Yargıtay - Bakırköy 6. Asliye Ticaret Mahkemesi

2017/1113 Esas 2020/241 Karar
Karar Tarihi: 11.03.2020
Yargıtay

T.C. BAKIRKÖY 6. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/1113 Esas

KARAR NO : 2020/241

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 06/09/2017

KARAR TARİHİ : 11/03/2020

KARARIN YAZILMA TARİHİ: 11/03/2020

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA

Davacı vekili tarafından sunulan 06/09/2017 tarihli dava dilekçesinde ÖZETLE; 14/14/2017 tarihinde saat 00: 35 civarında meydana gelen olayda mağdur-çocuk .......'ın ........ plaka sayılı aracın şoförü .......'ın çarpması sonucu ağır derecede yaralanmış olduğu , ...... Hastanesine sevk edildiğini, mağdurun 14/04/2017 tarihinde hastaneye yatış yapılıp, 19/04/2017 tarihinde taburcu edildiğini, bu olayın gerçekleşmesinde şüpheli .......'ın bilinçli taksir derecesinde kusuru söz konusu olduğunu hız sınırının 30 olduğunu ve buna ilişkin tabelaların olduğu bir mevkide şüpheli hız sınırının çok üstünde bir hızla aracı kullandığını, olaydan sonra durmadan süratlı bir şekilde olay yerinden kaçarak uzaklaştığını , sürücüden beklenen dikkat ve özeni göstermediği gibi olay yerindeki koşulları dikkate almadan hızını ve dikkatini toplamadan aracı kullanması bilinçli taksir derecesinde kusurunun olduğunu, bu yaralamalı kaza

¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

neticesinde Bakırköy Cumhuriyet Başsavcılığınca ....... soruşturma nolu dosya ile soruşturma yapıldığını soruşturmanın halen devam ettiğini, soruşturma dosyasında alınan Adli Tıp Raporunda basit bir tıbbı müdahale ile giderilemeyecek nitelikte olduğunu ve vücutta kemik kırıklarının hayat fonksiyonlarına etkisinin orta derecede olduğunun görüldüğü, ayrıca ........ Plaka sayılı aracan Trafik Sigorta Poliçesi bulunmadığından müvekkillerin zararlarını ggidermek amcı ile 21.07.2017 tarihinde ........ başvurulduğunu, ancak sigortanın bu taleplerini reddediğini, müvekkili .......,'ın bakım ve gözetime muhtaç kalacağını, çalışma güçününde azalmış olması nedenile ömür boya çalışamayacağını , çalışsada zorlanacağını,bakıcıya ve temel destek araçlarına ihtiyaç duyacağını,okul hayatına geç başlayacağından kendi yaşıtlarına göre hayata daha geç atılmış olacağını , annesi ve babasının yaşadığı sürece kızlarına bakmak ve ihtiyaçlarına karşılamak zorunda kalacaklarını belirterek her biri için ayrı ayrı 5.000 TL maddi ve müvekkillerinin yaşadığı acı ve ıstırabı hafifletmek amacıyla müvekkilleri ....... , babası ....... ve annesi ........ 'in her biri için ayrı ayrı 50.000 TL ve kardeşleri ....... ve ........ için ayrı ayrı 20.000 TL manevi tazminatın, kaza tarihinden itibaren aksi halde dava tarihinden itibaren işleyecek merkez bankasının ticari krediler için açıkladığı reeskont faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsilini talep ve dava etmiştir.

CEVAP

Davalı ....... vekili cevap dilekçesi ile, kendilerine tüm belgelerle başvuru yapılmadığından dolayı öncelikle davanın reddi gerektiğini, kazaya karışan aracın sigortalı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, bakıcı gideri ve destekten yoksun kalma taleplerinde kendilerinin sorumlu olmadığını, ancak araca atfedilen kusur bulunması halinde teminatlar limitiyle bir sorumluluklarının bulunduğunu, davayı kabul etmediklerini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ....... vekili cevap dilekçesi ile, kurallara uygun ve hız limitlerini aşmayacak şekilde seyir halindeyken kazanın gerçekleştiğini, olayın nasıl gerçekleştiğini görmediğini, izlenen CD kayıtlarından da hız limitini aştığının görülmediğini, savcılıkça tahkikatın yürütüldüğünü, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat taleplerini kabul etmediklerini belirterek davanın reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacıya tahmiline karar verilmesini talep etmiştir.

Tarafların delilleri kapsamında ...... Hastanesinden, ..... Polis Merkezi Amirliğinden, Bakırköy ....... Asliye Ceza Mahkemesinden bir kısım evrak ve belgeler dosyamız arasına celp edilerek incelenmiştir.

