Yargıtay - 10. Hukuk Dairesi

2020/10325 Esas 2022/171 Karar
Karar Tarihi: 11.01.2022
Yargıtay

10. Hukuk Dairesi         2020/10325 E.  ,  2022/171 K.

'İçtihat Metni'Mahkemesi : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi

İlk DereceMahkemesi : ... 6. İş Mahkemesi

Dava, iş kazasından kaynaklanan maddi ve manevi tazminat istemlerine ilişkindir.

İlk Derece Mahkemesince, hükümde belirtilen gerekçelerle davanın kabulüne dair verilen karara karşı davalı ...Taşımacılık ve Lojistik Tic. A.Ş. tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nin 10/09/2020 tarihli kararı ile başvurunun süre yönünden reddine, sonrasında davalı ...Taşımacılık ve Lojistik Tic. A.Ş.‘nin maddi hatanın düzeltilmesi istemine ilişkin dilekçesi üzerine ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nin 25/09/2020 tarihli ek kararı ile adı geçen davalının istinaf isteminin süre yönünden reddine dair 10/09/2020 tarihli kararın kaldırılmasına, davalı ...Taşımacılık ve Lojistik Tic. A.Ş.‘nin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nin 25/09/2020 tarihli ek kararının davalı ...Taşımacılık ve Lojistik Tic. A.Ş. tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hâkimi ... tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okundu. Temyiz konusu hükme ilişkin dava, 01.10.2011 tarihinde yürürlüğe giren 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun Geçici 3. maddesi delaletiyle 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hâllerden hiçbirine uymadığından, temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.

A.Manevi Tazminat İstemine İlişkin Hüküm Yönünden;

Mülga 5521 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu'nun 20.07.2016 tarihinden itibaren uygulanan 8. maddesinin 3. fıkrasına göre, “Bölge Adliye Mahkemesinin para ile değerlendirilemeyen dava ve işler hakkındaki kararları ile miktar veya değeri beşbin lirayı geçen davalar hakkındaki nihaî kararlara karşı tebliğ tarihinden başlayarak sekiz gün içinde temyiz yoluna başvurulabilir.” Bu fıkradaki “beşbin” ibaresi 6763 sayılı Kanunun 5. maddesi ile “kırk bin Türk Lirası” şeklinde değiştirilmiştir.

Mülga 5521 sayılı Kanun’un, 6763 sayılı Kanun 5. maddesi ile değişik beşinci fıkrasına göre parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere Maliye Bakanlığı’nca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı öngörülmüştür.

25.10.2017 tarihinde yürürlüğe giren 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu’nun 8. maddesinde “temyiz edilemeyen kararlar” sayılmış ancak miktar itibariyle kesinliğe bu maddede yer verilmemiş, 7/3. maddede, 6100 sayılı HMK’nın kanun yollarına ilişkin hükümlerinin, iş mahkemelerince verilen kararlar hakkında da uygulanacağı belirtilmiştir.

6100 sayılı HMK’nın 362/1-a maddesi uyarınca, bölge adliye mahkemelerinin miktar veya değeri kırk bin Türk Lirası’nı (bu tutar dâhil) geçmeyen davalara ilişkin kararların temyiz yoluna başvurulamayacağı hükme bağlanmıştır. HMK Ek madde 1 hükmüne göre de, 362. maddedeki parasal sınırların, her takvim yılı başından geçerli olmak üzere, Maliye Bakanlığınca her yıl tespit ve ilan edilen yeniden değerleme oranında artırılması suretiyle uygulanacağı belirtilmiştir.

HMK 362/2. maddesine göre “Birinci fıkranın (a) bendindeki kararlarda alacağın bir kısmının dava edilmiş olması durumunda, kırk bin Türk Liralık kesinlik sınırı alacağın tamamına göre belirlenir. Alacağın tamamının dava edilmiş olması hâlinde, kararda asıl talebinin kabul edilmeyen bölümü kırk bin Türk Lirasını geçmeyen tarafın temyiz hakkı yoktur. Ancak, karşı taraf temyiz yoluna başvurduğu takdirde, diğer taraf da düzenleyeceği cevap dilekçesiyle kararı temyiz edebilir”

HMK 366. maddenin yollaması ile temyiz yolunda da uygulanan 346. madde uyarınca, temyiz dilekçesi kesin olan bir karara ilişkin olursa, kararı veren mahkeme temyiz dilekçesinin reddine karar verir. Ancak temyiz edilen karar kesin olduğu halde bu konuda inceleme yapılıp karar verilmeksizin dosya Yargıtay’a gönderilmiş ise, 01.06.1990 tarih, 1989/3 E. - 1990/4 K. sayılı içtihadı birleştirme kararı gereğince dosyanın mahalline çevrilmesine gerek olmaksızın Yargıtay tarafından temyiz talebinin reddine karar verebilecektir.

