Yargıtay - İstanbul 18. Asliye Ticaret Mahkemesi

2017/285 Esas 2018/1250 Karar
Karar Tarihi: 21.11.2018
Yargıtay

T.C.

İSTANBUL

18. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

ESAS NO : 2017/285 Esas

KARAR NO : 2018/1250

DAVA : Tazminat (Ölüm Ve Cismani Zarar Sebebiyle Açılan Tazminat)

DAVA TARİHİ : 24/03/2017

KARAR TARİHİ : 21/11/2018

Taraflar arasında görülen davanın mahkememizde yapılan açık yargılaması sonunda:

GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ:

Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; 14.09.2008 günü sürücü ... Yönetiminde bulunan ... sigorta A.Ş, ... poliçe numaralı ... plakalı aracın, ... kavşağında karşıdan karşıya geçmek isteyen müvekkillerinin çocukları olan ...' ya çarpması sonucu kaza meydana geldiğini ve kazada müvekkillerinin murisi ...'nın vefat ettiğini, ... Ağır Ceza Mahkemesi 'nde dava açıldığını ve bu davada sanık ...'a mahkumiyet kararı çıktığını, geriye mirasçı olarak anne ve babasının kaldığını, ... plaka ve ... Sigorta A.Ş, ... poliçe numaralı aracın sebebiyet verdiği kaza neticesi meydana gelen ölüm sebebi ile sigorta bedelinin ödenmesi istemi ile 25/01/2010 tarihinde sigorta şirketine başvuru yapıldığını, akabinde sigorta şirketinin 25/03/2010 tarihinde 4.455,00- TL daha önce başvuru sahiplerine ödeme yapıldığını, yapılan bu hesaplama eksik olduğundan dolayı yeniden taraflarınca 03/10/2016 tarihinde başvuru yapıldığını fakat başvuru sonrası taraflarına şifai olarak, davalı ... Sigorta A.Ş. 'nin daha önce ödeme yapmış olduklarından dolayı taleplerini red ettiğini kaza sebebiyle vefat eden ...' nın bilirkişi rapounda kusursuz olduğu tespiti de dikkate alınarak varislerin, müvekkilinin desteğinden yoksun kalınması sebebiyle ve uğradığı zararın teminat iimitince karşılanması gerektiğini, cenaze ve defin giderleri yönünden davacıların Türk Borçlar Kanunu m.53'e dayanarak cenaze kaldırma ve defin giderleri isteme hakkının bulunduğunu, fazlaya dair ve poliçede manevi tazminatın da karşılanacağına ilişkin bir kayıt bulunması halinde manevi tazminat hakları saklı kalmak kaydıyla, müvekkilinin zararlarını karşılamak üzere karşı taraf-sigorta şirketinin sigorta şirketine başvuru tebliğ tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte şimdilik destekten yoksun kalma tazminatı için ... için 500,00 -TL, ... için 500,00 -TL cenaze vede defin giderleri için şimdilik 100-TL olmak üzere toplamda 1.100,00- TL nin avans faizi ile birlikte tazminat ödemeye mahkûm edilmesine, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesini talep ve dava etmiştir.

Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; kazaya karıştığı ifade edilen ... plakalı aracın müvekkili şirket tarafından 26.06.2008-2009 vadeli ... no.lu Trafik Sigorta Poliçesi ile sigortalandığını, müvekkili şirket tarafından davacılara 4.455,19- TL ödeme yapılarak sorumluluğunun yerine getirildiğini, davacılar tarafından da bu ödemeyi takiben ibraname imza altına alındığını, KTK md.111 gereği; ibranamenin iptali yalnızca ödeme tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde talep edilebileceğini, bu nedenle müteveffa ...'nın vefatı yönünden ibra zamanaşımı itirazında bulunduklarını, KTK md.111'de açıkça belirtildiği üzere; tazminat talebinin eksik yahut yetersiz olduğuna ilişkin anlaşmaların, ancak 2 yıl içinde iptalinin talep edilebileceğini, davacı tarafından imzalanan ibranamenin tarihinin 14.09.2012 olup; huzurdaki dava ise 28.04.2016 da açıldığını, dolayısıyla 2 yıllık süre aşılmış olduğundan; kanunda hak düşürücü süre olarak belirlenen bu sürenin nazara alınması ve davanın zamanaşımı nedeniyle reddine karar verilmesini davayı kabul anlamına gelmemekle birlikte, müvekkili şirketin sorumluluğunun trafik poliçesindeki limitler ve sigortalı araca atfedilebilecek kusur ile sınırlı olduğunu, dava konusu kazanın meydana geliş biçimi yönünden, müvekkil sigortalısı araca atfedilen kusurun kabulünün mümkün olmadığını, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu 27.11.2012 tarih 2013/17-72 E. 2012/1558 K. sayılı ilamında, sigorta şirketinin ancak sigortalı araç kusuru oranında zarardan sorumlu olacağının açıkça ifade edildiğini, her halükârda müteveffanın müterafik kusurunun değerlendirilmesini talep ettiklerini belirterek, Yargıtay 17. Hukuk Dairesi 2014/4657 E. 2015/8105 K. 02.06.2015 tarihli kararından bahsetmiş, Trafik Sigortası Genel Şartları B.2. Maddesi gereği, müvekkili şirket açısından temerrüt tarihi, hesaplamaya esas tüm belgelerin ulaştırılmasını izleyen 8 iş günü sonra başlayacağını, dolayısıyla hesaplanması mümkün olmayan bir tazminata ilişkin Trafik Sigortası Genel Şartları B.2. maddesi gereği temerrüt gerçekleşmeyeceğinden, müvekkili şirketin temerrüdünün ancak hesaplamaya esas tüm belgelerin taraflarına tebliğ edilmesinden 8 iş günü içerisinde gerçekleşebileceğinin tespitine, dava konusu olayın haksız fiilden kaynaklandığını, ticari iş niteliğinde olmadığını, bu nedenle davacı vekilinin avans faizine yönelik taleplerinin reddinin gerektiğini belirterek, sonuç olarak; davanın ibra zamanaşımı nedeniyle davanın reddine, sigortalı araca atfı kabil kusur bulunmadığından davanın reddine, kaza tarihinden itibaren faiz talebinin reddine, haksız ve mesnetsiz davanın reddine, yargılama gideri ve vekalet ücretinin davacı yana yüklenmesine karar verilmesini savunmuştur.

Dava, trafik kazasından kaynaklanan destekten yoksun kalma tazminat istemine ilişkindir.

KTK.'nun Zorunlu Mali Mesuliyet Sigortası, 2918 sayılı Kara Yolları Trafik Kanunu m.91 gereği, işletenlerin KTK.'nun 85.maddesinin birinci fıkrasına göre, olan sorumluluklarının karşılanmasını sağlamak üzere yasaca yaptırımları zorunlu kılınan ve KTK.'nun kapsamında motorlu bir aracın kara yolunda işletmesi sırasında bir kimsenin ölümüne, yaralanmasına veya bir şeyin zarara uğramasına neden olması halinde, o aracı işletenin zarara uğrayan üçüncü kişilere karşı olan sorumluluğu belli limitler ve kusur oranı dahilinde ve gerçek zarar miktarı ile karşılamayı amaçlayan sorumluluk sigortasıdır.

Tarafların mali ve sosyal durumları araştırılmış, trafik, SGK ve sigorta kayıtları, nüfus kayıt örneği, ceza dosyası ile kusur oranı ile tazminat miktarının tespiti için yerel bilirkişilerden rapor alınmıştır.

Davalı sigorta şirketinin sigortalısı ... plâkalı aracın davalı ... A.Ş'ye 26/06/2008-26/06/2009 tarihleri arasında sigortalandığı anlaşılmıştır.

Kaza, 14/09/2008 tarihinde sigorta teminatları süresi içinde meydana gelmiştir.

Teminat limitleri kaza tarihi itibari ile ölüm ve sakatlık şahıs başına 100.000,00-TL ile sınırlıdır.

Davalı sigorta şirketine yazılan müzekkere cevabında; davacı tarafından 26/01/2010 tarihinde yapılan başvuru neticesinde hasar dosyası açıldığı, davacı yana 13/04/2010 tarihinde 4.455,00-TL ödendiği bildirilerek hasar dosyası ve ödemeye ilişkin belge sureti dosyaya sunulmuştur.

