Yargıtay - Konya Bölge Adliye Mahkemesi 3. Hukuk Dairesi

2021/1790 Esas 2021/1839 Karar
Karar Tarihi: 23.11.2021
Yargıtay

T.C. KONYA BAM 3. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ...-...

T.C.

KONYA

BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ

3. HUKUK DAİRESİ

DOSYA NO : ...

KARAR NO : ...

KARAR TARİHİ : 23/11/2021

T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A

İ S T İ N A F K A R A R I

BAŞKAN :...

ÜYE : ...

ÜYE : ...

KATİP :...

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ : KONYA .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ

KARAR TARİHİ : 12/07/2021

NUMARASI : ...Esas ... Karar

DAVACILAR : 1- ... - (T.C. Kimlik No:...) - ...

2- ... - (T.C. Kimlik No: ...) - ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVALILAR : 1- ... SİGORTA A.Ş.

VEKİLİ : Av. ...

2- ... - (T.C. Kimlik No: ...) - ...

VEKİLİ : Av. ...

DAVA : ALACAK

İSTİNAF KARAR TARİHİ : 23/11/2021

İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ : 24/11/2021

Yukarıda bilgileri yazılı mahkemece verilen karara ilişkin istinaf talebi üzerine mahkemece dosya istinaf incelemesi yapılmak üzere dairemize gönderildiğinden yapılan ön inceleme ve incelemeyle heyete tevdi olunan dosyanın gereği görüşülüp aşağıdaki karar verilmiştir.

TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ :

Davacı vekili 16/11/2020 tarihli dilekçesiyle; davalı sigorta şirketi nezdinde... numaralı zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi ile kayıtlı bulunan davalı sigortalı ...'in işleteni ve maliki olduğu ... plakalı numaralı araç seyir halinde iken müvekkillere ait 380 adet koyun sürüsüne çarptığını, müvekkilleri geçimlerinin hayvancılıkla sağlamakta olup kaza nedeni ile 39 adet koyunlarını kaza sırasında 3 adet koyunu ise kazadan kısa bir süre sonra 15 adet koyun ise sakat kalmaları nedeni ile telef olduklarını, müvekkillerinin yaşanan kaza edeni ile ciddi bir zararı oluştuğunu, müvekkillerinin maddi anlamdaki kayıplarının telafisini teminen davalı sigorta şirketine 24/03/2020 tarihli istem dilekçesi gönderildiğini, davalı sigorta şirketi tarafından trafik kazasında meydana gelen zararların tazmini taleplerinin reddedildiğini, istemleri ret olarak müvekkilleri 27/07/2020 tarihinde ticari uyuşmazlıklarda dava şartı olan arabuluculuk başvurusu yaptığını, müvekkilleri ile davalı sigorta şirketi 14/09/2020 tarihli ... dosya ve ... arabuluculuk görüşmesi yaptığını ancak görüşme sonucunda anlaşmaya varılmadığını beyan ederek, fazlaya ilişkin her türlü hakları saklı kalmak kaydı ile zarar bedelini sayın bilirkişiler tarafından zarar miktarının kesin ve net olarak hesaplanması anına kadar arttırma hakları saklı tutarak şimdilik müvekkillerin uğradıklarını maddi zarardan 1.000,00 TL.nin davalılardan sigorta şirketi yönünden sigorta limitleri ile sınırlı olarak davalılardan müşterek ve müteselsilen kaza tarihinden başlayarak işletilecek yasal faizi ile birlikte davalılardan tahsilini, mahkeme masrafları ile vekalet ücretinin davalılar üstünde bırakılmasına karar verilmesini dava ve talep etmiştir.

