Yargıtay - 13. Daire

2022/11 Esas 2022/952 Karar
Karar Tarihi: 10.03.2022
Yargıtay

Danıştay 13. Daire Başkanlığı         2022/11 E.  ,  2022/952 K.

'İçtihat Metni' T.C.

D A N I Ş T A Y

ONÜÇÜNCÜ DAİRE

Esas No:2022/11

Karar No:2022/952

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : …Derneği

VEKİLİ : Av. …

KARŞI TARAF (DAVALI) : …Kurumu

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesi'nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Göz Hareketleri ile Duyarsızlaştırma ve Yeniden İşleme (EMDR) Araştırma, Geliştirme ve Uygulama Derneği'nin (Dernek) aldığı dışlayıcı nitelikteki teşebbüs birliği kararlarıyla …Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.’nin EMDR eğitimi pazarındaki faaliyetlerini zorlaştırdığı iddiasını içeren başvuru üzerine “EMDR Avrupa’nın (EMDR European Assocatiation) yabancı eğitmenlere ilişkin onay kuralının uygulanması sırasında eğitime ilişkin objektif unsurların esas alınması gerektiğine ve seminer, çalıştay gibi faaliyetlerin EMDR Avrupa’nın yabancı eğitmenlere ilişkin kuralının kapsamına girmediği ve piyasada düzenlenebilecek bu tür faaliyetlerinin kısıtlanmaması gerektiğine …” yönelik 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca davacı Derneğe görüş gönderilmesine ilişkin Rekabet Kurulu’nun (Kurul) almış olduğu …tarih ve …sayılı kararına dayanılarak; davacı Derneğe kaçınması gereken uygulamaların belirtildiği, aksi halde 4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem başlatılacağı uyarısını içeren …tarih ve …sayılı Rekabet Kurumu Başkanlığı görüşünün, anılan görüşün kaldırılması için yapılan başvurunun reddine dair …tarih ve …sayılı Kurul kararının iptali istenilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesi'nce verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı kararda; bu davada …tarih ve …sayılı Kurul kararı tarihi ile Mahkemelerinde görülmekte olan E.…sayılı dosyasında iptali istenilen işlemin aynı işlem olduğu sonucuna varıldığından, iş bu davanın derdestlik nedeniyle esasının incelenmesine hukuken olanak bulunmadığı sonucuna varılmıştır.

Belirtilen gerekçelerle davanın derdestlik nedeniyle incelenmeksizin reddine, Avukatlık Asgarî Ücret Tarifesi'ne göre 1.700,00-TL vekâlet ücretinin davalı idareden alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi kararının özeti: …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesince; istinaf başvurusuna konu İdare Mahkemesi kararının usul ve hukuka uygun olduğu ve davacı tarafından ileri sürülen iddiaların söz konusu kararın kaldırılmasını sağlayacak nitelikte görülmediği belirtilerek 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 45. maddesinin 3. fıkrası uyarınca istinaf başvurusunun reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından, derdest olan davaların açılmasına davalı idarenin sebebiyet verdiği, mükerrer tebligat göndererek kusurlu davrananın davalı idare olduğu, yargılama gideri ve vekâlet ücretinden davalı idarenin sorumlu olması gerektiği, birleştirme talebinin dikkate alınmadan karar verilmesinin hukuka aykırı olduğu ileri sürülmektedir.

