Yargıtay - İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 45. Hukuk Dairesi

2021/465 Esas 2021/503 Karar
Karar Tarihi: 06.05.2021
Yargıtay

T.C.

İSTANBUL

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

45. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : 2021/465

KARAR NO : 2021/503

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : İSTANBUL 18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

TARİHİ: 22/10/2020

NUMARASI : 2019/490 Esas (Derdest)

DAVA: İflas Erteleme

KARAR TARİHİ: 06/05/2021

6100 sayılı HMK'nun 352. maddesi uyarınca dosya incelendi;

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/490 E. sayılı dosyasında 22/10/2020 tarihli ara kararına ve rehinli malların satışa hazırlık işlemlerinin ve kıymet takdir işlemlerinin durdurulmasına dair 31/01/2020 tarihli ihtiyati tedbir kararına karşı müdahil ... Bankası A.Ş. vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderilmiş, Dairemizin 10/03/2021 tarihli 2021/310 E. 2021/248 K. sayılı kararı ile dosyada daha önce verilen kararın 1086 sayılı HUMK hükümlerine göre Yargıtay 23. Hukuk Dairesince incelenerek karar verilmesinden sonra, mahkemece verilen tedbir kararları da dahil olmak üzere tüm kararlar hakkında 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454 madde hükümleri uygulanacağından, 6100 sayılı HMK'nun 352. maddesi uyarınca dosyanın Yargıtay'a gönderilmek üzere, İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmesinine karar verilmiştir. Dairemizin bu kararı üzerine, ilk derece mahkemesinin 19/03/2021 tarihli yazısı ile 'İhtiyati tedbir kararı derdest dosyadan 06/09/2019 tarihinde verilmiş olup, Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kuruluna ait 2013/1 E. 2014/1 K. nolu ve 21/02/2014 tarihli içtihadı birleştirme kararında “Bu itibarla HMK.nın 391 ve 394.maddelerinde geçen “kanun yolu” ibaresi ile kastedilenin istinaf yolu olduğu, geçici 3.madde yollamasının sadece HUMK.nun temyize ilişkin hükümlerini kapsadığı ve ihtiyati tedbire ilişkin kararların nihai nitelikte kararlardan olmadığı ayrıca, bu konuda özel bir düzenlemenin de bulunmadığı gözetildiğinde bu tür kararların temyiz yolu kapsamında incelenemeyeceği,” denildiğinden, ihtiyati tedbir kararlarına karşı temyiz yolunun kapalı olması' gerekçesiyle dosya yeniden Dairemize gönderilmiştir. İstinaf incelemesine konu dava iflas erteleme istemine ilişkin olup, İstanbul (Kapatılan) 50. Asliye Ticaret Mahkemesince 17/09/2013 tarihli 2012/157 E. 2013/219 K. sayılı kararı ile iflas erteleme talebinin reddine ve davacı şirketin iflasına karar verildiği, kararın temyizi üzerine Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 30/05/2014 tarih 2014/332 E. 2014/4185 K. sayılı ilamı ile bozulması sonucu, dosyanın İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1190 E. sırasına kaydedildiği, İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2014/1190 E. 2018/118 K. sayılı ve 08/02/2018 tarihli kararı ile davacı şirketin iflasına karar verildiği, bu kararın temyiz edilmesi sonucu Yargıtay 23. Hukuk Dairesinin 2019/1116 E. 2019/32388 K. sayılı ve 04/07/2019 tarihli ilamıyla karar düzeltme aşamasında bozulduğu, bozma kararından sonra dosyanın İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2019/490 Esasına kaydedildiği ve mahkemece 06/09/2019 tarihli ara karar ile İİK 179/a ve İİK 179/b madesi gereğince tedbir kararı verildiği, tedbir kararına ilişkin müdahil ... Bankası AŞ vekili tarafından itiraz edilmesi sonucu 22/10/2020 tarihli ara karar ile itirazın reddine dair verilen karara karşı müdahil ... Bankası AŞ vekili tarafından bu karara karşı istinaf yoluna başvurulduğu, istinaf talebinin İstanbul 18.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2019/490 E. sayılı dosyasından 22/10/2020 tarihli duruşmada verilen ihtiyati tedbire itirazlarının reddine dair kararın ve rehinli malların satışa hazırlık işlemlerinin ve kıymet takdir işlemlerinin durdurulmasına dair 31/01/2020 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına yönelik olduğu anlaşılmaktadır. Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 12/12/2019 tarihli 2019/3744 E. 2019/5131 K. sayılı ilamı; 'Dava, taraflar arasında imzalanan asansör bakım ve onarımına ilişkin eser sözleşmesinden kaynaklanmakta olup, dava dışı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilinin (26/04/2019 tarihinde menfaati ihlal edilen 3. şahıs niteliğinde olduğundan UYAP'a taraf (davalı) olarak eklenmesine karar verilmiştir.) ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebi konusunda, daha önce değerlendirme yapıldığından karar verilmesine yer olmadığına dair mahkemece 26/04/2019 gün ve 2016/313 Esas sayılı dosyasında verilen ara kararına karşı ... San. ve Tic. Ltd. Şti. vekilince istinaf kanun yoluna başvurulmuş, Adana Bölge Adliye Mahkemesi 05/11/2019 gün 2019/1344 Esas, 2019/859 Karar sayılı kararı ile dosyayı temyize ilişkin hükümlere göre işlem yapılmak üzere iade etmiş, dosya yasa yolu incelemesi yapılmak üzere Dairemize gönderilmiştir.6100 sayılı HMK geçici 3/2. maddede; bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454'üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme nedeniyle bir dosyada 20/07/2016 tarihinden önce HUMK hükümlerine göre temyize tabi nihai bir karar verilmiş ise bu karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olsa bile o dosyada kesinleşinceye kadar verilecek tüm kararlar HMK hükümlerine göre istinafa tabi olmayıp doğrudan HUMK hükümlerine göre temyize tabidir. Bu kural nihai kararlar yanında, nihai karar sayılmayan ancak yasa yolu incelemesi mümkün bulunan sonradan verilen diğer kararlar için de geçerlidir.Bu açıklamalarla birlikte somut olay değerlendirildiğinde, yasa yolu başvurusunda bulunulan ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebi konusunda daha önce değerlendirme yapıldığından karar verilmesine yer olmadığına dair kararı 20/07/2016 tarihinden sonra verilmiş ise de; dosyada bu tarihten önce mahkemenin görevli olmaması nedeniyle verilen usulden red kararları bulunduğu ve yargı yerinin belirlenmesine ilişkin karar gereğince yargılamanın sürdürülmekte olduğu anlaşılmış olup, bu dosyada verilecek kararlar için kesinleşinceye kadar istinaf yoluna başvurulamayacak ve ancak koşulları varsa HUMK hükümlerine göre temyiz edilebilecektir. Bu nedenle ihtiyati tedbir kararının kaldırılması talebi konusunda daha önce değerlendirme yapıldığından karar verilmesine yer olmadığına dair karara yönelik yasa yolu başvurusunun HUMK hükümleri kapsamında temyiz talebi niteliğinde olduğu kabul edilerek değerlendirme yapılmıştır.Yargıtay İçtihatları Birleştirme Hukuk Genel Kurulu’nun 21/02/2014 tarih 2013/1 Esas, 2014/1 Karar sayılı kararında, HMK geçici 3. madde hükmü de değerlendirilmek suretiyle; ilk derece mahkemelerinden verilen ihtiyati tedbir taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı temyiz yoluna başvurulamayacağına karar verilmiştir. Bu nedenle mahkemece verilen karar kesin olup temyiz edilemez. Temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise 01/06/1990 tarih 1989/3 Esas, 1990/4 Karar sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından da temyiz talebinin reddine karar verilebileceğinden kesin karara ilişkin olan temyiz isteminin reddi gerekmiştir.' şeklinde olup, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 11/03/2020 tarihli 2020/1232 E. 2020/1029 K. sayılı, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 29/05/2019 tarihli 2019/1955 E. 2019/2592 K. sayılı, Yargıtay 15. Hukuk Dairesinin 08/10/2019 tarihli 2019/3021 E. 2019/3812 K. sayılı ilamları da aynı mahiyettedir. Yargıtay 3. Hukuk Dairesinin 31/10/2019 tarihli 2019/3493 E. 2019/8590 K. sayılı ilamı; '...davacı vekili tarafından 17/05/2019 tarihli ihtiyati tedbir kararının kaldırılması istenilmiştir... İhtiyati tedbir talebine ilişkin kararın, 6100 sayılı HMK. nun yürürlükte olduğu dönemde ittihaz olunduğu açıktır. HMK. nun 341. maddesi “İlk derece mahkemelerinden verilen nihai kararlar ile ihtiyati tedbir, ihtiyati haciz taleplerinin reddi ve bu taleplerin kabulü hâlinde, itiraz üzerine verilecek kararlara karşı istinaf yoluna başvurulabilir.” hükmünü içermektedir. Ancak, aynı kanunun Geçici 3.maddesi ile de “Bölge adliye mahkemelerinin 26/09/2004 tarihli ve 5235 sayılı Adli Yargı ilk derece mahkemeleri ile bölge adliye mahkemelerinin kuruluş, görev ve yetkileri hakkında kanunun geçici 2.maddesi uyarınca Resmi Gazete'de ilan edilecek göreve başlama tarihine kadar 1086 sayılı kanunun temyize ilişkin