Yargıtay - 6. Daire

2019/13869 Esas 2022/2058 Karar
Karar Tarihi: 22.02.2022
Yargıtay

Danıştay 6. Daire Başkanlığı         2019/13869 E.  ,  2022/2058 K.

'İçtihat Metni' T.C.

D A N I Ş T A Y

ALTINCI DAİRE

Esas No : 2019/13869

Karar No : 2022/2058

TEMYİZ EDEN (DAVACI) : ...İnşaat Akaryakıt Madencilik Tarım Otomotiv Mühendislik Sanayi Ticaret Ltd. Şti.

VEKİLİ : Av. ...

KARŞI TARAF (DAVALI) : ...Büyükşehir Belediye Başkanlığı

VEKİLİ : Av. ...

İSTEMİN ÖZETİ : ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesince verilen ...tarih, E:..., K:...sayılı kararının temyizen incelenerek bozulması istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: İstanbul İli, Silivri İlçesi, ...Köyü Mahallesi, ...Caddesi, ......Mevki'ne izinsiz hafriyat toprağı döküldüğünden bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanununun 8. maddesi ile Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği hükümlerinin ihlal edildiği gerekçesiyle, aynı Kanunun 20. maddesinin (r) bendi uyarınca davacı şirkete 147.285,00 TL para cezası verilmesine ilişkin ... tarih ve ... sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı işlemi ile bu cezanın tahsili amacıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Daire Başkanlığı Gelirler Müdürlüğü tarafından düzenlenen ...tarihli, ...numaralı ödeme emrinin iptali talep edilmiştir.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih, E:..., K:...sayılı kararı üzerine yapılan yargılama sonucu .... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:...K:...sayılı kararda; davacı şirket tarafından 'döküm yapan kamyonun plakasının belli olmadığı, döküm yapan kamyonun kendi araçları olmadığı, kendi araçlarının logosunun ve isimlerinin görülmediği ve araçlarının kasa renginin farklı olduğu' ileri sürülmüş ise de, döküm sırasında damperin kaldırılması nedeniyle araç plakasının görülmediği ancak tanzim edilen tutanakta bu hususun açıkça belirtildiği ve kamyonun damperinin açık vaziyette fotoğraflandırıldığının tutanakta belirtildiği, keza denetimin devamında ihlale konu yerde davacının aracının park halinde fotoğraflandırıldığının da anlaşıldığı, bu nedenle davacının bu yöndeki iddialarına itibar edilemeyeceği, yine davacı tarafından 'ilgili dönemde aracını başka bir şirkete kiraladığı ve kiralayan şirketin belirtilen adreste iş yaptığından aracının orada gözüktüğü' ileri sürülmüş ise de, davacı şirket ile kiracı şirket arasındaki akdedilen ve dosyaya sunulan araç kira sözleşmesinin noter onaylı olmadığı, bu haliyle kira sözleşmesinin her zaman düzenlenebilir nitelikte bir belge olduğundan, davacının bu iddialarına da itibar edilemeyeceği, davacı şirketin adına kayıtlı ... plaka sayılı araç ile hafriyat dökümü yaptığı hususunun davalı idare elemanlarınca yapılan denetim neticesinde döküm anında çekilen fotoğraflar ve 16/08/2016 tarihli tutanakla açık bir şekilde tespit edildiği ve olayın sübuta erdiği, bu nedenle verilen para cezasında hukuka aykırılık bulunmadığı belirtilerek, idari yaptırım kararı yönünden davanın reddine karar verildiği, ödeme emri yönünden ise; her ne kadar yukarıda yazılı gerekçe ile ödeme emrinin dayanağı idari para cezasına ilişkin idari yaptırım kararı yönünden davanın reddi sonucuna varılmış ise de, 5018 sayılı Kamu Mali Yönetimi ve Kontrol Kanununa ekli (I), (II) ve (III) sayılı cetvellerde yer alan kamu idareleri tarafından verilen ve genel bütçeye gelir kaydedilen idari para cezalarının kesinleşmeden takip ve tahsil edilebilmesinin mümkün olmadığı, ödeme emrinin dayanağı idari para cezasına ilişkin idari yaptırım kararına karşı iş bu yargılama aşamasının halen devam ettiği, bu itibarla ödeme emrinin tanzim edildiği 17/02/2017 tarihi itibariyle ortada kesinleşmiş bir amme alacağının bulunmadığı anlaşıldığından, ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının özeti: Temyize konu kararda; idari yaptırım kararı yönünden istinaf incelemesine konu kararın ve gerekçesinin usul ve hukuka uygun olduğu, istinaf dilekçelerinde ileri sürülen hususların, kararın bu kısmının kaldırılmasını gerektirecek nitelikte olmadığı belirtilerek, davacı tarafından idari yaptırım kararının reddine ilişkin İdare Mahkemesi kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine karar verilmiş, ödeme emri yönünden ise; idari yaptırım kararlarına karşı dava açılmış olmasının cezanın tahsilini durdurmayacağı, idari yaptırıma konu cezanın, ilgilisine tebliğinden sonra mevzuatta öngörülen vadede ödenmemesi durumunda dava açılıp açılmadığına, bu yönüyle borcun kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca takip ve tahsili yoluna gidilebileceği, belirtilerek, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının ödeme emrinin iptaline ilişkin kararının kaldırılarak, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

