Yargıtay - 3. Ceza Dairesi

2020/2608 Esas 2020/19439 Karar
Karar Tarihi: 17.12.2020
Yargıtay

(Kapatılan)3. Ceza Dairesi         2020/2608 E.  ,  2020/19439 K.

'İçtihat Metni'MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;

Gereği görüşülüp düşünüldü:

1) Sanık ... hakkında, mağdur ...’a karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;

Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

a) Mağdurun, soruşturma aşamasında kolluk tarafından tespit olunan 05/04/2015 tarihli beyanında, “..., 1 sene önce uyuşturucu kullanırken polislere yakalanmıştı, kendisini benim ihbar ettiğimi düşünüyordu.” şeklindeki anlatımı ile taraflar arasında husumet bulunduğu, olay günü sanığın, diğer sanık ... ve temyiz dışı sanık ... ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde iştirak halinde hareketle sopa ve yumruklarla darp ettikleri mağduru, Adli Tıp Kurumu ... Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 06/01/2016 tarihli rapora göre, “Sağ temporal kemik hafif deplase kırık ve fraktür hattı komşuluğunda temporal bölgede 5 mm. kalınlığa ulaşan epidural hematom, sağ frontal mm parankimal kontüzyon, sol temporal subdral 6 mm. kalınlıkta hematom, sol parietal verteks düzleminde sak, sağ maksiller sinüs anterior medial ve lateral duvarında, frontal kemikte sağ orbita tabanında komplet parçalı kırık hatları izlendiği sağ zigomatik arkta mondeplase kırık izlendiği, sağ maksiller sinüs üzerinde kemik fragmanları izlendiği, sağ preseptal alanda cilt altı dokuda ödem izlendiği, toraks BT, servikal BT normal izlendiği, maksillo fasial BT'de sağ maksiller kemik anteriorda zigomatik ark, frontal lob ve nazal kemikte yer yer parçalı kırık hatları izlendiği, yumuşak dokularda hematoma sekonder yumuşak doku lansiteleri görülmekle, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, hayati tehlikeye neden olur, kemik kırıklarının fonksiyorlarına etkisi ağır (5) derecedir.” şeklinde yaraladıkları anlaşılmakla, kullanılan aracın elverişliliği, darbe sayısı, şiddeti ve hedef alınan bölgeler, meydana gelen zararın ağırlığı gibi kriterler dikkate alındığında; sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olup olmadığı hususunda delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,

b) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.11.2018 tarihli, 2018/17-339 Esas ve 2018/536 Karar sayılı kararında da belirtildiği üzere, hüküm tarihinde ... Açık Ceza İnfaz Kurumunda başka suçtan hükümlü olarak bulunan ve özel izinli olması nedeniyle duruşmada hazır edilemediğine ilişkin cevabi yazı gönderilen, duruşmalardan bağışık tutulma talebi de bulunmayan sanık, hüküm duruşmasına getirtilmeden ya da SEGBİS sistemi aracılığıyla duruşmada hazır edilmeksizin hakkında mahkumiyet hükmü kurulması suretiyle, Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Ludi/İsviçre, B. No: 12433/86, 15/06/1992 P. 49/50; Artico/İtalya, B. No: 6694/74, 13/5/1980 P. 33; Sejdovic/İtalya, B. No: 56581/00, 1/3/2006 P. 81) kararlarında belirtildiği üzere savunma hakkı kısıtlanarak Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesi ile 5271 sayılı CMK'nin 196. maddesine muhalefet edilmesi,

Kabule ve uygulamaya göre de;

c) Sanık hakkında tekerrür hükümleri uygulanırken 5275 sayılı Kanun'un 108/2. maddesi dikkate alınarak, en ağır cezayı içeren Zonguldak 1. Ağır Ceza Mahkemesine ait 2009/36 Esas ve 2009/69 Karar sayılı ilamı ile 5237 sayılı TCK'nin 197/1. maddesi gereğince hükmolunan “2 yıl 1 ay” hapis cezasına ilişkin mahkûmiyet hükmünün tekerrüre esas alınması gerektiği gözetilmeden, Körfez 1. Asliye Ceza Mahkemesine ait, 2013/114 Esas ve 2013/375 Karar sayılı ilamın tekerrüre esas alınması,

d) Sanığın, 5237 sayılı TCK’nin 6/1-f maddesi uyarınca silah sayılan sopa ile hayati tehlike geçirecek ve ağır (5) derecede kemik kırığına neden olacak şekilde birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olacak şekilde mağduru yaraladığı olayda, TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel cezası belirlenirken, TCK’nin 3. maddesine belirtilen “cezada orantılılık ilkesi” ve TCK’nin 61. maddesinde yer verilen ölçütler nazara alınarak, hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanığa eksik ceza tayini,

