Yargıtay - 10. Hukuk Dairesi

2022/433 Esas 2022/8648 Karar
Karar Tarihi: 07.06.2022
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi         2022/433 E.  ,  2022/8648 K.

'İçtihat Metni'Bölge Adliye

Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi

No : 2020/2718-2021/1530

İlk Derece

Mahkemesi :... İş Mahkemesi

No :2014/540-2019/413

Dava, hizmet tespiti istemine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı davalı ... ile feri müdahil ... vekilleri tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesince verilen kararın, davalı ... ile feri müdahil ... vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

I-İSTEM

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; Davacının l999 yılında Belediye Başkanlığı seçiminden birkaç gün sonra seçilen belediye başkanı vasıtası ile ... Sağlık Ocağında çalışmaya başladığını, yürürlüğe giren Aile Hekimliği Yönetmeliği gereğince bu uygulanmaya geçildiği zaman da burada çalışmaya devam ettiğini, davacının sağlık ocağının temizlik, işlerini yapıp çay kahve servisi yaptığını, aile hekimi davalı Doktor ... ’ün davacıyı çalıştırdığını ancak sigortasını yapmadığını, hizmet tespiti davası açacağını öğrendiği zaman da Aile Hekiminin bu nedenle 12.11.2014 tarihinde davacıyı işten çıkardığını ileri sürerek, Davacının ... Sağlık İl Müdürlüğü Sevinçli Sağlık Ocağında çalıştığının tespitine, Aile Hekimliği uygulamasına geçildiği tarihten itibaren aynı Sağlık Ocağı'nda ilgili yönetmelik gereğince Aile Hekimi davalı ... sorumluluğunda çalıştığının tespitine, sigorta başlangıç tarihinin Nisan 1999 olduğunu ve 12.11.2014 tarihine kadar çalıştığının tespitine, Nisan 1999 ile 12.11.2014 tarihine kadar olan süreler içinde yatırılmayan primlerin davalı taraflarca yatırılmasına' karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

II-CEVAP

Davalı Valilik vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle; 'Dava bakımından hak düşürücü süre dolduğu davacı isteminin zamanaşımına uğradığı, davacının 1999 yılı mahalli seçimlerinden sonra Belde Belediye Başkanı vasıtasıyla Sevinçli Aile Hekimliğinde çalışmaya başladığını iddia ettiği, davanın Sevinçli Belediye Başkanlığına ihbarı ile davaya iştirakinin sağlanmasını talep ettikleri, davacı taraf ile müvekkil İdare arasında akdedilmiş herhangi bir iş akdinin bulunmadığı, kendisine aracı olan Belediye Başkanı ile davacı arasında herhangi bir yakın bağ bulunup bulunmadığının araştırılması gerektiği, çalışmaların geçtiği iddia olunan yerin küçük bir yerleşim yeri olup bu gibi yerlerde bu şekilde mevzuata aykırı durumların olmasının son derece yüksek ihtimal olduğu, bu durumda davacının Belediye Başkam tarafından istihdam edilmiş olabileceği ve belediye işçisi olabileceği ihtimalinin bulunduğu, davacının hiçbir şekilde müvekkil İdareye bağlı herhangi bir sağlık tesisinde (Sevinçli Aile Hekimliğinde) istihdam edilerek çalışmasının mümkün olmadığı, davacının müvekkil İdareye bağlı hiçbir sağlık tesisinde çalışmasının bulunmadığı, iddia ettiği dönemlere ilişkin herhangi bir yerde çalışmışlığı var ise bu çok büyük bir ihtimalle Belediye Başkanı ile arasında yaptığı anlaşma ile olduğu, müvekkil İdare bünyesinde Belediye Başkanının vasıtası ile iş akdi kurulmasının mümkün olmadığı' belirtilerek, davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan edilmiştir.