Yukarıda belirtildiği şekilde, iş mahkemelerinin kararlarının istinaf incelenmesi sonucu Bölge adliye mahkemelerince verilen kararlarda karar tarihine göre kesinlik sınırı: 20.07.2016 - 01.12.2016 tarihleri arasında 5.000,00 TL; 02.12.2016 tarihi sonrası için 40.000,00 TL; 01.01.2017 sonrası için 41.530,00 TL ve 01.01.2018 tarihi sonrası için 47.530,00 TL, 01.01.2019 tarihi sonrası için 58.800,00 TL, 01.01.2020 tarihi sonrası için 72.070,00 TL, 01.01.2021 tarihi sonrası için 78.630,00 TL, 01.01.2022 tarihi sonrası için ise 107.090,00 TL‘dir.

Somut olay incelendiğinde, manevi tazminat istemi hakkındaki hükmün miktar yönünden yukarıda değinilen temyiz (kesinlik) sınırının altında bulunduğu anlaşılmakla, temyiz eden davalının anılan hükme yönelik temyiz itirazlarının kesinlik nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

B.Diğer Hükümler Yönünden;

I-İSTEM

Davacı taraf dava dilekçesi ile 1.000,00 TL maddi, 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan tahsilini talep ettikten sonra aşamalarda alınan 02/02/2017 tarihli ek hesap raporuna göre maddi tazminat istemini 50.191,72 TL arttırarak 51.192,72 TL’ye çıkarmıştır.

II-CEVAP

Davalı ... şirketi davaya cevabında davanın reddine karar verilmesi gerektiğini savunmuştur.

III-MAHKEME KARARI:

A-İLK DERECE MAHKEME KARARI

İlk derece mahkemesince 31/10/2019 havale tarihli olup da davacının maddi zararını 92.769,81 TL olarak tespit eden bilirkişi ek hesap raporuna itibar edilerilerek davacının talebi ile bağlı kalınmak suretiyle 51.192,72 TL maddi tazminat ile 30.000,00 TL manevi tazminatın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacıya ödenmesine, maddi tazminata yönelik olarak 30/04/2019 tarihinde kurulan ara kararla davacı lehine 10.000,00 TL geçici ödeme yapılmasına karar verildiğinden bu miktarın infaz edilmesi durumunda söz konusu miktarın tespit edilen maddi tazminattan mahsubuna karar verilmiştir.

B-BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI

İlk derece mahkemesi kararına karşı davalı ...Taşımacılık ve Lojistik Tic. A.Ş. tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine, ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi’nin 10/09/2020 tarihli kararı ile başvurunun süre yönünden reddine, sonrasında davalı ...Taşımacılık ve Lojistik Tic. A.Ş.‘nin maddi hatanın düzeltilmesi istemine ilişkin dilekçesi üzerine 25/09/2020 tarihli ek karar ile adı geçen davalının istinaf isteminin süre yönünden reddine dair 10/09/2020 tarihli kararın kaldırılmasına, davalı ...Taşımacılık ve Lojistik Tic. A.Ş.‘nin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

IV-TEMYİZ KANUN YOLUNA BAŞVURU VE NEDENLERİ:

Davalı ...Taşımacılık ve Lojistik Tic. A.Ş. temyiz dilekçesinde özetle, davacının kendilerinin değil diğer davalı ... Mobilya'nın işçisi olduğunu, kendileri ile diğer davalı arasında alt-üst işveren ilişkisi bulunmadığını, ...olarak diğer davalı ... firmasından anahtar teslim şekilde taşımacılık hizmeti alındığını, taşıma sözleşmesine göre diğer davalının sorumlu olduğunu, mevcut sözleşme kapsamında işin ifasında görevli işçilerin diğer davalının çalışanları olduğunu, bahse konu işin diğer davalı ... tarafından bizzat kendi ekip ve ekipmanlarıyla gerçekleştirildiğini, kendilerine kusur verilmesinin hatalı olduğunu, herhangi bir önlem alma yükümlülükleri bulunmadığını, davacının ağır kusurunun illiyet bağını kestiğini, davacı işçi veya onun işvereninin branda sıkışıklığı ile ilgili kendilerine hiçbir bildirimde bulunmadıklarını, sigortalının yardım talebinde bulunmak yerine kendi inisiyatifi ile branda sıkışıklığını onarmaya çalıştığını, tahkikat raporunda davacıya %80 kusur verildiğini, ceza dava dosyasında ise sanığın kusursuz bulunması nedeniyle beraat ettiğini, açıklanan nedenlerle eldeki dosyada kusurun hatalı tespit edildiğini, kendilerine verilen kusuru kabul etmemekle birlikte kaçınılmazlığın değerlendirilmesi gerektiğini, mahkemenin hakkaniyet indirimi taleplerini dikkate almadığını, kendi ihmal ve kusuru sonucu maluliyete sebebiyet veren davacının müterafik kusurlu kabul edilerek tazminat tutarından indirim yapılması gerektiği halde indirim yapılmadığını, ücretin hatalı tespit edildiğini, PMF tablosu kullanılmasının hatalı olduğunu, sürekli iş göremezlik oranı raporları arasında çelişki bulunduğu halde çelişki giderilmeden karar verildiğini, maddi ve manevi tazminatların fazla olduğunu ileri sürmüştür.

