Yargıtay - İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesi

2018/270 Esas 2020/100 Karar
Karar Tarihi: 18.02.2020
Yargıtay

T.C.

İSTANBUL

1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2018/270

KARAR NO : 2020/100

DAVA : TAZMİNAT (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 23/03/2018

KARAR TARİHİ : 18/02/2020

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

DAVA/ Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; ...’ün malik ve sürücüsü bulunduğu ... plakalı motosiklet, 22.07.2008 tarihinde, ... sahil yolunu takiben ... meydanı yönünde seyri sırasında eski ... oteli önüne geldiğinde virajı alamayıp sol şeride geçerek karşı yönden gelen ... plakalı motosikleti kullanan müvekkili ...’e çarpması ile meydana gelen kaza sonucunda müvekkili ...'in ağır yaralandığını ve sakat kaldığını, kazada ... plakalı motosiklet maliki ve sürücüsü ...'ün alkollü ve ehliyetsiz araç kullandığını, ... 1. Sulh Ceza Mahkemesinin ... Esas ... Karar sayılı 10.03.2011 tarihli kararı ile taksirle yaralamaya sebep olmak suçundan ceza verildiğini, 2007-2008 yılına ilişkin ... plakalı motosiklet sigortacısı olan ... sigorta şirketine müracaat edildiğini, fakat kaza tarihi olan “22.07.2008 tarihini kapsayan trafik poliçesi şirketimiz nezdinde bulunmamaktadır” cevabıyla taleplerinin reddedildiğini ve kaza tarihi itibariyle aracın ZMM poliçesi olmaması dolayısıyla ... Hesabına başvurma zarureti hasıl olduğunu, bu sebeple davalı ... Hesabına 19.02.2018 tarihli dilekçe ile başvuruları neticesinde zamanaşımına uğrayan taleplerinin karşılanmasının mevzuat gereği mümkün olmadığı şeklinde cevapla reddedildiğini, ... hesabının zamanaşımı iddiası ile taleplerini reddetmesinin hukuka aykırı olduğunu, müvekkilinin iki yıllık zamanaşımı süresi henüz dolmadığı gibi 10 yıllık zamanaşımı üst süresinin de dolmadığını, davalı ... Hesabının ceza zamanaşımını uygulamasının hatalı olduğunu, müvekkilinin 01.03.1985 doğumlu olduğunu ve kaza tarihinde motokuryelik yapmakta olduğunu ve kazancının aylık 2.500 – 3.000 TL arasında olduğunu, tüm bu nedenlerden dolayı işbu belirsiz alacak davası ile dava içerisinde talep miktarını arttırma ve fazlaya ilişkin haklarının saklı kalması kaydıyla müvekkil ... için 5.000,00-TL maddi tazminatın davalı ... Hesabından temerrüt tarihinden itibaren işleyecek avans faizi, masraf ve ücreti vekalet ile birlikte tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.

SAVUNMA/ Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; zamanaşımı def'i olay tarihinin 22.07.2008 olduğunu ve 5237 sayılı tck 89. maddesi düzenlemesi gereği dahi zamanaşımı süresi dolduğunu, davanın esasına girilmeksizin zamanaşımı sebebiyle reddinin gerektiğini, vekili olduğu kurumun haksız fiilin faili olmadığından huzurda açılmış bulunan davada uzamış ceza zamanaşımı süresinin dahi uygulanamayacağını, müvekkili kuruma davacı vekili tarafından yapılan başvuru sonucu kurum nezdinde açılan ... sayılı işlem dosyasında yapılan inceleme sonucu, 23.02.2018 tarihli verilen cevap yazısında da belirtildiği üzere, kaza tarihi itibariyle 5237 sayılı TCK 1 maddesi düzenlemesi cari olduğu, ilgili maddede düzenlenen 8 yıllık ceza zamanaşımı süresinin 22.07.2016 tarihinde sona erdiğini, davanın süresinde açılmadığını ve reddi gerektiğini, öncelikle ... plaka sayılı aracın kaza tarihinde geçerli zorunlu trafik sigorta poliçesi olup olmadığının araştırılması gerektiğini, dava konusu olay ile ilgili olarak 27/11/2017 tarihinde alındığı belirtilen sağlk kurulu raporu mahkemece de kabul edilemeyeceğini, müvekkili kurumun sorumluluğunun ... plaka sayılı aracın zorunlu trafik sigorta poliçesi olmaması halinde o araca atfedilen kusur oranı ve kaza tarihindeki teminat limiti ile sınırlı olduğunu, kaza sebebiyle ödenmesi gereken miktar varsa kusur ve sürekli maluliyet oranı gözetilerek aktüerya uzmanı bilirkişi tarafından hesaplanma gerektiğini, davacının kazaya karışan diğer motosikletin sürücüsü olduğundan, kusura katılımının tespit edilmesi gerektiğini, tüm bu nedenlerden dolayı öncelikle 2008 yılında meydana gelen olay sebebiyle vekil eden kurum aleyhine açılan davanın zamanaşımı sebebiyle esasına girilmeksizin reddini, esas bakımından dahi haksız ve mesnetsiz açılmış bulunan davanın reddi ile avukatlık ücreti dahil her türlü yargılama giderinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLER VE GEREKÇE/

Dava, 22.07.2008 tarihinde meydana gelen trafik kazası sonucu yaralanan davacı ...' in sevk ve idaresinde bulunan ... plakalı motosiklet ve dava dışı ... sevk ve idaresinde bulunan ve de kaza tarihinde Zorunlu Trafik Mali Mesuliyet Sigortası bulunmayan motosikletlerin karıştığı tarafik kazası nedeniyle davacı tarfından, davalıya karşı açılmış maddi zararın tazminine yönelik belirsiz alacak davasıdır.

