Yargıtay - 4. Ceza Dairesi

2021/33605 Esas 2021/26016 Karar
Karar Tarihi: 02.11.2021
Yargıtay

4. Ceza Dairesi         2021/33605 E.  ,  2021/26016 K.

'İçtihat Metni'KARAR

Tehdit ve kasten yaralama suçlarından sanık ... hakkında yapılan yargılama sonunda, sanığın mahkumiyetine dair Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesi'nce verilen 18/02/2014 tarih ve 2013/269 esas, 2014/108 karar sayılı hükümlerin sanık ... tarafından temyizi üzerine,

Dairemizin 23/09/2019 tarihli 2015/ 13209 esas ve 2019/14261 sayılı kararıyla;

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Sanığa yükletilen silahla tehdit ve yaralama eylemleriyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu ögelerinin ve bu eylemlerin sanık tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı,

Eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tiplerine uyduğu,

Cezaların yasal bağlamda uygulandığı,

Anlaşıldığından, sanık ...'nun ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, 23/09/2019 tarihinde oybirliğiyle' karar verilmiştir.

1-İTİRAZ NEDENLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15/09/2021 tarih ve KD-2021/104558 Karar Düzeltme sayılı yazısı ile;

Mağdur kovuşturma aşamasındaki 04/10/2013 tarihli oturumda; 'Olay aynen iddianamede belirtildiği şekilde gerçekleşti. Eski ifadem doğrudur. Sanıktan şikayetçi değilim. Maddi bir zararım yoktur. Sanıktan ayrıca 2.500,00 TL alacağım vardı. Sanığın koyunları vardı. Benim koyunlarını çaldığım yönünde hakkımda iftira attı. Ben o zamanlar çobandım. ...'ün hayvanlarına çobanlık yapıyordum. Bir gün evdeyken sanık bana mesaj attı ve mekâna çağırdı. Oraya gittim. Beraber biraz alkol aldık. Bana dolandırıcılık teklifinde bulundu. Ben de kabul etmedim. Sanık bana küfür etti ve tokat vurdu. Teklifini kabul etmeyince bana saldırmak istedi. Ben de yakasından tutarak ittirdim. yere düştü ve kalktığında bana 'orospu çocuğu seni öldürürüm, şerefsiz, sen kim oluyorsun' diyerek çıkardığı tabancayı doğrulttu ve tabancanın kabzasıyla yüzüme vurdu. Bu sözleri söylediği esnada tabancayı zaten çıkarmıştı. Zaten düştükten sonra kalkar kalkmaz ilk olarak tabancayı çıkardı ve sonra söylediğim sözleri söyleyerek yüzüme vurdu' şeklinde iddiada bulunmuş,

Hükümlü ... kovuşturma aşamasındaki 09/10/2013 tarihinde konutta alınan savunmasında; '... olay tarihine kadar iki üç yıl süreyle çobanlığımı yapmıştı. Sürekli işi bırakıyordu. Çalışmasından memnun değildim. Olay günü de yine işi bıraktı. Kendisini dükkana çağırdım. Gönlünü alır tekrar çalıştırırım diye düşünmüştüm. Çünkü yerine bakacak kimse yoktu. Birahaneye akşam vakitlerinde geldi. Birlikte birkaç bira içtik. Birahanenin kapanış saatine yakındı. Birahanede ..., kavga ettiğini söylediği ... ve birkaç personel daha vardı. Ben görmedim fakat Hüseyin işyerinin dışında ...'ı dövmüş. ... o gün izinliydi fakat birahaneye gelmiş. ... çalışan olup müşteri olarak geldiğinde hesabı yevmiyesinden kesiyoruz. ... müdüre hesabı çıkarmasını söylemiş. 60 TL borcumu yazıver demiş. Müdür, ...'ydı. ... bunun akabinde dışarı çıkınca Hüseyin de peşinden giderek hesabı niye ödemiyorsun diye çıkışmış ve tokat atmış. ..., Hüseyin'e karşılık vermemiş. ... bu olayı görmüş. İçeri girerek bana söyledi. Hüseyin tekrar içeri girdi. Ben kendisine ...'ı niye dövdüğünü sordum. O da hesabı ödemediğini söyledi. Ben de 'buranın işletmecisi benim, sen niye karışıyorsun' dedim. Bu kez ...'e küfür ederek ona saldırmaya başladı. ... de ona küfrederek karşılık verdi. Ben ayırmaya kalktım. Hüseyin beni ittirince ben yere düştüm. Ben de sinirlendim. Olayın büyümemesi için her ikisine de bir iki tokat vurdum. Sonra Hüseyin alkolün etkisiyle her tarafı kırıp dökmeye başladı. Bardakları savurdu. Eniştem ... kendisine engel olmak için geldi. Hüseyin'i evine götürdü. Hüseyin de giderek şikayetçi olmuş. Bu konuda eski ifadem doğrudur...” şeklinde savunmada bulunmuştur.

