Yargıtay - 10. Ceza Dairesi

2021/17363 Esas 2022/2405 Karar
Karar Tarihi: 02.03.2022
Yargıtay

10. Ceza Dairesi         2021/17363 E.  ,  2022/2405 K.

'İçtihat Metni' Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2018 tarihli ve 2017/224 esas, 2018/52 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 06/07/2021 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

A-) Konuyla İlgili Bilgiler:

1- Şüpheli ... hakkında, 16/12/2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 24/04/2017 tarihli ve 2016/177310 soruşturma, 2017/14829 esas, 2017/12530 sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/1, 53, 54 ve 58. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, iddianamede, şüpheli hakkında daha önce aynı nev’iden suç nedeniyle 29/06/2015 tarihinde İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesine 2015/363 esas sayılı kamu davasının açıldığı hususunun belirtildiği,

2- İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 23/01/2018 tarihli ve 2017/224 esas, 2018/52 sayılı kararı ile, “….kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı kaldırılarak İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, ancak yapılan yargılama sonucunda bu mahkemenin 24/11/2016 tarih 2015/363 esas 2016/436 sayılı kararı ile sanık hakkındaki denetimli serbestlik tedbirinin devamına karar verildiği, bu kararın 08/04/2017 tarihinde kesinleştiği, bu durumda sanığın erteleme süresi içinde iş bu davaya konu eylemi 16/12/2016 tarihinde işlediği belirlenmekle bu eylemin TCK’nın 191/5 maddesinde belirtilen ihlal niteliğinde olduğu kabul edilerek sanık hakkında 16/12/2016 tarihli eyleminden dolayı ceza verilmesine yer olmadığına, kararın kesinleşmesinden sonra sanık hakkında 14/11/2014 tarihli eyleminden dolayı gereğinin takdir ve ifası için İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığı'na müzekkere yazılmasına” karar verildiği, kararın 16/09/2020 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,

3- Dosya arasında bulunan İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/363 esas, 2016/436 sayılı kararının incelenmesinde;

a-) Sanığın 14/11/2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 08/12/2014 tarihli ve 2014/171206 soruşturma, 2014/1647 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, karar verildiği,

b-) Denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2015 tarihli ve 2014/171206 soruşturma,2015/29937 esas, 2015/25444 sayılı iddianamesi ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

c-) Yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2016 tarihli ve 2015/363 esas, 2016/436 sayılı kararı ile ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle “kamu davasının durmasına, denetimli serbestlik tedbirinin devamına” karar verildiği, kararın 08/04/2017 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:

Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;

“Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan sanık ... hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2018 tarihli ve 2017/224 esas, 2018/52 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Dosya kapsamına göre, sanığın 16/12/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiası ile yapılan soruşturma sonucunda, sanığın evvelce işlediği uyuşturucu madde bulundurma suçundan İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/363 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığından bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden doğrudan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda ise doğrudan dava açılmasına dayanak oluşturan İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/363 esas sayılı dosyasında muhakemenin durmasına ve denetimli serbestlik tedbirinin devamına karar verildiği gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği anlaşılmış ise de,

Sanık hakkında daha önce 14/11/2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı kamu davasının açılmasının ertelenmesi ile tedavi ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verilmesi sonrasında, adı geçen sanığın kendisine yüklenen yükümlülüklere uygun davranmamakta ısrar ettiği gerekçesiyle bu suçtan dolayı kamu davası açılması üzerine yapılan yargılama sonucunda muhakemenin durmasına ve denetimli serbestlik tedbirinin devamına dair İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2016 tarihli ve 2015/363 esas, 2016/436 sayılı kararının istinaf edilmeden 08/04/2017 tarihinde kesinleştiği,

İnceleme konusu dosyada 16/12/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu işlediği iddiasıyla aynı sanık hakkında yapılan soruşturma sonucunda ise, sanığın evvelce işlediği uyuşturucu madde bulundurma suçundan İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/363 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığından bahisle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden 24/04/2017 tarihli iddianameyle doğrudan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda da doğrudan dava açılmasına dayanak oluşturan İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/363 esas sayılı dosyasında muhakemenin durmasına ve denetimli serbestlik tedbirinin devamına karar verildiği gerekçesiyle ceza verilmesine yer olmadığına karar verildiği, hükmün kanun yolu incelemesinden geçmeksizin kesinleştiği,

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği,

5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasının 2. cümlesinde ise, '... soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.' hükmünün yer aldığı,