Davalı ... Hesabına müzekkere yazılarak hasar dosyası istenilmiş, ..., ... yazı cevapları incelenmiş, davacıya ilişkin tedavi evrakları temin edilerek davacının maluliyet oranının belirlenmesine ilişkin Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulundan rapor aldırılmış, İstanbul (Kapatılan) 29.Sulh Ceza Mahkemesi (Kapatılan Sarıyer 1.Sulh Ceza Mahkemesi 2008/2043 esas, 2011/161 karar sayılı) 2008/2043 esas, 2011/161 karar sayılı dosyası Uyap sistemi üzerinden istenerek incelenmiş ve tüm deliller toplanmıştır.

Davalı süresi içerisinde zamanaşımı definde bulunmuştur.

Trafik kazası sonucunda bir kimsenin yaralanmasına veya ölümüne neden olunması, ona karşı işlenmiş bir haksız fiil niteliğindedir.

818 sayılı Borçlar Kanunu (BK)'nun 41.maddesine göre haksız fiil, gerek kasten gerek ihmal ve teseyyüp yahut tedbirsizlik ile haksız surette bir başkasına zarar verilmesi halidir. Aynı Kanunun 60. maddesi ise bu hallerde uygulanacak zamanaşımını düzenlemiştir. Buna göre, haksız fiilden zarar gören kişinin, haksız fiil nedeniyle uğradığı maddi ve manevi zararının tazmini istemiyle açacağı dava, zararı ve faili öğrendiği tarihten itibaren bir ve her halde haksız fiil tarihinden itibaren on yıllık zamanaşımı süresine tabidir.

Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise bu davanın, ceza kanunlarına göre müddeti daha uzun müruru zamana tabi cezayı müstelzim bir fiilden neşet etmiş olması halinde tazminat davasına da o müruru zamanın tatbik olunacağı belirtilerek, zamanaşımı süresinin bu gerekçeyle uzayacağı kabul edilmiştir.

Kaza tarihinde 818 sayılı Borçlar Kanunu yürürlükte olup, 6101 sayılı Türk Borçlar Kanununun Yürürlüğü Ve Uygulama Şekli Hakkında Kanun' un 'Hak düşürücü süreler ve zamanaşımı süreleri' başlıklı 5. Maddesi '(1) Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girmesinden önce işlemeye başlamış bulunan hak düşürücü süreler ile zamanaşımı süreleri, eski kanun hükümlerine tabi olmaya devam eder. Ancak, bu sürelerin henüz dolmamış kısmı, Türk Borçlar Kanununda öngörülen süreden uzun ise, yürürlüğünden başlayarak Türk Borçlar Kanununda öngörülen sürenin geçmesiyle, hak düşürücü süre veya zamanaşımı süresi dolmuş olur.

(2) Türk Borçlar Kanunu ile hak düşürücü süre veya özel bir zamanaşımı süresi ilk defa öngörülmüş olup da başlangıç tarihi itibarıyla bu süre dolmuşsa, hak sahipleri Türk Borçlar Kanununun yürürlüğe girdiği tarihten başlayarak bir yıllık ek süreden yararlanırlar. Ancak, bu ek süre, Türk Borçlar Kanununda öngörülen süreden daha uzun olamaz.' hükümlerini içermektedir.

Ayrıca, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu (KTK)'nun 109.maddesinin ilk fıkrasında, yine bir haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerinin tabi bulunacağı zamanaşımı süresi yönünden 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60. maddesindeki düzenlemeden farklı, özel bir hüküm getirilmiş; “motorlu araç kazalarından doğan maddi zararların tazminine ilişkin talepler, zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrar” şeklindeki bu hükümle, Borçlar Kanunu’nun 60. maddesindeki bir yıllık zamanaşımı süresi, bu tür tazminat davaları yönünden iki yıl olarak düzenlenmiştir. Aynı maddenin ikinci fıkrasında ise; “davanın cezayı gerektiren bir eylemden doğması ve ceza kanununun bu eylem için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmesi halinde, bu sürenin, maddi tazminat talebiyle açılacak davalar için de geçerli olacağı “ hükme bağlanmıştır.