TEMYİZ EDENİN İDDİALARI : Davacı tarafından; dava konusu işlemlere dayanak alınan denetim tutanağının gerçeği yansıtmadığı, denetim tutanağı ekindeki fotoğrafların incelenmesinden, döküm yapan aracın fotoğrafının uzak bir mesafeden çekildiği ve plakasının belli olmadığı, daha sonra park halinde çekilen fotoğraftaki araç ile döküm anını gösteren ilk fotoğraftaki aracın birbirinden farklı olduğu, ayrıca söz konusu aracın dosyaya ibraz edilen araç kiralama sözleşmesi ile ...Yapı Asfalt Mad. İnş. San. Tic. Ltd. Şti.'ye kiralandığı, söz konusu araçla döküm yapıldığı kabul edilse bile ceza sorumluluklarının bulunmadığı belirtilerek, temyize konu kararın bozulması gerektiği iddia edilmiştir.

SAVUNMANIN ÖZETİ : Davalı idare tarafından; temyiz isteminin reddi ile usul ve yasaya uygun olan kararın onanması gerektiği savunulmuştur.

DANIŞTAY TETKİK HAKİMİ ...DÜŞÜNCESİ : Temyize konu kararın para cezasına ilişkin kısmının onanması, ödeme emrine ilişkin kısmının ise Dairemiz kararında belirtilen gerekçe ile bozulması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Altıncı Dairesince, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra işin gereği görüşüldü:

İNCELEME VE GEREKÇE:

MADDİ OLAY :

İstanbul İli, Silivri İlçesi, ...Köyü Mahallesi, ...Caddesi, ...Mevki'ne izinsiz hafriyat toprağı döküldüğünden bahisle, 2872 sayılı Çevre Kanununun 8. maddesi ile Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği hükümlerinin ihlal edildiği gerekçesiyle, aynı Kanunun 20. maddesinin (r) bendi uyarınca davacı şirkete 147.285,00 TL para cezası verilmesine ilişkin ...tarih ve ...sayılı İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı işlemi ile bu cezanın tahsili amacıyla İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı Mali Hizmetler Daire Başkanlığı Gelirler Müdürlüğü tarafından ...tarihli, ...numaralı ödeme emrinin tesis edilmesi üzerine, bakılmakta olan dava açılmıştır.

