve 2016/244 esas-2017/217 karar sayılı, sanığın ruhsatsız silah taşıma suçundan 6136 sayılı Kanunun 13/1; TCK'nin 62, 52, 53. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis ve 1,000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, sanık müdafiinin yasal süresi içinde istinafı üzerine, CMK'nin 280/1-a maddesi uyarınca istinaf başvurusunun esastan reddine.

2- Sanık ... hakkında:

a) Maktul ...'yi tasarlayarak öldürme suçu: Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/10/2017 gün ve 2016/244 esas-2017/217 karar sayılı, sanığın 'kasten öldürme' suçundan TCK'nin 37, 81, 62, 53. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, sanık müdafiinin yasal süresi içinde istinafı üzerine, Mahkemenin anılan kararının CMK'iın 280/2 maddesi uyarınca kaldırılarak, sanığın 'tasarlayarak öldürme' suçundan TCK'nın 37, 82/1-a, 62, 53 ve CMK'nin 307/4 maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezası ile cezalandırılması.

b) Mağdur ...'i öldürmeye teşebbüs suçu: Gebze 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/10/2017 gün ve 2016/244 esas-2017/217 karar sayılı, sanığın 'hamile olduğunu bildiği kardeşini öldürmeye teşebbüs' suçundan TCK'nin 37, 82/1-d-f, 35, 62, 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin hükmün, sanık müdafiinin yasal süresi içinde istinafı üzerine, Mahkemenin anılan kararının CMK'nin 280/2 maddesi uyarınca kaldırılarak, sanığın 'tasarlayarak hamile olduğunu bildiği kardeşini öldürmeye teşebbüs' suçundan TCK'nin 37, 82/1-a-d-f, 35, 62, 53. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Sanık ... müdafii tarafından 10.06.2018 tarihinde süre tutum dilekçesi verilerek temyiz iradesi açıklanmış ise de, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesince verilen 04.06.2018 gün ve 2018/268 esas, 2018/747 sayılı gerekçeli kararın müdafiiye 26.06.2018 tarihinde tebliğ edildiği, sanık müdafii tarafından CMK’nin 295/1. maddesinde belirtilen yasal süreden sonra 10.07.2018 tarihinde duruşma ve tahliye istemli gerekçeli temyiz dilekçesi verildiği anlaşılmakla, süre tutum dilekçesi temyiz sebeplerini içermediğinden, temyiz isteminin aynı Kanunun 294 ve 298. maddeleri uyarınca reddine, Üye Hakimler ... ve ...’in temyizin geçerli olduğuna dair karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verilmiştir.

Sanık ... müdafinin temyiz istemleriyle sınırlı olarak yapılan incelemede ;

Sanık ... hakkında maktul ...’i kasten öldürme suçundan TCK’nin 81 ve 62. maddeleri uyarınca 25 yıl hapis cezasıyla, mağdur ...’i nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ise TCK’nin 82/1-d-f, 35 ve 62. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Gebze Ağır Ceza Mahkemesinin 03.10.2017 gün ve 2016/244 esas 2017/217 sayılı kararıyla kurulan hükümlere yönelik olarak sanık müdafii tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine, sanık müdafinin istinaf başvurusunun kabulüne ve yeniden kurulan hükümlerle, sanık hakkında maktul ...’i nitelikli kasten öldürme suçundan TCK’nin 82/1-a ve 62. maddeleri uyarınca müebbet hapis cezasıyla cezalandırılmasına ve ceza miktarı yönünden kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, mağdur ...’i nitelikli kasten öldürmeye teşebbüs suçundan ise TCK’nin 82/1-a-d-f, 35 ve 62. maddeleri uyarınca 15 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesinin 04.06.2018 gün ve 2018/268 esas, 2018/747 sayılı kararında bir isabetsizlik görülmemiş olduğundan, anılan karara karşı süresi içerisinde temyiz talebinde bulunan sanık müdafiinin sübuta, mahkumiyetlerine yeterli delil bulunmadığına yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz başvurularının tebliğnamedeki düşünceye aykırı olarak 5271 sayılı CMK'nin 302/1. maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, sanık hakkında hükmolunan ceza miktarı ile tutuklu kaldığı süre dikkate alınarak müdafiinin tahliye talebinin REDDİNE, CMK'nin 304/1. maddesi uyarınca dosyanın Gebze Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilamının bir örneğinin ise İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 02/03/2020 gününde Üye ... ve Üye ...'in karşı oyları ve oy çokluğu ile karar verildi.

(M) (M)

KARŞI OY;

Sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerini içerir dilekçesini süresinden sonra verdiğinden bahisle temyiz isteminin reddine dair sayın çoğunluğun kararına katılmamaktayım.

