Yargıtay - 10. Ceza Dairesi

2020/20903 Esas 2022/9387 Karar
Karar Tarihi: 21.09.2022
Yargıtay

10. Ceza Dairesi         2020/20903 E.  ,  2022/9387 K.

'İçtihat Metni'Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2019 tarihli ve 2018/310 esas, 2018/752 sayılı ek kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 11/11/2020 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

A-)Konuyla İlgili Bilgiler:

1- Şüpheli Murat Oğuz’un 10/08/2017 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonucunda, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 15/03/2018 tarihli ve 2017/36215 soruşturma, 2018/4272 esas, 2018/3394 sayılı iddianamesi ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 53. maddeleri uyarınca cezalandırılması istemiyle Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, iddianamede; şüpheli hakkında daha önce kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verildiği, ihlal nedeniyle Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesine 2017/894 esas ve Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesine 2018/161 esas sayılı davaların açıldığı, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/6. maddesi uyarınca yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,

2- Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2018 tarihli, 2018/310 esas, 2018/752 sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 21/11/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,

3- İnfaz Cumhuriyet savcısınca, davanın Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/161 esas sayılı dava ile birleştirilerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi ve infazın durdurulmasınının talep edildiği,

4- Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 03/10/2019 tarihli ve 2018/310 esas, 2018/752 sayılı ek kararı ile; “yargılamanın yenilenmesini gerektirir yasal bir neden gösterilmediği ve bunu doğrulayacak hiç bir kanıt sunulmadığı, 5271 sayılı CMK’nın 319/1 maddesi uyarınca istemin kabule değer nitelikte görülmemesi nedeniyle reddine” karar verildiği,

5- Sanığın UYAP üzerinden alınan adli sicil kaydının incelenmesinden;

a-)Sanığın 10/08/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 07/11/2016 tarihli ve 2016/32874 soruşturma, 2016/579 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, ihlal nedeniyle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 27/10/2017 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/02/2018 tarihli ve 2017/894 esas, 2018/193 sayılı kararı ile; sanığın beraatine karar verildiği, b-) Sanığın 20/08/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Çayıralan Cumhuriyet Başsavcılığının 20/11/2017 tarihli ve 2017/324 soruşturma, 2017/9 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği,

6- Dosya arasında bulunan Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/161 esas ve 2018/1396 karar sayılı dosyasının incelenmesinde;

a-)Sanığın 03/10/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 06/02/2018 tarihli ve 2017/43866 soruşturma, 2018/1955 esas, 2018/1609 sayılı iddianamesi ile Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, iddianamede daha önce 13/10/2016 tarihinde erteleme kararı verildiği, denetimli serbestlik tedbirine uymaması nedeniyle 27/10/2017 tarihli iddianame ile Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, uyuşturucu kullanmaya devam ederek atılı suçu işlediği hususunun belirtildiği,

b-)Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2018 tarihli ve 2018/161 esas, 2018/1396 karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 maddesi uyarınca tesdiden 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği,

Anlaşılmıştır.

B-)Kanun Yararına Bozma İstemi:

Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;

“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde bulundurmak suçundan sanık ...'un, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62/1. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına dair Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2018 tarihli ve 2018/310 esas, 2018/752 sayılı kararının 21/11/2018 tarihinde kesinleşmesini müteakip, Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 43/1. maddesi gereğince yapılan yargılamanın yenilenmesi ve infazın durdurulması talebinin reddine ilişkin Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2019 tarihli ve 2018/310 esas, 2018/752 sayılı ek kararını kapsayan dosya incelendi.

Dosya kapsamına göre, sanık hakkında 11/08/2017 tarihli uyuşturucu madde kullanmak eylemi nedeni ile Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığınca düzenlenen 15/03/2018 tarihli ve 2017/36215 esas sayılı iddianame ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2018 tarihli ve 2018/310 esas, 2018/752 sayılı sanığın mahkumiyetine yönelik kararın istinaf edilmeksizin kesinleştiği, 03/10/2017 tarihli uyuşturucu kullanmak eylemi nedeniyle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 06/02/2018 tarihli ve 2017/43866 esas sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2018 tarihli ve 2018/161 esas, 2018/1396 sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine karar verildiği anlaşılmış ise de; sanığın bahse konu eylemlerinin ilk hukukî kesintiyi oluşturan Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/161 esas sayılı dosya kapsamında yer alan 06/02/2018 tarihli iddianameden önce olması karşısında, birleştirme kararı verilerek, tek bir uyuşturucu madde kullanmak suçundan mahkûmiyet kararı verilip, zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği anlaşılmakla birlikte, Yargıtay 10. Ceza Dairesinin 14/07/2017 tarihli ve 2017/2358 esas 2017/3525 karar sayılı ilâmı ile, '… her iki mahkeme tarafından hüküm tarihinde bilinmeyen ve sonradan ortaya çıkan bu durumun ilk kez kanun yararına bozma yolu ile incelenmesi mümkün olmayıp, yasaya aykırı olduğu iddia edilen mahkeme kararlarına karşı başvurulacak diğer kanun yolları tükenmediğinden, yargılama sona erdikten sonra ortaya çıkan bu durumun CMK’nın 311 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi kapsamında değerlendirilebileceği' şeklinde belirtildiği üzere, sonradan ortaya çıkan bu durumun 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 311 ve devamı maddeleri uyarınca yargılamanın yenilenmesi yoluyla mahallinde çözümlenebileceği gözetilmeksizin, itirazın bu yönden kabulü yerine, yazılı şekilde reddine karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2019 tarihli ve 2018/310 esas, 2018/752 sayılı ek kararının 5271 Sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.