yürürlükteki hükümlerinin uygulanmasına devam olunur.” hükmü getirilmiştir. Bu durumda, uyuşmazlığa, 1086 sayılı HUMK. nun temyize ilişkin hükümlerinin uygulanacağı sonucuna varılmaktadır...',Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 16/09/2019 tarihli 2019/4524 E. 2019/8088 K. sayılı ilamı; '6100 sayılı HMK’nın geçici 3/2. maddesinde; bölge adliye mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanun'un 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanun'la yapılan değişiklikten önceki 427 ilâ 454'üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunacağı, bu kararlara ilişkin dosyaların bölge adliye mahkemelerine gönderilemeyeceği düzenlenmiştir. Bu düzenleme nedeniyle bir dosyada 20/07/2016 tarihinden önce HUMK hükümlerine göre temyize tabi nihai bir karar verilmiş ise, bu karar temyiz edilmeyerek kesinleşmiş olsa bile, o dosyada kesinleşinceye kadar verilecek tüm kararlar HMK hükümlerine göre istinafa tabi olmayıp doğrudan HUMK hükümlerine göre temyize tabidir. Bu kural nihai kararlar yanında, nihai karar sayılmayan ancak yasa yolu incelemesi mümkün bulunan sonradan verilen diğer kararlar için de geçerlidir. Somut olayda, yasa yolu başvurusunda bulunulan ihtiyati tedbirin kaldırılmasına yönelik karara itirazın reddine dair ara karar 20/07/2016 tarihinden sonra verilmiş ise de, dosyada bu tarihten önce verilen bir karar bulunduğu ve bu kararın temyizi üzerine verilen bozma kararı gereğince yargılamanın sürdürülmekte olduğu anlaşılmış olup bu dosyada verilecek kararlar için kesinleşinceye kadar istinaf yoluna başvurulamayacak ve ancak koşulları varsa HUMK hükümlerine göre temyiz edilebilecektir. Bu nedenle ihtiyati tedbirin kaldırılmasına yönelik karara itirazın reddine dair ara karara yönelik yasa yolu başvurusunun HUMK hükümleri kapsamında temyiz talebi niteliğinde olduğu kabul edilerek değerlendirme yapılmıştır...' şeklindedir. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 6723 sayılı yasa ile değişik geçiçi 3. maddesinin 2. fıkrasında 'Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden önce verilen kararlar hakkında, kesinleşinceye kadar 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ile 454 üncü madde hükümlerinin uygulanmasına devam olunur. Bu kararlara ilişkin dosyalar Bölge Adliye Mahkemelerine gönderilemez.' hususu düzenlenmiştir.Açıklanan nedenlerle, İstanbul (Kapatılan) 50. Asliye Ticaret Mahkemesinin 17/09/2013 tarihli 2012/157 E. 2013/219 K. sayılı kararının, 20/07/2016 tarihinden önce HUMK hükümlerine göre verilen temyize tabi nihai bir karar olduğu, kararın Yargıtay 23 Hukuk Dairesinin 30/05/2014 tarih 2014/334 E. 2014/4185 K. sayılı ilamı ile bozulmasından sonra, işbu dosya kesinleşinceye kadar verilecek nihai karar sayılmayan kararlar da dahil olmak üzere tüm kararlar hakkında 1086 sayılı Kanunun 26/09/2004 tarihli ve 5236 sayılı Kanunla yapılan değişiklikten önceki 427 ila 454 madde hükümlerinin uygulanacağı, HMK'nın geçici 3/2. maddesi uyarınca, Yargıtay denetiminden geçen dosyalar ile ilgili Bölge Adliye Mahkemelerinin göreve başlama tarihinden sonra nihai karar sayılmayan bir karar verilmiş olsa bile yasal düzenleme ve emsal ilamlar gereğince dosyanın Bölge Adliye Mahkemesine gönderilemeyeceği açıktır.Bu hususlar Dairemizin 10/02/2021 tarihli 2021/156 E. 2021/148 K. sayılı kararında da belirtilmesine rağmen, ilk derece mahkemesince 19/03/2021 tarihli yazı ile ihtiyati tedbir kararlarına karşı temyiz yolunun kapalı olması gerekçesiyle dosyanın yeniden Dairemize gönderilmesi hatalı olup, karara karşı istinaf kanun yoluna başvurma imkanı bulunmadığından ayrıca İlk Derece Mahkemesince yasa yolunun istinaf olarak gösterilmesi başvurulabilecek yasa yolunu değiştirmeyeceğinden 6100 sayılı HMK'nun 352. maddesi uyarınca, dosyanın Yargıtay'a gönderilmek üzere ikinci kez İlk Derece Mahkemesine geri çevrilmesine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;Dosyanın 5236 sayılı kanunla yapılan değişiklik öncesi 1086 sayılı HUMK'nda düzenlenen temyize ilişkin hükümlere göre işlem yapılması için ilk derece mahkemesine GERİ ÇEVRİLMESİNE,HMK’nın 352/1 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda oy birliği ile karar verilmiştir. 06/05/2021


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.