Yargıtay - Ceza Genel Kurulu

2014/691 Esas 2015/331 Karar
Karar Tarihi: 20.10.2015
Yargıtay

Ceza Genel Kurulu         2014/691 E.  ,  2015/331 K.

'İçtihat Metni'Mahkemesi : ... Ağır Ceza

Sanık ...'ın kasten öldürme suçundan 5237 sayılı TCK'nun 81/1. maddesi uyarınca müebbet hapis, kasten yaralama suçundan aynı kanunun 86/1 ve 86/3-e maddeleri gereğince üç yıl hapis, ruhsatsız silah taşıma suçundan 6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK'nun 52/2, 52/4, 53/1, 54/1, 58 ve 63. maddeleri uyarınca iki yıl hapis ve 2.400 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine, adli para cezasının taksitlendirilmesine, hak yoksunluğuna, müsadereye, hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,

Sanık ...'ın suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme suçundan TCK'nun 220/1 ve 220/3. maddeleri gereğince dört yıl hapis, kasten öldürme suçundan anılan kanunun 38/1 ve 220. maddeleri yollamasıyla 81/1. maddesi uyarınca müebbet hapis, iki ayrı mağdura karşı kasten yaralama suçundan 86/1 ve 86/3-e maddeleri gereğince üç yıl ve oniki ay hapis, ruhsatsız silah taşımak suçundan 6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK'nun 52/2 ve 52/4. maddeleri uyarınca iki kez olmak üzere iki yıl hapis ve 2.400 TL adli para, tehdit suçundan TCK'nun 220. maddesi yollamasıyla 106/2, 43/2, 53/1, 54/1, 58 ve 63. maddeleri gereğince iki kez olmak üzere dört yıl altı ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, adli para cezalarının taksitlendirilmesine, hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, müsadereye ve mahsuba,

Sanık ...'ın ruhsatsız silah taşıma suçundan 6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK'nun 52/2, 52/4, 53/1, 54/1 ve 58. maddeleri uyarınca iki yıl hapis ve 2.400 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine, hak yoksunluğuna, adli para cezasının taksitlendirilmesine, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve müsadereye,

Sanık ...'ın ruhsatsız silah taşıma suçundan 6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK'nun 52/2, 52/4, 53/1, 54/1 ve 58. maddeleri gereğince iki kez olmak üzere iki yıl hapis ve 2.400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye, adli para cezasının taksitlendirilmesine, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,

Sanık ...'un ruhsatsız silah taşıma suçundan 6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK'nun 62/1, 52/2, 52/4, 53/1, 54/1, 58 ve 63. maddeleri gereğince bir yıl sekiz ay hapis ve 2.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye, mahsuba, adli para cezasının taksitlendirilmesine, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,

Sanıklar ... ve ...'nun ruhsatsız silah taşıma suçundan 6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK'nun 52/2, 52/4, 53/1, 54/1 ve 58. maddeleri gereğince iki yıl hapis ve 2.400 TL adli para cezası ile mahkûmiyetine, hak yoksunluğuna, müsadereye, adli para cezalarının taksitlendirilmesine, hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,

Sanık ...'nun ruhsatsız silah taşıma suçundan 6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK'nun 52/2, 52/4, 53/1, 54/1 ve 58. maddeleri gereğince iki kez olmak üzere iki yıl hapis ve 2.400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye, adli para cezasının taksitlendirilmesine, hapis cezasının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,

Sanık ...'nun eziyet suçundan TCK'nun 96/2 ve 53/1. madeleri uyarınca dört yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluğuna,

İhaleye fesat karıştırma suçundan sanık ...'ın TCK'nun 235/4, 35/2, 53/1, 58 ve 63. maddeleri uyarınca üç yıl hapis; sanıklar ..., ... ve ...'ın 235/4, 35/2, 62/1, 53/1, 58 ve 63. maddeleri uyarınca iki yıl altı ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna, hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına,

Sanıklar ... ve ...'in suçluyu kayırma suçundan TCK'nun 283/1, 53/1, 58 ve 63. maddeleri gereğince bir yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve mahsuba,

Zincirleme şekilde tehdit suçundan sanıklar ... ve ...'nun TCK'nun 106/2 ve 43/2. maddeleri gereğince dört yıl altı ay hapis, ...'nun 37/1. maddesi yollamasıyla 106/2, 43/2, 53/1, 58 ve 63. maddeleri uyarınca iki kez olmak üzere dört yıl altı ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve mahsuba,

