Yargıtay - İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi

2017/202 Esas 2018/1308 Karar
Karar Tarihi: 06.12.2018
Yargıtay

T.C.

İSTANBUL

4. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/202

KARAR NO : 2018/1308

DAVA :Şirket Müdürlüğünün Tescil ve İlanına İlişkin Kararın İptali, 08/05/2000 Tarihinde Verilen Ortaklar Kurulu Kararının Tescil ve İlanı

DAVA TARİHİ : 27/06/2000

KARAR TARİHİ : 06/12/2018

Mahkememizde görülmekte olan Asıl Davada Genel Kurul Kararının İptali ve Birleşen Davada Şirket Müdürlüğünün Tescil ve İlanına İlişkin Kararın İptali, 08/05/2000 Tarihinde Verilen Ortaklar Kurulu Kararının Tescil ve İlanı davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

ASIL DAVADA:

Davacı vekili dilekçesinde, Müvekkilleri ile davalıların ... Ltd. Şti’nin ortakları olduklarını, davalı ...’ın şirkete ait borcundan kurtulmak ve kendi belirlediği kişiyi müdür olarak seçmek için şirket merkezi dışında davet usulüne uymaksızın ortaklar kurulunu topladığını ve müvekkillerinin katılımı olmadan şirket müdürü olan müvekkili ...’nin görevine son verilerek yerine şirket hissedarı olmayan dava dışı kişinin seçildiğini, alınan kararın yokluk ile malul olduğunu ileri sürerek, 08.05.2000 tarihli ortaklar kurulu kararının iptalini, talep ve dava etmiştir.

Davacı Vekili Davasında :

Dava Dilekçesini tekrar ederek davasının Kabulüne karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili Davaya Cevabında :

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacının ileri sürdüğü iddiaların gerçek dışı olduğunu, iptalini talep ettiği Ortaklar Kurulu Kararının TTK hükümlerine uygun olduğunu, söz konusu kararın karar defterine geçirilememesinin nedeninin ise davacılardan ...'nin tüm ihtarlara rağmen karar defterini sunmaması ve hukuksuz bir şikelde elinde tuttuğunu, söz konusu kararın alındığı toplantının yer ve zamanının kendilerine iletilmediği yönündeki iddiaların gerçek olmadığını, kendilerinin toplantı zamanı ve yeri hakkında davacıların ticaret sicilde kayıtlı ikametgah adreslerine iadeli taahhütlü mektup ile tebliğe yollandığını ve sicil gazetesinde ilan edildiğini, iş bu tebliğin davacılardan ...'a tebliğ edilememesine rağmen söz konusu toplantıya bizzat katıldığını, söz konusu toplantıda müvekkili lehine veya davacılar aleyhine herhangi bir karar alınmadığını, açılan davanın yerinde olmadığını,, iş bu nedenle davanın esastan reddini talep etmiştir.

BİRLEŞEN DAVADA:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle;... Ticaret Sicil Memurluğunun ... tarihli ... sayılı kararı ile geçerli olmayan bir toplantı ile şirket müdürü olarak usulsüz bir biçimde seçilen ...'ın müdür olarak seçildiğine ilişkin kararın tescil ve ilanının iptaline ve ticaret sicilinden terkinine, gerçekte esas şirket müdürü ... tarafından tanzim edilen ve karar defterine geçirilen 9 numaralı ortaklar kurulu kararının tesciline tasfiye kararının tescilini reddden 12/06/2000 tarihli ... sayılı ticaret sicil memurunun işleminin iptaline ve tasfiye kararının ticaret siciline tescilene karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı ... vekili Davaya Cevabında :

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: davanın husumet yönünden reddini talep etmiştir.

Davalı ... vekili Davaya Cevabında :

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle: haksız ve mesnetsiz açılan davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Toplanan Deliller:

Taraflarca ibraz edilen deliller talep edilen deliller celp edilip incelenmiştir.