Görülmektedir ki, 818 sayılı Borçlar Kanunu'nun 60.maddesi ile 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/II.maddesi, zamanaşımı süresinin başlangıcı yönünden birbiriyle uyumlu olmakla birlikte, zamanaşımı süresi yönünden birbirlerinden ayrılmaktadır. Trafik kazalarından doğan tazminat talepleri bakımından zamanaşımı süresi Borçlar Kanunu'nun 60.maddesine göre bir yıl; 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/II.maddesine göre ise iki yıl olarak düzenlenmiştir.

Vurgulamakta yarar vardır ki, 2918 sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 109/II.maddesine göre, ceza kanununda öngörülen daha uzun (uzamış) zamanaşımı süresinin tazminat talebiyle açılacak davalarda uygulanabilmesi için, eylemin ceza kanununa göre suç sayılması gerekli ve yeterlidir; fail hakkında mahkumiyet kararı verilmesi veya bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin o davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması şartı aranmamaktadır.

Ceza Kanunu’nda öngörülen daha uzun (uzamış) zamanaşımı süresi, olay tarihinden itibaren işlemeye başlar; sürenin işlemeye başlaması için, zarar görenin, zararı ve onun failini öğrenmesi koşulu aranmaz.Şunu da ifade etmek gerekir ki, HGK'nın 16.04.2008 gün, 2008/4-326-325 sayılı kararında da ifade edildiği üzere; aynı Kanunun (765 sy. TCK) 104. maddesinde zamanaşımının kesildiği haller için salt ceza davaları yönünden öngörülen ‘yarı oranında uzama’ kuralı, hukuk davalarında uygulanamaz.

ATK 2.İhtisas Kurulu tarafından düzenlenen 29.04.2019 karar tarihli raporunda özetle; davacının kaza sebebiyle iyileşmiş olduğu ve sürekli maluliyet tayinine mahal olmadığı, iyileşme süresinin 22.07.2008 tarihinden itibaren 9 ( dokuz ) aya kadar uzayabileceği belirtilmiştir.Yani davacının yaralanmasında gelişen bir durum olmadığı anlaşılmıştır.İki yıllık kısa süreli zamanaşımı normal şartlarda trafik kazası ile birlikte kişi bedensel zararının niteliğini ve kapsamını bilmektedir.Maluliyet raporu ile sadece bu durum tespit edilmekte ve oranı belirtilmektedir.Bu nedenle zaman içinde maluliyetin niteliği ve kapsamında bir değişiklik olmamış ise olayın olduğu tarih itibari ile zarar öğrenilmiş demektir.(Hakim Hüseyin Tuztaş Konya Barosu Yayınları sayfa 101)

Yapılan yargılama, toplanan deliller, temin edilen ceza dava dosyası ve tüm dosya kapsamında davacının maddi tazminat talepli olarak açtığı davanın 2918 sayılı KTK'nın 109/1.maddesi çerçevesinde 2 ve 10 yıllık zamanaşımı sürelerine tabi olduğu ve davaya konu trafik kazasının 22.07.2008 tarihinde gerçekleştiği anlaşılmıştır.Kazada 1 kişinin yaralandığı olayda ceza zamanaşımı süresi 5237 sayılı TCK'nın 89/1-2, 22/3 maddelerine göre 8 yıldır. Dava 23/03/2018 tarihinde açılmış olup, gelişen bir durum da olmadığının anlaşılması karşısında olay tarihi ile dava tarihi dikkate alındığında, 8 yıllık zamanaşımı süresinin dolduğu dikkate alınarak, davanın zamanaşımı nedeniyle reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir.(Benzer yönde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 9.Hukuk Dairesi 2017/2166 esas, 2019/3983 karar sayılı 12.12.2019 tarihli kararı)

HÜKÜM/ Yukarıda açıklanan gerekçeye göre;

Davacının maddi tazminat davasının (ATK tarafından düzenlenen maluliyet raporu da nazara alınarak) ZAMANAŞIMI NEDENİYLE REDDİNE,

Karar tarihinde yürürlükte bulunan Harçlar Tarifesi gereğince alınması gereken 54,40 TL maktu karar harcının peşin yatırılan 35,90 TL harçtan mahsubu ile noksan kalan 18,50 TL harcın davacıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına,

Davalı vekili lehine karar tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi gereğince hesaplanan 3.400,00 TL vekalet ücretinin davacıdan tahsili ile davalı tarafa verilmesine,

Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına,

Taraflarca yatırılan bakiye gider ve delil avanslarının kararın kesinleşmesi halinde yatırana iadesine,

Dair davacı vekilinin, davalı vekilinin ve ihbar olunanın yüzüne karşı gerekçeli kararın tebliğ tarihinden itibaren 2 haftalık süre içerisinde Bölge Adliye Mahkemesine İSTİNAF YOLU açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup anlatıldı. 18/02/2020

Katip

(e-imza)

Hakim

(e-imza)

Harç / Masraf Dökümü

Peşin Harç : 35,90 TL

Karar Harcı : 54,40 TL

Noksan Harç : 18,50 TL

Davacı Gider Avansı

Yatırılan Avans : 195,00 TL

Davalı Gider Avansı

Yatırılan Avans : 50,00 TL

Yargılama gideri detayları

Posta Giderleri : 180,10 TL


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.