Yargıtay - 10. Ceza Dairesi

2014/4411 Esas 2014/4496 Karar
Karar Tarihi: 09.06.2014
Yargıtay

10. Ceza Dairesi         2014/4411 E.  ,  2014/4496 K.5275 SAYILI KANUNUN 105/A MADDESI UYARINCA DENETIMLI SERBESTLIK HÜKÜMLERINDEN YARARLANABILME ŞARTLARICEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN (5275) Madde 105/ACEZA VE GÜVENLİK TEDBİRLERİNİN İNFAZI HAKKINDA KANUN (5275) Madde 14

'İçtihat Metni'Adalet Bakanlığı Bilgi İşlem Dairesi Başkanlığınca hazırlanmıştır. İzinsiz olarak kopyalanması ve dağıtılması hukuki sorumluluk gerektirir. Yüksek Adalet Bakanlığı'nın, uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan hükümlü S. R. hakkındaki hükmün infaz aşamasında Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 21.01.2014 tarihinde 2014/97 değişik sayı ile verilen itirazın kabulü ile hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna iadesine ilişkin kararının onanması kararının kaldırılması ve aynı Mahkemece 21.01.2014 tarihinde 2014/89 değişik sayı ile verilen itirazın kabulü ile hükümlünün cezasının koşullu salıverilme tarihine kadar olan kısmının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına ilişkin  kararlarının  kanun yararına bozulmasına ilişkin talebi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 12.05.2014 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

İncelenen dosyadan;

a) Hükümlü S. R. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan dolayı, Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 03.04.2012 tarihinde 2012/8 esas ve 2012/161 karar sayı ile 5237 sayılı TCK'nın 188/3, 43, 62 ve 52. maddeleri gereğince 5 yıl 5 ay 15 gün hapis ve 2500 TL adli para cezasıyla cezalandırılmasına hükmolunduğu,

b) Hükümlünün, Konya Açık Ceza İnfaz Kurumu'nda cezasını infaz etiiği sırada, Konya Açık Ceza İnfaz Kurumu Müdürlüğü İşyurdu Yönetim Kurulu Başkanlığı'nca 14.01.2014 tarihinde 2014/21 sayı ile hükümlünün Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/143 esas sayılı dosyasına konu, cezasının üst sınırı 7 yıldan az olmayan uyuşturucu madde ticareti yapma  suçundan dolayı yargılamasının devam ettiği gerekçesiyle, 5275 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 4. fıkrası ve Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendi uyarınca “kapalı ceza infaz kurumuna iadesine” karar verildiği,

c) Belirtilen kararın onaya sunulması üzerine, Konya İnfaz Hakimliği'nce 17.01.2014 tarihinde 2014/132 esas ve 2014/125 karar sayı ile “hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna iadesine ilişkin kararın onanmasına” karar verildiği,

d) Hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna iadesine ilişkin karara itiraz etmesi üzerine, Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 21.01.2014 tarihinde 2014/97 değişik iş sayı ile Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 12/1-f maddesi halen yürürlükte ise de, söz konusu yönetmeliğin uygulanmasına dayanak teşkil eden 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesinin 7. fıkrasının (b) ve (c) bentlerinin Anayasa Mahkemesi'nce iptal edildiği dikkate alındığında, yönetmelik hükmünün uygulanmaması gerektiği, yine Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararı gerekçeleri doğrultusunda  yürürlükte bulunan 5275 sayılı Kanun'un 14/4 maddesinin soruşturma veya kovuşturmaya ilişkin bölümünün uygulanmasının ileride telafisi mümkün olmayacak şekilde hak ve özgürlüklerin kısıtlanmasına neden olacağı gerekçesiyle, “hükümlünün itirazının kabulü ile Konya İnfaz Hakimliği'nin 17.01.2014 tarihli kararının kaldırılmasına” karar verildiği, 

e) Hükümlünün, 16.01.2014 tarihli dilekçesiyle 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi  gereğince kalan cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesine karar verilmesi isteği üzerine, Konya İnfaz Hakimliği'nce 16.01.2014 tarihinde 2014/177 esas ve 2014/168 karar sayı ile hükümlünün Konya l. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/143 esas sayılı dosyasında, üst sınırı 7 yıldan az olmayan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yargılandığı, bu nedenle Açık Ceza İnfaz Kurumuna Ayrılma Yönetmeliği'nin 8. maddesinin 2. fıkrasının (b) bendi uyarınca açık ceza infaz kurumuna ayrılamayacağı gerekçesiyle “hükümlünün denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezasının infazına yönelik talebinin yasal koşulları bulunmadığından reddine” karar verildiği,