Dava konusu olay itibariyle davacı çocuğun maluliyet durumunun tespiti ve olayda tarafların kusur durumunun tespiti amacıyla dosyanın ATK'na gönderildiği, ATK tarafından tanzim edilen raporda ÖZETLE; ..... kızı, 01.01.2011 doğumlu .......’ın 14.04.2017 tarihinde geçirdiği trafik kazasına bağlı yaralanması sebebiyle 11.10.2008 tarih ve 27021 sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında fonksiyonel araz bırakmadan iyileşmiş olduğu, sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin kaza tarihinden itibaren 1.5 (birbuçuk) aya kadar uzayabileceği,davalı sürücü .......’ın %15 (yüzde on beş) oranında kusurlu olduğu, davacı ....... 'ın %85 (yüzde seksen beş) oranında olduğu rapor edilmiştir.

Dosya, aktüerya alanında uzman bilirkişiye tevdii edilmiş, bilirkişi tarafından dosyaya sunulan 28/02/2020 tarihli rapor mahkememizce irdelenmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE

Davacı taraf dava dilekçesi ile, 14/04/2017 tarihinde meydana gelen trafik kazası neticesinde küçük .......'ın araç çarpması sebebiyle yaralandığını, aracı kullanan davalı .......'ın bilinçli taksir durumunun söz konusu olduğunu, meydana gelen olay sebebiyle .......'nın bakıma ve gözetime muhtaç kalacağını, çalışma gücünün azalacağını belirterek maddi ve manevi tazminat talep ettiği görülmektedir.

Davalı ....... vekilinin ASHM'ne verdiği cevap dilekçesi ile, kendilerine tüm belgelerle başvuru yapılmadığından dolayı öncelikle davanın reddi gerektiğini, kazaya karışan aracın sigortalı olup olmadığının araştırılması gerektiğini, bakıcı gideri ve destekten yoksun kalma taleplerinde kendilerinin sorumlu olmadığını, ancak araca atfedilen kusur bulunması halinde teminatlar limitiyle bir sorumluluklarının bulunduğunu, davayı kabul etmediklerini, reddini talep ettiği görülmüştür.

¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

Davalı ....... vekilinin ASHM'ne verdiği cevap dilekçesi ile, kurallara uygun ve hız limitlerini aşmayacak şekilde seyir halindeyken kazanın gerçekleştiğini, olayın nasıl gerçekleştiğini görmediğini, izlenen CD kayıtlarından da hız limitini aştığının görülmediğini, savcılıkça tahkikatın yürütüldüğünü, destekten yoksun kalma ve manevi tazminat taleplerini kabul etmediklerini belirterek davanın reddini talep ettiği görülmüştür.

Taraflar arasındaki uyuşmazlığın davalı .......'ın kullandığı araç ile küçük ....... 'e çarpması neticesinde oluşan trafik kazasından dolayı kusur durumlarının belirlenmesi ve bu kapsamda maddi ve manevi tazminat bakımından tarafların sorumlu olup olmadıkları, varsa sorumluluk miktarının belirlenmesi olduğu görülmektedir.

Davacıya maddi tazminat istemi açıklattırılmış, davacı vekili 12.10.2019 tarihli dilekçe ile maddi tazminat istemini, bakıcı giderleri ve geçici iş görmezlik olarak beyan etmiştir.

Dosyaya sunulan kusur durumunu belirten rapor, maluliyet durumunu belirten rapor ve hesap bilirkişi raporu denetime elverişli bulunmuş olup aşağıdaki şekilde değerlendirmeye geçilmiştir.

Tüm deliller birlikte değerlendirildiğinde;

