Yargıtay - İdare Dava Daireleri Kurulu

2020/1389 Esas 2021/238 Karar
Karar Tarihi: 10.02.2021
Yargıtay

DANIŞTAY İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU         2020/1389 E.  ,  2021/238 K.

'İçtihat Metni' T.C.

D A N I Ş T A Y

İDARİ DAVA DAİRELERİ KURULU

Esas No : 2020/1389

Karar No : 2021/238

TEMYİZ EDENLER : I- (DAVACI) : …

II- (DAVALILAR) :

1-… Bakanlığı

VEKİLİ : Hukuk Müşaviri Av. ….

2- … Başkanlığı

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : Danıştay Sekizinci Dairesinin 25/12/2019 tarih ve E:2019/8086, K:2019/12668 sayılı kararının aleyhlerine olan kısımlarının temyizen incelenerek bozulması taraflarca karşılıklı olarak istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde uzmanlık eğitimi alan davacı tarafından, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 18/07/2009 tarih ve 27292 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 19. maddesinin 4. fıkrasının iptali istenilmiştir.

Daire kararının özeti: Danıştay Sekizinci Dairesinin 25/12/2019 tarih ve E:2019/8086, K:2019/12668 sayılı kararıyla;

Dairelerinin 11/12/2015 tarih ve E:2012/6368, K:2015/11926 sayılı kararının, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/06/2018 tarih ve E:2016/1296, K:2018/3073 sayılı kararıyla bozulması üzerine bozma kararına uyularak;

Dava konusu Yönetmeliğin 19. maddesinin 4. fıkrası yönünden;

Dava konusu 18/07/2009 tarih ve 27292 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin, 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik ile yürürlükten kaldırıldığı,

Bu durumda, karar tarihinde yürürlükte bulunmayan Yönetmelik hakkında karar verilmesine hukuken olanak bulunmadığı gerekçesiyle bu kısım hakkında karar verilmesine yer olmadığı;

Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemi yönünden ise;

Türkiye'de yabancı uyruklu olarak uzmanlık eğitimi görmeye başlayan ve belli bir kontenjan dahilinde bu hakkı elde eden yabancı öğrencilerin sonradan Türk uyruğuna geçmesinin, onlara, Türk uyruklu olarak bu eğitimi görmeye hak kazanan ve eğitime başlayan öğrencilerin sahip olduğu kadro ve aylık haklarını kazandıracağının kabulünün mümkün olmadığı, dava konusu işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle,

Dava konusu düzenleyici işlem yönünden karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlem yönünden davanın reddine, yargılama giderlerinin taraflar arasında yarı yarıya paylaştırılarak üzerlerinde bırakılmasına ve taraflar lehine vekalet ücretine hükmedilmiştir.

TEMYİZ EDENLERİN İDDİALARI :

Davacı tarafından, uzmanlık eğitimi görürken sağlık hizmetinin sunumuna Türk öğrenciler ile eşit statüde katıldığı, tıpta uzmanlık sınavındaki farklı uygulamaların eğitimde fırsat eşitliği ile ilgili olduğu, dava konusu bireysel işlemde hukuka uyarlık bulunmadığı ileri sürülmektedir.

Davalı idarelerden … Bakanlığı tarafından, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/06/2018 tarih ve E:2016/1296, K:2018/3073 sayılı bozma kararında, dava konusu Yönetmelik ve bireysel işlemde hukuka aykırılık bulunmadığının açıkça tespit edildiği, ancak temyize konu karar ile Yönetmeliğin 19. maddesinin 4. fıkrası hakkında hukuka uygunluk denetiminin yapılmadığı ve bu nedenle haklılık durumlarının da değerlendirilmediği, buna rağmen aleyhlerine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedildiği, bu haliyle kararın karar verilmesine yer olmadığına ve aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının bozulması gerektiği ileri sürülmektedir.

Diğer davalı idare … Başkanlığı tarafından, idareleri tarafından tesis edilen … tarih ve … sayılı işlem yönünden davanın reddine karar verildiği, temyize konu kararın karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının ise … Bakanlığı tarafından yürürlüğe konulan Yönetmeliğe ilişkin olduğu, bu haliyle kendilerine yüklenecek bir kusur bulunmadığı ve davanın açılmasına sebebiyet verilmediği, idareleri aleyhine yargılama giderleri ve vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMALARI :

Davacı tarafından, savunma verilmemiştir.

