Yargıtay - 6. Daire

2018/690 Esas 2021/13569 Karar
Karar Tarihi: 09.12.2021
Yargıtay

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2018/690 E.  ,  2021/13569 K.

'İçtihat Metni' T.C.

D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No : 2018/690

Karar No : 2021/13569

KARAR DÜZELTME İSTEMİNDE

BULUNAN (DAVACI) : …

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : … Belediye Başkanlığı

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Altıncı Dairesince verilen 21/09/2017 tarih ve E:2016/62, K:2017/6434 sayılı kararın, 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Dava, yargı kararıyla iptaline karar verilen parselasyon sonrasında geri dönüşüm cetvellerinin düzenlenerek kadastral parsele dönüş yapılmasına karşılık parselasyon yapılmaması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen maddi zarara karşılık fazlaya ilişkin hakkı saklı kalmak kaydıyla 100.000,00-TL tazminatın yasal faiziyle ödenmesi istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: İdare Mahkemesince, dosyanın incelenmesinden, parselasyon işleminin objektif nitelikte bir düzenleyici işlem olduğu ve tesis edildiği usule uygun olarak kaldırılması veya değiştirilmesinin mümkün olduğu, parselasyon gibi imar uygulamalarının idarece kaldırılması veya değiştirilmesi durumunda bu uygulamaların yürürlükte oldukları süre içerisinde ve bu uygulamalara dayalı olarak tesis edilen bireysel işlemlerin kişiler bakımından sübjektif nitelikte kazanılmış hak doğuracağı, ancak bu şekilde bir kazanılmış hakkın varlığından söz edilebilmesi için işlemin hukuka uygun olması gerektiği, öte yandan düzenleyici işlemin yargı yerince iptaline karar verilmesi halinde tesis edildiği tarih itibariyle hiç var olmamış gibi bütün sonuçlarıyla ortadan kalktığının kabulü gerektiği, bu durumda, davacının satın aldığı imar parsellerin oluştuğu uygulama işlemlerinin daha sonra yargı kararı ile iptal edilmesi ve anılan kararların onanarak kesinleşmesi karşısında anılan yargı kararı gereğince tesis edilen dava konusu işlemde hukuka aykırılık davacının tazminat talebinde ise hukuka uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Davacı tarafından yapılan temyiz başvurusu üzerine, Danıştay Altıncı Dairesince, temyize konu karar hukuk ve usule uygun bulunmuş ve kararın onanmasına karar verilmiştir.

DAVACININ İDDİALARI: Davacının uğradığı ileri sürülen maddi zararın karşılanması adına maddi tazminata hükmedilmesi gerektiği, keşif ve bilirkişi incelemesi yapılmadan karar verilmesinin uygun olmadığı, davanın reddi yolunda karar verilmesi nedeniyle davacı mağduriyetinin devam ettiği, davanın kabulü gerektiğinden karar düzeltme isteminin kabulü ile kararın bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ … 'IN DÜŞÜNCESİ : Karar düzeltme isteminin uyuşmazlığın esasına ilişkin kısmının reddine, vekalet ücretine ilişkin kısmının ise kabulü ile İdare Mahkemesi kararının 'aşağıda dökümü yapılan 93,20 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca reddedilen maddi tazminat miktarı için nisbi olarak hesaplanan 10.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, davanın açılması sırasında peşin olarak alınan 1.707,75 TL nispi harçtan 25,20 TL maktu karar harcının mahsubu ile kalan 1.682,55 TL harcın ve posta avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,' kısmının 'aşağıda dökümü yapılan 93,20-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 1.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, davanın açılması sırasında peşin olarak alınan 1.707,75 TL nispi harçtan 25,20 TL maktu karar harcının mahsubu ile kalan 1.682,55 TL harcın ve posta avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,' şeklinde düzeltilerek onanmasına karar verilmesi gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY : Tunceli ili, Merkez ilçesi, … Mahallesi, … ada … , … , … ve … parsel sayılı davacı mülkiyetindeki taşınmazların bulunduğu alanda yapılan parselasyon işleminin, … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile iptaline karar verilmiştir.

İptal kararının uygulanması amacıyla dava konusu taşınmazların bulunduğu alanda yeniden parselasyon yapılmış ancak, bu işlemin de … İdare Mahkemesinin … tarih ve E:… , K:… sayılı kararı ile iptaline karar verilmiştir.

