Yargıtay - 10. Daire

2016/3578 Esas 2021/3995 Karar
Karar Tarihi: 09.09.2021
Yargıtay

Danıştay 10. Daire Başkanlığı         2016/3578 E.  ,  2021/3995 K.

'İçtihat Metni' T.C.

D A N I Ş T A Y

ONUNCU DAİRE

Esas No : 2016/3578

Karar No : 2021/3995

TEMYİZ EDEN (DAVACILAR) : 1- ...

2- ....

3- ...

VEKİLİ : Av. ....

TEMYİZ EDEN (DAVALI) : ... Bakanlığı

İSTEMİN_KONUSU : .... İdare Mahkemesinin ... tarih ve E:..., K:. sayılı kararının taraflarca aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Davacılar tarafından, davacı ....'nın ... tarihinde ... Bakanlığı Doğu Akdeniz Bölge Müdürlüğü sorumluluk alanında bulunan dinlenme parkında yaralanması olayıyla ilgili olarak açılan ceza davasında dava dosyasının Adli Tıp Kurumu'na gönderilmesine karar verilmesinin ardından kaybolduğu, dosyanın sürüncemede kalması sonucunda Ceza Mahkemesince davanın zaman aşımı nedeniyle ortadan kaldırılmasına karar verilmesine bağlı olarak sorumluların tespit edilememesinde davalı idarenin ağır hizmet kusuru bulunduğundan bahisle uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararların giderilmesi istemiyle davalı idareye yaptıkları başvurunun reddine ilişkin 02/07/2012 tarih ve 2838 sayılı işlemin iptali ile 300.000 TL maddi, 500.000 TL manevi zarar olmak üzere toplam 800.000 TL tazminatın olay tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesine karar verilmesi istenilmektedir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: Dairemizin ... tarih ve E:..., K:... sayılı kararına uyan .... İdare Mahkemesince; ... tarihinde Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğu Akdeniz Bölge Müdürlüğü sorumluluk alanında bulunan dinlenme parkında idarenin hizmet kusuru nedeniyle davacı Sevgi Gökkaya'nın ağır şekilde yaralanması olayıyla ilgili olarak, dinlenme parkının işletmecisi ....'un dikkatsizlik ve tedbirsizlikle yaralamaya sebebiyet verme fiilini işlediğinden bahisle ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:... sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, ... tarihli celsede dosyanın .... Tıp Kurumuna gönderilmesine karar verildiği, aynı tarihte bu hususta ... Cumhuriyet Savcılığına müzekkere yazıldığı, ancak Adli Tıp Kurumunca söz konusu dosyanın ve bilirkişi incelemesi istemini içerir yazının taraflarına ulaşmadığının bildirildiği, Mahkemece verilen ara kararlarına rağmen dosyanın bulunamaması üzerine 2010 yılı Şubat ayı itibariyle zamanaşımı süresinin dolduğu gerekçesiyle 22/11/2010 tarihinde zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verildiği, bu karardan sonra mahkemenin hakimi, katip ve yazı işleri müdürü tarafından tutulan 02/02/2011 tarihli tutanakta E:2003/20 sayılı dava dosyasının mahkemeler arşivinde bulunan odanın zeminindeki halının altında ilk bakışta görünmeyecek şekilde istif halinde bulunduğunun belirtildiği, bu haliyle dosyanın Adli Tıp Kurumuna hiç gönderilmediğinin anlaşıldığı, bu olay nedeniyle yazı işleri müdürü ... hakkında' Görevi Kötüye Kullanmak' suçu nedeniyle kamu davası açıldığı, ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin ... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararıyla ... hakkında 'Görevi ihmal' suçundan mahkumiyet kararı verildiği, kararın 08/09/2014 tarihinde kesinleştiği anlaşıldığından, davacı Sevgi Gökkaya'nın ağır şekilde yaralanması olayıyla ilgili olarak yürütülen yargılamanın uzun sürmesi ve zamanaşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmesinde kalem ve arşiv hizmetlerini yürüten davalı idarenin ağır hizmet kusuru bulunduğu gerekçesiyle davacıların manevi tazminat istemlerinin kısmen kabulü ile davacı Sevgi Gökkaya için 5.000,00 TL, diğer davacılar Hürü ve Ali Gökkaya için ayrı ayrı 20.000,00 TL olmak üzere toplam 45.000,00 TL manevi tazminatın ilk dava tarihi olan 18/07/2012 tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte davacılara ödenmesine; davacı ...'nın maddi tazminat istemine ilişkin olarak, davacının Malatya İlinde 112 Acil Komuta Kontrol Merkezinde sağlık memuru olarak görev yaptığı, bu görevinden dolayı maaş alması nedeniyle mal varlığında bir eksilme olmadığı, öte yandan olay sebebiyle davacının sakat kalması dolayısıyla gördüğü zarar ile adalet hizmetinin işleyişindeki aksaklık arasında uygun illiyet bağı olmadığı gerekçesiyle maddi tazminat istemi yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ_EDENLERİN_İDDİALARI : Davacılar tarafından, hükmedilen manevi tazminat miktarının az olduğu, davacı ...'nın maddi zararının da tazmin edilmesi gerektiği, kararın faiz, vekalet ücreti ve nispi karar harcına ilişkin kısımlarının hatalı olduğu; davalı idare tarafından, davanın süresinde açılmadığı, olayda sorumluluklarının bulunmadığı iddialarıyla Mahkeme kararının aleyhlerine olan kısımlarının taraflarca temyizen incelenerek bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN_SAVUNMASI : Taraflarca savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ : ...

