Yargıtay - 12. Ceza Dairesi

2020/10711 Esas 2022/3727 Karar
Karar Tarihi: 17.05.2022
Yargıtay görevi kötüye kullanma

12. Ceza Dairesi         2020/10711 E.  ,  2022/3727 K.

'İçtihat Metni'Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi

Suç : Görevi kötüye kullanma

Hüküm : Sanıklar hakkında görevi kötüye kullanma suçundan ayrı ayrı; 765 sayılı TCK'nın 228/1, 102/4, 104/2. maddeleri ve CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşürülmesine dair

Görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında verilen düşme hükümleri, sanıklar ..., ..., ... ve ... müdafileri ve mahalli Cumhuriyet savcısı tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

23.10.2011 tarihinde yerel saatle 13:41 sıralarında, merkez üssü Kasımoğlu Köyü civarı olan değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine Erciş İlçesi Van Yolu Mahallesi 81 ada ve 30 parselde bulunan ... Apartmanının yıkılması ve çökmesi sonucu iki kişinin göçüğe (depreme) bağlı olarak öldüğü olayda; bina sahibinin sanık ..., inşaatın teknik uygulama sorumluluğunu üstlenen inşaat mühendisinin (fenni mesul) sanık ... olduğu ve bu sanıklar hakkında ayrı ayrı hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararlarının verildiği olayda;

Dosya kapsamından, binanın yapım yılı tam olarak bilinmemekte olup, 09.10.1996 tarih ve 96/14 numaralı yapı ruhsatının verildiği, yapım yılına göre, 1997 yılından önce inşa edildiğinden 1975-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik kapsamına girdiği, apartmana ait mimari, statik ve elektrik tesisat projelerinin bulunduğu ancak zemin etüt raporu ile statik hesap raporlarının bulunmadığı, birinci yapı kullanma izin belgesinin 03.02.2003, ikinci yapı kullanma izin belgesinin ise 22.03.2004 tarihinde verildiği,

23.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre, bina zemin ve 4 normal olmak üzere toplam 5 kattan oluşmakladır. 09.10.1996 tarihli yapı ruhsatına göre bina dükkan olarak kullanılan zemin ve konut olarak kullanılan 4 normal olmak üzere toplam 5 kattan oluşmakta olup, mimari projeden de binanın, zemin ve 4 normal kat olmak üzere toplam 5 kattan oluştuğu ancak, yapı ruhsatında belirtilen zemin kat yüksekliği mimari ve statik projeler ile uyumlu olmayıp, normal kat yüksekliklerinin ise birbirleriyle uyumlu olduğu,

Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği Bölümü tarafından Ağustos 2012 tarihinde hazırlanan 10/08/2012 tarihli bilirkişi raporunda; Bayramoğlu Apartmanına ait karot numuneler üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyi sonucunda, numunelerin ortalama basınç dayanımı 6.07N/mm2 olarak elde edildiği, elde edilen bu basınç dayanımı, 1975 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan Bl60'dan daha düşük olduğu, 1975-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğe göre bina önem katsayısı 1 olduğu, yıkılan binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu, ön inceleme ve bilirkişi raporları ile proje verilerine göre zemin kat kolon sayıları, boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar göründüğü, yerel zemin sınıfının Z3 deprem bölgesinin 2. derece olarak belirlendiği, dosya kapsamında gönderilen beton numuneleri içerisinde standart dışı büyüklükte agregalar tespit edildiği, proje verilerine göre yapılan analizler sonucunda sürekli temel kirişlerinin, zemin emniyet gerilmesi ve kesit alanı açısından %48'inin yetersiz olduğu, sonuç olarak yapılan inceleme, değerlendirme ve elde edilen bulgular neticesinde söz konusu binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığına ilişkin tespitlere yer verildiği,

10.09.2012 tarihli bilirkişi raporunda, yapı ruhsatını düzenleyen, kontrol eden,onaylayan belediye görevlilerinin ..., ... ve ... olduğunun, bina mahallini tetkik eden teknik görevlilerin ..., Mehmet İş (Marufoğlu), ... olduğunun, 1. ve 2. yapı kullanma izin belgesini tetkik eden, onaylayanın ise ... ve ... olduğunun tespit edildiği,

Mahkemece hükme esas alınan 27/08/2015 tarihli bilirkişi heyet raporunda; imar ve belediye mevzuatına göre belediyelerin ruhsat verdikleri inşaatların yapımıyla ilgili denetleme görevlerinin, binanın inşaat tekniğine göre inşa edilip edilmediğini kapsamadığı, bu nedenle belediye görevlileri sanıklar ..., ..., Burhan Aldeşer, ..., ... ve ... hakkında yapılacak değerlendirmede bu hususun dikkate alınması gerektiği ancak Bayramoğlu apartmanı için statik hesap ve raporu olmadığı halde yapı ruhsatı verildiği, statik hesap ve raporu olmayan bir bina ile ilgili ruhsat veren ruhsat süresi dolduğu halde ruhsatı yenilemeden yapı kullanma izin belgesi düzenleyen bu hususta üzerlerine düşen dikkat ve özeni göstermeyen belediye görevlilerinin meydana gelen ölüm ve yaralanmalar bakımından cezai sorumlulukları yoluna gidilmesi gerektiği şeklinde rapor tanzim edildiği,

