Yargıtay - 10. Ceza Dairesi

2021/13932 Esas 2021/13192 Karar
Karar Tarihi: 08.12.2021
Yargıtay

10. Ceza Dairesi         2021/13932 E.  ,  2021/13192 K.

'İçtihat Metni' Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/04/2018 tarihli ve 2018/146 esas, 2018/243 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 06/04/2021 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

A-) Konuyla İlgili Bilgiler:

1- Şüpheli ... hakkında, 18/05/2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 24/11/2016 tarihli ve 2016/83027 soruşturma, 2016/3124 sayılı kararı ile TCK’nın 191/2. maddesi gereğince beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına karar verildiği,

Kararın 09/12/2016 tarihinde bizzat şüpheliye tebliğ edilerek tedbirin infazı için İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği,

2- İstanbul Denetimli Serbestlik Müdürlüğünce şüphelinin yükümlülüklerine uymamakta ısrar ettiği gerekçesiyle dosyanın kapatılmasına karar verildiğinin bildirilmesi üzerine, erteleme kararının kaldırılarak İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığının 23/02/2018 tarihli ve 2016/83027 soruşturma, 2018/9869 esas, 2018/8194 sayılı iddianamesi ile sanığın TCK’nın 191/4-a maddesi yollamasıyla 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

3- İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 30/04/2018 tarihli ve 2018/146 esas, 2018/243 sayılı kararı ile sanığın TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, TCK’nın 51/1. maddesi gereğince cezanın ertelenmesine, TCK’nın 51/3. maddesi gereğince 1 yıl 8 ay denetime tabi tutulmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar veren İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulmasına karar verildiği, kararın 30/05/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,

4- Dosya arasında bulunan İstanbul 79. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/459 esas ve 2015/458 karar sayılı dosyasının incelenmesinde:

a-) Sanığın 09/11/2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 26/12/2013 tarihli ve 2013/178753 soruşturma, 2013/66388 esas, 2013/32404 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

b-) Yapılan yargılama sonucunda İstanbul 79. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2015 tarihli ve 2014/459 esas, 2015/458 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 08/07/2015 tarihinde kesinleştiği,

c-) Kanun yararına bozma istemine konu İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/04/2018 tarihli kararı ile ihbarda bulunulması üzerine;

Dosyanın devredildiği İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2019 tarihli ve

2018/687 esas, 2019/301 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 05/06/2020 tarihli ve 2019/1932 esas, 2020/974 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 6545 sayılı Kanun ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2. maddesi gereğince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı niteliğinde olduğu, denetim süresi içinde işlenen suçun bu denetimin ihlali niteliğinde olması nedeni ile ihbarı yapan İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/146 esas, 2018/243 sayılı kararına konu 18/05/2016 tarihli eylemin ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, düşme kararı verilmesi gerektiği belirtilerek İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için ilk derece mahkemesince ihbarda bulunulmasına karar verildiği,

Anlaşılmıştır.

B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:

Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;

“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma evresi sonucunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24/11/2016 tarihli ve 2016/83027 soruşturma, 2016/3124 sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süre ile ertelenmesine ve şüpheli hakkında 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararın kesinleşmesini müteakip, şüpheli hakkında verilmiş kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra şüphelinin aynı tür suçu yeniden işlediğinden bahisle infaz kayıtlarının kapatılarak bildirimde bulunulması nedeniyle açılan kamu davası üzerine yapılan yargılama sonunda, sanığın 5237 Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 51. maddesi gereğince ertelenmesine dair İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/04/2018 tarihli ve 2018/146 esas, 2018/243 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Dosya kapsamına göre, sanık hakkında daha evvel 09/11/2013 tarihinde işlemiş olduğu aynı suç nedeniyle hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ve 5 yıl süre ile denetime tâbi tutulmasına ilişkin İstanbul Anadolu 79. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2015 tarihli ve 2014/459 esas, 2015/458 sayılı kararının 08/07/2015 tarihinde kesinleşmesini müteakip, sanığın denetim süresi içerisinde 23/02/2017 tarihinde tekrar aynı nev'iden bir suç işlediğinden bahisle hükmün açıklanmasına ve sanığın mahkumiyetine dair İstanbul Anadolu 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2019 tarihli ve 2018/687 esas, 2019/301 sayılı kararının sanık tarafından istinaf edilmesi üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 05/06/2020 tarihli ve 2019/1932 esas, 2020/974 karar sayılı ilamı ile '...Sanığın 18/05/2016 tarihinde işlediği kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçunun, yargılama konusu suç nedeni ile 6545 sayılı Kanun ile eklenen 5320 sayılı Kanun'un 7/2. maddesi gereğince verilen zorunlu hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali mahiyetinde olduğu, soruşturma ve kovuşturma konusu edilemeyeceği, düşme kararı verilmesi gerektiği halde mahkumiyet kararı verildiği belirlenmekle...' şeklinde belirtildiği üzere, incelemeye konu 18/05/2016 tarihli eylemin 6545 sayılı Kanunla değişik 5320 sayılı Kanun’un geçici 7/2. maddesi gereğince 5237 sayılı Kanun'un 191. maddesi kapsamında verilmiş bir hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresinde işlenmesinden dolayı ilk suçun ihlali niteliğinde olduğu ve ayrı bir yargılama konusu yapılamayacağı gözetilerek ikinci suçtan dolayı açılan kamu davasında düşme kararı verilip ihbarda bulunulması gerekirken, yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/04/2018 tarihli ve 2018/146 esas, 2018/243 sayılı kararının 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.