DÜŞÜNCESİ : Temyiz istemlerinin kısmen kabulü, kısmen reddine karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onuncu Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

MADDİ OLAY :

Davacılardan .... 10/08/2002 tarihinde Orman ve Su İşleri Bakanlığı Doğu Akdeniz Bölge Müdürlüğü sorumluluk alanında bulunan dinlenme parkında bulunan kaydırağın üzerine düşmesi sonucu yaralanmıştır.

Meydana gelen olaya ilişkin olarak dinlenme parkının işletmecisi ...'un dikkatsizlik ve tedbirsizlikle yaralamaya sebebiyet verme fiilini işlediğinden bahisle ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin E:.... sayılı dosyasında kamu davası açılmıştır.

Söz konusu davanın 14/02/2006 tarihli celsesinde dosyanın İstanbul Adli Tıp Kurumuna gönderilmesine karar verilmiş, akabinde 22/11/2010 tarihli celsede zaman aşımı süresinin 2010 yılı Şubat ayı itibariyle dolmuş olduğu gerekçesiyle zaman aşımı nedeniyle kamu davasının ortadan kaldırılmasına karar verilmiştir.

... Asliye Ceza Mahkemesi'nin zaman aşımı nedeniyle ortadan kaldırma kararından sonra ... tarihinde, E:.. sayılı dava dosyası, mahkemenin hakimi, katip ve yazı işleri müdürü tarafından mahkemeler arşivinde bulunan odanın zeminindeki halının altında bulunmuştur.

Dosyanın Adli Tıp Kurumuna hiç gönderilmediğinin anlaşılması üzerine olay nedeniyle yazı işleri müdürü ... hakkında 'Görevi Kötüye Kullanmak' suçu nedeniyle kamu davası açılmış, ... Sulh Ceza Mahkemesi'nin .... tarih ve E:..., K:.. sayılı kararıyla ... hakkında görevi kötüye kullanmak suçundan mahkumiyet kararı verilmiş, karar 08/09/2014 tarihinde kesinleşmiştir.

Davacılar tarafından, davacı ....'nın ağır şekilde yaralanması olayıyla ilgili olarak yürütülen yargılamanın dava dosyasının kaybolması nedeniyle sürüncemede kaldığı, bu durumun sorumluların ve davacı ....'nın sağlık durumunun tespit edilememesine neden olduğu, olayda davalı idarenin yürüttüğü adalet hizmetinde ağır hizmet kusuru bulunduğu iddiasıyla uğranıldığı ileri sürülen maddi ve manevi zararın tazminine karar verilmesi istemiyle bakılan dava açılmıştır.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

A)Temyize konu İdare Mahkemesi kararının maddi ve manevi tazminata ilişkin kısımlarının incelenmesi;

İdare ve vergi mahkemelerinin nihai kararlarının temyizen bozulması, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 49. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

Temyizen incelenen karar usul ve hukuka uygun olup, dilekçelerde ileri sürülen temyiz nedenleri kararın bu kısımlarının bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

B) Temyize konu İdare Mahkemesi kararının davacıların idari başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemi yönünden incelenmesi;

Davacılar tarafından, dava dilekçesinde, maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemiyle yaptıkları başvurunun reddine ilişkin davalı idarenin 02/07/2012 tarihli işleminin iptali istemine de yer verildiği, ancak İdare Mahkemesince bu talep hakkında hüküm kurulmadığı görüldüğünden, temyize konu kararda bu yönüyle hukuka uyarlık bulunmadığı anlaşılmaktadır. Mahkemece yeniden verilecek kararda 2577 sayılı Kanun'un 13. maddesi kapsamında yapılan başvurunun reddedilmesine ilişkin işlemin, idari davaya konu olabilecek nitelikte bir işlem olup olmadığı hususunun da irdelenerek bir karar verilmesi gerekmektedir.

C) Temyize konu İdare Mahkemesi kararının hükmedilen manevi tazminata işletilecek yasal faizin başlangıç tarihi yönünden incelenmesi;

Faiz en basit biçimiyle; idarenin tazmin borcu bağlamında, kişilerin, idarenin eylem ve/ veya işlemlerinden dolayı uğradıkları zararların giderilmesi istemiyle başvurmalarına karşın, idarenin zararı kendiliğinden ödemeyip yargı kararıyla tazminata mahkûm edilmesi sonucunda, idarenin temerrüde düştüğü tarihten tazminatı ödediği tarihe kadar geçen süre için 3095 sayılı Kanun'a göre hesaplanacak tutarı ifade etmektedir.

