Yargıtay - İstanbul 14. Asliye Ticaret Mahkemesi

2019/24 Esas 2021/906 Karar
Karar Tarihi: 19.10.2021
Yargıtay

T.C.

İSTANBUL

14. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO:2019/24 Esas

KARAR NO:2021/906

DAVA:Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen)

DAVA TARİHİ:27/07/2017

KARAR TARİHİ :19/10/2021

Mahkememizde görülmekte olan Tazminat (Trafik Sigorta Sözleşmesi Kaynaklı Rücuen) davasının yapılan açık yargılaması sonunda,

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili Mahkemeye sunmuş olduğu 27.07.2017 tarihli dava dilekçesi ile; 31/05/2017 tarihinde davalı ...'nin kullanmakta olduğu ... plakalı ticari taksinin yolda karşıdan karşıya geçmekte olan davacı ...'ya geri geriye gelerek çarpması şeklinde trafik kazası meydana geldiği. ... plakalı aracın 17.12.2016 - 17.12.2017 vadeli ZMSS (Trafik) Kasko poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalıdır. Bu kaza nedeniyle davacının malûl kaldığını belirterek fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 1.000,00-TL maddi tazminat ile davacı ... için 60,000,00-TL, davacı eş ... için 20,000,00-TL manevi tazminatın davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalılardan ... vekilinin mahkememize 19.06.2018 tarihli duruşmasındaki beyanı ile Davacının sigorta şirketine başvuru yapmadan dava açtığını belirterek davanın dava şartı yokluğu nedeniyle reddine karar verilmesi isteminde bulunmuştur.

Diğer davalılara usulüne uygun tebligat yapılmasına rağmen davalıların davaya cevap vermediği görülmüştür.

Bu kaza nedeniyle yaralanan davacının maluliyet oranının belirlenmesi için dosya Adli Tıp Kurumuna gönderilmiştir.

Mahkememizde açılmış bu davada 19.06.2018 tarihinde dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine karar verilmiştir.

Bu karar davacı tarafca süresi içerisinde temyiz edilmiştir.

İstanbul Bölge Adliye Mahkemesinin 8. Hukuk Dairesinin 2018/3376 E, 2018/1574 K sayılı 20.12.2018 tarihli ilamı ile kaldırılmıştır.

Kaldırma ilamında özetle ; 'Davacıya süre verilerek eksik hususlar tamamlanmaz ise dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar verilebilir” gerekçesi ile mahkememiz hükmünü kaldırmıştır.

Mahkememizce kaldırma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiştir.

Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 29.04.2020/5545 K. sayılı raporunda davacının geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle; Meslekte kazanma gücünden kayıp oranının % 27,2 olduğu, Tıbbi iyileşme süresinin (9) ay olduğu belirlenmiştir.

Yanların tüm delilleri toplandıktan sonra dosya iddia, savunma ve yanların tüm delilleri ile kaza tutanakları ve belgeleri ile Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 29.04.2020/5545 K. sayılı raporu üzerinde inceleme yapılarak temerrüt tarihi itibarıyla davacının davalılardan alacağı varsa saptanması için bilirkişiye verilmiştir.

Aktüer Bilirkişi ile birlikte rapor düzenleyen Trafik Bilirkişisinin düzenlediği 24.09.2020 tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; “Davalı sürücü ... belirtilen kurallara aykırı hareket ederek, olay yerinde beklemesinden sonra öndeki araca yol vermek için geri hareketi sırasında tedbirli davranıp arkasını dikkatlice kontrol etmediğinden, ani ve sert kalkış yaparak arkasından geçmekte olan yayaya çarptığından olayda asli ve tam kusurlu yani davalı sürücü ...' nin olayda % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu belirlenmiştir.

Davacı yaya ... olay sırasında yoğun yaya trafiğinin de bulunduğu mahalde karşı geçiş yapmak için araçların geçiş yönünü kontrol etmiş, gelmekte olan araç olmayınca geçişe başlamıştır. Bu sırada sağında durmakta olan aracın geri harekete geçmesi ile aracın darbesine maruz kaldığında olayda kusuru görülmemiş olup kazayı önlemek için alabileceği tedbir bulunmadığından davacı ... olayda kusursuz olduğu, Davacı ... olayda kusursuz olduğu, belirlenmiştir.

Kusur Bilirkişi ile birlikte rapor düzenleyen Aktüer Bilirkişisinin düzenlediği 24.09.2020 tarihli 5 sayfadan ibaret raporunda özetle; “dosyada mevcut ATK Adli Tıp 2. ihtisas Kurulunun 29.04.2020/5545 K, sayılı raporuna göre hesaplama yapıldığı, Davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 88.907,74 TL olduğu, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 27.07.2017 dava tarihi, davalı sürücü ve ileten yönünden 31.05.2017 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu. Bakıcıya ihtiyaç duyulan sürenin tespiti, bakıcı gideri ve tedavi gideri maddi zararının tıp doktoru bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğinden heyetimizce değerlendirme yapılmadığı” kanaati ile raporunu sunmuştur.