Davalı ... vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle; 'Davacının çalıştığının iddia ettiği yerin ... Halk Sağlığı Müdürlüğüne bağlı Sevinçli Sağlık Evi olduğu ve eski adının Sağlık Ocağı olduğu, Aile Sağlığı Merkezi olmadığı, Sevinçli Sağlık Evinin 23.07.2010 tarihinde ...’da İl Sağlık Müdürlüğüne bağlı olarak hizmet vermeye başladığı, işyerinin müvekkilin bağlısı bir işyeri olmadığı, Sevinçli Sağlık Evinin kadrolu personeli olmadığı, müvekkilin 2 no.lu. ... (68.01.012 no.lu Aile hekimliği birimi) Aile Sağlığı Merkezî işyerinde 15.10.2010 tarihinde göreve başladığı ve bu sebeple öncelikle davanın husumet yokluğundan reddi gerektiği, bu tarihten itibaren müvekkilinin Aile Hekimliği Uygulama Yönetmeliği kapsamında haftada bir ... günü Sevinçli Köyün gezici sağlık hizmeti vermek üzere gittiği, Sevinçli Köyüne haftada 1 gittiğinde sağlık hizmeti (hasta muayenesi ve aşı yapmak için) sağlık evini kullandığı, Sevinçli Sağlık Evinin daimi çalışanının ebe ... olduğu, ebenin sağlık evinin temizliği ve intizamından sorumlu olduğu, müvekkil sağlık hizmeti verirken ebeden yardım aldığı, aile hekiminin sadece aile hekimliği merkezinde kendine tabi yardımcı eleman çalıştırabileceği, oysa davcının çalıştığı yerin sağlık evi olduğu, Sevinçli Sağlık Evin tüm giderlerinin ... İl Sağlık Müdürlüğü tarafından karşılandığı, Halk Sağlığı İl Müdürlüğüne bağlanmasından itibaren de ... Halk Sağlığı İl Müdürlüğü tarafından karşılandığı, idari olarak Halk Sağlığı İl Müdürlüğüne bağlı olan sağlık evi üzerinde müvekkilin hiç bir idari yetkisinin bulunmadığı, davacının söylediği gibi Belediye Başkanmm vasıtası ile 1999 tarihinden itibaren çalışmaya başladığı, müvekkilin herhangi bir şekilde davacı ile görüşmesi veya aylıklı olarak sağlık evinde çalışmaya çalıştırılmaya ilişkin bir sözlü veya yazılı anlaşmasının olmadığı, davacıdan herhangi bir hizmet talebinde bulunmadığı, davacı tarafın da müvekkile bağlı olarak herhangi bir çalışmasının bulunmadığı, sağlık evine vardığında davacıyı orada gördüğü, davacının sağlık evi çalışanı olmadığı orada görevli ebenin çocuğuna bakan bir kişi olduğu, sağlık evinden ebenin sorumlu olduğu ve sağlık evindeki çalışmadan dolayı sadece Sağlık Bakanlığına karşı dava açılabilineceği ve husumetin Sağlık Bakanlığına yöneltilmesi gerektiği, müvekkilin haftada bir ayda 4 gün gezici olarak gittiği ve yönetmelik gereği kullandığı sağlık evinde hiçbir zaman işe alma veya çalıştırma yönünde bir iradesinin bulunmadığı, müvekkilin maaş vs. bir görüşmesi olmadığı bir kişinin sağlık evindeki çalışmasından dolayı sorumlu olması ve bu nedenle kendisine karşı dava açılmasının düşünülemeyeceğini' belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep ve beyan etmiştir.