Sanıklar ..., ..., ... ve ...'in yağma suçuna teşebbüsten TCK'nun 149/1 ve 35/2. maddeleri gereğince beş yıl üç ay hapis, çalışma hürriyetinin ihlali suçundan 117/1, 53/1, 58 ve 63. maddeleri uyarınca bir yıl hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna, hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve mahsuba,

Sanık ...'un ruhsatsız silah taşımak suçundan 6136 sayılı Kanunun 13/1, TCK'nun 52/2, 52/4, 53/1, 54/1, 58 ve 63. maddeleri uyarınca iki yıl hapis ve 2.400 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna, müsadereye, adli para cezasının taksitlendirilmesine, hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, infazından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına ve mahsuba,

Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...'nın suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olmak suçundan TCK'nun 220/2, 220/3, 53/1, 58 ve 63. maddeleri gereğince bir yıl oniki ay hapis cezası ile cezalandırılmalarına, hak yoksunluğuna, hapis cezalarının mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine ve infazlarından sonra denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, ilişkin, ... Ağır Ceza Mahkemesince verilen ... gün ve ... sayılı kısmen resen temyize tabi olan hükmün, sanıklar müdafileri tarafından da temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay ... Ceza Dairesince ... gün ve ... sayı ile;

'1- Alt Sınırı beş yıldan fazla hapis cezası gerektiren yağmaya teşebbüs suçundan yargılanan sanığa müdafi atanmadan yargılama yapılıp hüküm kurulmak suretiyle savunma hakkının kısıtlanması,

2- İhaleye fesat karıştırma suçu yönünden katılan sıfatını alabilecek il çevre orman müdürlüğüne yasal tebligat yapılıp duruşmaya davet edilmeden yokluğunda karar verilmesi' isabetsizliklerinden bozulmasına karar verilmiştir.

... Ağır Ceza Mahkemesi ise ... gün ve ... sayı ile;

'Mahkememiz kararı dikkate alındığında, bozma ilamında belirtilen iki husus dışında doksandört farklı hususta karar verildiği ancak bozma ilamında sadece iki hususun inceleme konusu yapıldığı, diğer yönlerden inceleme yapılmadığı, bozma ilamında belirtilen hususun örgüt suçuna dayanak teşkil etmediği gibi, geriye kalan hükümler yönünden de aralarında bağlantı bulunmadığı, kaldı ki bozma kapsamında kalan hususlarla çıkar amaçlı suç örgütü kurmak eylemleri arasında zorunlu ispat hukuku bakımından bir bağlantı olsa dahi, bozma ilamı dışında kalan hükümlerin esasına girilip incelenmesinden sonra örgüt suçu bakımından bozma ilamı doğrultusunda yeniden değerlendirme yapılmasının talep edileceği, bunun bir zorunluluk teşkil etmediği, daha öncesinde uygulamanın suç örgütünü ortaya koyan eylemler yönünden, bu eylemler yargılama konusu yapılıp bir karar verildikten sonra bu kez belirtilen yargılamalar doğrultusunda sanıkların aynı zamanda çıkar amaçlı suç örgütleri kurdukları iddiası bir kez de belirtilen dosyalar delil gösterilmek sureti ile örgütlü suçları yargılamakla yetkili mahkemelere kamu davası açılması şeklinde gerçekleşen uygulamada herhangi bir sorun yaşanmadığı, yargılamayı yapan makamlarca genel mahkemelerde yapılan yargılama dosyasındaki olay ve hükümler değerlendirilip örgütlü suçlar bakımından sanıklar hakkında iddia edilen bu eylemler bakımından hüküm kurulduğu, halen de benzer uygulamanın devam ettirildiği, dosya bakımından aynı yöntemle sonuca varılabileceği, adil yargılanma ilkesinin temel unsurlarından birini makul sürede yargılanma hakkının oluşturduğu, dosya özelinde tutuklu sanıkların bulunduğu ve tutukluluk süresi dikkate alındığında bu ilkeye özenin ayrıca öneme haiz olduğu, temyiz sürecinin bu süreye dâhil olduğu dikkate alındığında yüksek yargı makamlarının yargılama süresinde makul süre şartının yerine getirilmesinde kritik fonksiyon ifa ettikleri dikkate alındığında, bozmaya konu edilen hususların ilkeyi zedelediği sonucuna varılmakla, bozma ilamı dışındaki hususlarda karar verme imkânı varken kararın bozulması yönündeki karara karşı direnme gereği duyulduğu, tensiben iddia makamından mütalaa alınıp, ilk celse direnme kararı verildiği' şeklindeki gerekçelerle ilk hükmünde direnmiştir.