Bu rapora taraf vekillerinin itiraz etmeleri üzerine dosya ek rapor düzenlenmek üzere yeniden bilirkişi kuruluna verilmiştir.

Kusur Bilirkişi ile Aktüer Bilirkişisinin birlikte düzenledikleri 17.03.2021 tarihli 6 sayfadan ibaret raporunda özetle; “Davalı sürücü ...' nin olayda % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu, Davacı ... olayda kusursuz olduğu,

Yargıtay 17. Hukuk Dairesinin 04.02.2021 T., 2020/11295 E., 2021/780 K. sayılı kararı dikkate alındığında maddi zarar hesabına esas sakatlıkları mu 'Özürlülere Sınıflandırması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkındaki Yönetmeliğe Göre' tespit edilmesi gerektiği anlaşılmakla birlikte; dosyadaki ATK raporunun Meslekte Kazanma Gücü Kaybı Oranı tespitine ilişkin olduğu; ancak dosya Sayın Mahkemece hesaplama yapılmak üzere tevdii edildiğinden; dosyada mevcut ATK Adli Tıp 2. ihtisas Kurulunun 29.04.2020/5545 K, sayılı raporuna göre hesaplama yapıldığı, Davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 131.994,57 TL olduğu, Davacının nihai ve gerçek sürekli is göremezlik maddi zararının 131.994,57 TL olduğu, Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 27.07.2017 dava tarihi, davalı sürücü ve ileten yönünden 31.05.2017 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu. Bakıcıya ihtiyaç duyulan sürenin tespiti, bakıcı gideri ve tedavi gideri maddi zararının tıp doktoru bilirkişi tarafından tespit edilmesi gerektiğinden heyetimizce değerlendirme yapılmadığı,” görüş ve kanaati ile ek raporunu sunmuştur.

Dosyaya getirtilen yanlara ait tüm deliller, getirtilen kaza dosyası, davacının hastane tutanakları ve belgeleri ile Adli Tıp 2. İhtisas dairesinin maluliyet raporu, üzerinde yapılan bilirkişi incelemesi sonucunda düzenlenen kusur ve aktüer raporu ve tüm dosya kapsamından anlaşıldığı üzere;

Huzurdaki dava davalı sürücü ... çalışmakta olduğu ticari taksi ile olay yerinde beklemekte olduğu sırada geri gitmesini istemesi üzerine geri geri gittiği esnada davacı yayanın olay yerinde karşıya geçmek için araçların geliş yönü olan yolun sol tarafını kontrol ettiği, araç gelmeyince kaldırımdan yola indiği, bu sırada sağında durmakta olan aracın geri gelmesi sonucu yaralanmış olduğu anlaşılmaktadır.

Bu kazaya karışan ... plakalı taksi 17.12.2016 - 17.12.2017 tarihleri arasında ZMSS (Trafik) Kasko poliçesi ile davalı sigorta şirketi tarafından sigortalandığı anlaşılmıştır.

Bu kaza nedeniyle davacının Adli Tıp Kurumu 2. İhtisas Kurulunun 29.04.2020/5545 K. sayılı raporunda davacının geçirmiş olduğu trafik kazası nedeniyle; Meslekte kazanma gücünden kayıp oranının % 27,2 olduğu, Tıbbi iyileşme süresinin (9) ay olduğu belirlenmiştir.

Kazanın oluşumunda sürücülerin dönüşlerde veya şerit değiştirmelerde niyetlerini dönüş işaret ışıkları ile açıkça yeterli şekilde belirtmesi, işaretlerin manevra süresince devam etmesi ve biter bitmez sona erdirilmesi zorunludur, hükmü bulunmaktadır. Davalı sürücü ... belirtilen kurallara aykırı hareket ederek, olay yerinde beklemesinden sonra öndeki araca yol vermek için geri hareketi sırasında tedbirli davranıp arkasını dikkatlice kontrol etmediğinden, ani ve sert kalkış yaparak arkasından geçmekte olan yayaya çarptığından olayda asli ve tam kusurlu olup Davalı sürücü ...' nin olayda % 100 (yüzde yüz) oranında kusurlu olduğu kanaatine varılmıştır.

Davacı yaya ... olay sırasında yoğun yaya trafiğinin de bulunduğu mahalde karşı geçiş yapmak için araçların geçiş yönünü kontrol etmiş, gelmekte olan araç olmayınca geçişe başlamıştır. Bu sırada sağında durmakta olan aracın geri harekete geçmesi ile aracın darbesine maruz kaldığında olayda kusuru görülmemiş olup kazayı önlemek için alabileceği tedbir bulunmadığından Davacı ... olayda kusursuz olduğu, kabul edilmiştir.

... plakalı aracın poliçesi 01.06.2015 tarihinde yürürlüğe giren Genel Şartlardan sonra akdedildiğinden TRH-2010 tablosu, % 1,8 teknik faiz ve 'devre başı ödemeli belirli süreli rant formülü” yöntemine göre maddi zarar hesaplanacaktır.