Somut dosya kapsamında sanık hakkında 14/11/2014 tarihinde işlediği iddia olunan önceki kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle daha önce açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, denetimli serbestlik müdürlüğünce sanık adına çıkartılan meşruhatlı davetiyenin adres değişikliği sebebiyle sanığa ulaşmadığından bahisle yargılamanın durmasına ve denetimli serbestlik tedbirinin devamına karar verildiği,

Bu durumda, evvelce açılan kamu davası yukarıda değinildiği üzere usulüne uygun olarak açılmadığı için sanık hakkında daha sonra 16/12/2016 tarihinde işlemiş olduğu aynı suç nedeniyle 5237 sayılı kanun'un 191/6. maddesine göre doğrudan kamu davası açılmasının mümkün olmadığı anlaşılmakla birlikte, Mahkemesince “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilemeyeceği, kamu davasının açılmasının şarta bağlanmış olduğu, bu halde, koşulların gerçekleşmemesine karşın dava açılmış olduğu gözetilerek, mahkemesince 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 223/8-2. cümlesi uyarınca durma kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2018 tarihli ve 2017/224 esas, 2018/52 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.

C-) Konunun Değerlendirilmesi:

Sanık ... hakkında, 16/12/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2018 tarihli ve 2017/224 esas, 2018/52 sayılı kararı ile “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmiştir.

Dosya kapsamına göre, sanığın 16/12/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, sanığın daha önce işlediği uyuşturucu madde bulundurma suçundan İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/363 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı gerekçesiyle 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/6. maddesi uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmeden doğrudan kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda doğrudan dava açılmasına dayanak oluşturan İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 2015/363 esas sayılı dosyasında davanın durmasına ve denetimli serbestlik tedbirinin devamına karar verildiği gerekçesiyle “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmiş olup,

Sanık hakkında daha önce 14/11/2014 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan dolayı İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 08/12/2014 tarihli ve 2014/171206 soruşturma, 2014/1647 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, denetimli serbestlik tedbirine uymadığının bildirilmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 29/06/2015 tarihli ve 2014/171206 soruşturma, 2015/29937 esas, 2015/25444 sayılı iddianamesi ile İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda, İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesinin 24/11/2016 tarihli ve 2015/363 esas, 2016/436 sayılı kararı ile ısrar şartının gerçekleşmediği gerekçesiyle “kamu davasının durmasına, denetimli serbestlik tedbirinin devamına” karar verildiği, kararın 08/04/2017 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği anlaşıldığından;

28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinin 2. fıkrasında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu nedeniyle yapılan soruşturmalarda beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verileceği, 4. fıkrasında erteleme kararının kaldırılarak kamu davası açılması gereken durumlar sayılarak, maddenin 6. fıkrasında ise “Dördüncü fıkraya göre kamu davasının açılmasından sonra, birinci fıkrada tanımlanan suçun tekrar işlendiği iddiasıyla açılan soruşturmalarda ikinci fıkra uyarınca kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilemez.” hükmüne yer verildiği, aynı Kanun'un 191/5. fıkrasında ise, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme ile 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 223. maddesinin 8. fıkrasında yer alan; “….soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir.' hükmü dikkate alındığında,

Kanun yararına bozma incelemesine konu 16/12/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunun, 08/12/2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının beş yıllık erteleme süresi içerisinde işlendiğinden, erteleme kararının ihlali niteliğinde olduğu, müstakil bir suç oluşturmayıp TCK’nın 191/4. maddesindeki ihlal nedeni sayılacağı, 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali sayılabileceği, mahkemesince açılan kamu davasında CMK’nın 223/8. maddesi gereğince düşme kararı verilerek İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi kanuna aykırı olup sanık lehine verilmiş olan ve davanın esasını çözen bu karardan dolayı yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, hukuka aykırılığa işaret edilerek, kanun yararına bozma isteminin değişik gerekçe ile kabulüne karar vermek gerekmiştir.

D-) Karar :

Açıklanan nedenlerle; mahkemesince açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince “düşme kararı” verilerek İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden “ceza verilmesine yer olmadığına” karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görüldüğünden İstanbul Anadolu 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 23/01/2018 tarihli ve 2017/224 esas, 2018/52 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (c) bendi uyarınca yeniden yargılama yapılmamak ve aleyhe sonuç doğurmamak üzere, gerekli işlemin yapılması için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine,

02/03/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.