Davalı idareler tarafından, davacı tarafından temyiz dilekçesinde öne sürülen nedenlerin, kararın davanın reddine ilişkin kısmının bozulmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek davacının temyiz isteminin reddi gerektiği savunulmaktadır.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ …'UN DÜŞÜNCESİ : Davacının temyiz isteminin reddi ile Daire kararının davanın reddine ilişkin kısmının onanması, davalı idarelerin temyiz isteminin kabulü ile temyize konu kararın Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/06/2018 tarih ve E:2016/1296, K:2018/3073 sayılı bozma kararına uygun olarak verilmediği anlaşılan karar verilmesine yer olmadığına ilişkin kısmının bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

Ege Üniversitesi Tıp Fakültesinde uzmanlık eğitimi alan davacı tarafından, Yükseköğretim Kurulu Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemi ile bu işlemin dayanağı olan 18/07/2009 tarih ve 27292 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliği'nin 19. maddesinin 4. fıkrasının iptali istemiyle temyizen incelenen dava açılmıştır.

Dava konusu Yönetmelik, 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik ile yürürlükten kaldırılmıştır.

Danıştay Sekizinci Dairesinin 11/12/2015 tarih ve E:2012/6368, K:2015/11926 sayılı kararıyla; yabancı öğrenci veya Türk Vatandaşı statüsünde tıpta uzmanlık eğitimi alan tıpta uzmanlık öğrencilerine ödeme yapılırken, aynı eğitimi alan ve sonradan Türk Vatandaşlığına geçen yabancı öğrencilere herhangi bir ödeme yapılmamasında eşitlik ilkesine uyarlık bulunmadığı gerekçesiyle dava konusu düzenleyici ve bireysel işlemin iptallerine hükmedilmiştir.

Davalı idarelerin temyiz istemi üzerine yapılan yargılama sonucunda, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/06/2018 tarih ve E:2016/1296, K:2018/3073 sayılı kararıyla; yabancı uyruklu tıpta uzmanlık öğrencilerinin Türk uyruklu öğrenciler ile aynı eğitimi alıp, aynı sağlık hizmetini sunmakla birlikte, Türk uyruklu öğrencilerden farklı kontenjanlar kapsamında, farklı bir tıpta uzmanlık sınavına girdikleri, bu bağlamda Türk uyruklu öğrenciler ile aynı statüde değerlendirmelerinin mümkün bulunmadığı, dava konusu işlemlerde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle Daire kararının bozulmasına karar verilmiştir.

Bunun üzerine Danıştay Sekizinci Dairesinin 25/12/2019 tarih ve E:2019/8086, K:2019/12668 sayılı temyize konu kararıyla; anılan bozma kararı göz önünde bulundurularak, yeniden bir karar verilmesi gerektiği belirtildikten sonra;

-Dava konusu Yönetmeliğin 19. maddesinin 4. fıkrası yönünden, 26/04/2014 tarih ve 28983 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Tıpta ve Diş Hekimliğinde Uzmanlık Eğitimi Yönetmeliğinin Yürürlükten Kaldırılmasına Dair Yönetmelik ile dava konusu Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı gerekçesiyle karar verilmesine yer olmadığına;

-… Başkanlığının … tarih ve … sayılı işlemi yönünden ise davanın reddine;

-Yargılama giderlerinin yarısının davacı üzerinde bırakılmasına ve karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalı idarelere verilmesine, yargılama giderlerinin diğer yarısının ve Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen vekalet ücretinin ise davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

2575 sayılı Danıştay Kanunu'nun 38. maddesinin 1. fıkrasının (b) bendinde, İdari Dava Daireleri Kurulunca, idari dava dairelerinden ilk derece mahkemesi olarak verilen kararların temyizen inceleneceği kurala bağlanmıştır.

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 46. maddesinin 1. fıkrasında ise, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının Danıştayda temyiz edilebileceği belirtilmiştir.

Diğer yandan, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin ikinci fıkrasında, Danıştay dava dairelerinin nihai kararlarının temyizen incelenerek bozulmasının;

'a) Görev ve yetki dışında bir işe bakılmış olması,

b) Hukuka aykırı karar verilmesi,

c) Usul hükümlerinin uygulanmasında kararı etkileyebilecek nitelikte hata veya eksikliklerin bulunması' sebeplerinden birinin varlığı hâlinde mümkün olduğu belirtilmiş; dördüncü fıkrasında, 'Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde bu madde ile ısrar hariç 50. madde hükümleri kıyasen uygulanır.' hükmüne yer verilmiş; 50. maddesinin dördüncü fıkrasında ise, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin, bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükme bağlanmıştır.

Temyize konu Danıştay Sekizinci Dairesi kararının davanın reddine ilişkin kısmı, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun 07/06/2018 tarih ve E:2016/1296, K:2018/3073 sayılı kararında belirtilen bozma gerekçesi göz önüne alınarak verilmiş bir karar olduğundan, usul ve hukuka uygun bulunmakta ve bozulmasını gerektirecek bir hukuka aykırılık taşımamaktadır.

