Yargıtay - Büyük Genel Kurulu

2013/7 Esas 2014/15 Karar
Karar Tarihi: 21.11.2014
Yargıtay

Büyük Genel Kurulu         2013/7 E.  ,  2014/15 K.

'İçtihat Metni'MAHKEMESİ : Yargıtay Hukuk Genel Kurulu (İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla)

Taraflar arasındaki tazminat davasında yapılan yargılama sonunda ilk derece mahkemesi sıfatıyla Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nca;

“Davacı şirket vekili, Ankara 6 İş Mahkemesi 2010/920 Esas sırasında Recep Koral ile Sosyal Güvenlik Kurumu arasında görülen dava da müvekkili ADOMED Medikal İth. İhr. Ltd. Şti’nin faturalarının istendiğini, müvekkili firmanın ticari sır niteliğinde olan faturanın verilmeyeceğini izinsiz kullanılmaması gerektiğini ifade ederek faturayı vermediğini, yasa dışı yollar ile elde edilen faturanın müvekkili firmanın bilgisi dışında yasal olmayan şekilde kullanıldığını, faturaların ticari sır olduğuna dair Ankara 1. Sulh Ceza Mahkemesi’ne ait karar bulunduğunu iddia ederek maddi zararları saklı kalmak üzere, 10 TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesi istemiştir.

Dava ilk önce Yargıtay 10. Hukuk Dairesinde açılmış, yapılan yargılama sonunda “… sorumluluğu ileri sürülen hakim Dr. Halil Yılmaz’ın, 22.12.2011 tarihinde Yargıtay üyeliğine seçilmiş olması ve 6100 sayılı HMK 47 maddesi karşısında davanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nda görülmesi gereklidir.” gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.

6100 sayılı HMK 47. maddesinde “ Davaların Açılacağı Mahkeme” başlığı altında yargısal faaliyetten dolayı devlet aleyhine açılacak davalarda görevli ve yetkili mahkeme belirlenmiş, Devlet aleyhine açılan tazminat davası, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi hâkimlerinin fiil ve kararlarından dolayı ise Yargıtay ilgili hukuk dairesinde; Yargıtay Başkan ve üyeleri ile kanunen onlarla aynı konumda olanların fiil ve kararlarından dolayı açılacak ise Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nda açılacağı ve ilk derece mahkemesi sıfatıyla görüleceği düzenlenmiştir.

Madde gerekçesinde de “…ilk derece ve bölge adliye mahkemesi hâkimlerinin fiil ve kararlarından dolayı devlet aleyhine açılan tazminat davası, dava konusuna göre temyiz edilse idi, temyiz incelemesi Yargıtay’ın hangi hukuk dairesinde yapılacak idiyse o hukuk dairesinde; Yargıtay Başkan ve üyeleri ile kanunen onlarla aynı konumda olanların fiil ve davranışlarından dolayı açılacak tazminat davasının da Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nda açılacağı ifade edilmiştir.

Madde metninden ve gerekçesinden anlaşılacağı üzere görevli ve yetkili mahkeme belirlenirken zararı meydana getiren yargısal faaliyeti yapan hakimin bu faaliyeti yaptığı sırada bulunduğu konum dikkate alınarak belirleme yapıldığı anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan 6100 sayılı HMK 114 maddesinde dava şartları sayılmış, (c) fıkrasında mahkemenin görevli olması davası şartları arasında sayılmıştır. Aynı kanunun 115 maddesinde ise dava şartının bulunmaması halinde davanın usulden reddedileceği belirtilmiştir.

Tüm bu hususlar ve yukarıda belirtilen yasal mevzuat dikkate alındığında fiil ve kararın verildiği tarihte ilk derece mahkemesi hakimi olan ihbar edilen Dr. Halil Yılmaz hakkında açılan tazminat davasında görevli ve yetkili mahkemenin ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılama yapacak olan Yargıtay 10. Hukuk Dairesi’nin olduğunun kabul edilmesi, bu kabulün gereği olarak da kurulumuzun görevsiz olması nedeniyle 6100 sayılı HMK 114/c ve 115/2 maddeleri gereğince davanın usulden reddine karar verilmesi gerekmiştir.

HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle;

1- 6100 sayılı HMK 47 maddesi gereğince ilk derece mahkemesi sıfatıyla yapılacak yargılamanın Yargıtay 10.Hukuk Dairesi’nce yapılması gerektiğinden, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun GÖREVSİZLİĞİNE,

2- 6100 sayılı HMK 331/2 maddesi gereğince yargılama giderinin görevli mahkemece hüküm altına alınmasına,

3- 6100 sayılı HMK’nun 20 maddesi gereğince görevsizlik kararına karşı süresi içinde kanun yoluna başvurulmayarak kesinleşmesi halinde kararın kesinleştiği tarihten; kanun yoluna başvurulması halinde bu başvurunun reddi kararının tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde kararı veren Hukuk Genel Kurulu’na başvurulması halinde, dava dosyasının ilgili merciiye gönderilmesine,

Gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde Yargıtay Büyük Genel Kurulu’nda temyizi kabil olmak üzere taraf vekillerinin yüzüne karşı oyçokluğu ile verilen 30.01.2013 gün ve 2013/1 Esas, 2013/1 sayılı karar davacı tarafından temyiz edilmiştir.

BÜYÜK GENEL KURUL KARARI

Davacının temyiz istemi üzerine dosyadaki kâğıtların okunmasından sonra gereği düşünüldü:

Davacı, 6100 sayılı HMK’nun 46. maddesine dayanarak devlet aleyhine tazminat davası açmıştır.

Mahkemece yukarıda başlık bölümüne alınan gerekçe ile davanın görevsizlik nedeni ile reddine karar verilmiş, hüküm davacı tarafından temyiz edilmiştir.

2797 sayılı Yargıtay Kanunu’nun 13. maddesinde Yargıtay’ın görevleri sayılmış; Yargıtay Başkan ve üyeleri ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili ve özel kanunlarında belirtilen kimseler aleyhindeki görevden doğan tazminat davalarına ve bunların kişisel suçlarına ait ceza davalarına ve kanunlarda gösterilen diğer davalara ilk ve son derece mahkemesi olarak bakmak Yargıtay’ın görevleri arasında sayılmıştır.

Hukuk ve Ceza Genel Kurulları’nın görevlerini belirleyen 15. madde de ise; Yargıtay Başkan ve üyeleri, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcısı ve Yargıtay Cumhuriyet Başsavcıvekili ile yargılama görevi özel kanunlarınca Yargıtay Genel Kurullarına verilen kişilere ait davaları ilk mahkeme olarak görmek ve hükme bağlamak ve ilk mahkeme olarak özel dairelerce verilen hüküm ve kararların temyiz ve itiraz yoluyla incelenmesini yapmak görevleri arasında sayılmıştır.

6100 sayılı HMK 47. maddesinde HMK 46. Maddesine dayanılarak hakimin hukuki sorumluluğu nedeniyle devlet aleyhine açılacak davalarda görevli mahkeme belirlenmiş, Devlet aleyhine açılan tazminat davası, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi hâkimlerinin fiil ve kararlarından dolayı ise Yargıtay ilgili hukuk dairesinde; Yargıtay Başkan ve üyeleri ile kanunen onlarla aynı konumda olanların fiil ve kararlarından dolayı açılacak ise Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nda açılacağı ve ilk derece mahkemesi sıfatıyla görüleceği düzenlenmiştir.

Somut olayda; yargısal faaliyeti gerçekleştirdiği sırada hakim olan ihbar edilen Halil Yılmaz, dava açılmadan önce 22.12.2011 tarihinde Yargıtay üyesi seçilmiş, eldeki dava ise 22.11.2012 tarihinde açılmıştır.