KARŞI TARAFIN SAVUNMASI :Davalı idare tarafından, Kurul tarafından alınan nihai kararın tutanağı niteliğinde olan kısa kararın gerekçeli karar daha sonra tebliğ edilmek üzere ilgililere tebliğ edildiği, davacının gerekçeli kararın gönderileceğinin belirtilmesine rağmen aynı idari işleme karşı dava açtığı belirtilerek istemin reddi gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ ...'NIN DÜŞÜNCESİ : Temyiz isteminin reddi ile usûl ve yasaya uygun olan Bölge İdare Mahkemesi kararının onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onüçüncü Dairesi'nce, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra, dosya tekemmül ettiğinden yürütmenin durdurulması istemi hakkında ayrıca bir karar verilmeksizin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE :

İLGİLİ MEVZUAT:

2577 sayılı İdarî Yargılama Usûlü Kanunu'nun 24. maddesinin (f) bendinde, kararlarda yargılama giderleri ve hangi tarafa yükletildiğinin belirtileceği; 31. maddesinde, yargılama giderleri hususunda Hukuk Usûlü Muhakemeleri Kanunu hükümlerinin uygulanacağı kurala bağlanmış; anılan madde ile atıfta bulunulan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 'Yargılama giderlerinin kapsamı' başlıklı 323. maddesinin (ğ) bendinde, 'vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti' yargılama giderleri arasında sayılmış; 326. maddesinin (1) numaralı fıkrasında, yargılama giderlerinin aleyhine hüküm verilen taraftan alınmasına karar verileceği; 331. maddesinin (1) numaralı fıkrasında ise, davanın konusuz kalması sebebiyle davanın esası hakkında bir karar verilmesine gerek bulunmayan hâllerde, hâkimin, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumuna göre yargılama giderlerini takdir ve hükmedeceği; 332. maddesinde ise, yargılama giderlerine mahkemece re'sen hükmedileceği belirtilmiştir.

2577 sayılı Kanun'un 'İstinaf' başlıklı 45. maddesinin üçüncü fıkrasında, 'Bölge idare mahkemesi, yaptığı inceleme sonunda ilk derece mahkemesi kararını hukuka uygun bulursa istinaf başvurusunun reddine karar verir. Karardaki maddi yanlışlıkların düzeltilmesi mümkün ise gerekli düzeltmeyi yaparak aynı kararı verir.'; 49. maddesinin birinci fıkrasında, 'Temyiz incelemesi sonunda Danıştay; a) Kararı hukuka uygun bulursa onar. Kararın sonucu hukuka uygun olmakla birlikte gösterilen gerekçeyi doğru bulmaz veya eksik bulursa, kararı, gerekçesini değiştirerek onar. b) Kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa kararı düzelterek onar.' kuralı yer almıştır.

1136 sayılı Avukatlık Kanunu'nun 'Avukatlık Ücreti' başlıklı 164. maddesinde, avukatlık ücretinin, avukatın hukukî yardımının karşılığı olan meblağı veya değeri ifade ettiği belirtilmiştir.

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

Davacı tarafından sunulan temyiz dilekçesi dikkate alındığında, İdare Mahkemesi kararının yargılama giderleri ve vekâlet ücreti yönünden temyizen incelenerek bozulması istenildiği anlaşılmaktadır.

Bu itibarla, yargılama giderleri ve vekâlet ücreti kavramlarına değinmek gerekmektedir.

Yargılama giderleri genel olarak, yargılama faaliyetin başlaması, devamı ve sonuçlanması için ödenmesi lazım gelen harç, masraf ve ücretlerin tamamını ifade etmektedir. Kural olarak yargılama giderlerinin, yargılama sonunda aleyhine hüküm kurulan taraftan alınmasına karar verilir. Yargılama giderlerine tarafların talepte bulunmalarına gerek olmaksızın mahkemece re'sen hükmedilir.

Vekâlet ücreti, vekille takip edilecek davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücreti ve avukatlık sözleşmesinden kaynaklanan vekâlet ücreti olmak üzere ikiye ayrılmaktadır. İdarî Yargılama Usûlü Kanunu ve Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun yargılama giderlerine ilişkin kuralları incelendiğinde, vekille takip edilen davalarda kanun gereğince takdir olunacak vekâlet ücretinin yargılama gideri olarak kabul edildiği anlaşılmaktadır. Dolayısıyla, yargılama giderleri arasında sayılan vekâlet ücretinin hangi tarafa yükletildiğinin kararda gösterilmesi gerekmektedir. Takdir olunacak vekâlet ücreti tutarı ise, Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'ne göre belirlenmektedir.

