Yargıtay - 4. Ceza Dairesi

2014/19113 Esas 2014/33694 Karar
Karar Tarihi: 20.11.2014
Yargıtay

4. Ceza Dairesi         2014/19113 E.  ,  2014/33694 K.

'İçtihat Metni'Esas No : 2014/19113

Karar No : 2014/33694

Tebliğname No : KD - 2011/347226

Konut dokunulmazlığının ihlali suçundan suça sürüklenen çocuk K.. H.. hakkında yapılan yargılama sonunda mahkumiyetine dair, Sakarya Çocuk Mahkemesince verilen 21.04.2011 tarih ve 2011/136 esas, 2011/252 karar sayılı hükmün suça sürüklenen çocuk müdafii tarafından temyizi üzerine,

Dairemizin 10.03.2014 tarih ve 2013/25893 esas, 2014/7817 karar sayılı kararıyla;

'Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;

Suça sürüklenen çocuğa yükletilen konut dokunulmazlığının ihlali eylemiyle ulaşılan çözümü haklı kılıcı zorunlu öğelerinin ve bu eylemin suça sürüklenen çocuk tarafından işlendiğinin Kanuna uygun olarak yürütülen duruşma sonucu saptandığı, bütün kanıtlarla aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde ve eksiksiz sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı;

Eylemin doğru olarak nitelendirildiği ve Kanunda öngörülen suç tipine uyduğu,

Cezanın kanuni bağlamda uygulandığı,

Anlaşıldığından suça sürüklenen çocuk K.. H.. müdafiinin ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmemiş olmakla, tebliğnameye aykırı olarak, TEMYİZ DAVASININ ESASTAN REDDİYLE HÜKMÜN ONANMASINA' karar verilmiştir.

I- İTİRAZ NEDENLERİ

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının 12/04/2014 tarih ve 2011/347226 sayılı yazısı ile;

'Birinci uyuşmazlık konusu,

Suça sürüklenen çocuğun işlediği kabul edilen hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar verme suçuyla ilgili olarak suçların hukuksal anlam ve sonuçlarını algılayabilme ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği yönünde uzman hekim raporu alınmaması konusunda 5237 sayılı TCK.nın 31/2 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 11. maddesine aykırı hakaret edilmesi konusundadır.

Maddi olayda suça sürüklenen çocuk K.. H..'nın doğum tarihinin, 06/03/1997 olduğu ve suç tarihinde 15 yaşını bitirmemiş olan suça sürüklenen çocuğun, 5237 sayılı TCK'nın 31/2 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 11. maddesi uyarınca, işlediği hırsızlık, konut dokunulmazlığını bozmak ve mala zarar verme suçunun hukuksal anlam ve sonuçlarını algılayabilme ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği yönünde uzman hekim raporu alınıp, sonucuna göre hukuksal durumunun değerlendirilmesi gerektiği gözetilmeden sanık hakkında eksik incelemeyle hüküm kurulması,

İkinci uyuşmazlık konusu,

Sakarya Çocuk Mahkemesince verilen kısa karada; suça sürüklenen çocuk K.. H.. hakkında, hüküm kesinleştikten sonra, Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan tebligata rağmen 30 gün içerisinde seçenek yaptırımının gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp ta devam edilmemesi halinde, durumunun mahkememize ihbarını takiben 6 aydan ibaret hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verilerek bu kararın derhal infaz edileceğinin 5237 sayılı TCK’nın 50/6.maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğa ihtarına ilişkin kararın hukuka aykırı bulunup bulunmadığına ilişkindir.

5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin 6. fıkrası ile yalnızca yetişkin sanıklarla ilgili bir düzenleme öngörüldüğü ve anılan bu düzenlemenin çocuk sanıklarla ilgili olarak uygulama imkanı bulunmadığından, hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezası 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan seçenek yaptırıma çevrilen, ancak seçenek tedbirin gereklerini yerine getirmeyen çocuk sanık hakkında, aynı maddenin 6. fıkrası uyarınca hapis cezasının tamamen ya da kısmen infazına karar verilmeyerek, adli para cezasına çevrilmede dahil olmak üzere, 50. maddenin birinci fıkrasında yer alan diğer seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi gerekmektedir.