Görüşmeler sırasında azınlıkta kalan üyeler, HMK 47 maddesi dikkate alındığında kararı veren hakime göre değil kararın verildiği mahkemeye göre görevli mahkemenin belirlendiğini, davanın konusunun ilk derece mahkemesi fiil ve kararlarından dolayı açıldığına göre görevli mahkemenin Yargıtay ilgili hukuk dairesinin olduğunu savunmuşlar ise de bu görüş kurul çoğunluğu tarafından kabul edilmemiştir.

Kurul çoğunluğu ise; Yargıtay Kanunu 13. ve 15. maddeler dikkate alındığında dava açıldığı tarihte Yargıtay Üyesi seçilmiş olan ihbar edilen Halil Yılmaz’ın gerçekleştirdiği yargısal faaliyet nedeni ile açılan davada görevli mahkemenin Hukuk Genel Kurulu olduğunu kabulü etmiştir.

Yukarıda açıklanan nedenlerle ilk derece mahkemesi sıfatıyla verilen kararın bozulması gerekmiştir.

SONUÇ: Davacının, temyiz itirazlarının kabulü ile Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği kararın; yukarıda açıklanan nedenle 6217 sayılı Kanunun 30.maddesi ile 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’na eklenen “Geçici madde 3” atfıyla uygulanmakta olan 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu’nun 429.maddesi gereğince BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, istek halinde temyiz peşin harcın yatırana geri verilmesine, 21.11.2014 gününde oyçokluğu ile ikinci görüşmede karar verildi.

KARŞI OY

“Hâkimin Hukuki Sorumluluğu” HMK’nın 46. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olup; 47. maddesinde, “Davaların açılacağı mahkeme” gösterilmiştir. 47. madde “Devlet aleyhine açılan tazminat davası, ilk derece…mahkemesi hakimlerinin fiil ve kararlarından dolayı, Yargıtay ilgili hukuk dairesinde… açılır ve ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülür…” hükmünü içermektedir. Bu maddeye göre, zararı meydana getiren hâkimin yargısal faaliyeti yaptığı sırada bulunduğu konum dikkate alınarak, görevli ve yetkili mahkemenin belirlenmesi gerekmektedir. Davaya konu eylemi yapan olarak ihbar edilen Dr. Halil Yılmaz, o tarihte Ankara 6. İş Mahkemesi Hâkimidir. Dolayısıyla Dr. Halil Yılmaz’ın, eylem tarihi itibarıyla ilk derece mahkeme hâkimi olması nedeniyle, Yargıtay 10. Hukuk Dairesinin görevli olduğu ve ilk derece mahkemesi sıfatıyla yargılamanın burada yapılması gerektiği görüşündeyim. 21.11.2014

6. Ceza Dairesi Üyesi

KARŞI OY

Dava; Hakimin yargısal faaliyetleri nedeniyle devlet aleyhine açılmış manevi tazminat davasıdır.

İhbar edilen hakim uyuşmazlık konusu kararı verdikten sonra 22.12.2011 tarihinde Yargıtay üyeliğine seçilmiş, dava ise Yargıtay 10. Hukuk Dairesinde açılmıştır. Bu dairece yapılan yargılama sonunda “… sorumluluğu ileri sürülen hakim Dr. Halil Yılmaz’ın, 22.12.2011 tarihinde Yargıtay üyeliğine seçilmiş olması ve 6100 sayılı HMK 47 maddesi karşısında davanın Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nda görülmesi gereklidir.” gerekçesi ile görevsizlik kararı verilmiştir.

Görevsizlik kararının temyiz edilmeden kesinleşmesi üzerine dosya HGK na gelmiş, HGK da temyize konu kararında'6100 sayılı HMK 47. maddesinde “ Davaların Açılacağı Mahkeme” başlığı altında yargısal faaliyetten dolayı devlet aleyhine açılacak davalarda görevli ve yetkili mahkeme belirlenmiş, Devlet aleyhine açılan tazminat davası, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi hâkimlerinin fiil ve kararlarından dolayı ise Yargıtay ilgili hukuk dairesinde; Yargıtay Başkan ve üyeleri ile kanunen onlarla aynı konumda olanların fiil ve kararlarından dolayı açılacak ise Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nda açılacağı ve ilk derece mahkemesi sıfatıyla görüleceği düzenlenmiştir.