Davalılardan ... Sigorta A.Ş. vekilinin 20/11/2020 tarihli davaya cevap dilekçesinde özetle ; davacı taraf 26/07/2017 tarihinde meydana geldiğini iddia ettiği kazada yaralanan ve ölen koyunlarının zararını kazaya sebebiyet verdiğini iddia ... plakalı aracın trafik sigortasını yapan müvekkilinin şirketten talep ettiğini, davacının davaya konu kazası 2017 yılında meydana gelmiş olup talepleri 2 yıllık zamanaşımına uğradığını, bu sebeple de davacının reddinin gerektiğini, davacı taraf HMK 121. maddesine göre dava ile ilgili delillerini müvekkili şirkete tebliğ etmesi gerektiğini, davacı tarafından dava açılmadan önce müvekkili şirkete hiçbir başvurunun olmadığını beyan ile davacının dava şartını yerine getirmediğini, davacının müracaat ve arabuluculuk dava şartları yerine getirilmediğinden davanın reddine karar verilmesi gerektiğini istemiştir.

Davalılardan ... vekilinin 16/12/2020 tarihli davaya cevap dilekçesinde özetle ; müvekkilinin söz konusu oluşan kazada hiçbir kusurunun olmadığını, kazanın oluşumunda ... ve sürü sahibi olan ... ve ...'nın tam kusurlu olduğunu, davalılar bu denli büyük bir sürüyü, sürme yeteneği olmayan tek kişiye emanet edip yardımcı personel bulundurmamaları kazaya sebebiyet verdiğini, bu husus Konya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin ... E. sayılı dosyası aracılığıyla alınan Ankara Trafik İhtisas Dairesi Başkanlığı'nın 29/05/2019 tarihli raporunda, ...'nin asli kusurlu olduğunu, sürü sahipleri ... ve ... maliki oldukları küçükbaş hayvanlarını sürme yeteneğinden yoksun kimsenin yönetimine verdikleri 380 küçükbaş hayvandan oluşan büyük boyutlu sürüyü karşıya geçirme esnasında taşıt trafiğini tehlikeye düşürmemek için yardımcı personel bulundurmadıkları olayda asli kusurlu olduklarını, bu nedenle yapılan incelemenin eksik olup bu inceleme neticesinde müvekkiline verilen kusur oranının da hakkaniyete açıkça aykırılık teşkil ettiğini, davacılar 39 adet koyunun kaza sırasında 3 adet koyunun da kazadan sora telef olduğunu iddia ettiğini ancak, bu iddiasını kanıtlar nitelikte hiçbir somut delil ileri sürmediğini, açıklanan nedenlerle haksız davanın reddini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin davacılar üzerinde bırakılmasını istemiştir.

İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ :

Konya ...Asliye Ticaret Mahkemesi 12/07/2021 tarih, ... esas... karar sayılı gerekçeli kararında özetle; 'Dosya kapsamı incelendiğinden, taraflar arasında Konya ... Asliye Ceza Mahkemesi'nin... E.... K. sayılı ilamı ile ceza dosyası açılmış bulunduğu, söz konusu davanın taraflar arasında çıkan kavga ve neticesinde taksirle bir kişinin yaralanmasına neden olmak ve tehdit ve basit yaralama suçlarından hükme bağlandığı, söz konusu davanın davamıza konu trafik kazasından sonra meydana geldiği, tarafların yaralama suçundan karşılıklı şikayetlerinden vazgeçme nedeniyle davanın düşürüldüğü, dava dışı taraflara adli para cezası uygulandığı ancak, olayımız ile ilgili herhangi bir hüküm kurulmadığı anlaşılmıştır.

Dosya incelendiğinde, Konya ... Asliye Hukuk Mahkemesi'nin ...E. sayılı dosyası ile davamızın davalısı ...'in davamız davacılarına karşı öncelikli olarak Konya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... D. İş üzerinden tespit yaptırarak Konya ... Asliye Hukuk Mahkemesinde ... E. sayılı dosyası ile davamıza konu trafik kazası ile ilgili tazminat davası açmış olduğu, Mahkememizce söz konusu dava nedeniyle davacıların da kaza ile ilgili dava açmış olduğu kanaati uyanmıştır.

Her ne kadar davacılar vekilinin vermiş olduğu cevaba cevap dilekçesinde zamanaşımına davalıların yapmış olduğu itiraza Borçlar Kanunu anlamında genel sürenin dolmamış olması nedeniyle zamanaşımına karşı itiraz ettikleri anlaşılmıştır.