2577 sayılı Kanun'un 13. maddesinde, idari eylemler nedeniyle uğranılan zararın tazmini için idareye başvuruda bulunulmasının, dava ön şartı olarak öngörülmesi ve zararın idare tarafından en erken bu tarihte sulhen ödenebilecek olması nedeniyle yargı yerince hükmedilecek tazminat miktarına, ön karar için idareye yapılan başvuru tarihi, böyle bir başvuru olmaksızın doğrudan adli yargıda dava açılması halinde adli yargıda davanın açıldığı tarih itibarıyla yasal faiz uygulanması, Danıştay'ın yerleşik içtihatlarıyla kabul edilmiştir.

Temyize konu kararda; manevi tazminatın dava tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle ödenmesine hükmedilmiş ise de; söz konusu miktarın davacıların idareye yaptıkları başvuru tarihinden diğer bir deyişle idarenin temerrüde düştüğü tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte ödenmesi gerekmekte olup, Mahkeme kararının bu kısmında hukuki isabet bulunmamaktadır.

D) Temyize konu İdare Mahkemesi kararının davalı idare lehine vekalet ücreti hükmedilmesine ilişkin kısmının incelenmesi;

Temyize konu kararda; reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan 2015 yılı Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ilgili hükümleri uygulanarak davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedildiği görülmekte ise de; davada davalı Adalet Bakanlığı'nın vekil ile temsil edilmediği, bu nedenle davalı idare lehine vekalet ücretine hükmedilmesine olanak bulunmadığı anlaşıldığından, temyizen incelenen kararın bu kısmında da hukuka uyarlık görülmemiştir.

E)Temyize konu İdare Mahkemesi kararının nispi karar harcının ödenmesine ilişkin kısmının incelenmesi;

492 sayılı Harçlar Kanunu'nun 2. maddesinde, yargı işlemlerinden bu Kanuna bağlı (1) sayılı tarifede yazılı olanların yargı harçlarına tâbi bulunduğu; 11. maddesinde, genel olarak yargı harçlarını davayı açan veya harca konu işlemin yapılmasını isteyen kişilerin ödemekle mükellef olduğu; 15. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı işlemlerden değer ölçüsüne göre nispi esas üzerinden, işlemin nev'i ve mahiyetine göre maktu esas üzerinden alınacağı; 16. maddesinde, değer ölçüsüne göre harca tabi işlemlerde (1) sayılı tarifede yazılı değerlerin esas olduğu; 21. maddesinde, yargı harçlarının (1) sayılı tarifede yazılı nispetler üzerinden alınması gerektiği; 28. maddesinde ise, (1) sayılı tarifede yazılı nispi karar harcının dörtte birinin peşin, ölüm ve cismani zarar sebebiyle açılan maddi ve manevi tazminat davalarında bu oranın yirmide bir olarak uygulandığı, geri kalanının kararın verilmesinden itibaren bir ay içinde ödeneceği kurala bağlanmıştır.

Anılan Kanun'un, yargı harçlarının gösterildiği (1) sayılı tarifesinde, konusu belli bir değerle ilgili bulunan davalarda esas hakkında karar verilmesi halinde hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden, binde 68,31 oranında nispi karar harcı alınacağı belirtilmiştir.

Bu doğrultuda; konusu belli bir miktarı içeren davalarda, yargılama gideri içinde yer alan kalemlerden nispi karar harcı dışındaki harç, keşif ve bilirkişi ücreti ile posta giderinin, haklılık oranına göre davanın taraflarına yükletilmesi; hüküm altına alınan anlaşmazlık konusu değer üzerinden hesaplanacak nispi karar harcının ise, hükmedilen miktar yönünden haksız çıkmış olan davalı idareye yükletilmesi gerekmektedir. Bu nedenle, İdare Mahkemesince nispi karar harcı dahil edilerek tüm yargılama giderlerine haklılık oranı uygulanmak suretiyle hüküm kurulmasında ve davalı idarece ödenmesi gereken miktarın davacıya tamamlattırılmasında yasal isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacıların temyiz istemlerinin kısmen kabulüne, kısmen reddine,

2. Davalı idarenin temyiz isteminin reddine,

3. Davanın kısmen kabulüne, kısmen reddine ilişkin temyize konu .... İdare Mahkemesinin 16/12/2015 tarih ve E:..., K:.... sayılı kararının maddi ve manevi tazminata ilişkin kısımlarının ONANMASINA, manevi tazminatın kabulüne ilişkin kısmına uygulanacak faizin başlangıç tarihi, davalı idare lehine vekalet ücreti hükmedilmesi ve nispi karar harcına ilişkin kısımları ile ön karar başvurusunun reddine ilişkin işlemin iptali istemine yönelik hüküm kurulmaması yönünden BOZULMASINA,

4. Bozulan kısımlar hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine,

5. 2577 sayılı Kanun'un (Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen) 54. maddesinin birinci fıkrası uyarınca bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren onbeş gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/09/2021 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.