Madde gerekçesinde de “…ilk derece ve bölge adliye mahkemesi hâkimlerinin fiil ve kararlarından dolayı devlet aleyhine açılan tazminat davası, dava konusuna göre temyiz edilse idi, temyiz incelemesi Yargıtay’ın hangi hukuk dairesinde yapılacak idiyse o hukuk dairesinde; Yargıtay Başkan ve üyeleri ile kanunen onlarla aynı konumda olanların fiil ve davranışlarından dolayı açılacak tazminat davasının da Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nda açılacağı ifade edilmiştir.

Madde metninden ve gerekçesinden anlaşılacağı üzere görevli ve yetkili mahkeme belirlenirken zararı meydana getiren yargısal faaliyeti yapan hakimin bu faaliyeti yaptığı sırada bulunduğu konum dikkate alınarak belirleme yapıldığı anlaşılmaktadır.

Diğer taraftan 6100 sayılı HMK 114 maddesinde dava şartları sayılmış, (c) fıkrasında mahkemenin görevli olması davası şartları arasında sayılmıştır. Aynı kanunun 115 maddesinde ise dava şartının bulunmaması halinde davanın usulden reddedileceği belirtilmiştir. ' Gerekçesiyle göresizlik kararı vermiş, temyiz üzerine dosya Yargıtay Büyük Genel Kuruluna gelmiştir.

YBGK oy çokluğu ile görevli mahkemenin HGK olduğu sonucuna varmıştır.

Bu tür davalarda görevli mahkemeyi belirleyen 6100 sayılı HMK nın 47.maddesi “(1) Devlet aleyhine açılan tazminat davası, ilk derece ve bölge adliye mahkemesi hâkimlerinin fiil ve kararlarından dolayı, Yargıtay ilgili hukuk dairesinde; Yargıtay Başkan ve üyeleri ile kanunen onlarla aynı konumda olanların fiil ve kararlarından dolayı Yargıtay Hukuk Genel Kurulunda açılır ve ilk derece mahkemesi sıfatıyla görülür. Yargıtay ilgili hukuk dairesinin tazminat davası sonucunda vermiş olduğu kararlara ilişkin temyiz incelemesi Yargıtay Hukuk Genel Kurulunca; bu Kurulun ilk derece mahkemesi sıfatıyla tazminat davası sonucunda vermiş olduğu kararlara ilişkin temyiz incelemesi ise Yargıtay Büyük Genel Kurulunca yapılır.

(2) Devletin sorumlu hâkime karşı açacağı rücu davası, tazminat davasını karara bağlamış olan mahkemede görülür “ şeklinde düzenlenmiştir.

HGK gerekçesinde de belirtildiği üzere yargılama, kararı veren hakimin sıfatı nedeniyle değil “fiil ve kararlarından dolayı” yapılmaktadır. Nitekim dava da bu nedenle Hazine aleyhine açılmaktadır. Görev hususu kamu düzenini ilgilendirdiğinden görevli mahkemenin tespiti öncelik arz etmektedir.

Görevli mahkemenin tespitinde esas alınması gereken hakimin kararı verdiği tarihteki sıfatıdır.Yasa koyucu bu hususu “… ilk derece ve bölge adliye mahkemesi hâkimlerinin fiil ve kararlarından dolayı, Yargıtay ilgili hukuk dairesinde…” şeklinde yasalaştırmıştır. Davanın açıldığı tarihteki veya devamı sürecindeki sıfatın kabulü halinde emekli olan Yargıtay üyesinin verdiği karar nedeniyle açılacak davanın ilk derece mahkemesinde görülmesi gerektiği sonucuna ulaşılacaktır ki yasa koyucu bunu murad etmemiştir.

Sonuç itibariyle; görevli mahkemenin Yargıtay Özel Dairesi olduğu, bu yönde verilen HGK kararının onanması gerektiği düşüncesiyle çoğunluk görüşüne katılmıyorum.

1.Hukuk Dairesi Üyesi


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.