Yargıtay - 9. Hukuk Dairesi

2022/7271 Esas 2022/8056 Karar
Karar Tarihi: 20.06.2022
Yargıtay

9. Hukuk Dairesi         2022/7271 E.  ,  2022/8056 K.

'İçtihat Metni'

BÖLGE ADLİYE

MAHKEMESİ : ... 6. Hukuk Dairesi

DAVA TÜRÜ : TESPİT

İLK DERECE

MAHKEMESİ : ... 66. İş Mahkemesi

Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir.

Kararın davacı tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun esastan reddine karar verilmiştir.

Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra, dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü:

I. DAVA

Davacı vekili dava dilekçesinde; davalı H… T… tarafından 13.07.2021 tarihinde dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, taraflarınca yapılan araştırma neticesinde davalının E… İş Sağlığı ve Güvenliği Müh. Dan. ve Eği. Hizm. Ltd. Şti. firmasında çalıştığının tespit edildiğini, arabuluculuk sürecinin daha sağlıklı yürütülebilmesi, arabuluculuktan beklenen amacın hasıl olması ve usulüne uygun bir müzakere zemininin temini adına E… İş Sağlığı ve Güvenliği Müh. Dan. ve Eği. Hizm. Ltd. Şti.'nin arabuluculuk sürecine dahil edilmesinin talep edildiğini, ancak bu taleplerinin arabulucu tarafından başvurucu vekilinin muvafakati olmadığı ve bu talebin gizlilik ihlali olduğu gerekçeleri ile reddedilerek E… İş Sağlığı ve Güvenliği Müh. Dan. ve Eği. Hizm. Ltd. Şti.' nin sürece dahil edilmediğini, böylece anlaşma ihtimalinin ortadan kaldırıldığını; arabulucunun arabuluculuk sürecine katılan herkese tarafsız ve eşit davranmak zorunda olduğunu, tarafsızlığı hakkında şüphe doğuracak işlem, tutum ve davranışlarda bulunamayacağını, yürütülen bu dava şartı arabuluculuk sürecinin arabuluculuk kurumunun ruhuna, açıkça kanuna ve somut gerçekliğe aykırı olduğunu, arabulucunun gerecek tarafları sürece dahil etmesi için başvurucunun muvakafakatinin/talebinin aranacağına dair mevzuatta bir hüküm bulunmadığı gibi, arabulucunun gerçek tarafları sürece dahil etmesini engelleyen bir mevzuat hükmü de bulunmadığını, Arabuluculuk Daire Başkanlığınca arabuluculara taraf eklenme hususunda yetki verildiğini, Arabuluculuk Alt Sistemi 18.12.2020 tarihli yükleme duyurusu ile bu durumun sabit olduğunu, arabulucunun görev ve yetkilerini mevzuata aykırı şekilde kullandığını, bu nedenle 03.08.2021 tarihli, 2021/34219 Arabuluculuk Numaralı ve 2021/158640 Büro Numaralı dava şartı arabuluculuk son tutanağının geçersizliğinin tespitine karar verilmesini istemiştir.

II. CEVAP

Davalı vekili cevap dilekçesinde; dava konusu son tutanağa ilişkin olarak taraflarınca ... 10. İş Mahkemesinin 2021/508 Esas sayılı dosyasıyla huzurdaki davanın davacısına alacak davası açıldığını, son tutanağa ilişkin varsa itirazların ilişkin olarak da aynı şekilde işin esasını gören mahkemeye bildireceği itirazlar dışında bağımsız bir dava ikame edebilmesinin mümkün olmadığını, iş mahkemesinin görevli olmadığını, davalılar aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunmadığı durumda aralarında müteselsil sorumluluk dahi olsa mahkemenin dahi davacıyı husumetini birine yöneltmeye zorlaması mümkün olmadığına ve bu durumda mahkemenin eşitlik ilkesine aykırı davrandığı iddia edilemeyeceğine göre aynı şekilde başvurucuyu husumetini birine yönelmeye zorlayamayan arabulucunun eşitlik ilkesine aykırı davrandığı iddiasının dinlenmesinin mümkün olmadığını, söz konusu davanın açılmasında hukuki yarar bulunmadığını, başvurucu olarak arabuluculuk müzakerelerinin dava dışı E... İş Sağlığı ve Güvenliği Müh. Dan. ve Eği. Hizm. Ltd. Şti. yokluğunda gerçekleştirilmesinin istendiğini, aksi davranışın gizlilik ilkesinin ihlali mahiyetinde olacağını, davacı tarafın asıl davada davayı ihbar etme ve bu şirketteki bilgi ve belgelerin mahkemeyle paylaşılmasını sağlama olanağı bulunduğunu, dava dışı şirketin ekonomik anlamda tahsil kabiliyetini önemli ölçüde yitirmesi karşısında alacak davasında bu şirkete husumeti yöneltmelerinin fazladan zaman, emek ve masraf kaybı olduğu değerlendirmesiyle bahsi geçen şirkete husumet yöneltmemiş olmalarının tasarruf ilkesinin doğal sonucu olduğunu ileri sürerek davanın reddini istemiştir.