C-) Konunun Değerlendirilmesi:

Sanığın 10/08/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma eylemi nedeniyle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 15/03/2018 tarihli ve 2017/36215 soruşturma, 2018/4272 esas, 2018/3394 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasının yapılan yargılaması sonunda Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2018 tarihli, 2018/310 esas, 2018/752 karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 21/11/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği, infaz Cumhuriyet savcısınca, davanın Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/161 esas sayılı dava ile birleştirilerek zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerektiği gerekçesiyle yargılamanın yenilenmesi ve infazın durdurulmasınının talep edilmesi üzerine, Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 03/10/2019 tarihli ve 2018/310 esas, 2018/752 sayılı ek kararı ile; “yargılamanın yenilenmesini gerektirir yasal bir neden gösterilmediği ve bunu doğrulayacak hiç bir kanıt sunulmadığı, 5271 sayılı CMK’nın 319/1 maddesi uyarınca istemin kabule değer nitelikte görülmemesi nedeniyle reddine” karar verildiği,

Sanık hakkında, 10/08/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 07/11/2016 tarihli ve 2016/32874 soruşturma, 2016/579 sayılı kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, ihlal nedeniyle Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 27/10/2017 tarihli iddianamesi ile kamu davası açıldığı, Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/02/2018 tarihli ve 2017/894 esas, 2018/193 sayılı kararı ile; sanığın beraatine karar verildiği,

Sanığın 03/10/2017 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Kayseri Cumhuriyet Başsavcılığının 06/02/2018 tarihli ve 2017/43866 soruşturma, 2018/1955 esas, 2018/1609 sayılı iddianamesi ile Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2018 tarihli ve 2018/161 esas, 2018/1396 karar sayılı kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 maddesi uyarınca tesdiden 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın henüz kesinleşmediği, anlaşılmıştır.

Dosya kapsamına göre, Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/161 esas sayılı dosyasındaki suçun 03/10/2017 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin 06/02/2018 tarihinde düzenlendiği, incelemeye esas Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/310 esas sayılı dosyasındaki aynı neviden suçun 10/08/2017 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin ise 15/03/2018 tarihinde düzenlendiği, bu halde; sanığın eylemlerinin ilk hukukî kesintiyi oluşturan Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2018/161 esas sayılı dosya kapsamında yer alan 06/02/2018 tarihli iddianameden önce olması karşısında, sanık hakkında tek bir suçtan mahkûmiyet kararı verilip, zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği,

Somut olayda, zincirleme suç oluşturan aynı nitelikteki iki suç nedeniyle farklı mahkemelere iki ayrı dava açılması üzerine, Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2018 tarihli kararı ile, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 21/11/2018 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği, Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2018 tarihli kararı ile de, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 maddesi uyarınca tesdiden 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği anlaşıldığından; sanık hakkında ayrı ayrı mahkûmiyet hükümleri kurulması kanuna aykırıdır.

Açıklanan nedenlere göre;

Sanığın her iki eylemi arasında hukuki kesinti bulunmaması, eylemlerin zincirleme suç oluşturması hususu her iki mahkeme tarafından hüküm tarihinde bilinmiyor olsa da, yargılama sona erdikten sonra ortaya çıkan bir durum olmadığından CMK’nın 311 ve devamı maddelerinde düzenlenen yargılamanın yenilenmesi kapsamında değerlendirilemeyeceği, kanuna aykırılığın kanun yararına bozma yolu ile giderilebileceği, ancak;

Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2018 tarihli ve 2018/161 esas, 2018/1396 karar sayılı sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 maddesi uyarınca tesdiden 4 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına dair kararının henüz kesinleşmediği anlaşıldığından; Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/12/2018 tarihli ve 2018/161 esas, 2018/1396 sayılı kararının kesinleşmesinin beklenmesi, istinaf kanun yoluna gidilmeden kesinleşmesi halinde kanun yararına bozma yoluna gidilmesi talep edilerek kararın bozulması sağlandıktan sonra, her iki davanın birleştirilmesi ve her iki davanın da kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verilmeden TCK’nın 191/6. maddesi uyarınca doğrudan açıldığı, sanık hakkında daha önce verilmiş olan erteleme kararının kaldırılarak açılan kamu davasında, Kayseri 6. Asliye Ceza Mahkemesinin 22/02/2018 tarihli ve 2017/894 esas, 2018/193 sayılı kararı ile; sanığın beraatine karar verildiği, bu durumda TCK’nın 191/6. maddesindeki kovuşturma şartının gerçekleşmediği hususu da gözetilerek sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması, Kayseri 3. Asliye Ceza Mahkemesi kararına karşı istinaf kanun yoluna başvurulması halinde ise, istinaf incelemesinin sonucuna göre sanığın hukuki durumunun değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması nedeniyle kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK’nın 223/8-2. maddesi gereğince “durma” kararı verilmesi gerektiğinden Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2018 tarihli, 2018/310 esas, 2018/752 karar sayılı kararına karşı, kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine karar vermek gerekmiştir.

D-) Karar :

Yukarıda açıklanan nedenlerle; mahkemece kovuşturma şartının gerçekleşmesini beklemek üzere 5271 sayılı CMK’nın 223/8-2. maddesi gereğince “durma” kararı verilmesi gerektiği gözetilmeden sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan Kayseri 2. Asliye Ceza Mahkemesinin 13/11/2018 tarihli, 2018/310 esas, 2018/752 karar sayılı kararına karşı, kanun yararına bozma yoluna başvurulup başvurulmayacağının takdiri için dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına GÖNDERİLMESİNE,

21/09/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.