Bu nedenle, maddi olayda, Sakarya Çocuk Mahkemesinin 21/04/2011 tarih ve 2011/136 Esas ve 2011/252 Karar sayılı ilamında yer alan, kısa karada; suça sürüklenen çocuk K.. H.. hakkında, hüküm kesinleştikten sonra, Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan tebligata rağmen 30 gün içerisinde seçenek yaptırımının gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp ta devam edilmemesi halinde, durumunun mahkememize ihbarını takiben 6 aydan ibaret hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verilerek bu kararın derhal infaz edileceğinin 5237 sayılı TCK’nın 50/6.maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğa ihtarına ilişkin yaptırımın hukuka aykırı olduğu ve çocuk sanık hakkında 5275 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun'un 11. maddesinde, “infaz edilen hapsin süresi, adli para cezasını tamamıyla karşılamamış olursa, geri kalan adli para cezasının tahsili için ilam, Cumhuriyet Başsavcılığınca mahallin en büyük mal memuruna verilir. Bu makamlarca 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanuna göre kalan adli para cezası tahsil edilir” hükmü yer almakta olup, çocuklar hakkında hükmedilen adli para cezasının ödenmemesi halinde, bu cezaların hapse çevrilemeyeceği, ancak amme alacaklarının tahsili yöntemine başvurularak tahsil edileceği hükmü gözetilerek çocuk sanık Kartal Kenan hakkında, seçenek yaptırım olan 3 Ay süreyle internet kafeye ve oyun salonlarına gitmekten yasaklanmasına ilişkin yaptırımın çocuk sanık tarafından gereklerinin yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp ta devam edilmemesi halinde kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verilmesi hukuka aykırı niteliktedir.

Üçüncü uyuşmazlık konusu

Suça sürüklenen çocuğa konut dokunulmazlığını bozma suçundan verilen kısa süreli hapis cezasının zorunlu da olsa seçenek yaptırımlara çevrilmiş olması nedeniyle hakkında 5237 sayılı TCK'nın 51.maddesi gereğince cezanın ertelenmesine ve CMK'nın 231.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yasal olanak bulunmadığına, çocuk müdafiinin bu yoldaki istemlerinin reddine ilişkin verilen kararın gerekçesinin hukuka uygun olmadığına ilişkindir.

5271 sayılı CMK'nın 231/5. maddesi uyarınca mahkemece hükmolunan iki yıl veya daha az süreli hapis veya adli para cezasına ilişkin hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilebilmesi için; sanığın daha önce kasıtlı bir suçtan mahkum olmamış bulunması, mahkemece sanığın kişilik özellikleri ile duruşmadaki tutum ve davranışları göz önünde bulundurularak yeniden suç işlemeyeceği hususunda kanaate varılması ve suçun işlenmesiyle mağdurun veya kamunun uğradığı zararın aynen iade suçtan önceki hale getirme veya tazmin suretiyle tamamen giderilmesi gerekmektedir.

Maddi olayda, suça sürüklenen çocuk Kenan Kartal Halıcı hakkında, konut dokunulmazlığını bozma suçuyla ilgili olarak 6 Ay Hapis cezasıyla mahkumiyetine karar verildiği, bu cezanın TCK 50/1-d maddesince 3 ay süreyle internet kafelere ve oyun salonlarına gitmekten yasaklanmasına ilişkin seçenek yaptırıma çevrilmesine karar verildiği ve suça sürüklenen çocuk hakkında, CMK'nın 231/5 maddesinin uygulama olanağının bulunup bulunmadığına ilişkin yerel mahkemece suça sürüklenen çocuğa verilen kısa süreli hapis cezasının zorunlu da olsa seçenek yaptırımlara çevrilmiş olması nedeniyle hakkında 5237 sayılı TCK'nın 51.maddesi gereğince cezanın ertelenmesine ve CMK'nın 231.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yasal olanak bulunmadığı şeklinde gösterilen gerekçenin yasal olmadığı ve yetersiz nitelikte olduğu nedenle, hukuka aykırılık oluşturmaktadır.

Bu itibarla, Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 10/03/2014 gün ve 2013/25893 Esas, 2014/7817 Karar sayılı ilamının onama kararın kaldırılarak üç ayrı nedenle bozulması istemiyle anılan karara itiraz edilmiştir.

SONUÇ VE İSTEM: Yukarıda açıklanan nedenler ve tüm dosya kapsamına göre,

1-İtirazımızın KABULÜNE,

2-Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 10/03/2014 gün ve 2013/25893 Esas, 2014/7817 Karar sayılı ilamının onama kararın KALDIRILMASINA,

3-Sakarya Çocuk Mahkemesinin 21/04/2011 tarih ve 2011/136 Esas ve 2011/252 Karar sayılı ilamının,

a- Suç tarihinde 15 yaşını bitirmemiş olan sanığın, 5237 sayılı TCK'nın 31/2 ve 5395 sayılı Çocuk Koruma Kanununun 11. maddesi uyarınca, işlediği eylemin hukuksal anlam ve sonuçlarını algılayabilme ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin yeterince gelişip gelişmediği yönünde uzman hekim raporu alınıp, sonucuna göre hukuksal durumunun değerlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

