4. Ceza Dairesi 2019/1311 E. , 2019/7337 K.
Kasten yaralama, tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma, hakaret ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma sonucunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/06/2018 tarihli ve 2017/117059 soruşturma, 2018/79736 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 06/07/2018 tarihli ve 2018/5440 Değişik İş sayılı kararının, Yüksek Adalet Bakanlığı Ceza İşleri Genel Müdürlüğü'nün 13/12/2018 gün ve 94660652-105-34-11541-2018-Kyb sayılı istemleri ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 18/12/2018 gün ve 2018/102143 sayılı bozma düşüncesini içeren ihbarnamesi, Yargıtay 18. Ceza Dairesinin 12/02/2019 tarihli ve 2018/8379 esas, 2019/2816 sayılı görevsizlik kararıyla Daireye gönderilmiş olduğu görülmekle, dosya incelendi:
Kanun yararına bozma isteyen ihbarnamede;
5271 sayılı Kanun’un 160. maddesi uyarınca, Cumhuriyet savcısının, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hâli öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlaması gerektiği, aynı Kanun’un 170/2. maddesi gereğince yapacağı değerlendirme sonucunda, toplanan delillerin suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturduğu kanısına ulaştığında iddianame düzenleyerek kamu davası açacağı, aksi halde ise anılan Kanun’un 172. maddesi gereği kovuşturma yapılmasına yer olmadığına dair karar vereceği, buna karşın Cumhuriyet savcısının 5271 sayılı Kanun’un kendisine yüklediği soruşturma görevini yerine getirmediği, ortada yasaya uygun bir soruşturmanın bulunmadığı durumda, anılan Kanun’un 173/3. maddesindeki koşullar oluşmadığından, itirazı inceleyen merciin Cumhuriyet savcısının soruşturma yapmasını sağlamak maksadıyla itirazın kabulüne karar verebileceği yönündeki açıklamalar karşısında,
Somut olayda, şüphelinin ifadesinin alınması için 07/08/2017 tarihinde kolluğa müzekkere yazılmasını müteakip tüm aramalara rağmen şüphelinin ifadesinin alınamadığı, İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca şikayete konu olay hakkında yeterli delil bulunmadığından bahisle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verilmiş ise de; şüphelinin adresinin tespit edilmeye çalışılması, tespit edilememesi halinde Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca hakkında yakalama emri düzenlenerek şikayet konusu olay hakkında ifadesinin alınması, atılı suçlamayı kabul edip etmediğinin sorularak şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya ve değerlendirmeye dayalı verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik yapılan itirazın belirtilen gerekçelerle kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde,
isabet görülmediğinden, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca anılan kararın bozulması lüzumu kanun yararına bozma talebine dayanılarak ihbar olunduğu anlaşılmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
I-Olay:
Kasten yaralama, tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma, hakaret ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma sonucunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/06/2018 tarihli ve 2017/117059 soruşturma, 2018/79736 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik
itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 06/07/2018 tarihli ve 2018/5440 Değişik İş sayılı kararının, şüphelinin adresinin tespit edilmeye çalışılması, tespit edilememesi halinde Ceza Muhakemesi Kanunu uyarınca hakkında yakalama emri düzenlenerek şikayet konusu olay hakkında ifadesinin alınması, atılı suçlamayı kabul edip etmediğinin sorularak şüphelinin hukukî durumunun tayin ve takdiri gerekirken, eksik soruşturmaya ve değerlendirmeye dayalı verilen kovuşturmaya yer olmadığına dair karara yönelik yapılan itirazın belirtilen gerekçelerle kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmediği gerekçesiyle kanun yararına bozmaya konu edildiği anlaşılmıştır.
II- Kanun Yararına Bozma İstemine İlişkin Uyuşmazlığın Kapsamı:
Kasten yaralama, tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma, hakaret ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından şüpheli ... hakkında yapılan soruşturma sonucunda İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca verilen 04/06/2018 tarihli ve 2017/117059 soruşturma, 2018/79736 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda ve bu karara yönelik itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 06/07/2018 tarihli ve 2018/5440 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunup bulunmadığının belirlenmesine ilişkindir.
III- Hukuksal Değerlendirme:
Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 160. maddesinin 1. fıkrasında, 'Cumhuriyet savcısı, ihbar veya başka bir suretle bir suçun işlendiği izlenimini veren bir hali öğrenir öğrenmez kamu davasını açmaya yer olup olmadığına karar vermek üzere hemen işin gerçeğini araştırmaya başlar. '2. fıkrasında, 'Cumhuriyet savcısı, maddi gerçeğin araştırılması ve adil bir yargılamanın yapılabilmesi için, emrindeki adli kolluk görevlileri marifetiyle, şüphelinin lehine ve aleyhine olan delilleri toplayarak muhafaza altına almakla ve şüphelinin haklarını korumakla yükümlüdür.' 170. maddesinin 2. fıkrasında, “Soruşturma evresi sonunda toplanan deliller, suçun işlendiği hususunda yeterli şüphe oluşturuyorsa; Cumhuriyet savcısı, bir iddianame düzenler.' 172. maddesinin 1. fıkrasında, “Cumhuriyet savcısı, soruşturma evresi sonunda, kamu davasının açılması için yeterli şüphe oluşturacak delil elde edilememesi veya kovuşturma olanağının bulunmaması hâllerinde kovuşturmaya yer olmadığına karar verir.” hükümleri düzenlenmiştir.