14.07.2017 günü saat 00:35 sıralarında davalı sürücü ......., sevk ve idaresindeki ........ plakalı minibüs ile seyir halinde iken olay mahalli olan ....... hastanesinin önünden geçtiği esnada, seyir İstikametine göre sol tarafından park halindeki araçların arasında kontrolsüzce kaplamaya giren 2011 doğumlu mağdur yaya ........' a çarpması neticesinde dava konusu olayın meydana geldiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı Trafik İhtisas Dairesi tarafından düzenlenen ....... sayı ve ....... tarihli Adli Tıp Kurumu raporunda; meydana gelen olayda, davalı sürücü .......'ın % 15 oranında kusurlu olduğu, davacı tarafın %85 oranında kusurlu olduğu kanaatine varıldığı, Adli Tıp Kurumu Başkanlığı ...... İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen ....... sayı, ..... tarih ve ...... Karar nolu Adli Tıp Kurumu Raporunda, 01.01.2011 doğumlu ....... ’ ın 14.04.2017 tarihinde geçirmiş olduğu trafik kazasına bağlı yaralanmasının;11.10.2008 tarih ve 27021 Sayılı Resmi Gazetede yayımlanan Çalışma Gücü ve Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı Tespit İşlemleri Yönetmeliği hükümleri kapsamında maluliyetine neden olacak düzeyde araz bırakmamış olduğundan sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme (iş göremezlik) süresinin olay tarihinden itibaren 1,5 aya kadar uzayacağının mütalaa olunduğu, davacının 01.01.2011 doğumlu olup kaza tarihinde 6 yaşında olduğu ve henüz çocuk yaşta olması nedeniyle her hangi bir gelirinin olmadığı, bu nedenle yerleşik Yargıtay uygulamaları ile sabit olduğu üzere geçici iş göremezlik zararının oluşmayacağı, dolayısıyla bu yöndeki talebin reddi gerektiği, diğer yandan her ne kadar bakıcı gideri talebinde bulunulmuş ise de, bu bakıcı giderlerini ispata yarar dosyaya yansıyan somut bir delil bulunmadığı, dolayısıyla bu yöndeki talebin de reddi gerektiği kanaatine varılmıştır.

Manevi tazminat talebine ilişkin olarak, gerek mülga B.K'nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı T.B.K’nun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, zarar görene uygun bir miktar paranın manevi zarar adı ile ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakim olayın özelliklerini göz önünde tutarak manevi zarar adı ile zarar görene verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir. Hakim bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı davacının sürekli iş göremezlik oranı, işçinin yaşı, olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, hükmedilecek tutarın manevi tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda olması gerektiği de söz götürmez.

Bu ilkeler ve olayın oluş şekli, davacının maluliyet durumu, kusur durumu ve kaza neticesindeki uğradığı manevi zarar dikkate alınarak davacı yararına 7.500,00 TL manevi tazminata hükmedilmesi takdir ve sonucuna varılarak aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.

¸e-imzalıdır ¸e-imzalıdır

HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-Davacı tarafın maddi tazminat TALEBİNİN REDDİNE

2-Davacı tarafın manevi tazminat talebinin KISMEN KABULÜ İLE

7.500,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan14.04.2017 itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ....... ve .......'tan müştereken ve müteselsilen tahsili ile davacı tarafa verilmesine

Fazlaya ilişkin talebin reddine,

3-492 Sayılı Harçlar Kanunu uyarınca alınması gereken 512,02.-TL karar harcının mahkememiz veznesine yatırılan 700,18.-TL peşin harçtan mahsubu ile hazineye gelir kaydına, bakiye 188,16.-TL harcın karar kesinleşince ve talebi halinde davacıya iadesine,

4-Davacı tarafından yatırılan 31,40.-TL başvurma harcı ile 512,02.-TL peşin harcın davalılar ....... ve .......'ten tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

5-Davacı tarafından yapılan 403,24.-TL posta gideri ve 600,00.-TL bilirkişi ücreti olmak üzere toplam 1.003,24.-TL yargılama giderinin kabul ve red oranına göre hesaplanan 30,09.-TL'sının davalılar ....... ve .......'ten tahsili ile davacı tarafa verilmesine, bakiye kısmın davacı üzerinde bırakılmasına,

6-Davacı taraf kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre kabul edilen miktar üzerinden ve MANEVİ TAZMİNAT yönünden hesaplanan 3.400,00.-TL vekalet ücretinin davalılardan tahsili ile davacı tarafa verilmesine,

7-Davalılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden ve MADDİ TAZMİNAT yönünden hesaplanan 3.400,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile kendisini vekille temsil eden davalılara verilmesine,

8-Davalı ....... kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden Avukatlık Asgari Ücret Tarifesine göre red edilen miktar üzerinden ve MANEVİ TAZMİNAT yönünden hesaplanan 3.400,00.-TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile bu davalıya verilmesine,

9-Bakiye avansın karar kesinleşince yatırana iadesine,

Dair davacı vekilinin ve davalı ....... vekilinin yüzüne karşı, diğer davalıların yokluğunda gerekçeli kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık yasal sürede İstinaf Başvuru hakları olduğu hatırlatılarak verilen karar açıkça okunup, usulen anlatıldı. 11/03/2020

Katip ......

¸e-imzalıdır

Hakim ......

¸e-imzalıdır

*Bu evrak 5070 sayılı kanun hükümleri uyarınca elektronik imza ile imzalanmıştır.*


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.