Anayasanın 36. maddesi ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddesine göre herkes temel haklardan olan adil yargılanma hakkına sahiptir. Adil yargılanma, adalete erişim hakkı ve temyiz hakkını da içermektedir.

Anayasanın 40. maddesinin 2. fıkrasına göre, Devlet, işlemlerinde, ilgili kişilerin hangi kanun yolları ve mercilere başvuracağını ve sürelerini belirtmek zorundadır.

CMK 232. maddesinin 6. fıkrasına göre, mahkemeler hüküm fıkrasında kanun yollarına başvurma yeri ve süresini tereddüte yer vermeyecek şekilde açıkça göstermek zorundadır. CMK 294, 295 ve 298 maddelerinin hükümleri karşısında, kanun koyucunun taraflara temyiz sebeplerini bildirme süresini, bilinçli olarak ihmal ettiğinin kabulü mümkün değildir.

Ceza Muhakemeleri Kanununun hükümleri genel olarak nazara alındığında, yargılamanın başından sonuna kadar tarafların hak ve yükümlülüklerinin bildirilmesinin düzenlendiği anlaşılmaktadır.

Belirtilen nedenlerle, 15 günlük temyiz süresinde ya da temyiz için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 7 gün içerisinde verilecek ek dilekçede, temyiz sebeplerinin bildirilmesinin gerekli olduğunun ilgili tarafa bildirilmesi zorunlu olduğundan temyiz sebeplerinin 7 günlük süreden sonra verildiğinden bahisle, sanık ... müdafiinin temyiz istemlerinin reddine dair sayın çoğunluğun görüşüne katılmamaktayım.

...

Muhalif Üye

KARŞI OY;

Sanık ... müdafiinin temyiz sebeplerini içerir dilekçesini yasal süresinden sonra verdiğinden bahisle temyiz talebinin reddine dair Dairemizin çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

Şöyle ki;

5271 sayılı CMK'de olağan kanun yolları başlığı altında yer alan 294/1.md: Temyiz eden, hükmün neden dolayı bozulmasını istediğini temyiz başvurusunda

göstermek zorundadır, 295.md: Temyiz başvurusunda temyiz nedenleri gösterilmemişse temyiz başvurusu için belirlenen sürenin bitmesinden veya gerekçeli kararın tebliğinden itibaren yedi gün içinde hükmü temyiz olunan bölge adliye mahkemesine bu nedenleri içeren bir ek dilekçe verilir. Cumhuriyet savcısı temyiz dilekçesinde, temyiz isteğinin sanığın yararına veya aleyhine olduğunu açıkça belirtir, 298. md: Yargıtay...... yada temyiz dilekçesinin temyiz sebeplerini içermediğini saptarsa temyiz istemini reddeder, 301 md: Yargıtay yalnız temyiz başvurusunda belirtilen hususlar ile temyiz istemi usule ilişkin noksanlardan kaynaklanmışsa temyiz başvurusunda bunu belirten olaylar hakkında inceleme yapar şeklinde düzenlemeler yapılmakla Bölge Adliye Mahkemelerinden geçerek Yargıtay incelemesine tabi olan dosyalarda temyizin ancak temyiz dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılabileceğini düzenlemiştir.

Yine 5271 sayılı CMK'de olağanüstü kanun yolları başlığı altında 5271 sayılı CMK'nin 308. maddesinde Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısının itiraz yetkisini düzenlemiştir.

CMK'nin 308. md: Yargıtay ceza dairelerinden birinin kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, re'sen veya istem üzerine, ilâmın kendisine verildiği tarihten itibaren otuz gün içinde Ceza Genel Kuruluna itiraz edebilir. Sanığın lehine itirazda süre aranmaz.

İtiraz üzerine dosya, kararına itiraz edilen daireye gönderilir.

Daire, mümkün olan en kısa sürede itirazı inceler ve yerinde görürse kararını düzeltir; görmezse dosyayı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderir.

5271 sayılı CMK'nin 232. maddesinin başlığında Hükmün gerekçesi ve hüküm fıkrasının içereceği hususlar düzenlenmiş olup CMK'nin 232/6. fıkrasında; Hüküm fıkrasında, 223'üncü maddeye göre verilen kararın ne olduğunun, uygulanan kanun maddelerinin, verilen ceza miktarının, kanun yollarına başvurma ve tazminat isteme olanağının bulunup bulunmadığının, başvuru olanağı varsa süresi ve merciinin tereddüde yer vermeyecek şekilde açıkça gösterilmesi gerekir. şeklinde düzenlenmiştir.

Yargıtay Ceza Genel Kurulumuzun kendisine itirazen gelen bir dosyada sadece itiraz sebepleriyle sınırlı kalmayıp dosyada bulunan Yasaya aykırılıkların tamamını re'sen inceleyip bu hususlarda kararlar verdiği bilinmektedir.