Duruşmada dinlenilen tanıklardan ... 04/10/2013 tarihli oturumdaki yeminli beyanında; 'Bu konuda daha önceden ifade vermiştim. O ifademi aynen tekrar ederim. Ekleyeceğim bir husus yoktur. ...'le Hüseyin'in tartıştığını gördüm. Tartışma gerekçelerini bilmiyorum. Hüseyin, ...'ü ittirince ... yere düştü. Yerden kalktığında bir ...'e bir de Hüseyin'e tokat vurdu. Hüseyin, ...'e bağırdı fakat niye bağırdı bilmiyorum. ...'ün silah çıkardığını görmedim. Ben o tarihte bu barda garson olarak çalışıyordum. Hüseyin, ...'ü ittirdiğinde ..., Hüseyin'e yönelik hakaretlerde bulundu. Tehdit sözü duymadım. Yine dolandırıcılık teklifini bilmiyorum',

Tanık ... 04/10/2013 tarihli oturumdaki yeminli beyanında; 'Olay anında ... Bar'daydım. Fakat müştekinin iddialarına dair bir şey bilmiyorum. Müştekiyi tanırım. ...'ün silah çıkardığını, müştekiyi tehdit ettiğini görmedim',

Tanık ... 04/10/2013 tarihli oturumdaki yeminli beyanında, 'Olay günü ... Bar'daydım fakat olay esnasında Denizli'ye doğru gidiyordum. Ben yolda iken bu olay yaşanmış. ben barda iken herhangi bir tartışma yaşanmadı. ...'ün Hüseyin'e veya ...'e vurduğunu görmedim. Ben o tarihte ... Bar'da garson olarak çalışıyordum. Gece saat on iki gibi işyerinden çıktım. Tek başıma Denizli'ye gidiyordum',

Tanık ... 04/10/2013 tarihli oturumdaki yeminle beyanında, 'Ben ... Bar'da çalışmakla beraber olay günü izinliydim. Gece saat 22:30-23:00 civarı bara geldim. Alkol aldım. Yanımda bir arkadaşım vardı. Hüseyin yanıma geldi ve durduk yere 'benim hesabımı ödeyeceksin' dedi. niye böyle söylediğini anlamadım. Sonra dışarı çıktım. O da peşimden geldi. Bana bir tokat attı. Alkollü olduğu için böyle yapmış olabilir. Normalde kendisini tanırım. Gece saat 00:30-01:00 gibi bardan ayrıldım. müşteki bana tokat attıktan sonra ben bardan ayrıldım. Dolayısıyla ... ile aralarında yaşanan olayı görmedim',

Tanık ... 10/09/2013 tarihli oturumdaki yeminli beyanında; 'Ben ... Gazinosu'nda iş olduğu vakitler beni çağırmaları üzerine çalışıyorum. Devamlı çalışmıyorum. Mutfakta çalışmıyorum. ... patronumdur. ... sanığın çobanıymış. Ara sıra bu gazinoya geliyordu. eski ifadem doğrudur. Ekleyeceğim bir husus yoktur. Olaya ilişkin bir bilgim yoktur', 25/11/2013 tarihli oturumdaki yeminli beyanında; 'Ben o tarihte ... Bar'da sadece haftasonları yardım amaçlı çalışıyordum. Mutfakta yıkama işinde çalışıyordum ve ücretimi alıyordum. ...'ü ...'nun çobanı olarak biliyorum. Bir samimiyetim yoktur.

O gün bara geldi ve çok sarhoştu. Mutfak kapısı barın tam karşısıdır. ... geldi ve eliyle masaya hızlıca vurdu. 'Bana bir içki verin' diye bağırdı. Ben masaya vurma sesini duyunca mutfak kapısından baktım ve Hüseyin'i gördüm. İçki isteyerek bağırdığını duydum. Sonra geri içeriye girdim. Zaten 23:00 gibi oradan çıkıyorum. Sanıkla mağdur arasındaki olay ise bundan daha sonraki bir saatte olmuş. Dolayısıyla olay saatinde orada değildim' şeklinde beyanda bulunmuşlardır.

Kovuşturma aşamasında temin edilemediğinden dinlenmesinden vazgeçilen tanık ... Acıpayam Polis Merkezi Amirliğindeki 18/03/2013 tarihli beyanında; 'Olay tarihinde daha önceden ...'ün hayvanlarına bakmış olan çoban Hüseyin kendiliğinden birahaneye gelmişti. Sonrasında birahane dışında Berkant'ı hesap yüzünden iki kez tokatla vurmak sureti ile darp etmişti. Ben bunu görüp ...'e söylediğimde Hüseyin bana sen ne karışıyorsun diyerek kızdı ve üzerime geldi. Yüzüme tokatla vurdu. Ben ona karşılık vermedim. ... araya girdi ve kavga etmeyin diyerek hem bana hem de Hüseyin'in yüzüne birer kez tokatla vurdu. Hüseyin bana hakarette bulundu. Ben birahaneden ayrılıp gittim. Sonrasında neler yaşandı bilmiyorum...' şeklindeki ifadesi alınmıştır.

Dosyada mevcut 04/03/2013 tarihi arama tutanağına göre; 'suçta kullanıldığı iddia edilen tabanca ele geçirilememiştir'.