Celbedilen ... Ağır Ceza Mahkemesinin ... E. , 2010/12 K. sayılı dava dosyasında, davaya konu kaza nedeni ile ... plakalı araç sürücüsü ... hakkında taksirle ölüme ve yaralamaya neden olmak suçundan dolayı 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, verilen kararın temyiz incelemesi sonucu onanarak kesinleştiği görülmüştür. Ceza dosyasında alınan Adli Tıp Kurumu Trafik İhtisas Dairesinin 02/11/2009 tarihli raporunda; olay mahallinde ...'in idaresindeki otomobile yeşil ışığın yanmasının kabulü halinde sanık ...'in olayda tali derecede kusurlu olduğu, mağdur yaya ...'nın kendi can güvenliğini ve denetimini ve gözetiminden sorumlu olduğu 3 yaşındaki müteveffa yaya ...'nın can güvenliğini tehlikeye düşürdüğünden dolayı olayda asli derecede kusurlu, müteveffa yaya ...'nın ise kusursuz olduğunu, ancak olay mahallinde mağdur ve müteveffa yaya ... ve 'ya yeşil ışığın yanmasının kabulü halinde sanık ...'in olayda asli ve tam kusurlu olduğu, mağdur yaya ... ile müteveffa yaya ...'nın olayda kusursuz oldukları kanaatini bildirir müşterek rapor düzenlendiği görülmüştür. Ceza yargılaması neticesinde müştekilerin açık anlatımlarına göre, olayın meydana geldiği kavşaktaki trafik ışıklarında yayaların geçmesi için butona basmadıkları anlaşılmış ve butona basmadan yayalara yeşil ışık da yanmayacağı nazara alındığında ... ve elinden tutarak karşıya geçirmek istediği sırada müteveffa ...'nın taşıtlara yeşil ışık yanarken geçtikleri kabul edilerek sürücü Sanık ...'in kavşak ve ışığa yaklaşırken süratini azaltmadığı, mevcut deliller karşısında sanığın olayda tali kusurlu olduğu kabul edilerek sanığın olaydaki tali kusuru nazara alınarak taksiden cezanın asgari hadden tayin edildiği görülmüştür.

Kazanın oluşumunda kazaya karışan tarafların kusur oranları ile tazminat miktarının hesaplanması noktasında bir trafik, bir aktüerya bilirkişisinden alınan müşterek raporda özetle; olayın meydana gelmesinde her iki tarafın dikkatsiz nizam ve kurallara aykırı hareket ettiğinin tespit edildiğini, olayda her iki tarafında eşit derecede kusurlu olduğunu, müdrik yaşta olmayan ( 2005 doğumlu ) müteveffa yaya ...' nın olayda kusurunun olmadığını, olay anında mahalde bulunan ebeveynlerin ( müteveffanın elinde tutan babaannesi ... ile birlikle az gerisinde aynı yönde görüş alanında yürümekte olan müteveffanın baba ve annesi olan ...-... ), can güvenliğinden sorumlulukları ve gözetimi altındaki ...'yı taşıtlardan uzak durmasını sağlayamadıklarını, araçlara karşı koruma tedbirlerini almada kendilerinden beklenen yeterli çaba ve özenin gösterilmediği olayda % 50 nispetinde kusurlu olduklarını, ...- sürücü ... 'ın kazada ( % 50 nispetinde) kusurlu olduğunu, davalı Sigorta Şirketi tarafından yapılan ödemenin güncellenerek zarardan indirildiğini, davacı ...'nın talep edebileceği bakiye Destekten Yoksun Kalma Tazminatı tutarının 13.659,81- TL olduğunu, davacı ...'nın talep edebileceği bakiye Destekten Yoksun Kalma Tazminatı Tutarının 9.267,10- TL olduğu hususları rapor edilmiştir.