Kısmen resen temyize tabi olan bu hükmün, sanıklar müdafileri tarafından da temyiz edilmesi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 15.10.2014 tarih, 254206 sayı ve 'bozma' istekli tebliğnamesiyle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçeyle karara bağlanmıştır.

TÜRK MİLLETİ ADINA

CEZA GENEL KURULU KARARI

Özel Daire ile yerel mahkeme arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözülmesi gereken uyuşmazlıklar; yağma suçundan sanığa müdafi atanmadan yargılama yapılıp hüküm kurulmasının savunma hakkının kısıtlanması niteliğinde olup olmadığı ve ihaleye fesat karıştırma suçu bakımından katılan sıfatını alabilecek olan çevre ve orman müdürlüğüne tebligat yapılıp duruşmaya davet edilmeden karar verilmesinin usule aykırılık teşkil edip etmediği noktalarında toplanmakta ise de; bozma kararından sonra sanıklar ve müdafilerinin bozmaya karşı diyeceklerinin tespiti amacıyla duruşmadan haberdar edilmeleri gerekliliğine uyulup uyulmadığının belirlenmesi gerekmektedir.

İncelenen dosya kapsamından;

Özel Dairenin bozma ilamından sonra, yerel mahkemece tensip tutanağı ile dosyanın Cumhuriyet savcılığına tevdi edilerek mütalaa talebinde bulunulduğu ve duruşma günü tayin edildiği,

... tarihli celsede de sanıklar ve müdafileri duruşmadan haberdar edilmeden direnme hükmü kurulduğu,

Anlaşılmaktadır.

1412 sayılı CMUK'nun 5320 sayılı Kanununun 8. maddesi uyarınca yürürlükte olan 326. maddesinde;

'Yargıtay'dan verilen bozma kararı üzerine davaya yeniden bakacak mahkeme ilgililere bozmaya karşı diyeceklerini sorar.

Sanık veya müdahil ve vekillerine davetiye tebliğ olunamaması veya davetiye tebliğ olunmasına rağmen duruşmaya gelmemeleri nedeniyle bozmaya karşı beyanları tespit edilmemiş olsa dahi duruşmaya devam edilerek dava gıyapta bitirilebilir. Ancak sanık hakkında verilecek ceza, bozmaya konu olan cezadan daha ağır ise herhalde dinlenilmesi gerekir' düzenlemesi yer almaktadır.

Bu hüküm gereğince, bozma kararı sanık lehine olsa dahi, bozmadan sonra yapılan yargılamada yerel mahkemece sanık, katılan ve varsa müdafii ve vekillerine duruşma gününü bildirir davetiye tebliğ edilip, duruşmadan haberdar olmaları sağlanmalıdır. Yerleşik yargısal kararlarda açıkça vurgulandığı üzere, tebligat yapılamaması ya da davetiye tebliğ olunmasına rağmen sanığın duruşmaya gelmemesi durumunda, sonradan hükmolunacak cezanın, bozma ilamına konu cezadan daha ağır yaptırım içermemesi halinde yargılamaya devam olunarak bir karar verilebilecektir.

Nitekim Ceza Genel Kurulunun ... gün ve ... sayılı kararında da aynı sonuca ulaşılmıştır.

Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;

Özel Dairenin bozma kararından sonra yerel mahkemece sanıklar ve müdafilerine davetiye tebliğ edilmeden ve duruşmadan haberdar olmaları sağlanmadan tensip tutanağıyla Cumhuriyet savcısının yazılı görüşü alındıktan sonra önceki kararda direnilmiştir. Sanıklar ve müdafileri duruşmadan haberdar edilip bozmaya karşı beyanlarının sorulmaması, savunma hakkının sınırlandırılması niteliğinde olup, bu husus CMUK'nun 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen yürürlükte bulunan 326/1. maddesine aykırıdır.

Bu itibarla, yerel mahkeme direnme hükmünün, sanıklar ve müdafileri duruşmadan haberdar edilip bozma ilamına karşı beyanlarının sorulmaması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması isabetsizliğinden diğer yönleri incelenmeksizin bozulmasına karar verilmelidir.

SONUÇ:

Açıklanan nedenlerle;

1- ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... gün ve ... sayılı kararının, sanıklar ve müdafileri duruşmadan haberdar edilip bozmaya karşı beyanlarının sorulmaması suretiyle savunma haklarının kısıtlanması isabetsizliğinden BOZULMASINA,

2- Dosyanın mahalline gönderilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 20.10.2015 tarihinde yapılan müzakerede oybirliğiyle karar verildi.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.