III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

“Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davacı vekilinin davalı H… T… tarafından 13/07/2021 tarihinde davacı E… İnşaat Ticaret ve Sanayi Anonim Şirketi' ne karşı dava şartı arabuluculuk başvurusu yapıldığını, taraflarınca yapılan araştırma neticesinde davalının E… İş Sağlığı ve Güvenliği Müh. Dan. ve Eği. Hizm. Ltd. Şti. firmasında çalıştığının tespit edildiğini, arabuluculuk sürecinin daha sağlıklı yürütülebilmesi, arabuluculuktan beklenen amacın hasıl olması ve usulüne uygun bir müzakere zemininin temini adına E… İş Sağlığı ve Güvenliği Müh. Dan. ve Eği. Hizm. Ltd. Şti.' nin arabuluculuk sürecine dahil edilmesinin talep edildiğini, ancak bu taleplerinin arabulucu tarafından başvurucu vekilinin muvafakati olmadığı ve bu talebin gizlilik ihlali olduğu gerekçeleri ile E… İş Sağlığı ve Güvenliği Müh. Dan. ve Eği. Hizm. Ltd. Şti.' ni sürece dahil edilmediğini, bu nedenle arabuluculuk son tutanağının geçersizliğinin tespitine karar verilmesini talep etmiş ise de, davalının arabuluculuğa taşıdığı uyuşmazlığın işçilik alacaklarına ilişkin olduğu, işçilik alacaklarında işverenler arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunmadığı, işçinin istediği kişiyle arabuluculuk yoluna gidebileceği, taraf ekleme talebini kabul etmek zorunda olmadığı, arabuluculuk görüşmeleri esnasında tarafların iradesini sakatlayan bir durumun da öne sürülmediği” gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.

IV. İSTİNAF

A. İstinaf Yoluna Başvuranlar

İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur.

B. İstinaf Sebepleri

Davacı vekili istinaf dilekçesinde; arabuluculuk sürecinde anlaşma zemininin davalının sigortalı çalıştığı dava dışı E… İş Sağlığı ve Güvenliği Müh. Dan. ve Eği. Hizm. Ltd. Şti.’nin herhangi bir muvafakate ihtiyaç duyulmamasına ve dahil edilmesinin süre dahil herhangi bir hak kaybına sebebiyet vermeyecek olmasına rağmen sürece dahil edilmemesinin mevzuatın emrettiği taraflar arasındaki eşitlik ilkesine aykırılık teşkil ettiğini, arabulucunun yasal mevzuatın hiçbir yerinde başvurucu vekilinin olurunun alınacağına dair bir düzenlemeye yer verilmemesine, arabuluculuk sürecinin esneklik üzerine kurulduğu da düşünüldüğünde kamu düzenine aykırı olmayan ve mevzuat hükümleri gereği açıkça yasaklanmayan (özellikle usuli) her hususun arabuluculuk sürecinde uygulanabileceği ve hatta sürecin ruhuna uygun olarak uygulanmasının teşvik edildiği düşünüldüğünde, bu esaslara aykırı şekilde yürütülen sürecin gerçek bir arabuluculuk süreci olmayacağını ve dava şartının gerçekleşmesine engel olduğunu, sağlıklı ve karşılıklı iletişim eksenli arabuluculuk uygulaması ile bağdaşır şekilde hareket etmenin de etik kurallar kapsamında bir yükümlülük olduğu belirtilmesine rağmen taleplerin değerlendirilmesinin arabulucunun hakim gibi hareket ettiğini gösterdiğini, Arabuluculuk Daire Başkanlığınca arabuluculara, son tutanakların yüklendiği ve arabuluculuk işlemlerinin yürütüldüğü 'Arabulucu Portal'da da bu yetkinin açıkça verildiğini, davalının çalıştığı şirketin sürece dahil edilmesi isteklerinin gizliğin ihlali olarak değerlendirilemeyeceğini, arabulucu tarafından taraflar arasındaki güç dengesinin gözetilmediğini, arabulucunun başvurucunun muvafakati olmadığı gerekçesi ile taraf ekletme talebini hakkı/yetkisi olmamasına rağmen reddetmesinin hukuki dinlenilme hakkı ve silahların eşitliği ilkesine de aykırılık teşkil ettiğini, alacaklara ilişkin dava dosyasında davalının dava dışı E… İş Sağlığı ve Güvenliği Müh. Dan. ve Eği. Hizm. Ltd. Şti. çalışanı olduğunun ikrar edilirken, iş bu huzurdaki davanın konusu olan ve asıl davanın dayanağı olan arabuluculuk sürecine E… İş Sağlığı ve Güvenliği Müh. Dan. ve Eği. Hizm. Ltd. Şti.’nin başvurucunun muvafakati olmadığı ve bu eklemenin gizlilik ihlali yaratacağı gerekçesi ile dahil edilmemesinin kötüniyet göstergesi olduğunu ileri sürerek İlk Derece Mahkemesinin kaldırılmasına ve davanın kabulüne karar verilmesine karar verilmiştir.