b- Sakarya Çocuk Mahkemesince, verilen kısa karada; suça sürüklenen çocuk K.. H.. hakkında, hüküm kesinleştikten sonra, Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan tebligata rağmen 30 gün içerisinde seçenek yaptırımının gereklerine yerine getirilmesine başlanmaması veya başlanıp da devam edilmemesi halinde, durumunun mahkememize ihbarını takiben 6 aydan ibaret hapis cezasının tamamen veya kısmen infazına karar verilerek bu kararın derhal infaz edileceğinin 5237 sayılı TCK’nın 50/6.maddesi gereğince suça sürüklenen çocuğa ihtarına ilişkin kararın, kaldırılarak çocuk sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nın 50. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan seçenek yaptırıma çevrilen, ancak seçenek tedbirin gereklerini yerine getirmeyen çocuk sanık hakkında, aynı maddenin 6. fıkrası uyarınca hapis cezasının tamamen ya da kısmen infazına karar verilmeyerek, adli para cezasına çevrilmede dahil olmak üzere, 50. maddenin birinci fıkrasında yer alan diğer seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

c- Suça sürüklenen çocuğa verilen kısa süreli hapis cezasının zorunlu da olsa seçenek yaptırımlara çevrilmiş olması nedeniyle hakkında 5237 sayılı TCK'nın 51.maddesi gereğince cezanın ertelenmesine ve CMK'nın 231.maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesine yasal olanak bulunmadığına, çocuk müdafiinin bu yoldaki istemlerinin reddine ilişkin verilen kararın gerekçesinin hukuka uygun olmayıp yetersiz olduğu nedenle,

Yüksek Yargıtay 4. Ceza Dairesinin 10/03/2014 gün ve 2013/25893 Esas, 2014/7817 Karar sayılı ilamının yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,

4-İtirazımız yerinde görülmediği takdirde dosyanın incelenmek üzere, Yüksek Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi, itirazen arz ve talep olunur.' isteminde bulunulması üzerine dosya Dairemize gönderilmekle, incelenerek gereği düşünüldü:

II- İTİRAZIN KAPSAMI

İtiraz, konut dokunulmazlığının ihlali suçundan, suça sürüklenen çocuk K.. H.. hakkında verilen mahkumiyet kararının onanmasına dair, Dairemizin 10/03/2014 tarihli kararına ilişkindir.

II- KARAR

Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı’nın itiraz gerekçeleri yerinde görülmekle, 6352 sayılı Kanunun 99. maddesiyle eklenen 5271 sayılı CMK'nın 308. maddesinin 3. fıkrası uyarınca İTİRAZIN KABULÜNE,

Dairemizce verilen 10.03.2014 tarih ve 2013/25893 esas, 2014/7817 karar sayılı onama kararının KALDIRILMASINA,

Sakarya Çocuk Mahkemesince verilen 21.04.2011 tarih ve 2011/136 esas, 2011/252 karar sayılı hükmün yeniden incelenmesi sonucu:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak;

1-Suç tarihinde oniki yaşını doldurup onbeş yaşını doldurmamış olan suça sürüklenen çocuğun üzerine atılı konut dokunulmazlığının ihlali suçu ile ilgili olarak işlediği fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama ve davranışlarını yönlendirme yeteneğinin bulunup bulunmadığı konusunda rapor alınması gerekirken başka bir davaya konu yaralama suçu yönünden alınan rapora dayanılarak eksik kovuşturma ile karar verilmesi,

2-Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nun 10.06.2014 tarih ve 2014/180-324 Esas-Karar sayılı ilamında belirtildiği üzere, TCK'nın 50. maddesinin 6. fıkrasında yalnızca yetişkin sanıklarla ilgili bir düzenleme öngörüldüğü ve anılan bu düzenlemenin çocuk sanıklarla ilgili olarak uygulama imkanı bulunmadığından, hakkında hükmolunan kısa süreli hapis cezası TCK'nın 50. maddesinin birinci fıkrasının (d) bendinde yer alan seçenek tedbire çevrilen suça sürüklenen çocuğun, seçenek tedbirin gereklerini yerine getirmemesi halinde; kısa süreli hapis cezasının adli para cezasına çevrilme de dahil olmak üzere, 50. maddenin birinci fıkrasında yer alan diğer seçenek yaptırımlardan birisine çevrilmesi gerektiği gözetilmeden, TCK’nın 50/6. maddesi uyarınca kısa süreli hapis cezasının tamamen veya kısmen infaz edileceğinin suça sürüklenen çocuğa ihtar edilmesine karar verilmesi,

3-Suça sürüklenen çocuğun suç tarihi itibariyle sabıkasız olduğunun anlaşılması, konut dokunulmazlığının ihlali suçunda giderilmesi gereken somut (maddi) bir zararın oluşmaması ve manevi zararın ise hükmün açıklanmasının geri bırakılmasının uygulanmasına engel teşkil etmemesi karşısında, CMK’nın 231/5. maddesindeki diğer hususlar değerlendirilmeden, “kısa süreli hürriyeti bağlayıcı cezanın tedbire çevrilmesi' biçimindeki, kanuni ve yeterli olmayan gerekçe ile anılan Kanun maddesinin uygulanmasına yer olmadığına karar verilmesi,

Kanuna aykırı ve suça sürüklenen çocuk K.. H.. müdafiinin temyiz nedenleri yerinde görüldüğünden itiraz yazısına uygun olarak HÜKMÜN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 20.11.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.