Şirket kayıtları celp edilip incelenmiş, Bilirkişi incelemesi yapılmış, Düzenlenen Bilirkişi raporu incelenmiştir.

Mahkememizce 09/12/2005 Tarihinde 2000/665 Esas-2005/848 Karar sayılı üzerinden verilen karar verilen karar temyiz edilmiş olmakla ; Yargıtay 11.Hukuk Dairesi Başkanlığının 2011/9369 Esas- 2012/4235 Karar sayılı ilamı ile '' Ortaklar kuruluna çağrı usulsüz ise de, Dairemiz’in uygulamalarında bu hususun ortaklara sadece iptal davası açma hakkı verebileceği, sırf bu nedenle ortaklar kurulu kararlarının geçersiz sayılmayacağı kabul edilmiştir. Dava konusu 08.05.2000 tarihli ortaklar kurulu toplantısında davacıların hazır oldukları halde kararların alınması sırasında toplantıyı terk ettikleri ve davacılara ait %34 dışındaki payların tamamı temsil edilmek suretiyle kalan ortakların oybirliği ile müdürün azli ve yeni müdürün seçilmesine karar verildiği anlaşılmaktadır. Davacı ..., anasözleşme ile müdür olarak atandıktan sonra 20.06.1994 tarihli ortaklar kurulu ile yeniden müdür olarak atanmış olup, davalı şirketin anasözleşmesinin 9. maddesine göre müdürlerin şirketin ödenmiş esas sermayesinin %51’ini temsil eden hissedarların kararı ile değiştirilebileceğinin düzenlenmiş olması karşısında, davaya konu ortaklar kurulu toplantısında müdürün azli ve yeni müdürün seçimi, gerek TTK’nın 162. maddesinde ve gerekse anasözleşmede belirlenen nisaba uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, davacılar tarafından yeni müdür olarak seçilen ... isimli kişinin davalı ... hakkında şirketin başlattığı takiplerden feragat etmek, dolayısı ile takipleri sonuçsuz bırakmak için seçildiği iddia edilmiş ise de, bu iddia ispat edilemediği gibi, iddianın sabit olması halinde dahi TTK’nın 556. maddesi yollaması ile aynı Yasa'nın 342 ve 309. maddelerine göre müdürün hukuki ve cezai sorumluluğu sözkonusu olabilecektir. Bu itibarla, mahkemece, yasa ve anasözleşmede belirlenen nisaba uygun olarak alınan kararların yerinde olduğunun kabulü ile davanın reddine karar verilmesi gerekirken, eksik incelemeye dayalı yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. Davalılardan ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince; yukarıda yapılan özetten de anlaşılacağı üzere dava, ortaklar kurulu kararının iptali olup, böyle bir davada ortak durumunda olan ...’a kişisel yönden husumet düşmeyeceğinden, bu davalı yönünden davanın husumetten reddine karar verilmesi gerekirken, kabul kararı verilmesi doğru olmamış, kararın bu nedenle davalı ... yararına bozulması gerekmiştir. Her ne kadar mahkemece verilen karar davalılardan ... SSG Devlet Koop. Komitesi ve ... vekili olarak avukat ... Mat tarafından temyiz edilmiş ise de, anılan davalılar tarafından yargılama sırasında adı geçen vekil azledilmiş olması nedeniyle bu vekilin vekalet görevi sona erdiğinden bu davalılar yönünden avukat ... Mat’ın temyiz hakkı yoktur. Bu itibarla, ... SSG Devlet Koop. Komitesi ve ... adına verilen temyiz dilekçesinin reddine karar vermek gerekmiştir. Birleşen dava yönünden, ... vekilinin temyiz itirazlarına gelince, dava dilekçesinde ... Ticaret Sicil Memurluğuna izafeten ... gösterilmiş olup, her ne kadar Ticaret Sicil Memurluğu ...’na bağlı değil ise de, davanın açıkça ... Ticaret Sicil Memurluğu aleyhine açılmış olması ve ... aleyhine de bir hüküm verilmemiş bulunmasına göre ... vekilinin kararı temyiz etmede hukuki yararı yoktur. Bu itibarla, temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. Davalı şirket vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı şirket yararına, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı ... vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davalı ... yararına BOZULMASINA, davalılardan ... SSG Devlet Koop. Komitesi ve ... adına verilen temyiz dilekçesinin REDDİNE, ... vekilinin temyiz isteminin REDDİNE, ... Ticaret Sicil Memurluğu'na izafeten ... harçtan muaf olduğundan dolayı, harç alınmasına mahal olmadığına, aşağıda yazılı bakiye 08,95 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalı .... Komitesinden alınmasına, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz eden ... Ltd. Şti. iadesine, takdir olunan 900,00 TL duruşma vekalet ücretinin davacılardan alınarak davalılardan ... Ltd. Şti'ye verilmesine 20.3.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.'' şeklinde karar verilmiştir.