İLGİLİ MEVZUAT VE HUKUKİ DEĞERLENDİRME:

Temyiz konu kararın para cezasına ilişkin kısmı yönünden;

Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Daireleri tarafından verilen kararların temyiz yolu ile incelenerek bozulabilmeleri 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinde belirtilen nedenlerden birinin bulunması halinde mümkündür.

Temyize konu kararın, para cezasına ilişkin kısmı yönünden 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanununun 49. maddesinin 2. fıkrasında sayılan bozma nedenlerinden hiçbirisi bulunmamaktadır.

Temyize konu kararın ödeme emrine ilişkin kısmına gelince;

5326 sayılı Kabahatlar Kanunu'nun 'Kararların Tebliği' başlıklı 26. maddesinin 1. fıkrasında; idarî yaptırım kararlarının 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre ilgili kişiye tebliğ edileceği, tebligat metninde bu karara karşı başvurulabilecek kanun yolu, mercii ve başvuru süresinin açık bir şekilde belirtileceği, 3. fıkrasında ise; tüzel kişi hakkında verilen idarî yaptırım kararları her halde ilgili tüzel kişiye tebliğ edileceği, hüküm altına alınmıştır.

6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun'un 37. maddesinde; amme alacaklarının hususi kanunlarında belli edilen zamanlarda ödeneceği, hususi kanunlarında ödeme zamanı tesbit edilmemiş amme alacaklarının yapılacak tebliğden itibaren bir ay içinde ödeneceği, 55. maddesinde ise; amme alacağını vadesinde ödemeyenlere, 15 gün (olay tarihinde 7 gün) içinde borçlarını ödemeleri veya mal bildiriminde bulunmaları lüzumu bir “ödeme emri” ile tebliğ olunacağı, belirtilmiştir.

Dava dilekçesinde; dava konusu ödeme emrinin 01/03/2017 tarihinde tebliğ edildiği, ödeme emrine dayanak alınan idari yaptırım kararının ise kendilerine tebliğ edilmediği, idari yaptırım kararından ödeme emrinin tebliği üzerine haberdar olunduğu belirtilerek, idari yaptırım kararı ile ödeme emrine 08/03/2017 tarihinde birlikte dava açılmıştır.

Dosyanın incelenmesinden; davacıya ait araçla izinsiz hafriyat toprağı dökümü yapıldığından bahisle, Çevre Kanunu ile Hafriyat Toprağı, İnşaat ve Yıkıntı Atıklarının Kontrolü Yönetmeliği hükümlerinin ihlal edildiği gerekçesiyle, anılan Kanunun 20. maddesinin (r) bendi uyarınca davacı şirkete para cezası verilmesi üzerine bakılan davanın açıldığı, yapılan yargılama sonucu .... İdare Mahkemesinin ...tarih, E:..., K:...sayılı kararı ile, dava konusu idari yaptırım kararının davacı şirketin adresinde işyeri çalışanı ...'na 27/10/2016 tarihinde tebliğ edildiği, bu tarihten itibaren otuz gün içinde dava açılmadığı belirtilerek, idari yaptırım kararı yönünden davanın süre aşımı yönünden reddine, ödeme emrine ilişkin ise davanın esastan reddine karar verildiği, karara karşı yapılan istinaf başvurusu üzerine ise, ...Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih, E:..., K:...sayılı kararıyla; davacı şirkette, idari yaptırım kararının tebliğ edildiği ... isminde bir çalışanın bulunmadığı, dolayısıyla tebliğ işleminin usulüne uygun olmadığı, bu nedenle idari yaptırım kararına karşı açılan davanın da süresinde olduğu belirtilerek, idari yaptırım kararı ile birlikte ödeme emri hakkında da yeniden karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle İdare Mahkemesi kararının kaldırıldığı anlaşılmıştır.

Anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesinin kaldırma kararı üzerine yapılan yargılamada ise, .... İdare Mahkemesince verilen ...tarih ve E:..., K:...sayılı kararda; olayın sabit olması nedeniyle idari yaptırım kararı yönünden davanın reddine, ödeme emri yönünden ise, idari para cezalarının kesinleşmeden takip ve tahsil edilebilmesinin mümkün olmadığı, ödeme emrinin dayanağı idari para cezasına ilişkin idari yaptırım kararına karşı işbu yargılama aşamasının halen devam ettiği, bu itibarla ödeme emrinin tanzim edildiği 17/02/2017 tarihi itibarıyla ortada kesinleşmiş bir amme alacağının bulunmadığı belirtilerek, ödeme emrinin iptaline karar verilmiştir.

İdare Mahkemesinin bu kararına karşı istinaf yoluna başvurulması üzerine, temyize konu karar ile; idari yaptırım kararı yönünden istinaf incelemesine konu kararın ve gerekçesinin usul ve hukuka uygun olduğu belirtilerek, idari yaptırım kararına karşı yapılan istinaf başvurusunun reddine, ödeme emrine dair verilen karara karşı yapılan istinaf başvurusu yönünden ise; idari yaptırım kararlarına karşı dava açılmış olmasının cezanın tahsilini durdurmayacağı, idari yaptırıma konu cezanın, ilgilisine tebliğinden sonra mevzuatta öngörülen vadede ödenmemesi durumunda dava açılıp açılmadığına, bu yönüyle borcun kesinleşip kesinleşmediğine bakılmaksızın 6183 sayılı Kanun hükümleri uyarınca takip ve tahsili yoluna gidilebileceği, belirtilerek, davalı idarenin istinaf başvurusunun kabulü ile İdare Mahkemesi kararının ödeme emrinin iptaline ilişkin kararının kaldırılarak, bu kısım yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

Yukarıda yer verilen mevzuat hükümlerinin birlikte diğerlendirilmesinden; alacağın tahsili için öncelikle para cezasına ilişkin işlemin usulüne uygun olarak ilgilisine tebliğ edilmesi, bu tebliğden sonra bir ay içerisinde söz konusu borcun ödenmesinin istenilmesi, bir ay içinde borcun ödenmemesi üzerine kamu alacağının cebren tahsili amacıyla, vadesinde ödenmeyen kamu alacağı için yedi gün içinde borcun ödenmesi veya mal bildiriminde bulunulması gerektiğini bildiren bir ödeme emrinin düzenlenmesi gerekmektedir.

Bu durumda, ilgilisi tarafından idari yaptırım kararından, ödeme emrinin tebliği ile birlikte haberdar olunduğu, ödeme emrinin düzenlendiği tarihte idari yaptırım kararının davacıya tebliğ edilmemiş sayılması nedeniyle, para cezasının ödenmesi için bir aylık ödeme süresi ile peşin ödeme indirimi ve taksitlendirme imkanlarının da tanınmadığı, yukarıda anılan 6183 sayılı Kanunun 55. maddesinde de belirtildiği gibi, ödeme emrinin vadesinde ödenmeyen amme alacakları hakkında düzenleneceği, olayda olduğu gibi, tebligatın usulüne uygun yapılmadığı anlaşıldığından, henüz ödeme vadesi başlamamış idari para cezası hakkında ödeme emri düzenlenmesinde hukuka uyarlık, ödeme emri yönünden davanın reddi yolunda verilen temyize konu Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesi kararının bu kısmında ise hukuki isabet görülmemiştir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1.Davacının temyiz isteminin kısmen kabulüne, kısmen reddine,

2....Bölge İdare Mahkemesi .... İdari Dava Dairesinin ...tarih, E:..., K:...sayılı kararının para cezasına ilişkin kısmının ONANMASINA, ödeme emrine ilişkin kısmının ise BOZULMASINA,

3.Kararın bozulan kısmı yönünden yeniden karar verilmek üzere dosyanın anılan Bölge İdare Mahkemesi İdari Dava Dairesine gönderilmesine, 22/02/2022 tarihinde, kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.