C-) Konunun Değerlendirilmesi:

Sanık ... hakkında,18/05/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 24/11/2016 tarihli ve 2016/83027 soruşturma, 2016/3124 sayılı kamu davasının açılmasının beş yıl süre ile ertelenmesine ve şüpheli hakkında bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair kararı takiben, şüphelinin yükümlülüklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi nedeniyle infaz kayıtlarının kapatılarak bildirimde bulunulması üzerine kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonunda İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/04/2018 tarihli ve 2018/146 esas, 2018/243 sayılı kararı ile sanığın 5237 Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 51. maddesi gereğince cezanın ertelenmesine karar verildiği, anlaşılmıştır.

28/06/2014 tarihli ve 29044 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6545 sayılı Türk Ceza Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanunun 85. maddesi ile 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrasında yer alan; “Bu Kanunun yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla Türk Ceza Kanunu'nun 191. maddesinde tanımlanan suç nedeniyle yürütülen kovuşturmalarda, hakkında daha önce denetimli serbestlik veya tedavi tedbiri uygulanmayan kişilerle ilgili olarak 191. madde hükümleri çerçevesinde hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı verilir.” amir hükmü ve 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/5. fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki ve 9. fıkrasında yer alan 'Bu maddede aksine düzenleme bulunmayan hâllerde, Ceza Muhakemesi Kanununun kamu davasının açılmasının ertelenmesine ilişkin 171. maddesi veya hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin 231 inci maddesi hükümleri uygulanır' şeklindeki düzenlemeler birlikte dikkate alındığında;

Somut olayda, sanık hakkında daha önce 09/11/2013 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 26/12/2013 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yargılama sonucunda İstanbul 79. Asliye Ceza Mahkemesinin 09/06/2015 tarihli ve 2014/459 esas, 2015/458 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı TCK’nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 10 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, 5271 sayılı CMK’nın 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 08/07/2015 tarihinde kesinleştiği, kanun yararına bozma istemine konu İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/04/2018 tarihli kararı ile ihbarda bulunulması üzerine İstanbul 44. Asliye Ceza Mahkemesinin 27/03/2019 tarihli ve 2018/687 esas, 2019/301 sayılı kararı ile hükmün açıklanmasına karar verildiği, kararın istinaf edilmesi üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 5. Ceza Dairesinin 05/06/2020 tarihli ve 2019/1932 esas, 2020/974 sayılı kararı ile istinaf başvurusunun esastan reddine, ancak hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 6545 sayılı Kanun ile 5320 sayılı Kanun'a eklenen geçici 7/2 maddesi gereğince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararı niteliğinde olduğu, denetim süresi içinde işlenen suçun bu denetimin ihlali niteliğinde olması nedeni ile ihbarı yapan İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/146 esas, 2018/243 sayılı kararına konu 18/05/2016 tarihli eylemin ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı, düşme kararı verilmesi gerektiği belirtilerek İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için ilk derece mahkemesince ihbarda bulunulmasına karar verildiği,

İstanbul 79. Asliye Ceza Mahkemesinin 08/07/2015 tarihinde kesinleşen 09/06/2015 tarihli hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının 5320 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun Yürürlük ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun'a eklenen geçici 7. maddenin 2. fıkrası uyarınca

verildiğinin kabulü gerektiği, kanuni zorunluluk üzerine verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı ile aynı hukuki sonuçları doğuracağı, bu durumda sanığın 18/05/2016 tarihli eylemini, İstanbul 79. Asliye Ceza Mahkemesince zorunlu olarak verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde gerçekleştirmesi nedeniyle, 6545 sayılı Kanunla değişik 5237 sayılı Türk Ceza Kanununun 191/5. maddesi uyarınca ayrı bir soruşturma ve kovuşturma yapma yasağı bulunduğu ve bu suçun sadece ilk suçtan verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının ihlali sayılabileceği, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince açılan kamu davasında “düşme kararı” verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

D-) Karar:

Açıklanan nedenlerle, kanunî zorunluluk üzerine verilmiş olan hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının denetim süresi içerisinde işlendiği anlaşılan eylem nedeniyle, mahkemesince, açılan kamu davasında 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi gereğince “düşme kararı” verilmesi gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden; İstanbul Anadolu 11. Asliye Ceza Mahkemesinin 30/04/2018 tarihli ve 2018/146 esas, 2018/243 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanunun 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 08/12/2021 tarihinde oy birliği ile karar verildi.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.