Bunun üzerine, Tunceli Belediye Encümeninin … tarih ve … sayılı kararı ile hazırlanan geri dönüşüm cetvelleri esas alınarak dava konusu … tarih ve … sayılı belediye encümeni kararı alınmış ve kök kadastral parsellere geri dönüş yapılmıştır.

Davacı tarafından, kadastral parsellere dönülmesi ve parselasyon yapılmaması nedeniyle uğranıldığı ileri sürülen zararlara karşılık 8.000.000,00-TL maddi tazminat ödenmesi istemiyle davalı belediyeye yapılan başvurunun zımnen reddi üzerine, başvurunun reddine ilişkin işlemin iptali ile uğranıldığı ileri sürülen maddi zararlara karşılık fazlaya ilişkin hakkı saklı olmak üzere 100.000,00-TL tazminatın yasal faiziyle ödenmesi istemiyle görülmekte olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT:

Anayasa’nın 36. maddesinin 1. fıkrasında; herkesin meşru vasıta ve yollardan faydalanmak suretiyle yargı mercileri önünde davacı veya davalı olarak iddia ve savunma ile adil yargılanma hakkına sahip olduğu kurala bağlanmıştır.

Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin (AİHS) “Adil yargılanma hakkı” kenar başlıklı 6. maddesinde, herkesin medeni hak ve yükümlülükleri ile ilgili uyuşmazlıklar ya da cezai alanda kendisine yöneltilen suçlamalar konusunda karar verecek olan, kanunla kurulmuş bağımsız ve tarafsız bir mahkeme tarafından davasının makul bir süre içinde, hakkaniyete uygun ve açık olarak görülmesini istemek hakkına sahip olduğu belirtilmiştir.

2577 sayılı İdari Yargılama Usülü Kanununun 49. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararın düzeltilerek onanacağı hükmüne yer verilmiştir.

Maddenin gerekçesinde ise, madde ile temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıklarda da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekalet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.

31/12/2014 tarih ve 29222 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan ve kararın verildiği tarihte yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin 13. maddesinde; ' (1) Tarifenin ikinci kısmının ikinci bölümünde gösterilen hukuki yardımların konusu para veya para ile değerlendirilebiliyor ise avukatlık ücreti, davanın görüldüğü mahkeme için Tarifenin İkinci Kısmında belirtilen maktu ücretlerin altında kalmamak kaydıyla (yedinci maddenin ikinci fıkrası, dokuzuncu maddenin birinci fıkrasının son cümlesi ile onuncu maddenin son fıkrası hükümleri saklı kalmak kaydıyla,) Tarifenin üçüncü kısmına göre belirlenir. (2) Ancak hükmedilen ücret kabul veya reddedilen miktarı geçemez.' hükmüne yer verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Karar düzeltme isteminin uyuşmazlığın esasına ilişkin kısmı yönünden;

Danıştay Dava Daireleri ile İdari veya Vergi Dava Daireleri Kurullarının temyiz üzerine verilen kararları hakkında ancak 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 54. maddesinde yazılı nedenlerle kararın düzeltilmesi istenebilir. Anılan kısım yönünden kararın düzeltilmesi dilekçesinde öne sürülen hususlar adı geçen Yasa maddesinde yazılı nedenlerden hiçbirisine uymamaktadır.

Karar düzeltme isteminin, uyuşmazlığın vekalet ücretine ilişkin kısmına gelince;

Yukarıda metnine yer verilen Anayasa ve AİHS hükümleri uyarınca; bir uyuşmazlığı mahkeme önüne taşıyabilmek ve uyuşmazlığın etkili bir şekilde karara bağlanmasını isteyebilmek anlamına gelen mahkemeye erişim hakkının, adil yargılanma hakkı çerçevesinde değerlendirilmesi gereklidir. Kişinin mahkemeye başvurmasını engelleyen veya mahkeme kararını anlamsız hale getiren, bir başka ifadeyle mahkeme kararını önemli ölçüde etkisizleştiren ya da dava açılmasının davacının dava açtığı konumdan daha da geriye götürülmesi sonucunu doğuran durumlarda, mahkemeye erişim hakkının, özüne dokunulacak şekilde sınırlandığının kabulü gerekmektedir.