Görüldüğü üzere yargılama giderleri; harçlar, yargılama sırasında yapılan masraflar ve vekâlet ücretinden oluşmaktadır.

Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 294. maddesinde yargılama sonunda uyuşmazlığın esası hakkında verilen nihaî kararın 'hüküm' olduğu, 297. maddesinde ise yargılama giderlerinin hükmün kapsamı içerisinde yer aldığı kurala bağlanmış olup yargılama sonunda verilen nihaî kararda (hüküm) yargılama giderlerinin hangi tarafa yükletildiğinin belirtilmesi gerekmektedir. Bu çerçevede, derdestlik durumunda esas hakkında yargılamaya devam edilerek karar verilmesine gerek kalmamakta ise de, yargılama giderleri hakkında bir karar verilmesi gerekmektedir.

Davacı tarafından, davalı idarenin 'davanın açılmasına sebebiyet verdiğinden' bahisle yargılama giderlerinden sorumlu olması gerektiği ileri sürülmekteyse de söz konusu kavramın ne mevzuatımızda ne de öğretide yeri bulunmamaktadır. Esasen, davalı idareler tesis ettiği işlemler veya yaptığı düzenlemelerle idarî yargıda görülen davaların tamamının açılmasına sebebiyet vermektedirler. Bu düşünceden hareketle esası incelenmeyen davaların tamamında, davanın açılmasına sebep olunduğundan bahisle davalı idareler aleyhine yargılama giderine hükmedilmesi hukuka aykırı sonuçların doğmasına yol açar. Bu itibarla, esası incelenmeyen davalarda, davanın esası bakımından yargılama sona ermekte ise de, yargılama giderleri açısından yargılamaya devam edilerek tarafların davanın açıldığı tarihteki haklılık durumlarının tespit edilmesi gerekmektedir.

Bununla birlikte, tarafların haklılık durumunun nihaî olarak tespiti esasen yargılama sonunda verilen hüküm ile birlikte mümkün olduğundan, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespiti, uzun bir yargılama faaliyetine ihtiyaç duyulduğundan çoğu zaman pek mümkün olamamaktadır. Bu nedenlerle, davanın açıldığı tarihteki haklılık durumunun tespit edilememesi hâlinde, herhangi bir haklılık değerlendirmesi yapılamadığından bahisle tarafların kendi yaptıkları yargılama giderlerinin üzerlerinde bırakılmasına ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi seçeneği usûl ekonomisi ve yargılama faaliyetinin amacına daha uygun düşmektedir.

Dava dosyasının incelenmesinden; EMDR Derneği'nin aldığı dışlayıcı nitelikteki teşebbüs birliği kararlarıyla …Danışmanlık Hizmetleri Ltd. Şti.’nin EMDR eğitimi pazarındaki faaliyetlerini zorlaştırdığı iddiasını içeren başvuru üzerine, davacı Derneğe yönelik 4054 sayılı Rekabetin Korunması Hakkında Kanun’un 9. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca görüş gönderilmesine ilişkin …tarih ve … sayılı Kurul kararına dayanılarak; davacı Derneğe kaçınması gereken uygulamaların belirtildiği, aksi halde 4054 sayılı Kanun çerçevesinde işlem başlatılacağı uyarısını içeren …tarih ve …sayılı Rekabet Kurumu Başkanlığı görüşünün tebliğ edildiği, davacı tarafından anılan görüşün kaldırılması için 12/07/2017 tarihinde yapılan başvurunun reddine dair …tarih ve …sayılı Kurul kararının, gerekçeli karar ekinde olmaksızın davacıya bildirildiği, bunun üzerine davacı tarafından …tarih ve …sayılı Kurul kararının iptali istemiyle …İdare Mahkemesi'nin …esasına kayden davanın açıldığı, daha sonra gerekçeli Kurul kararının …tarih ve …sayılı yazı ekinde davacıya tebliğ edilmesi üzerine yine davacı tarafından …tarih ve …sayılı Kurul kararının iptali istemiyle işbu davanın açıldığı, İdare Mahkemesi tarafından davanın incelenmeksizin reddine karar verilmekle birlikte '1.700,00-TL vekâlet ücretinin davacı tarafından davalı idareye ödenmesine' karar verildiği anlaşılmaktadır.