V-İLGİLİ HUKUK KURALLARI VE İNCELEME:

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlerle temyiz edenin sıfatına temyizin kapsam ve nedenlerine göre; davalı ...Taşımacılık ve Lojistik Tic. A.Ş.‘nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,

Dosya kapsamından 02/02/2017 tarihli bilirkişi ek hesap raporunda davacının %41,20 sürekli iş göremezlik oranı ve %50 müterafik kusuru üzerinden hesaplama yapılarak davacının maddi zararının 51.191,72 TL olarak belirlendiği, anılan ek hesap raporunun davacı vekiline 08/02/2017 tarihinde usulüne uygun olarak tebliğ edildiği, rapora davacı tarafça itiraz etmediği gibi davacı tarafın bu hesap raporuna göre dava dilekçesinde talep edilen maddi tazminat tutarını ıslah ettiği, takip eden 26. celsede davacı vekilinin “Önceki beyanlarımızı ve ıslah dilekçesini aynen tekrar ediyoruz, davanın kabulüne karar verilsin” şeklinde, davacı vekilinin sonraki 17. celsede de “Davanın kabulüne karar verilsin” şeklinde beyanda bulunduğu anlaşılmaktadır.

Usuli kazanılmış hak, davaların uzamasını önlemek, hukuki alanda istikrar sağlamak ve kararlara karşı genel güvenin sarsılmasını önlemek amacıyla Yargıtay uygulamaları ile geliştirilmiş, öğretide kabul görmüş ve usul hukukunun vazgeçilmez ana ilkelerinden biri haline gelmiştir. Anlam itibariyle, bir davada mahkemenin ya da tarafların yapmış olduğu bir usul işlemi ile taraflardan biri lehine doğmuş ve kendisine uyulması zorunlu olan hakkı ifade etmektedir.

Öte yandan 6098 sayılı TBK’nın 76. Maddesinde zarar görenin, iddiasının haklılığını gösteren inandırıcı kanıtlar sunması ve ekonomik durumunun da gerektirmesi durumunda hâkimin, istem üzerine davalının zarar görene geçici ödeme yapmasına karar verebileceği, davalının yaptığı geçici ödemelerin, hükmedilen tazminattan mahsup edileceği, tazminata hükmedilmezse hâkimin, davacının aldığı geçici ödemeleri, yasal faizi ile birlikte geri vermesine karar vereceği hüküm altına alınmıştır.

Somut olayda %41,20 sürekli iş göremezlik oranı ve 51.191,72 TL maddi tazminat tutarı üzerinden davalılar lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu açık olduğu halde maddi tazminat istemi yönünden davacının maddi tazminat alacağını 92.769,81 TL olarak tespit eden bilirkişi ek hesap raporuna itibar edilerilerek taleple bağlı kalınmak suretiyle maddi tazminat isteminin kabulüne karar verilmesi hatalı olduğu gibi, davacı tarafa ödenmesine karar verilen geçici ödemenin yapılıp yapılmadığı araştırılmadan şarta bağlı olacak şekilde “bu miktarın infaz edilmesi durumunda söz konusu miktarın tespit edilen maddi tazminattan mahsubuna,” karar verilmesi de isabetsiz olmuştur.

Mahkemece yapılacak iş, temyiz incelemesine konu eldeki kararın yalnızca davalı ...Taşımacılık ve Lojistik Tic. A.Ş. tarafından temyiz edildiğini dikkate almak, yukarıda açıklanan usuli kazanılmış haktan yalnızca temyiz eden davalı şirketin yararlanabileceğini gözetmek, 10.000,00 TL geçici ödemenin davacıya ödenip ödenmediğini araştırmak, ödenmiş ise 6098 sayılı TBK’nın 76. maddesine uygun şekilde mahsup işlemini yaparak oluşacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.

Kabul ve uygulamaya göre de davalı ... Nakl. Dekor. Sıhhi Tes. İnş. Tamir Bakım Serv. San. ve Tic. Ltd. Şti.‘nin ticaret ünvanının gerekçeli karar başlığında eksik gösterilmesi, yine ilk derece mahkemesi gerekçesinde hükme esas alınan hesap raporu havale tarihinin 31/10/2019 yerine 31/10/2017 olarak gösterilmesi de hatalıdır.

O hâlde, davalı ...Taşımacılık ve Lojistik Tic. A.Ş.‘nin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesinin istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin kararı kaldırılarak ilk derece mahkemesince verilen hüküm bozulmalıdır.

SONUÇ : ... Bölge Adliye Mahkemesi 9. Hukuk Dairesi kararının HMK'nın 373/1 maddesi gereğince kaldırılarak temyiz edilen ilk derece mahkemesi hükmünün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalıya iadesine, dosyanın kararı veren İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 11/01/2022 gününde oybirliğiyle karar verildi.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.