Yargıtay Bozma ilamına başvurulmuş olmakla Karar Düzeltme talebi reddedilmiştir.

Delillerin Değerlendirilmesi:

Tüm dosya kapsamı dikkate alınarak; Yargıtay 11.Hukuk Dairesi Başkanlığının 2011/9369 Esas- 2012/4235 Karar sayılı ilamında açıkça belirtildiği üzere Davacılar vekili asıl davada, müvekkilleri ile davalıların ...Ltd.Şti.’nin ortakları olduklarını, davalı ...’ın şirkete ait borcundan kurtulmak ve kendi belirlediği kişiyi müdür olarak seçmek için şirket merkezi dışında davet usulüne uymaksızın ortaklar kurulunu topladığını ve müvekkillerinin katılımı olmadan şirket müdürü olan müvekkili ...’un görevine son verilerek yerine şirket hissedarı olmayan dava dışı kişinin seçildiğini, alınan kararın yokluk ile malul olduğunu ileri sürerek, 08.05.2000 tarihli ortaklar kurulu kararının iptalini, Birleşen davada ise, 08.05.2000 tarihli ortaklar kurulu kararının ticaret siciline tescilinin iptali isteminin reddine ilişkin ticaret sicil müdürlüğü işleminin iptali ile 13.06.1997 tarihli ortaklar kurulu kararlarının tescilini talep ve dava etmiştir. Asıl dava, limited şirket ortaklar kurulu kararının yokluk ile malul olduğunun tesbiti, birleşen dava ise ticaret sicil müdürlüğü işleminin iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafın iddiası müvekkillerinin davalı şirketin 08.05.2000 tarihli ortaklar kurulunun usulsüz davet ile şirket merkezi dışında davalı ...’a ait işyerinde toplandığını ve davalı ...’ın şirket tarafından kendisi hakkında başlatılan takiplerden feragat edilerek takiplerin sonuçsuz kalması için şirket müdürü olan müvekkili ...’un azline ve müdür olarak davalı ...’ın işçisinin seçilmesine ilişkin alınan kararların batıl olduğunu ileri sürerek, iş bu davayı açmıştır. Yargıtay İlamında açıkça belirtildiği üzere Ortaklar kuruluna çağrı usulsüz ise de, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin uygulamalarında bu hususun ortaklara sadece iptal davası açma hakkı verebileceği, sırf bu nedenle ortaklar kurulu kararlarının geçersiz sayılmayacağı kabul edildiği, Dava konusu 08.05.2000 tarihli ortaklar kurulu toplantısında davacıların hazır oldukları halde kararların alınması sırasında toplantıyı terk ettikleri ve davacılara ait %34 dışındaki payların tamamı temsil edilmek suretiyle kalan ortakların oybirliği ile müdürün azli ve yeni müdürün seçilmesine karar verildiği anlaşılmakla birlikte, Davacı ...' un , anasözleşme ile müdür olarak atandıktan sonra 20.06.1994 tarihli ortaklar kurulu ile yeniden müdür olarak atanmıştır. davalı şirketin anasözleşmesinin 9. maddesine göre müdürlerin şirketin ödenmiş esas sermayesinin %51’ini temsil eden hissedarların kararı ile değiştirilebileceğinin düzenlenmiş olması karşısında, davaya konu ortaklar kurulu toplantısında müdürün azli ve yeni müdürün seçimi, gerek TTK’nın 162. maddesinde ve gerekse anasözleşmede belirlenen nisaba uygun olarak gerçekleştirilmiştir. Ayrıca, davacılar tarafından yeni müdür olarak seçilen Elaaddin isimli kişinin davalı ... hakkında şirketin başlattığı takiplerden feragat etmek, dolayısı ile takipleri sonuçsuz bırakmak için seçildiği iddia edilmiş ise de, bu iddia ispat edilemediği gibi, iddianın sabit olması halinde dahi TTK’nın 556. maddesi yollaması ile aynı Yasa'nın 342 ve 309. maddelerine göre müdürün hukuki ve cezai sorumluluğu sözkonusu olabilecektir. Yasa ve anasözleşmede belirlenen nisaba uygun olarak alınan kararların yerinde olduğunun kabulü ile davacı tarafın asıl davasının Reddine karar verilmiştir. Davacı Taraf Davalı ... aleyhine de dava açmış ise de; ortak durumunda olan ...’a kişisel yönden husumet düşmeyeceğinden, bu davalı yönünden davanın husumetten reddine karar verilmiştir.