İçişleri Bakanlığı Mahalli İdareler Genel Müdürlüğü soruşturma aşamasında belediye başkanı ve görevlileri olan sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında yaptığı ön inceleme sonucunda aldığı 28.01.2013 tarihli kararında, '...09/10/1996 tarihli yapı ruhsatının verildiği ancak beş yıllık süre içerisinde tamamlanamaması nedeniyle ruhsat yenilemesi yapılmadığı gibi, yeniden ruhsat da alınmadan belediye teknik elemanlarınca yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından bir mahzur görülmediğinin tespitinin yapılarak 03/02/2003 ve 22/03/2004 tarihli yapı kullanma izin belgelerinin verilmesi nedeniyle 3194 sayılı İmar Kanununun 29 ve 30. maddelerine aykırı hareket edildiği anlaşıldığından...' gerekçeleri ile soruşturma izni verildiği anlaşılmakla yapılan incelemede;

I-Sanık ... hakkındaki düşme hükmüne yönelik sanık müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesinde;

Bayramoğlu Apartmanına verilen yapı kullanma izin belgelerini onaylayan Belediye Başkanı olduğu; yapı kullanma izninin verildiği 2003 ve 2004 tarihlerinde yürürlükte bulunan 1580 sayılı Belediye Kanununa göre; Belediye Başkanının belediye teşkilatının en üst amiri olduğu, görevleri arasında belediye teşkilatını sevk ve idare etmek ve kanunda yazılı diğer görevlerinin bulunduğu anlaşılmakla; 09.10.1996 tarih ve 96/14 numaralı yapı ruhsatını düzenleyen, kontrol eden, onaylayan belediye görevlilerinin ..., ... ve Ebubekir Çiftçi olduğu, bina mahallini tetkik eden teknik görevlilerin ..., ... ve ... olduğunun, 1. ve 2. Yapı kullanma izin belgesini tetkik eden, onaylayanın ise Belediye Fen işleri müdür vekili ..., en son yapı kullanma izin belgesini onaylayan ve mühürleyen kişinin ise Belediye Başkanı sanık ... olduğunun anlaşıldığı, ilgili imar mevzuatı gereği yapı kullanma ruhsatı ekinde bulunması gereken belgelerin olup olmadığını kontrol etmeden önüne gelen evrakı imzalayarak onaylayan, sanığın görevinin gereklerini yapmakta ihmal göstermesi nedeni ile bu sanığın eyleminden dolayı, görevi kötüye kullanma suçunu oluşturduğu ve anılan suçun zamanaşımına uğradığı görülmekle, hakkında düşme kararı verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.

Yapılan yargılama sonunda, sanık ... hakkında açılan davanın, suç tarihinden karar tarihine kadar süre içinde zamanaşımının dolduğu gerekçeleri gösterilerek mahkemece düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, sanık müdafinin sanığın beraatine karar verilmesi gerektiğine, mahalli Cumhuriyet savcısının ise sanık hakkında taksirle öldürme suçundan mahkumiyet kararı verilmesi gerektiğine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün isteme aykırı olarak ONANMASINA;

II-Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki düşme hükümlerine yönelik sanıklar müdafinin ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazlarının incelenmesine gelince;

Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, incelenen dosya kapsamına göre; sanıklar ..., ... ve ... müdafiinin sanıklar hakkında düşme kararı değil, beraat kararı verilmesi gerektiğine; mahalli Cumhuriyet savcısının ise sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Karadeniz Teknik Üniversitesi Mühendislik Fakültesi Dekanlığına bağlı İnşaat Mühendisliği tarafından düzenlenen Ağustos 2012 tarihli raporda; “deprem nedeni ile yıkılan binada iş aşaması ve sorumluluk ilişkilendirilmesi” adı altında tablo hazırlandığı, söz konusu binanın yapılış tarihi itibariyle, 1975 Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğe tabi olduğunun, binada kullanılan betonun yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan Bl60'tan daha düşük olduğu, beton içerisinde standart dışı agregaların mevcut olduğu, kolon sayıları, boyutları, donatı çap ve adetlerinde farklılıklar göründüğü, binanın mevcut taşıyıcı elemanlarının donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğunun ve bu yetersizlikler dolayısıyla proje müellifleri, yapı sahibi ve müteahhidinin, teknik uygulama sorumlusunun ve belediyenin ilgili birimlerinin sorumlu olduğunun belirtildiği, ayrıca binanın iş bitimi aşamasında biten bina inşaatının projeye uygunluğunun denetlenmediği, bu nedenle belediyenin teknik uygulama yetkililerinin sorumlu olduğu sonucuna varıldığı,