Görüldüğü üzere aynı yasada olağan kanun yollarından temyiz yolunda temyiz davasını açan sanık veya katılan tarafın veya müdafilerinin dilekçesinde sebep bildirme zorunluluğu getirilmiş (CMK'nin 294/1) sebepten yoksun sadece kendi aleyhine verilen karara karşı temyiz hakkının kullandığını yasal süreleri içerisinde yargı merciine bildiren ve kararı davaya temyiz ediyorum diyen tarafın talebinin ise temyiz sebebi içermemesi nedeniyle reddolunacağını yasa koyucu hüküm altına almıştır. (CMK 298. md.)

Yasa koyucu CMK'nin 232/6. maddesinde kararı veren mahkemenin hükmünde bu karara karşı yasa yollarının neler olduğunu süresini ve merciini tereddüte mahal vermeyecek şekilde kararında belirtmesi gerektiğini belirtmiş ancak bu düzenlemeden daha sonra yürürlüğe giren mevzuatla mahkeme kararlarının temyizinin sebep içermesi gerektiği sebepsiz temyizin geçerli olmayacağı öngörülemediğinden olacak ki mahkemenin kararında temyiz sebebinin de dilekçede bulunması gerektiğini mahkemenin kararında bildirilmesi yasada düzenlenmemiştir. Uygulamada da böyle bir bildirim yapılmamaktadır.

CMK'deki temyiz sebebi ile bağlılık ilkesi uygulanacak ise temyiz sebebi bildirilmeden yapılan temyizlerin geçersiz sayılacağını ve hak kayıplarının yaşanabileceğini açıkça gören yargı mercilerinin bunun CMK'nin 232/6. md gereği davanın taraflarına kısa kararın son kısmında açıkça bildirilmesinin yasanın zorunlu bir sonucu olduğunu düşünmekle beraber yürürlükte olan mevzuat gözönüne alındığında herhangi bir hukuk eğitimi almayan ve ceza davasına taraf olan kişinin veya ilgili tarafın avukatının istinaf mahkemelerinden aleyhine çıktığını düşündüğü kararı sebep bildirmeksizin süresinde temyiz etse dahi bu temyizin yargıtay dairesince reddolunacağı ancak Yargıtay Cumhuriyet Savcısının ilgili Yargıtay Dairesinin kararına karşı Yargıtay Ceza Genel Kuruluna itiraz etme hakkını kullanırken hiçbir sebep bildirmek zorunda olmadığı bununda vatandaşın aleyhine olarak 1982 Anayasasının 10, 11, 36, 90 md. ile Avrupa insan hakları sözleşmesinin 6 ve 10. maddelerinde karşılıklarını bulan kanun önünde eşitlik ve silahların eşitliği ilkelerine aykırılık teşkil ettiğini, yasal düzenlemelerin millet adna TBMM tarafından yapıldığını ancak bunların ilahi metinler olmayıp uygulayıcılar tarafından eksik, yanlış veya hakkaniyete aykırı olanlar var ise bunların belirlenip düzeltilmesinin de yasalarda düzenlendiği, usuli bir düzenlemeyi bilemediği için yasal süresi içerisinde temyiz dilekçesini sebep bildirmeden veren davanın tarafı veya taraf avukatının temyiz talebinin usul hükmü gereği sebep bildirilmediği düşüncesi ile reddolunmasının hukuki ve vicdani olmadığını sadece kanuni olduğunu ancak hakimin görevinin kanunu değil hukuku uygulamak olduğunu düşündüğümden Ceza Muhakemesinin odak noktası sayılan maddi gerçeğin ortaya çıkmasını engelleyecek mahiyetteki bu usul hükümlerinin davaya konu olaya uygulanması yerine öncelikle bu hükümlerin 1982 Anayasasına aykırılığı düşüncesi ile Anayasa mahkemesine iptal talebi ile gidilmesi bu kabul edilmeyecek ise Yargıtay dairemiz tarafından CMK de sanık lehine kıyasın yasak olmadığı dikkate alınarak CMK'nin 294/1. madde hükmündeki sebeple bağlılık kuralının CMK'nin 308. maddesindeki sebep bildirmenin zorunlu olmadığı şeklinde yorumlanması gerektiği ve sebep bildirilmese ve hatta taraf müdafii tarafından verilse dahi temyizen incelenme iradesinin belirlenebildiği dosyaların usule aykırılık nedeniyle reddedilip toplumun adalete,devlete,hukuka olan inancının sarsılmasını önlemek ve ihkakı hak yolunun açılmasının önüne de geçmek gerektiği düşüncesi ve gerekçesi ile çoğunluğun kanaatine usul yönünden muhalifim. Saygılarımla.

...

Muhalif Üye


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.