Feri müdahil SGK vekili verdiği cevap dilekçesinde özetle; 'Kurum kayıtlarında davacı adına herhangi bir kayda rastlanmadığı, iddia edilen çalışmanın yasa kapsamında sayılabilmesi için çalışmanın hizmet akdine tabi gerçekleşmiş olması gerektiğinden, öncelikle taraflar arasında hizmet akdi varlığının araştırılması ve ispat edilmesi gerektiği, çalışma olgusu, işin nevi ve sürekli gerçekleşip gerçekleşmediğinin irdelenmesi, çalışmanın varlığının tanık anlatımları dışında yazılı belge ile de ispat edilmesi, dinlenecek kamu tanıklarının davacı ile aynı iş yerinde çalışan ve bordrolarda ismi kayıtlı kişilerden olması, 6552 sayılı yasa gereğince dava ve duruşmalara feri müdahil olarak katılma gerektiğini' belirterek, davanın reddine karar verilmesi talep ve beyan edilmiştir.

III-MAHKEME KARARI

A-İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk derece mahkemesi, Davanın KISMEN KABULÜ ile,

Davacının 01/06/1999-30/03/2014 tarihleri arasında Sevinçli Belediye Başkanlığı (... ) nezdinde ayda 12 gün üzerinden 506 sayılı kanun ve 5510 sayılı kanuna tabi olarak hizmet akdi ile günlük brüt asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine,

Davalı ... ve davalı ... hakkında açılan davanın reddine, Davacının fazlaya ilişkin talebinin reddine, karar vermiştir.

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi, Davalı ... vekili ile Fer'i Müdahil SGK vekilinin istinaf isteminin 6100 sayılı HMK'nın 353/1-b.1 maddesi uyarınca ayrı ayrı esastan reddine, şeklinde karar vermiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:

Davalı ... vekili; davacının İl Özel İdaresinde (kanun gereği kapatılarak İl Özel İdaresine devredilen Sevinçli Belediyesinde ) çalıştığına dair hiçbir iddiası bulunmadığını, aksine Sağlık İl Müdürlüğü'ne bağlı sağlık ocağında ,devamında aile hekiminin yanında çalıştığı iddiasında bulunduğunu, davacının çalıştığı dönemin tamamında Sevinçli Kasabası Sağlık Ocağında ve aile hekimi yanında çalışmış olduğunu, belediyede çalıştığına dair bir iddiası olmadığını, davacının sağlık ocağında çalıştığını bildiği halde çalışmasına engel olmadığı için sorumluluğun İl Sağlık Müdürlüğünde olduğunu, bu sebeple ... Sağlık İl Müdürlüğü ve Aile Hekimi yönünden davanın kabulü, İl Özel İdaresi yönünden reddine karar verilmesi gerektiğini, belediyenin kendisine bağlı olmayan bir kurumda işçi çalıştırmasının kanunen mümkün olmadığını, davacıya resmi olarak bordro karşılığı ücret ödemesi bulunmadığını, taraflar arasında bir sözleşmede bulunmadığını, Sevinçli Belediyesi resmi kurum olduğundan işlerinin de resmi olmak zorunda olduğunu, davacının iddiasını yazılı delille kanıtlaması gerektiğini, dosyada dinlenen birçok tanığın davacının belediye adına çalışmadığını, kasabalıların verdiği paralar karşılığında bir kısım işlerde çalıştırıldığını ifade ettiklerini, iki belediye başkanı ve birçok tanığın davacının belediye adına sağlık ocağında çalışmadığını ve parasının da belediyeden ödenmediğini belirttiklerini, bir kısım tanıkların davacının yakını ve akrabası olduklarını, dosyadaki tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde davacının ayda 12 gün çalıştığına karar verilmesinin de doğru olmadığını, sağlık ocağının ayda 4 gün açık kaldığını, tanıkların davacının sadece temizlik işi yaptığını ve bu işin bir-iki saat sürdüğünü belirttiklerini,davacının çalışmasının ayda 3-4 günü geçemeyeceğini beyanla kararın bozulmasına karar verilmesini istemiştir.