Acıpayam Devlet Hastanesinin 04/03/2013 tarih ve 84201 sayılı raporuna göre; mağdur ...'ün 'sol yanakta ağrı hassasiyet, sol kulakta ağrı hassasiyet ve burunda kanama ile hassasiyet' bulgularına dayalı olarak '1.62 promil alkolü olan mağdurun hayati tehlike geçirmeksizin, basit tıbbi müdahale ile giderilebilir biçimde yaralandığı' bildirilmiş, mevcut yaralanmanın silahla oluştuğu hususunda herhangi bir tespite yer verilmemiştir.

Görüldüğü üzere; tüm tanık anlatımlarının mağdurun iddiası ile örtüşmediği, aksine sanığın; mağdurun tanık ...'ı yaraladığı haberini veren tanık ... ile kavga etmemeleri için onları ayırmaya çalışırken kendisini iterek yere düşüren mağdura elinde silah olmaksızın tokatla vurduğu yönündeki savunması ile uyumlu olduğu, keza mağdurun tanık Berkant'ı borcunu ödemesi için yaramasına karşın bu hususu hiç bir aşamada ileri sürmediği, bu suretle beyanlarında samimi sayılmasının mümkün olmadığı, öte yandan suçun silahla işlendiğine dair mağdur iddiası dışında hiç bir delil bulunmadığı, suçta kullanıldığı iddia edilen silahın ele geçirilemediği gibi, mağdurdaki yaralanmanın da silahla oluştuğu yönünde bir bulgunun mevcut olmadığı cihetle; sanığın silahla tehdit suçunu işlediğine dair ve yaralama suçunun da silahla gerçekleştirildiğine ilişkin mağdurun soyut iddiası dışında delil bulunmadığı gözetilmeden, mahkemenin sanığın savunmasının suçtan kurtulmaya yönelik olduğu, tanıkların da sanığın yanında çalışan işçiler olmaları nedeniyle tarafsız tanıklıklarından şüphe duyulması ve işten atılma korkusu nedeniyle sanık lehine tanıklık yaptıkları gözönüne alınarak bu beyanlarına itibar edilmediği yolundaki isabetsiz gerekçe ile kurduğu mahkumiyet hükümlerinin bozulmasına karar verilmesi yerine, yazılı şekilde onanmasına karar verilmesinde isabet görülmemiştir.

Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya kapsamına göre,

1- İtirazımızın KABULÜNE,

2- Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 23/09/2019 gün ve 2015/13209 esas, 2019/14261 sayılı kararının KALDIRILMASINA,

3-Acıpayam Asliye Ceza Mahkemesinin 18/02/2014 tarih, 2013/269 esas ve 2014/108 sayılı ilamındaki silahla tehdit ve silahla kasten yaralama suçları ile ilgili hükümlerin açıklanan hukuka aykırılıklar nedeniyle BOZULMASINA karar verilmesi,

4- İtirazımız yerinde görülmediği takdirde, dosyanın incelenmek üzere, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi,' talebiyle itirazda bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:

2- KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının düzenlediği 15/09/2021 tarih ve 2021/104558 sayılı karar düzeltme yazısındaki düşünce yukarıda açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden, 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca, 23/09/2019 tarihli 2015/13209 esas ve 2019/14261 karar sayılı ilamın, yeniden incelenmesi sonucu;

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'nın itiraz gerekçesi yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,

Dairemizce verilen 23/09/2019 tarihli 2015/13209 esas ve 2019/14261 karar sayılı ilamın KALDIRILMASINA,

Sanığın aşamalarda değişmeyen biçimde mağdur ile tanık ...'ın arasında çıkan tartışma üzerine ayırmak için müdahale ettiğinde mağdurun kendisini itmesi üzerine mağdura iki kez tokat attığını beyan etmesi, olayın tanığı ...'in ve ...'in beyanlarının sanık anlatımı ile uyumlu olması, diğer tanıklar ... ve ... 'ın olay anını görmediklerini beyan etmeleri, mağdurun 04/03/2013 tarihli genel adli muayene raporunda 'sol kulakta ağrı hassasiyet,sol yanakta ağrı hassasiyet ve burunda kanama hassasiyet' bulguları nedeniyle yaralanmasının basit tıbbi müdahale ile giderilebilir nitelikte olduğunun belirtilmesi, mağdurun silah ile yaralandığına ilişkin bir bulgunun adli muayene raporunda yer almaması, sanığın ikametinde ve suça konu iş yerinde yapılan aramalarda herhangi bir silahın ele geçmemesi, olayın tanıkları tarafından silahla kasten yaralama ve silahla tehdit iddialarının doğrulanmamasına karşın, sanığın mağdura tokat attığının doğrulanması karşısında, sanığın üzerine atılı silahla tehdit eylemini gerçekleştirdiğine ve mağduru silahla yaraladığına dair, mağdurun iddiasından başkaca delil bulunmadığı ve sanığın yaralama eyleminin basit kasten yaralama suçunu oluşturduğu gözetilmeden yazılı şekilde hükümler kurulması ,

Kanuna aykırı ve itiraz nedenleri yerinde görüldüğünden, HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 02/11/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.