Davacı vekili cevap dilekçesinde; davacılara 13/04/2010 tarihinde 4.455,19-TL ödeme yapıldığı, ödemeyi takiben ibraname alındığını, ibranamenin iptali yalnızca ödeme tarihinden itibaren 2 yıl içerisinde talep edilebileceği, bu nedenle iki yıllık ibraname zamanaşımı süresi dolduğundan, davanın reddine karar verilmesini talep etmiş ise de; celbedilen hasar dosyasında davacılar tarafından imzalanmış ibraname bulunmadığı, yalnızca davacılara 4.455,19-TL kısmi ödeme yapılmış olduğu anlaşılmakla, davalı vekilinin zamanaşımı itirazının reddine karar verilmiştir.

Davacı vekili, hesaplanan bilirkişi raporu doğrultusunda mahkememize sunmuş olduğu 19/09/2018 tarihli dilekçesi ile davasını ıslah etmiş ve eksik harcı tamamlamıştır.

Tüm dosya kapsamı incelendiğinde; davalı sigortalı araç sürücüsü ...'in olay günü sevk ve idaresinde bulunan araçla olay yerindeki kavşağa geldiğinde araçlara yeşil ışık yanarken müteveffanın elinden tutan babaannesi ... ile müteveffa ...'nın karşıdan karşıya geçmekte oldukları sırada onlara çarpmak suretiyle kazanın meydana geldiği, sigortalı araç sürücüsü ...'in kavşak ve ışığa yaklaşırken hızını azaltmadığı, olay anında mahalde bulunan ebeveynlerin ( müteveffanın elinde tutan babaannesi ... ile birlikle az gerisinde aynı yönde görüş alanında yürümekte olan müteveffanın baba ve annesi olan ...-... ), can güvenliğinden sorumlulukları ve gözetimi altındaki ...'yı taşıtlardan uzak durmasını sağlayamadıklarını, araçlara karşı koruma tedbirlerini almada kendilerinden beklenen yeterli çaba ve özenin gösterilmediği olayda % 50 nispetinde kusurlu olduklarını, ...- sürücü ... 'ın kazada ( % 50 nispetinde) kusurlu olduğu kabul edilmiştir. Davalı sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncellenerek hesaplanan tazminattan indirildiğinde ...'nın talep edebileceği bakiye Destekten Yoksun Kalma Tazminatı tutarının 13.659,81- TL olduğunu, davacı ...'nın talep edebileceği bakiye destekten yoksun kalma tazminatı tutarının 9.267,10- TL olduğu kanaatine varılmakla, raporda belirtilen miktarlar üzerinden destekten yoksun kalma tazminatının kabulüne karar verilmiş, aşağıda belirtildiği şekilde hüküm kurulmuştur.

HÜKÜM: Gerekçesi Yukarıda Açıklandığı Üzere;

1-Davanın KABULÜ İle

Davacı ... için 13.659,81 TL , davacı ... için 9.267,10 TL destekten yoksun kalma tazminatının 13/04/2010 tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte

davalıdan alınarak davacıya verilmesine,

2-Alınması gerekli olan 1.566,13- TL karar ilam harcından, peşin alınan 31,40 -TL ile 75,00-Tl. Islah harcının mahsubu ile noksan kalan 1.459,73-TL harcın davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına,

3- Davacı tarafından yapılan dava açılış gideri: 67,40- TL, Islah harcı: 75,00-TL, bilirkişi ücreti: 1.000,00-Tl davetiye posta gideri: 138,25 TL olmak üzere toplam:1.280,65-TL. yargılama giderinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine

4-Davacılar kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden AAÜT uyarınca hesap ve takdir olunan 2.751,10-TL vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacılara verilmesine

5-Davacılar tarafından yatırılan gider avansından bakiye kalan kısmın karar kesinleştiğinde davacıya iadesine,

Dair davacılar vekili ve davacı asil ...'nın yüzüne karşı, davalı vekilinin yokluğunda kararın tebliğden itibaren iki hafta içerisinde mahkememize yada mahkememize gönderilmek üzere başka yer Asliye Ticaret Mahkemesine verilecek dilekçe ile istinaf yolu açık olmak üzere verilen karar açıkça okunup usulen anlatıldı.

Katip ...

e-imzalıdır

Hakim ...

e-imzalıdır


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.