Fer'i Müdahil SGK vekili; hizmet tespiti davalarında sadece tanık anlatımlarıyla karar verilmesinin isabetli olmayıp resmi kayıtlarda davacının çalışmış olduğuna dair bilgi ve veri olmasının zaruri olduğunu, davacının belirtilen tarihlerde çalıştığına dair tanık beyanlarından başka bir envanter bulunmadığını, kurumun yaptığı işlemlerin yasa ve hukuka uygun olduğunu, davacının çalışması olmadığından ve müvekkili kurumun yasaya aykırı bir işlemi söz konusu olmadığından ve müvekkili davada hasım olamayacağından davanın reddi gerektiğini belirtmiştir.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:

Davanın yasal dayanağı 506 sayılı Kanunun 79. maddesi ile 5510 sayılı Kanunun 86/9. maddeleri olup anayasal haklar arasında yer alan sosyal güvenliğin yaşama geçirilmesindeki etkisi gözetildiğinde, sigortalı konumunda geçen çalışma sürelerinin saptanmasına ilişkin bu tür davalar kamu düzeni ile ilgili olduğundan özel bir duyarlılıkla ve özenle yürütülmeleri zorunludur. Bu bağlamda, hak kayıplarının ve gerçeğe aykırı sigortalılık süresi edinme durumlarının önlenmesi, temel insan haklarından olan sosyal güvenlik hakkının korunabilmesi için, tarafların gösterdiği kanıtlarla yetinilmeyip gerek görüldüğünde kendiliğinden araştırma yapılarak delil toplanabileceği açıktır.

Eldeki dosyada, davacı Nisan 1999 ile 12.11.2014 tarihine kadar Sağlık Ocağı'nda ilgili yönetmelik gereğince Aile Hekimi davalı ... sorumluluğunda çalıştığının tespiti ile,sigorta başlangıç tarihinin Nisan 1999 olduğunu ve 12.11.2014 tarihine kadar çalıştığının tespitini istemiş, Mahkemece davalı doktor için husumet yokluğu sebebiyle davanın reddine karar verilirken, dahili davalı Sevinçli Belediye Başkanlığı (... ) aleyhine açılan davanın kısmen kabulü ile davacının 01/06/1999-30/03/2014 tarihleri arasında Sevinçli Belediye Başkanlığı (... ) nezdinde ayda 12 gün üzerinden 506 sayılı kanun ve 5510 sayılı kanuna tabi olarak hizmet akdi ile günlük brüt asgari ücret üzerinden çalıştığının tespitine dair hüküm kurulmuştur. Mahkemece, verilen hüküm eksik araştırma ve incelemeye dayanması ayrıca yanılgılı değerlendirmeler içermesi sebebiyle isabetsizdir.

Mahkemece davacının çalışmasının gerçekliği ile süresi, işin ve iş yerinin kapsam ve niteliğinin belirlenebilmesi, ayrıca davanın kamu düzenine ilişkin niteliği gereği HMK’nın 124. maddesi uyarınca husumetin doğru işverene yöneltilmesi için davacıya mehil verilmeli, davacının çalıştığı aile sağlık merkezinde dava konusu dönemde çalışan doktorlar, işveren sıfatına haiz bulunduğundan davaya usulüne uygun şekilde dahil edilmeli ve davaya dahil edilen işverenlerin de göstereceği deliller toplanmalı, gerektiğinde resen de araştırma yapılarak ve somut davanın mahiyeti gereği davalı ... İdaresinin işverenlik sıfatının bulunmadığı da gözetilerek davaya konu durum hiçbir kuşku ve tereddüte yer bırakmayacak şekilde belirlenmeli ve oluşacak kanaate göre karar verilmelidir.

O hâlde, davalı ... vekili ile feri müdahil vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararının kaldırılarak İlk Derece Mahkemesince verilen hüküm, sair hususlar incelenmeksizin bozulmalıdır.

SONUÇ: ... Bölge Adliye Mahkemesi 8. Hukuk Dairesi kararının HMK'nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden ilgiliye iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine gönderilmesine, 07.06.2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.