C. Gerekçe ve Sonuç

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile;

“Taraflar arasındaki uyuşmazlık, asıl işveren karşı açılan işçilik alacakları talepli davada alt işverenin arabulucu sürecine dahil edilmesinin gerekip gerekmediği konusundadır. Davalının asıl işveren davacı nezdinde alt işveren işçisi olarak çalıştığı, ödenmeyen işçilik alacakları niteliğindeki alacakların tahsili için dava açmadan önce, zorunlu arabuluculuk görüşmeleri için sadece davacı şirket hakkında süreci başlattığı uyuşmazlık dışıdır. İşçilik alacakları yönünden davacı gerek asıl işveren gerekse alt işveren aleyhine dava açmakta, gerekse ikisine birden dava açma hakkına sahiptir. Arabuluculuk süreci her iki davalıya aynı anda dava açılması durumunda iki şirketle birlikte yürütülmesi gerekir. Ancak tek tek dava açtığı durumlarda sadece aleyhine dava açacağı şirketle arabuluculuk sürecinin yürütülmesi yasal düzenlemeye uygundur. Somut olayda, davacı şirketin davanın ihbarını sağlaması mümkün olup davacı tarafından, alt işverene karşı dava açılması durumunda bu işveren ile de arabuluculuk görüşmeleri yapması zorunlu olduğundan bu süreçte alt işveren E... İş Sağlığı ve Güvenliği Müh. Dan. ve Eği. Hizm. Ltd. Şti.'nin arabuluculuk sürecine dahil edilmemesinin hukuki eksiklik olarak yorumlanması mümkün bulunmamaktadır.” gerekçesiyle davacının istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.

V. TEMYİZ

A. Temyiz Yoluna Başvuranlar

Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur.

B. Temyiz Sebepleri

Davacı vekili temyiz başvurusunda istinaf başvurusunda belirttiği gerekçelere ek olarak, mevzuat ve içtihat gerçekleri davanın ihbarı talebinin hakimin ve davacının muvafakatine, hakimin bu talebe olumlu/olumsuz müdahalesine dahi izin vermemişken, alternatif ve barışçıl bir çözüm yolu olan, tarafların menfaat temelli bir anlaşma zemininde barışçıl müzakerelerini esas alan bir kurumda, başvurucunun gerçek işvereninin de sürece davet edilmesinin istenilmesinin başvurucu vekilinin muvafakatine bağlanmasının ve muvafakat yokluğu nedeniyle arabulucunun hakim rolü üstlenerek talebi reddetmesinin arabuluculuk kurumunun varlığına ve amaçladığı hedeflere hizmet etmediğini ileri sürerek Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını istemiştir.

C. Gerekçe

1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme

Uyuşmazlık, zorunlu dava şartını oluşturan arabuluculuk süreci sonunda taraflar ve arabulucu arasında düzenlenen tarafların arasında anlaşma sağlanamadığına dair son tutanağın iptali istemine ilişkindir.

2. İlgili Hukuk

1.6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu 'İradi olma ve eşitlik' kenar başlıklı 3 üncü maddesi; 'Dava şartı olarak arabuluculuk' kenar başlıklı 18/A maddesi hükümleri.

2. 7036 sayılı İş Mahkemeleri Kanunu 'Dava şartı olarak arabuluculuk' kenar başlıklı 3 üncü maddesi.

3. 02.06.2018 tarihli ve 30439 sayılı Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği'nin 'İradi olma ve eşitlik' kenar başlıklı 5 inci maddesi; 'Arabuluculuğun sona ermesi' kenar başlıklı 20 nci maddesi; 'Dava şartı olarak arabulculuk' kenar başlıklı 22 nci maddesi; 'Dava şartı olarak arabulucukta arabulucunun görevlendirilmesi' kenar başlıklı 24 üncü maddesi; 'Dava şartı olarak arabuluculukta arabuluculuk faaliyeti' kenar başlıklı 25 inci maddesi hükümleri.

3. Değerlendirme

1.Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun (6100 sayılı Kanun) 371 inci maddesi ile 369 uncu maddesinin birinci fıkrasında yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür.

2. Yukarıda yazılı uyuşmazlıkla doğrudan ilgili Kanun hükümleri ile dosya kapsamı bir bütün olarak değerlendirildiğinde; arabuluculuk görüşmelerine konu edilen işçilik alacakları bakımından açılan alacak davasında davacı işveren ile dava dışı şirket arasında zorunlu dava arkadaşlığının bulunmadığı, ilk oturum tutanağında davacı şirketin taraf eklenmesine ilişkin beyanı yer almakla birlikte, iptali istenen tutanağın taraflar arasında düzenlenen anlaşmamaya ilişkin son tutanak olduğu, söz konusu tutanakta davacı tarafın diğer dava dışı şirketin taraf eklenmesine ilişkin herhangi bir beyanının da yer almadığı anlaşılmaktadır.

3. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir.

VI. KARAR

Açıklanan sebeplerle;

Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA,

Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine,

20.06.2022 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.