CMK'nın 173. maddesi; ' (1) Suçtan zarar gören, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararın kendisine tebliğ edildiği tarihten itibaren onbeş gün içinde, bu kararı veren Cumhuriyet savcısının yargı çevresinde görev yaptığı ağır ceza mahkemesinin bulunduğu yerdeki sulh ceza hâkimliğine itiraz edebilir.
(2) İtiraz dilekçesinde, kamu davasının açılmasını gerektirebilecek olaylar ve deliller belirtilir.
(3) (Değişik fıkra: 18/06/2014-6545 S.K./71. md) Sulh ceza hâkimliği, kararını vermek için soruşturmanın genişletilmesine gerek görür ise bu hususu açıkça belirtmek suretiyle, o yer Cumhuriyet başsavcılığından talepte bulunabilir; kamu davasının açılması için yeterli nedenler bulunmazsa, istemi gerekçeli olarak reddeder; itiraz edeni giderlere mahkûm eder ve dosyayı Cumhuriyet savcısına gönderir. Cumhuriyet savcısı, kararı itiraz edene ve şüpheliye bildirir.
(4) (Değişik fıkra: 25/05/2005-5353 S.K./26.mad) Sulh ceza hâkimliği istemi yerinde bulursa, Cumhuriyet savcısı iddianame düzenleyerek mahkemeye verir.
(5) Cumhuriyet savcısının kamu davasının açılmaması hususunda takdir yetkisini kullandığı hâllerde bu madde hükmü uygulanmaz.
(6) (Değişik fıkra: 2/1/2017 - 680 S.K.H.K./11. md) İtirazın reddedilmesi halinde aynı fiilden dolayı kamu davası açılabilmesi için 172 nci maddenin ikinci fıkrası uygulanır.' biçimindedir.
Yukarıda yer verilen düzenlemelerden de anlaşılacağı üzere, Ceza Muhakemesi Kanununun “soruşturma” başlıklı 2. kitabında, Cumhuriyet savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli hakimliğin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır.
Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya eksik soruşturma nedeniyle soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir.
CMK’nın 170/2. maddesine göre kamu davası açılabilmesi için soruşturma aşamasında toplanan delillere göre suçun işlendiğine dair yeterli şüphe bulunması gerekir. Suç ihbar veya şikayeti yoluyla soruşturma yaparak maddi gerçeğe ulaşma yükümlülüğü ve yetkisi bulunan Cumhuriyet savcısı, soruşturma sonucunda elde edilen delilleri değerlendirerek kamu davası açmayı gerektirir nitelikte yeterli şüphe olup olmadığını takdir edecektir. Ancak soruşturma aşamasında Cumhuriyet savcısının delil değerlendirmesiyle, kovuşturma aşamasında hakimin delilleri değerlendirmesi birbirinden farklı özelliklere sahiptir. CMK’nın 170/2. maddesine göre soruşturma aşamasında toplanan deliller kamu davası açılması için yeterli şüphe oluşturup oluşturmadıkları çerçevesinde incelemeye tabi tutulurken, kovuşturma aşamasında, isnad edilen suçun işlenip işlenmediği hususunda mahkumiyete yeter olup olmadığı ve tam bir vicdani kanaat oluşturup oluşturmadığı çerçevesinde değerlendirilmektedir.
