Yargıtay - 10. Ceza Dairesi

2021/18626 Esas 2022/3393 Karar
Karar Tarihi: 17.03.2022
Yargıtay

10. Ceza Dairesi         2021/18626 E.  ,  2022/3393 K.

'İçtihat Metni'Adalet Bakanlığı'nın, değişen suç vasfı itibariyle kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki İstanbul 19.Ağır Ceza Mahkemesinin 02/10/2019 tarihli ve 2019/1080 değişik iş sayılı itirazın reddine ilişkin kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nca 17/09/2021 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

A-)Konuyla İlgili Bilgiler:

1-Şüpheli ... hakkında, 26/12/2018 tarihinde işlediği iddia olunan uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 06/03/2019 tarihli ve 2019/41508 soruşturma,2019/11795 esas,2019/2290 sayılı iddianamesi ile, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 188/3,188/4 ve 53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle İstanbul 18.Ağır Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

2-İstanbul 18.Ağır Ceza Mahkemesinin 03/09/2019 tarihli ve 2019/138 esas,2019/349 sayılı kararı ile, sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62.maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve aynı Kanun’un 191/8.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin karara itiraz ettiği,

3-İtirazı inceleyen mercii İstanbul 19.Ağır Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 02/10/2019 tarihli ve 2019/1080 değişik iş sayılı kararı ile, kararın usul ve yasaya uygun olduğu gerekçesiyle itirazın reddine kesin olarak karar verildiği,

4-Dosya arasında bulunan İstanbul 18.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/167 esas ve 2020/619 karar sayılı dosyasının incelenmesinde;

a-) İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 08/01/2019 tarihli ve 2019/2422 soruşturma , 2019/56 sayılı kararı ile; şüpheli hakkında 09/10/2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2.maddesi uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, karar verildiği, kararın 22/01/2019 tarihinde şüpheliye bizzat tebliğ edilerek itiraz edilmeden kesinleştiği,

b-) Şüphelinin 29/11/2019 tarihinde yeniden uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine, erteleme kararının kaldırılarak, İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 16/03/2020 tarihli ve 2019/2422 soruşturma, 2020/12819 esas,2020/8044 sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1,53. maddeleri gereğince cezalandırılması istemiyle İstanbul 18.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı,

c-) İstanbul 18.Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2020 tarihli ve 2020/167 esas,2020/619 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin karara itiraz ettiği,

d-) İtirazı inceleyen mercii İstanbul 4.Ağır Ceza Mahkemesinin 30/11/2020 tarihli ve 2020/1041 değişik iş sayılı kararı ile, itirazın reddine kesin olarak karar verildiği,Anlaşılmıştır.

B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;

“Uyuşturucu veya uyarıcı madde ticareti yapma veya sağlama suçundan sanık ... hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, eylemin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, bulundurmak suçunu oluşturduğu kanaati ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/8-a maddesi yollaması ile 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 191/8 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına dair İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/09/2019 tarihli ve 2019/138 esas, 2019/349 sayılı kararına yönelik itirazın reddine ilişkin İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/10/2019 tarihli ve 2019/1080 değişik iş sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 11/03/2014 tarihli ve 2013/14-102 esas, 2014/128 sayılı kararında belirtildiği üzere, hükmün açıklanmasının geri bırakılması şartları oluşmadığı hâlde, hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesi durumunda, kanun yararına bozma yoluna başvurulabileceği ve bozma kararının aleyhe sonuç doğuracağı nazara alınarak yapılan incelemede,

Dosya kapsamına göre,

Sanığın inceleme konusu dosyadaki suç tarihi öncesinde işlediği 09/10/2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 08/01/2019 tarihli ve 2019/2422 soruşturma, 2019/56 sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve erteleme süresi içinde 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verildiği, anılan kararın 22/01/2019 tarihinde sanığa bizzat tebliğ edilerek kesinleşmesini müteakip, sanığın bu kez 29/11/2019 tarihinde tekrar uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine, denetim süresi içerisinde aynı neviden tekrar suç işlemesi nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 16/03/2020 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2020 tarihli ve 2020/167 esas, 2020/619 sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkumiyetine ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına hükmedildiği, anılan kararın itiraz üzerine yapılan inceleme neticesinde mercii İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/11/2020 tarihli ve 2020/1041 değişik iş sayılı kararı ile kesinleştiğinin anlaşıldığı,

Öte yandan, sanığın inceleme konusu dosyadaki 26/12/2018 tarihli eylemi sebebiyle hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 06/03/2019 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 2019/138 esasına kayden yapılan yargılaması neticesinde sanığın eyleminin kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak suçunu oluşturduğu kabul edilerek 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince cezalandırılmasına, anılan Kanun'un 191/8 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, bu kararın ise itiraz üzerine yapılan inceleme neticesinde mercii İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/10/2019 tarihli ve 2019/1080 değişik iş sayılı kararı ile kesinleştiğinin anlaşılması karşısında, Sanığın 09/10/2018 tarihli ilk eylemi sebebiyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 08/01/2019 tarihli ve 2019/2422 soruşturma, 2019/56 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, inceleme konusu dosyadaki suç tarihi olan 26/12/2018 tarihinin ise sanık hakkında verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı öncesi bir tarih olduğu, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı öncesi döneme ait bir eylem olması sebebiyle her iki dosyanın birleştirilerek değerlendirilmesi gerektiği,