Davacı ... 03.03.1953 doğumlu olup 24.09.2020 hesap tarihi itibarı ile (67) yıl (6) ay (21) günlük olup, (68) yaşında kabul edilerek TRH-2010 Kadın yaşama tablosuna göre muhtemel bakiye ömrü (14) yıl ve muhtemelen (86) yaşına kadar yaşayacaktır.

Yüksek Yargıtay’ın bu konudaki yerleşmiş içtihatlarına ve uygulamalara göre, kadın-erkek ayırımı yapılmaksızın kural olarak aktif çalışma yaşı sonu (60) olarak kabul edildiğinden ve davacı rapor tarihi itibarıyla da (68) yaşında olduğundan davacı aktif devresini tamamlamış olup pasif devrededir. Davacı pasif dönemde her hangi bir işte çalışmasa ve emekli olsa dahi “kendi yaşamsal aktivitelerini sürdürmek için emsallerine göre daha fazla efor sarf edeceğinden” malûliyet maddi zarar hesabı yapılacaktır. Buna göre; davacının (68-82) yaşları arası zarar gördüğü pasif devresi (14) yıldır.

Davacının nihai ve gerçek sürekli iş göremezlik maddi zararının 131.994,57 TL olduğu, Davacının nihai ve gerçek sürekli is göremezlik maddi zararının 131.994,57 TL olduğu, belirlenmiştir.

Temerrüt başlangıcının davalı sigorta şirketi yönünden 27.07.2017 dava tarihi, davalı sürücü ve ileten yönünden 31.05.2017 kaza tarihi ve faiz nev'inin yasal faiz olduğu anlaşılmaktadır.

Bakıcıya ihtiyaç duyulup duyulmadığı konusunda Adli Tıp Kurumunun düzenlediği raporda bir saptama bulunmadığından bu konuya ilişkin talep yerinde görülmemiştir.

Davacı davasının bilirkişi raporu doğrultusunda ıslah ederek davalılara tebliğ ettirmiştir.

Tüm bu nedenlerle asıl ve ıslahla açılan davanın kabulü ile 131.994,57 Tl nin davalılardan ... yönünden dava tarihi 27.07.2017 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi 31.05.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine

Davalılar ... ile ...’ten istenen manevi tazminatın 5.000.-Tl davacı ..., 5.000.-Tl ... için olmak üzere toplam 10.000-Tl inin kaza tarihi 31.05.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,

Davacılar Davalılar ... ile ...’ten istenen manevi tazminatın 5.000.-Tl davacı ..., 5.000.-Tl ... için olmak üzere toplam 10.000.-Tl inin kaza tarihi 31.05.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine karar vermek gerekmiştir.

Bu nedenle aşağıdaki hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere:

1-İş bu asıl ve ıslahla açılan davanın kabulü ile 131.994,57 Tl nin davalılardan ... yönünden dava tarihi 27.07.2017 tarihinden, diğer davalılar yönünden ise kaza tarihi 31.05.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,

Davalılar ... ile ...’ten istenen manevi tazminatın 5.000.-Tl davacı ..., 5.000.-Tl ... için olmak üzere toplam 10.000.-Tl inin kaza tarihi 31.05.2017 tarihinden itibaren yasal faizi ile birlikte alınarak davacıya verilmesine, fazla istemin reddine,

2-Karar ve ilam harcı 9.699,64-TL nin peşin alınan 3.876,50-TL den düşümü ile kalan 5.823,14-TL bakiye ilam harcının davalılardan alınarak Hazineye irat kaydına,

3-Davacı tarafından yatırılan 3.907,90-TL peşin, başvuru ve ıslah harcının davalılardan alınarak davacılara verilmesine,

4-Davacılar tarafından yapılan 3.494,12-TL yargılama giderinin kabul edilen miktar oranlanarak takdiren 2.185,70-TL'nin davalılardan alınarak davacılara verilmesine,

5-Maddi tazminat yönünden; Davacı taraf kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 16.489,48-TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak davacıya verilmesine,

5-Maddi tazminat yönünden; Davalılar ... ve ... Sigorta A.Ş kendilerini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 4.080,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak bu davalılara verilmesine,

6-Kabul edilen Manevi tazminat yönünden; Davacılar kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, kabul edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 4.080,00-TL vekalet ücretinin davalılar (... ve ...)'den alınarak davacılara verilmesine,

7-Red edilen Manevi tazminat yönünden; Davalı ... kendisini dava ve duruşmalarda vekili ile temsil ettirdiği anlaşılmakla AAÜT gereğince, red edilen miktar üzerinden hesap ve takdir olunan 4.080,00-TL vekalet ücretinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine,

6-Davacının gider avansından artan bakiyesinin karar kesinleştiğinde ve talep halinde davacıya iadesine,

Dair davacı ve davalı vekilinin yüzünde ilamın tebliğinden itibaren iki hafta içerisinde Mahkememize verilecek bir dilekçe ile veya başka bir yer Mahkemesi aracılığı ile gönderilecek bir dilekçe ile İstinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.19/10/2021

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.