İnşaatın yapıldığı tarihte yürürlükte bulunan 1580 sayılı Belediyeler Kanunun “Belediyenin Vazifeleri” başlıklı 15.maddesinin 79.bendinde “ İmar planlarının yapımı ve uygulanması ile yapıların inşaat ve iskan ruhsatı aşamasında, Türk Standartları Enstitüsünün ilgili standardına uygunluk sağlamak, uygulamaları denetlemek ve bütünlüğü sağlayıcı tedbirler alma” hükmünün yer aldığı;

Yapı ruhsatını ve yapı kullanma izin belgelerini düzenleyen ve kontrol eden sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... tarafından inşaatına başlanılacak yapının statik hesap raporu olmadan yapı ruhsatı verilmesi, yapı ruhsatının verildiği ancak beş yıllık süre içerisinde tamamlanamaması nedeniyle ruhsat yenilemesi yapılmadığı gibi, yeniden ruhsat da alınmadan belediye teknik elemanlarınca yapını ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından bir mahzur görülmediğinin tespitinin yapılarak, 03/02/2003 ve 22/03/2004 tarihli yapı kullanma izin belgelerinin verilmesi nedeniyle; 3194 sayılı İmar Kanunun “Ruhsat alma şartları” başlıklı 22. maddesindeki, “ Yapı ruhsatiyesi almak için belediye, valilik bürolarına yapı sahipleri veya kanuni vekillerince dilekçe ile müracaat edilir. Dilekçeye sadece tapu (istisnai hallerde tapu senedi yerine geçecek belge), mimari proje, statik proje, elektrik ve tesisat projeleri, resim ve hesapları, röperli veya yoksa, ebatlı kroki eklenmesi gereklidir. Belediyeler veya valiliklerce ruhsat ve ekleri incelenerek eksik ve yanlış bulunmuyorsa müracaat tarihinden itibaren en geç otuz gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir. Eksik veya yanlış olduğu takdirde; müracaat tarihinden itibaren onbeş gün içinde müracaatçıya ilgili bütün eksik ve yanlışları yazı ile bildirilir. Eksik ve yanlışlar giderildikten sonra yapılacak müracaattan itibaren en geç onbeş gün içinde yapı ruhsatiyesi verilir.” hükmü ile aynı Kanunun 29. ve 30. maddelerindeki; 'Yapıya başlama müddeti ruhsat tarihinden itibaren iki yıldır. Bu müddet zarfında yapıya başlanmadığı veya yapıya başlanıp da her ne sebeple olursa olsun, başlama müddetiyle birlikte beş yıl içinde bitirilmediği takdirde verilen ruhsat hükümsüz sayılır. Bu durumda yeniden ruhsat alınması mecburidir. Başlanmış inşaatlarda müktesep haklar saklıdır...', 'Yapı tamamen bittiği takdirde tamamının, kısmen kullanılması mümkün kısımları tamamlandığı takdirde bu kısımlarının kullanılabilmesi için, inşaat ruhsatını veren belediye, valilik veya yeminli serbest mimarlık veya mühendislik bürolarından; 27'nci maddeye göre ruhsata tabi olmayan yapıların tamamen veya kısmen kullanılabilmesi için ise, ilgili belediye ve valilikten izin alınması mecburidir. Mal sahibinin müracaatı üzerine, yapının ruhsat ve eklerine uygun olduğu ve kullanılmasında fen bakımından mahzur görülmediğinin tespiti gerekir. Belediyeler, valilikler veya yeminli serbest mimarlık veya mühendislik büroları, mal sahiplerinin müracaatlarını en geç otuz gün içinde neticelendirmek mecburiyetindedir. Aksi halde bu müddetin sonunda yapının tamamının veya biten kısmının kullanılmasına izin verilmiş sayılır...' hükümlerine aykırı davrandıkları, binanın meydana gelen deprem nedeni ile yıkılmasında, sanıklar ..., ..., ..., ... ve ...'ın, objektif olarak var olan dikkat ve özen yükümlülüğünü öngörebilecek ve yerine getirebilecek durumda olmalarına rağmen, İmar Kanununa, 1975-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik hükümlerine ve dönem itibariyle bilim ve fennin gerektirdiği teknik şartlara aykırı davrandıkları, yapı ruhsatı, yapı kullanma izin belgesi ve bina mahallini tetkik etmek ve onaylamada üzerlerine düşen dikkat ve özen yükümlülüğüne aykırı davranarak, mevcut sonucun gerçekleşmesinde etkili oldukları, bu nedenle meydana gelen ölümler bakımından sanıkların eyleminin bilinçli taksirle öldürme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin, görevi kötüye kullanma suçu bakımından değerlendirme yapılarak, suçun zamanaşımına uğradığı gerekçesi ile sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında düşme kararları verilmesi,

Kanuna aykırı olup, mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükümlerin 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca isteme uygun olarak BOZULMASINA; 17.05.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.