Yargıtay 11.Hukuk Dairesi Başkanlığının Yargıtay 11.Hukuk Dairesi Başkanlığının 2011/9369 Esas- 2012/4235 Karar sayılı ilamı ile Asıl Davada ve Birleşen Davada davalı sıfatı bulunan Davalılar ... SSG DEVLET KOOP.KOMİTESİ, ... ve ...nın Temyiz dilekçesinin Reddine karar verilerek kararların kesinleştiği anlaşılmakla bu davalılar hakkında yargılama sonucunda ve karar başlığında yer verilememiştir.

HÜKÜM; Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;

1-)Asıl Davada ve Birleşen Davada davalı sıfatı bulunan Davalılar ... SSG DEVLET KOOP.KOMİTESİ, ... ve ...nın Temyiz dilekçesinin Reddine karar verilerek kararların kesinleştiği anlaşılmakla bu davalılar hakkında karar verilmesine yer olmadığına;

2-)Davacı Tarafça Davalı ... LİMİTED ŞİRKETİ'ne karşı açılan ASIL ve BİRLEŞEN Davanın REDDİNE;

3-)Davacı Tarafça Davalı ... 'a karşı açılan ASIL ve BİRLEŞEN Davanın HUSMETTEN REDDİNE;

4-)Davacı tarafça Asıl Dava için yatırılan 7,80.TL.Peşin harcın 35,90.TL.karar ve ilam harcından mahsubu ile bakiye 28,10.TL.harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE ADINA İRAD KAYDINA;

5-)Davacı tarafça Birleşen Dava için yatırılan 7,80.TL.Peşin harcın 35,90.TL.karar ve ilam harcından mahsubu ile bakiye 28,10.TL.harcın davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak HAZİNE ADINA İRAD KAYDINA;

6-)Davalılar vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan avukatlık asgari ücret tarifesi üzerinden hesaplanan 2.180.TL.ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı tarafa verilmesine,

7-)Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

8-)Taraflarca yatırılan ve artan gider avansının karar kesinleştiğinde bakiye kısmının yatıran tarafa iadesine,

Mahkememiz dosyasından verilen karar daha önce yargıtay incelemesinde geçmiş olmakla;ilgililere kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde mahkememize vereceği bir dilekçe ile TEMYİZ YOLU açık olmak üzere davacı vekilinin yüzüne karşı oy birliği ile verilen karar alenen okunup usulen tefhim kılındı.06/12/2018

Başkan ...

Üye ...

Üye ...

Katip ...


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.