İncelenen dosyada;
Şikayetçi Jale Korkmaz vekilinin 19/07/2017 havale tarihli dilekçesinde; şüpheli ... ile şikayetçi arasında boşanma davası bulunduğunu, şüphelinin şikayet tarihinde ve öncesinde kendisinden ayrılmak istediği taktirde öldüreceğini söyleyerek şikayetçiyi tehdit ettiğini, dövdüğünü, hakaret ettiğini, mutfaktan aldığı bıçakla şikayetçiyi kovalayıp öldüreceğini söylediğinden bahisle şikayette bulunduğu, şüpheliye ulaşılamadığından savunmasının alınmadığı, şikayetçi vekilinin isimlerini bildirdiği tanıklardan ikisinin ifadelerinin alındığı, diğer iki tanığın ifadelerinin alınmadığı,
UYAP üzerinden yapılan kontrolde; şikayetçinin süpheli hakkında İzmir Karabağlar İlçe Emniyet Müdürlüğüne yapmış olduğu müracaatına dair evrakın İzmir Cumhuriyet Başsavcılığı'nın 15/08/2017 tarihli ve 2017/80871 soruşturma, 2017/6105 sayılı yetkisizlik kararıyla İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, bu evrakın da 05/01/2018 tarihinde incelemeye konu soruşturmayla birleştirildiği,
Tanık Mehtap Alihocagil'in kolluk beyanında özetle; şikayetçi ve şüphelinin alt komşusu olduğunu, olay günü kavga ve gürültü sesi gelmesinden dolayı yukarı çıktığını, kapıyı şüphelinin açtığını, şikayetçinin baygın yattığını, bayılmasının sinir krizi mi darp sonucu mu olduğunu anlamadığını, ayrıldıktan sonra evine döndüğünü, bir süre sonra şikayetçinin gelip kapıyı şiddetle çaldığını ve içeri girmek istediğini, 'kocam beni öldürecek' demesi üzerine içeri aldığını ifade ettiği,
Tanık Osman Alihocagil'in kolluk beyanında özetle; şikayetçi ve şüphelinin komşuları olduğunu, kavga ve gürültü sesi gelmesi üzerine eşinin şikayetçinin evine gittiğini, eşinin hemen dönmemesi üzerine kendisinin de gittiğini, kapıyı şüphelinin açtığını, içeri almak istemediğini ancak kapıdan şikayetçinin baygın vaziyette yattığını gördüğünü, şüpheliyi kendi evine götürdüğünü, bir süre sonra eşi Mehtap'ın gelip şikayetçinin kendisine geldiğini söylemesi üzerine şüphelinin evine çıktığını, beş dakika sonra şikayetçinin kapı zilini çaldığını hızla içeri girip 'Tansel beni öldürecek bıçakla kovaladı' dediğini, şikayetçinin normalde başı kapalı olduğunu ancak geldiğinde başı açık
ayakları yalın ve korkmuş olduğunu, merdiven başında şüpheliyi gördüğünü, şüphelinin ellerinde bıçak olmadığını, şikayetçinin yüzünde kızarıklık gördüğünü ancak bunun darp nedeniyle mi sinirden mi olduğunu bilmediğini ifade ettiği,
Soruşturma sonucunda kamu davasının açılmasını gerektirecek nitelikte ve yeterlilikte somut delil ve emare elde edilemediği gerekçesiyle kasten yaralama, tehdit, konut dokunulmazlığını ihlal, kişilerin huzur ve sükûnunu bozma, hakaret ve özel hayatın gizliliğini ihlal suçlarından şüpheli ... hakkında İstanbul Anadolu Cumhuriyet Başsavcılığınca 04/06/2018 tarihli ve 2017/117059 soruşturma, 2018/79736 sayılı kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği, anılan kararın şikayetçi vekiline tebliğ edildiği, şikayetçi vekilinin süresinde yaptığı itirazın mercii İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 06/07/2018 tarihli ve 2018/5440 Değişik İş sayılı kesin nitelikteki kararıyla reddedildiği,
Anlaşılmıştır.
Dosya kapsamı, kanun yararına bozma istemi ve tüm bu açıklamalar birlikte değerlendirildiğinde;
Ceza Muhakemesi Kanununun “soruşturma” başlıklı 2. kitabında, Cumhuriyet savcısının suç soruşturmasına ilişkin süreci nasıl yürüteceği ve kovuşturmaya yer olmadığına karar verilmesi durumunda, itirazı incelemekle görevli hakimliğin görevleri açık bir şekilde düzenlenmiş bulunmaktadır. Bu çerçevede, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararı itiraz üzerine inceleyen hakimlik, kamu davası açılması için yeterli delil bulunmaması durumunda itirazın reddine, yeterli delil bulunması durumunda itirazın kabulüne veya dosyada yer alan delillerin itirazla ilgili olumlu veya olumsuz bir karar verilmesi için yeterli olmadığı durumlarda soruşturmanın genişletilmesine karar verebilecektir. Somut olaya gelince, şikayet dilekçesinde ismi geçen iki tanığın ifadesinin alınmadığı ve şüphelinin savunmasının tespit edilmediği anlaşılmıştır. Bu açıklamalar karşısında; şüpheli ...'ın savunmasının alınması, ayrıca şikayet dilekçesinde isimleri geçen diğer tanıkların beyanlarının tespit edilmesi, bu suretle eksik yapılan soruşturmanın neticelendirilmesinden ve tanıklar Mehtap Alihocagil ile Osman Alihocagil'in beyanlarının değerlendirilmesinden sonra bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden kurulan, kovuşturmaya yer olmadığına dair kararda ve bu karara yönelik şikayetçi vekili tarafından yapılan itirazın reddine ilişkin mercii İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 06/07/2018 tarihli ve 2018/5440 Değişik İş sayılı kararında isabet bulunmamaktadır.
IV-Sonuç ve Karar:
Yukarıda açıklanan nedenlerle,
Kanun yararına bozma istemi yerinde görüldüğünden, mercii İstanbul Anadolu 1. Sulh Ceza Hakimliğinin 06/07/2018 tarihli ve 2018/5440 Değişik İş Sayılı kesinleşen kararının, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanununun 309. maddesi uyarınca BOZULMASINA, bozma nedenine göre sonraki işlemlerin, CMK'nın 309/4-a maddesi gereğince mahallinde merci mahkemesince yerine getirilmesine, 18/04/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.