Ancak, sanığın kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesini müteakip, denetim süresi içerisinde aynı neviden tekrar suç işlemesi nedeniyle hakkında kamu davası açılması üzerine İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2020 tarihli ve 2020/167 esas, 2020/619 sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkumiyetine hükmedilmesi sebebiyle gelinen aşamada her iki dosyanın birleştirme imkanının bulunmadığı cihetle, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına dahil edilmeyen ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı öncesi dönemde gerçekleştirildiği kabul edilen 26/12/2018 tarihli eylemin müstakil bir suç oluşturmayacağından bahisle düşme kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden, itirazın bu yönden kabulü yerine yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/10/2019 tarihli ve 2019/1080 değişik iş sayılı kararının 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.

C-) Konunun Değerlendirilmesi:

Değişen suç vasfı itibariyle uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan sanık ... hakkında açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/09/2019 tarihli ve 2019/138 esas, 2019/349 sayılı kararı ile, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu gerekçesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, sanık müdafiinin karara itiraz etmesi üzerine İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/10/2019 tarihli ve 2019/1080 değişik iş sayılı kararı ile, “itirazın reddine” karar verildiği, anlaşılmıştır.

Dosya arasında bulunan İstanbul 18.Asliye Ceza Mahkemesinin 2020/167 esas ve 2020/619 karar sayılı dosyasının incelenmesinde;

Sanığın inceleme konusu dosyadaki suç tarihinden önce işlediği 09/10/2018 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 08/01/2019 tarihli ve 2019/2422 soruşturma, 2019/56 sayılı kamu davasının açılmasının 5 yıl süreyle ertelenmesine ve erteleme süresi içinde 1 yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına dair karar verildiği, kararın 22/01/2019 tarihinde sanığa bizzat tebliğ edilerek kesinleşmesinden sonra, sanığın bu kez 29/11/2019 tarihinde tekrar uyuşturucu madde ile yakalanması üzerine, denetim süresi içerisinde aynı neviden suçu tekrar işlemesi nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 16/03/2020 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, yapılan yargılama sonucunda İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2020 tarihli ve 2020/167 esas, 2020/619 sayılı kararı ile sanığın kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkumiyetine ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, karara itiraz edilmesi üzerine, mercii İstanbul 4. Ağır Ceza Mahkemesinin 30/11/2020 tarihli ve 2020/1041 değişik iş sayılı kararı ile itirazın reddine karar verilerek kesinleştiği,

Sanığın inceleme konusu dosyadaki 26/12/2018 tarihli eylemi nedeniyle hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının 06/03/2019 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonucunda, İstanbul 18. Ağır Ceza Mahkemesinin 03/09/2019 tarihli ve 2019/138 esas, 2019/349 sayılı kararı ile, eylemin kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçunu oluşturduğu kabul edilerek sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, aynı Kanun'un 191/8 ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231/5. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın, mercii İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/10/2019 tarihli ve 2019/1080 değişik iş sayılı kararı ile itirazı reddine karar verilerek kesinleştiğinin anlaşılması karşısında,

Sanığın 09/10/2018 tarihli ilk eylemi nedeniyle İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığınca 08/01/2019 tarihli ve 2019/2422 soruşturma, 2019/56 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği, inceleme konusu dosyadaki suç tarihi olan 26/12/2018 tarihinin ise sanık hakkında verilmiş olan kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından önceki bir tarih olduğu, erteleme kararından önce işlenmesi nedeniyle her iki dosyanın birleştirilerek değerlendirilmesi gerektiği,

Ancak, sanığın kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesini takiben, denetim süresi içerisinde 29/11/2019 tarihinde aynı neviden suçu tekrar işlemesi nedeniyle hakkında kamu davası açılması üzerine İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesinin 21/10/2020 tarihli ve 2020/167 esas, 2020/619 sayılı kararı ile kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan mahkumiyetine hükmedilmesi nedeniyle gelinen aşamada her iki dosyanın birleştirme imkanının bulunmadığı anlaşıldığından; kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararına konu edilmeyen ancak kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden önce işlenen 26/12/2018 tarihli eylemin müstakil bir suç oluşturmayacağı, mahkemece “düşme” kararı verilerek gereği için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ve İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmediğinden, itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi yerinde görülmüştür.

D-)Karar:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkemece “düşme” kararı verilerek gereği için İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığına ve İstanbul 18. Asliye Ceza Mahkemesine ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmediğinden, itirazın bu yönden kabulü yerine reddine karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan İstanbul 19. Ağır Ceza Mahkemesinin 02/10/2019 tarihli ve 2019/1080 değişik iş sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince kanun yararına BOZULMASINA, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığı'na iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na gönderilmesine,

17/03/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.