Davacıya 12/07/2017 tarihinde yaptığı başvurunun reddine dair …tarih ve …sayılı Kurul kararının 11/08/2017 tarihinde kısa karar şeklinde bildirildiği, daha sonra aynı Kurul kararının bu kez gerekçesiyle birlikte davacıya 22/12/2017 tarihinde tekrar tebliğ edildiği; davacıya başvurusunun reddedildiğinin bildirildiği işlemin tebliğinden gerekçeli kararın tebliğine kadar geçen sürede 2577 sayılı Kanun'da yer verilen dava açma sürelerindeki kısıtlılıktan dolayı, davacı tarafından hak kaybı yaşamamak ve mahkemeye erişim hakkından yoksun kalmamak için …İdare Mahkemesi'nin …esasına kayıtlı davanın açıldığı anlaşıldığından, sözü edilen davanın açılmış olmasında davacıya yüklenebilecek herhangi bir kusur bulunmamaktadır.

Bu itibarla esası hakkında karar verilmesine gerek bulunmayan davanın açıldığı tarihteki tarafların haklılık durumu tespiti yapılamadığından yargılama giderlerinin taraflar üzerinde bırakılmasına ve vekâlet ücretine hükmedilmemesine karar verilmesi gerekirken, davalı idare lehine yargılama giderine ve vekâlet ücretine hükmedilmesinde usûl kurallarına uygunluk bulunmamaktadır. Ancak, bu eksikliğin giderilmesi yeniden yargılamayı gerektirmemektedir.

Bu itibarla, temyizen incelenen Bölge İdare Mahkemesi kararında, …İdare Mahkemesi'nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan 'Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekâlet ücretinin' ibaresinin çıkarılması suretiyle düzeltilmesi gerektiğinden, 2577 sayılı Kanun'un 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendi uyarınca, …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesi'nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan 'istinaf başvurusunun reddine' ibaresinin, 'istinaf başvurusunun reddine, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan 'Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen 1.700,00-TL vekâlet ücretinin' ibaresinin çıkarılması suretiyle düzeltilmesine' ibaresi eklenerek düzeltilmesi gerekmektedir.

KARAR SONUCU :

Açıklanan nedenlerle;

1. Davacının temyiz isteminin reddine,

2. Davanın yukarıda özetlenen gerekçeyle incelenmeksizin reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına yönelik olarak yapılan istinaf başvurusunun reddi yolundaki …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesi'nin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının hüküm fıkrasında yer alan alan 'istinaf başvurusunun reddine' ibaresinin, 'istinaf başvurusunun reddine, 2577 sayılı Kanun'un 45. maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca, İdare Mahkemesi kararının hüküm fıkrasında yer alan 'Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi uyarınca belirlenen …TL vekâlet ücretinin' ibaresinin çıkarılması suretiyle düzeltilmesine' ibaresi eklenmek suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3. Temyiz giderlerinin istemde bulunan üzerinde bırakılmasına,

4. Posta giderleri avansından artan tutarın taraflara iadesine,

5. Kullanılmayan …-TL yürütmeyi durdurma harcının istemi hâlinde davacıya iadesine,

6. 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 50. maddesi uyarınca, bu onama kararının taraflara tebliğini ve bir örneğinin de …Bölge İdare Mahkemesi …İdari Dava Dairesine gönderilmesini teminen dosyanın …İdare Mahkemesine gönderilmesine, 10/03/2022 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.