e) Sanık hakkında hüküm kurulurken, TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddelerine göre belirlenen ceza miktarı üzerinden, mağdurun hayati tehlike geçirmesi nedeniyle TCK'nin 87/1-d maddesi gereğince (1) kat artırım yapılması ve bu şekilde belirlenen ceza miktarının “5 yıl” hapis cezasının altında kalması halinde sanığa, iddianamede belirtilmeyen TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanma ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınarak, mezkur madde hükmü uyarınca ceza miktarının “5 yıl” hapis cezasına çıkarılması gerekirken, doğrudan TCK’nin 87/1-d maddesi gereği “5 yıl” hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle TCK'nin 61. maddesine aykırı uygulama yapılması,

f) Olayın meydana geliş şekline ilişkin olarak tarafların farklı anlatımlarda bulundukları, mahkemece hangi delile ne gerekçe ile üstünlük tanınarak, mağdurun hangi eyleminin ne şekilde haksız tahrik teşkil ettiği, denetime imkan verecek şekilde tartışılıp ulaşılan vicdani kanaat tutanaklara yansıtılmadan, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi gereği (½) oranında indirim uygulamak suretiyle eksik ceza tayini,

g) Sanık hakkında TCK'nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d ve 29. maddeleri gereği hükmolunan “2 yıl 6 ay” hapis cezası üzerinden, aynı Kanun’un 62. maddesi gereği (1/6) oranında takdiri indirim sebebi uygulandığında belirlenmesi gereken ceza miktarı “2 yıl 1 ay” hapis cezası iken, hesap hatası neticesinde “1 yıl 13 ay” hapis cezası olarak tespiti suretiyle eksik ceza tayini,

h) Mükerrirlere özgü infaz rejimi ve denetimli serbestlik tedbirinin ne şekilde uygulanacağı, süresi ve bu konuda karar verecek merci 5275 sayılı Kanun’un 108. maddesinde düzenlenmiş olup, aynı maddenin 5. fıkrası ile de tekerrür dolayısıyla belirlenen denetim süresinde şartla salıverilmeye ilişkin hükümlerin uygulanacağının hükme bağlandığı, bu sebeplerle denetimli serbestlik tedbirine ilişkin sürenin infaz aşamasında 5275 sayılı Kanun hükümleri uyarınca tayin ve tespiti gerektiği gözetilmeksizin, infazı kısıtlar biçimde sanığın “1 yıl” süre ile denetimli serbestlik tedbirine tabi tutulmasına karar verilmesi,

ı) Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı ile 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle, hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına,

2) Sanık ... hakkında, mağdur ...’a karşı “Kasten Yaralama” suçundan kurulan hükme yönelik temyiz sebeplerinin incelenmesinde;

Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;

a) Mağdurun, soruşturma aşamasında kolluk tarafından tespit olunan 05/04/2015 tarihli beyanında, sanık ...’nın iştirak halinde atılı suçu işlediği diğer sanık ... hakkında “..., 1 sene önce uyuşturucu kullanırken polislere yakalanmıştı, kendisini benim ihbar ettiğimi düşünüyordu.” şeklindeki anlatımı ile taraflar arasında husumet bulunduğu, olay günü sanığın, diğer sanık ... ve temyiz dışı sanık ... ile birlikte fikir ve eylem birliği içerisinde iştirak halinde hareketle sopa ve yumruklarla darp ettikleri mağduru, Adli Tıp Kurumu ... Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 06/01/2016 tarihli rapora göre, “Sağ temporal kemik hafif deplase kırık ve fraktür hattı komşuluğunda temporal bölgede 5 mm. kalınlığa ulaşan epidural hematom, sağ frontal mm parankimal kontüzyon, sol temporal subdral 6 mm. kalınlıkta hematom, sol parietal verteks düzleminde sak, sağ maksiller sinüs anterior medial ve lateral duvarında, frontal kemikte sağ orbita tabanında komplet parçalı kırık hatları izlendiği sağ zigomatik arkta mondeplase kırık izlendiği, sağ maksiller sinüs üzerinde kemik fragmanları izlendiği, sağ preseptal alanda cilt altı dokuda ödem izlendiği, toraks BT, servikal BT normal izlendiği, maksillo fasial BT'de sağ maksiller kemik anteriorda zigomatik ark, frontal lob ve nazal kemikte yer yer parçalı kırık hatları izlendiği, yumuşak dokularda hematoma sekonder yumuşak doku lansiteleri görülmekle, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, hayati tehlikeye neden olur, kemik kırıklarının fonksiyorlarına etkisi ağır (5) derecedir.” şeklinde yaraladıkları anlaşılmakla, kullanılan aracın elverişliliği, darbe sayısı, şiddeti ve hedef alınan bölgeler, meydana gelen zararın ağırlığı gibi kriterler dikkate alındığında; sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye yönelik olup olmadığı hususunda delillerin takdir ve değerlendirmesinin üst dereceli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu gözetilerek görevsizlik kararı verilmesi gerekirken yargılamaya devamla yazılı şekilde hüküm kurulması,