f) Hükümlünün belirtilen karara itiraz etmesi üzerine, Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 21.01.2014 tarihinde 2014/89 değişik iş sayı ile hükümlü hakkında Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 2007/143 esas sayılı dava dosyasında üst sınırı 7 yıldan az olmayan hapis cezasını gerektiren uyuşturucu ticareti yapma suçundan yargılanmasının devam ettiği belirtilmiş ise de, hükümlünün uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan değil, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan mahkûmiyetine hükmolunması nedeniyle Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 12. maddesinin 1. fıkrasının (f) bendindeki şartların bulunmadığı, hükümlünün 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesindeki koşulları taşıdığı gerekçesiyle, “hükümlünün itirazının kabulü ile Konya İnfaz Hakimliği'nin 16.01.2014 tarihli kararının kaldırılmasına, hükümlünün koşullu salıverilme tarihi olan 11.05.2015 tarihine kadar 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi gereğince denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak üzere tahliyesine” karar verildiği

Anlaşılmıştır.

Kanun yararına bozma talebi ve ihbar yazısında, «Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 18/09/2007 tarihli ve 2007/1-214-181 sayılı kararında belirtildiği üzere infaza ilişkin lehe oluşan hataların kazanılmış hakka konu olmayacağı gözetilerek yapılan incelemede;

             1- 5275 sayılı Cezaların İnfazı Hakkında Kanun'un 14/4 ve Açık Ceza infaz Kurumuna Ayrılma Yönetmeliği'nin 12/1-f maddesi gereğince kapalı ceza infaz kurumuna iade kararına yönelik itirazın kabulü yönünden;

         Dosya kapsamına göre, Anayasa Mahkemesi'nin 26/12/2013 tarihli ve 2013/133 esas, 2013/136 sayılı kararı ile 5275 sayılı Kanun'un denetimli serbestlik tedbiri uygulanarak cezanın infazına ilişkin 105/A maddesinin 7 numaralı fıkrasının b ve c bentlerinin iptal edildiği, bununla birlikte 5275 sayılı Kanun’un açık ceza infaz kurumunda bulunan hükümlülerin kapalı ceza infaz kurumuna iadelerine ilişkin 14/4. maddesi ile Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 12/1-f maddesinin halen yürürlükte olduğu, söz konusu maddelerin birbirinden farklı durumlara ilişkin olup, Anayasa Mahkemesi'nin iptal kararının geniş yorumlanamayacağı ve 5275 sayılı Kanun’un 14/4. maddesine teşmil edilemeyeceği gözetilmeden, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi sebebiyle Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21/01/2014 tarihli ve 2014/97 değişik iş sayılı kararında,

        2- Cezanın 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi uyarınca denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazı yönünden;

            5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 105/A maddesinin 1, 2 ve 3. fıkralarında koşullu salıverilmesine 1 yıldan az kalan hükümlünün kalan cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilebilmesinin şartlarının gösterildiği, ancak bu şartların incelenmesinden önce gerekli ön koşulun 1. fıkra gereğince hükümlünün altı aydır açık ceza infaz kurumunda bulunması gerektiği (aynı Kanun'un geçici 4. maddesi  uyarınca  bu  şart 31/12/2015 tarihine  kadar  uygulanmaz.), ya da 2. fıkra gereğince açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarının oluşması gerektiği, bu halde de şartların oluştuğu tarihten itibaren en az 6 aylık sürenin kapalı ceza infaz kurumunda geçirilmesi koşulunun aynı Kanun'un geçici 4. maddesi uyarınca 31/12/2015 tarihine kadar uygulanmayacağı, görüldüğü üzere denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infaz edilebilmesi için hükümlünün ya açık ceza infaz kurumunda bulunması veya kapalı ceza infaz kurumunda bulunulmasına rağmen açığa ayrılma şartlarını taşıması gerektiği, halen yürürlükte bulunan 5275 sayılı Kanun'un 14/4. maddesinde belirtildiği şekliyle, hükümlülerin, hükümlü oldukları suçtan başka bir fiilden dolayı haklarında tutuklama kararı veya soruşturma konusu olan suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı yedi yıldan az olmayan bir başka suçtan soruşturması veya böyle bir suçtan tutuksuz yargılaması devam etmekte ise kurum yönetim kurulunun kararı ile kapalı ceza infaz kurumlarına geri gönderilmesi gerektiği, bu durumda anılan Kanun'un 105/A maddesinin 1. fıkrası (a) bendinde gösterilen açık ceza infaz kurumunda bulunma şartını ve 2. fıkrada gösterilen açık ceza infaz kurumuna ayrılma şartlarının gerçekleşmemiş olacağı, 

Böyle bir halde ise artık maddede sayılan iyi halli olma, koşullu salıverilmeye 1 yıldan az kalma gibi diğer şartların incelenmesine imkan bulunmadığı nazara alındığında, itirazın reddi yerine yazılı şekilde kabulüne karar verilmesi nedeniyle Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21/01/2014 tarihli ve 2014/89 değişik iş sayılı kararında,

İsabet görülmemiştir..» denilerek, Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21.01.2014 tarihli 2014/89 ve 2014/97 değişik iş sayılı kararlarının kanun yararına bozulması istenmiştir.