Dava sonucundaki başarıya dayalı olarak taraflara vekâlet ücreti ödeme yükümlülüğü öngörülmesi de bu kapsamda mahkemeye erişim hakkına yönelik bir sınırlama oluşturur. Gereksiz başvuruların önlenerek dava sayısının azaltılması ve böylece mahkemelerin uyuşmazlıkları makul sürede çözebilmesi amacıyla başvuruculara belli yükümlülükler öngörülebilir. Öngörülen yükümlülükler dava açmayı imkânsız hale getirmedikçe ya da aşırı derece zorlaştırmadıkça mahkemeye erişim hakkının ihlal edildiği söylenemez. Dolayısıyla, davayı kaybetmesi halinde davacıya yüklenecek olan vekâlet ücreti bu çerçevede değerlendirilmelidir.

Yine yukarıda metnine yer verilen Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümleri incelendiğinde; maddi tazminat talebiyle açılan davalarda, kabul edilen tazminat miktarının önemli kısmının vekalet ücreti olarak davalı idareye ödenmesi durumu, açılan tazminat davasını davacı açısından anlamsız hale getirmektedir. Nitekim, Anayasa Mahkemesi, bireysel başvuru yoluyla gelen bir uyuşmazlıkta, 07/11/2013 günlü, Başvuru No:2012/791 sayılı kararıyla; hak edilen tazminatın 3/4'ünün vekalet ücreti adı altında idareye verilmesini, Anayasanın 36. maddesinde güvence altına alınan hak arama özgürlüğü kapsamında mahkemeye erişim hakkının ihlali niteliğinde değerlendirmiştir.

Bu nedenle, ret kararı ile sonuçlanan maddi tazminat davalarında, taraflar lehine hükmedilecek vekalet ücretinin, kişilerin hak arama özgürlüğü kapsamındaki mahkemeye erişim hakkını ihlal etmeden ne şekilde hesaplanacağı konusundaki eksik düzenleme nedeniyle Tarifenin ilgili kısmında hukuka uygunluk bulunmadığından ihmali ile davalı idare lehine, Tarifenin manevi tazminat davalarına ilişkin 10. maddesi kıyasen uygulanarak davanın reddi durumunda Avukatlık Asgari Ücret Tarifesinin ikinci kısmının ikinci bölümüne göre maktu vekalet ücretine hükmedileceğinin kabul edilmesi gerekmektedir.

Dava konusu uyuşmazlıkta, maddi tazminat miktarının tamamının reddedilmesi ve reddedilen bu miktar üzerinden nispi vekalet ücretine hükmedilmesinin, hak arama özgürlüğünü ve mahkemeye erişim hakkını kullanan davacının, kullandığı bu hak nedeniyle olağan dışı ağırlıkta bir mali yük altına girmesi sonucunu doğuracağı, böyle bir sonucun, hak arama özgürlüğüne ve mahkemeye erişim hakkına, olağan dışı bir kısıtlama getireceği göz önüne alındığında, reddedilen maddi tazminat miktarı üzerinden maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği sonucuna varılmıştır.

Bu durumda, İdare Mahkemesi kararının 'aşağıda dökümü yapılan 93,20 TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca reddedilen maddi tazminat miktarı için nisbi olarak hesaplanan 10.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, davanın açılması sırasında peşin olarak alınan 1.707,75 TL nispi harçtan 25,20 TL maktu karar harcının mahsubu ile kalan 1.682,55 TL harcın ve posta avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,' kısmının 'aşağıda dökümü yapılan 93,20-TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca duruşmalı işler için belirlenen 1.500,00-TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, davanın açılması sırasında peşin olarak alınan 1.707,75 TL nispi harçtan 25,20 TL maktu karar harcının mahsubu ile kalan 1.682,55 TL harcın ve posta avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,' şeklinde düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Karar düzeltme isteminin uyuşmazlığın esasına ilişkin kısmının reddine,

2. Karar düzeltme isteminin, vekalet ücretine ilişkin kısmının kabul edilerek, … İdare Mahkemesince verilen … tarihli, E:… , K:… sayılı kararın yargılama giderlerine ilişkin kısmının 'aşağıda dökümü yapılan … -TL yargılama giderinin davacı üzerinde bırakılmasına, karar tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T uyarınca duruşmalı işler için belirlenen … -TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idareye verilmesine, davanın açılması sırasında peşin olarak alınan … TL nispi harçtan … TL maktu karar harcının mahsubu ile kalan … TL harcın ve posta avansından artan tutarın kararın kesinleşmesinden sonra davacıya iadesine,' şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3. Dosyanın anılan Mahkemeye gönderilmesine, 09/12/2021 tarihinde, oybirliğiyle karar verildi.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.