Kabule ve uygulamaya göre de;

b) Sanığın, diğer sanık ... ve temyiz dışı sanık ... ile birlikte, fikir ve eylem birliği içerisinde iştirak halinde hareketle mağduru yaraladıkarı olayda sanığın, meydana gelen en ağır neticeden sorumlu tutulmasıyla, 5237 sayılı TCK’nin 86/1, 86/3-e, 87/1-d maddeleri gereği hüküm kurularak, eylemin 86/3. fıkra kapsamında kalması nedeniyle TCK’nin 87/1-son maddesi gereği ceza miktarının “5 yıl” hapis cezasına yükseltilmesi gerekirken, sanığın olayda sopa kullanmadığından bahisle, TCK’nin 86/1, 87/1-d maddeleri uyarınca cezalandırılması suretiyle sanık hakkında eksik ceza tayini,

c) Sanığın, yargılama konusu eylemi neticesinde mağdurun, hayati tehlike geçirecek ve ağır (5) derecede kemik kırığı meydana gelecek şekilde yaralanması karşısında, birden fazla nitelikli hal ihlaline neden olacak şekilde atılı suçu işleyen sanık hakkında, TCK’nin 86/1. maddesi uyarınca temel cezası belirlenirken, TCK’nin 3. maddesine belirtilen “cezada orantılılık ilkesi” ve TCK’nin 61. maddesinde yer verilen ölçütler nazara alınarak, hakkaniyete uygun ve sonuca etkili olacak şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanığa eksik ceza tayini,

d) Sanık hakkında hüküm kurulurken, TCK’nin 86/1 ve 86/3-e maddelerine göre belirlenen ceza miktarı üzerinden, mağdurun hayati tehlike geçirmesi nedeniyle TCK'nin 87/1-d maddesi gereğince (1) kat artırım yapılması ve bu şekilde belirlenen ceza miktarının “3 yıl” hapis cezasının altında kalması halinde sanığa, iddianamede belirtilmeyen TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanma ihtimaline binaen ek savunma hakkı tanınarak, mezkur madde hükmü uyarınca ceza miktarının “3 yıl” hapis cezasına çıkarılması gerekirken, doğrudan TCK’nin 87/1-d maddesi gereği “3 yıl” hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle TCK'nin 61. maddesine aykırı uygulama yapılması,

e) Olayın meydana geliş şekline ilişkin olarak tarafların farklı anlatımlarda bulundukları, mahkemece hangi delile ne gerekçe ile üstünlük tanınarak, mağdurun hangi eyleminin ne şekilde haksız tahrik teşkil ettiği, denetime imkan verecek şekilde tartışılıp ulaşılan vicdani kanaat tutanaklara yansıtılmadan, sanık hakkında 5237 sayılı TCK’nin 29. maddesi gereği (½) oranında indirim uygulamak suretiyle eksik ceza tayini,

f) Hükmolunan hapis cezası, 5237 sayılı TCK'nin 51. maddesi uyarınca ertelenen sanık hakkında, TCK'nin 51/7. maddesi gereği, “denetim süresi içerisinde kasıtlı bir suç işlemesi halinde ertelenen cezanın kısmen veya tamamen infaz kurumunda çektirilmesine” ve TCK'nin 51/8. maddesi uyarınca, “denetim süresini iyi halli olarak geçirdiği takdirde cezanın infaz edilmiş sayılacağına” karar verilirken, mahkeme kararlarının açık ve herkes tarafından anlaşılır olması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sadece uygulama maddelerine değinilmesi suretiyle hüküm tesisi,

g) Uzun süreli hapis cezası ertelenen sanık hakkında kasıtlı suçtan verilen hapis cezasına mahkumiyetin kanuni sonucu olarak 5237 sayılı TCK'nin 53. maddesinde yer alan hak yoksunluklarının, Anayasa Mahkemesinin, 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren, 08.10.2015 tarihli, 2014/140 Esas ve 2015/85 Karar sayılı iptal kararı da gözetilerek, uygulanmasına karar verilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Bozmayı gerektirmiş, sanığın temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu nedenlerle, 6723 sayılı Kanun’un 33. maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca istem gibi BOZULMASINA, CMUK’un 326/son maddesi uyarınca sanığın kazanılmış hakkının saklı tutulmasına, 17/12/2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.