Daire kararının, karar verilmesine yer olmadığına ve yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı idarelerden alınarak davacıya verilmesine ilişkin kısmına gelince;

Danıştayın ilk derece mahkemesi olarak baktığı davaların temyizen incelenmesinde, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunca verilen kararlara karşı Dairelerin ısrar hakkının bulunmaması nedeniyle, bozma üzerine yeniden verilen kararlara karşı yapılan temyiz başvurularının bozma esaslarına uyulup uyulmadığı yönünden incelenmesi gerekmektedir.

İdare Hukukunda, kişi hakkında tesis edilen bir bireysel işlem bulunduğunda, bu işlemin dayanağı olan düzenleyici işlemin, yürürlükten kalkmış olsa dahi hukuki incelemesinin yapılması gerektiği tabiidir. Zira, düzenleyici işlemin hukuka aykırı olduğunun tespiti halinde artık bu düzenlemeye dayanılarak tesis edilen bireysel işlem de hukuka aykırı hâle gelecektir. Aksi durumda da şayet düzenleyici işlemin hukuka uygun olduğu tespit edilirse, bireysel işlemin diğer unsurları yönünden hukuka uygunluk denetimi yapılacaktır.

Uyuşmazlığa gelindiğinde, Danıştay Sekizinci Dairesince dava konusu bireysel işlem ve dayanağı Yönetmeliğin iptaline karar verilen 11/12/2015 tarihinden önce, 26/04/2014 tarihinde, dava konusu Yönetmeliğin yürürlükten kaldırıldığı, ancak Dairesince bu işlemlerin hukuki denetimi yapılarak iptallerine karar verildiği, davalı idarelerin temyiz istemini inceleyen Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından ise dava konusu düzenleyici işlem ve bireysel işlemde hukuka aykırılık bulunmadığı gerekçesiyle iptal kararının bozulduğu, bozma kararı üzerine de Dairece düzenleyici işlem hakkında karar verilmesine yer olmadığına, bireysel işlem açısından ise davanın reddine karar verildiği anlaşılmaktadır.

İşbu davada, davacı hakkında tesis edilen bireysel işlem bulunması nedeniyle Dairesince esas hakkında ilk kararın verildiği tarihte de yürürlükte olmayan düzenleyici işlemin hukuka uygunluğu denetlenmesine ve Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulu tarafından da bozma kararında açıkça düzenleyici işlemin hukuka uygun olduğu tespiti yapılmasına rağmen Dairece temyize konu karar ile düzenleyici işlem hakkında herhangi bir hukuki denetim yapılmaksızın karar verilmesine yer olmadığına hükmedilmesinde hukuki isabet bulunmamaktadır.

Her ne kadar Danıştay Sekizinci Dairesince, Danıştay İdari Dava Daireleri Kurulunun bozma kararına uyularak karar verildiği belirtilmiş ise de bireysel işlemin de esasının incelendiği bu davada, düzenleyici işlemin hukukilik denetimi yapılmadığından, Dairece, bozma kararındaki gerekçelere uyulduğundan söz etmek de mümkün değildir.

Bu itibarla, Danıştay Sekizinci Dairesince, Kurulumuz bozma kararında yer alan gerekçe doğrultusunda karar verilmesi gerekirken, düzenleyici işlem hakkında karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesinde ve davalı idareler aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesinde hukuki isabet görülmemiştir.

Diğer yandan, davalı idarelerden … Başkanlığının dava konusu … tarih ve … sayılı işleminin hukuka uygun bulunarak bu işlem yönünden davanın reddine karar verildiği görüldüğünden, davada haksız çıkan taraf olarak kabulü mümkün olmayan anılan idare aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücretine hükmedilmesinde bu yönden de isabet bulunmamaktadır.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine, davalı idarelerin temyiz isteminin kabulüne,

2. Dava hakkında kısmen karar verilmesine yer olmadığına, kısmen davanın reddine yönelik Danıştay Sekizinci Dairesinin temyize konu 25/12/2019 tarih ve E:2019/8086, K:2019/12668 sayılı kararının davanın reddine ilişkin kısmının ONANMASINA,

3. Anılan Daire kararının karar verilmesine yer olmadığına ve davalı idareler aleyhine yargılama giderleri ile vekalet ücretine hükmedilmesine ilişkin kısmının BOZULMASINA,

4. Bozulan kısım hakkında yeniden bir karar verilmek üzere dosyanın anılan Daireye gönderilmesine,

5. Bu kararın tebliğ tarihini izleyen günden itibaren 15 (onbeş) gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 10/02/2021 tarihinde oybirliği ile karar verildi.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.