 Kanun yararına bozma yolunun, hâkim ya da mahkemeler tarafından verilip, istinaf ve temyiz incelemesinden geçmeksizin kesinleşen karar ve hükümlerdeki, verildikleri tarihte yürürlükte bulunan hukuk kurallarına aykırılıkların giderilmesi için başvurulan olağanüstü bir yasa yolu olması nedeniyle, Anayasa Mahkemesi'nin 5275 sayılı Kanun'un 14. maddesinin (4) numaralı fıkrasında yer alan “....veya soruşturma konusu olan suçun kanunda öngörülen cezasının üst sınırı yedi yıldan az olmayan bir başka suçtan soruşturması veya böyle bir suçtan tutuksuz yargılaması devam etmekte...” ibaresinin iptaline ilişkin 23.05.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan, 09.04.2014 tarihli 2014/26 esas ve 2014/78 sayılı kararı ve 04.06.2014 tarihli Resmi Gazete'de yayımlanan, Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nde Değişiklik Yapılmasına Dair Yönetmelik hükümleri uyarınca hükümlünün hukuksal durumunun Mahkemece yeniden değerlendirilmesi olanaklı kabul edilmiştir.

A) Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21.01.2014 tarihli ve 2014/97 değişik iş sayılı  kararına yönelik kanun yararına bozma isteğinin incelenmesi:

Hükümlü S. R. hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan cezalandırılması için kamu davası açıldığı, belirtilen suç için  kanunda öngörülen ceza miktarının üst sınırının yedi yıldan az olmadığı, Konya 1. Ağır Ceza Mahkemesi'nce 04.12.2007 tarihinde 2007/143 esas ve 2007/206 karar sayı ile hükümlünün eyleminin TCK'nın 191. maddesi kapsamında kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gerekçesiyle TCK'nın 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 3 ay hapis cezasıyla cezalandırılmasına, ayrıca aynı Kanun'un 191/2. maddesi uyarınca tedavi ve denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmiş ise de, hükmün Cumhuriyet savcısı tarafından aleyhe temyiz edilmesi nedeniyle,  hükümlü hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan açılan dava ile ilgili kovuşturmanın devam ettiği, Anayasa Mahkemesi'nin 26.12.2013 tarihli iptal kararının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle cezanın infazını düzenleyen 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesine ilişkin olduğu, 5275 sayılı Kanun'un 14. maddesinin 4. fıkrası ile Açık Ceza İnfaz Kurumlarına Ayrılma Yönetmeliği'nin 8 ve 12. maddelerini kapsamadığı, bu durumda hükümlünün kapalı ceza infaz kurumuna iadesine ilişkin karar doğru olduğundan, hükümlünün itirazının reddi yerine itirazın kabulü ile Konya İnfaz Hakimliği'nin 17.01.2014 tarihli kararının kaldırılması yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma isteği bu nedenle yerinde olduğundan; Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21.01.2014 tarihli ve 2014/97 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına  BOZULMASINA; aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE,

B) Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21.01.2014 tarihli ve 2014/89 değişik iş sayılı  kararına yönelik kanun yararına bozma isteğinin incelenmesi:

Hükümlünün, 5275 sayılı Kanun'un 105/A maddesi gereğince kalan cezasının denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infaz edilmesini talep ettiği tarihte, hak ederek tahliyesine bir yıldan az süre kaldığı ve iyi halli olduğu anlaşılmış ise de, yukarıda belirtilen gerekçelerle açık ceza infaz kurumuna ayrılma koşulları gerçekleşmediğinden, hükümlünün itirazının reddi yerine itirazın kabulü ile Konya İnfaz Hakimliği'nin 16.01.2014 tarihli kararının kaldırılmasına ve hükümlünün koşullu salıverilme tarihine kadar cezasının  denetimli serbestlik tedbiri uygulanmak suretiyle infazına karar verilmesi yasaya aykırı olup, kanun yararına bozma isteği bu nedenle yerinde olduğundan; Konya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nin 21.01.2014 tarihli ve 2014/89 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK’nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına  BOZULMASINA; aynı Kanun’un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemlerin yapılması için, dosyanın adı geçen Mahkemeye iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’na GÖNDERİLMESİNE,

09.06.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.