Dosyamız incelendiğinde, kaza tarihinin 26/07/2017 olduğu, Mahkememizde görülen davanın 16/11/2020 tarihinde açılmış olduğu dikkate alınmıştır.

Zamanaşımı hak sahibinin zararı ve tazminat hükümlüsünün öğrendiği tarihten itibaren 2 yıl ve her zarara yol açan olay tarih itibariyle 10 yıldır. Tazminat davası ceazi gerektiren fiilden doğar ve ilgili yasa maddelerindeki süreler sonunda bu süreler biter. Bu düzenleme 2918 s. KTK.nun 109/1 ve 2. Maddesinde paraleldir. Bu nedenle Mahkememiz taraflar arasında olayın 26/07/2017 tarihinde olduğu bu nedenle tarafların suçun faillerine öğrenmesini olay anı ile aynı anda itibaren belirlenmiş olduğu ayrıca taraflar arasında başkaca davaları söz konusu zamanaşımı tarihleri içerisinde açılmış olduğu da dikkate alındığında KTK. ve Genel Zamanaşımı kurallarına göre davacının davasının reddine karar vermek gerekmiş ve oluşan vicdani kanaat ile Davacının davasının zamanaşımı nedeniyle REDDİNE,' şeklinde karar verilmiştir.

İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ :

Davacılar vekili sunduğu istinaf dilekçesinde özetle; müvekkilinin zararı ve tazminat yükümlüsünün kim olduğunu kendi imkanı ile bilebilecek ve tespit edebilecek bir konumda olmadığını, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenebilmesi için ve haksız fiil sonucunda meydana gelen zararların açılacak bir tazminat davasına dayanak oluşturacak yeterlilikte ve nitelikte güvenilir bilgilerin elde edilmesi için bilirkişi raporlarını, ATK Trafik İhtisas Dairesinin raporlarının gelmesi ve buna istinaden zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrenmesi, öğrendikten sonra bahse konu zamanaşımı sürelerini işlemesi gerektiğini, ayrıca TBK madde 72' de her halde fiilin işlendiği tarihten başlayarak 10 yılın geçmesiyle zamanaşımına uğrar ibaresinin yer aldığını, davacı müvekkillerinin zararının ve tazminat yükümlüsünün 26/07/2017 tarihine olay anı ile öğrenmesini ve bu süre içinde dava açmasının hukuka, kanuna ve akla aykırı olduğunu, yerel mahkemece verilen zamanaşımı nedeni ile red kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini, bahse konu olayın 26/07/2017 tarihinde gerçekleştiğini, zamanaşımı süresinin 10 yıl olduğunu, ceza dosyasına ATK tarafından gelen raporun 29/05/2019 tarihli , bilirkişi raporunun ise 11/01/2019 tarihli olduğunu, Konya ... Asliye Hukuk Mahkemesinin ... esas sayılı dosyasına Adalet Bakanlığı ATK Trafik İhtisas Dairesi tarafından gönderilen raporun ise 09/01/2020 tarihli olduğunu, mahkemenin zamanaşımı süresi nedeniyle davayı reddetmesinin usule ve kanuna aykırı olduğunu, mevcut dosyada ceza kanununda öngörülen davanın uzun zamanaşımı süresinin uygulanması gerektiğini, yerel mahkeme kararının kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin karşı taraf üzerine bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir.

DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE :

6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 341 ve devamı maddeleri uyarınca ve özellikle istinaf incelemesinin kapsamının öngörüldüğü 355. maddeye göre re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık halleri dışında istinaf incelemesi istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır.

Dava, trafik kazası nedeni ile maddi tazminat istemine ilişkindir.

2918 sayılı KTK.nun 109. maddesinin 1. fıkrasında haksız fiil niteliğindeki trafik kazalarından doğan tazminat taleplerlerinin,zarar görenin, zararı ve tazminat yükümlüsünü öğrendiği tarihten başlayarak iki yıl ve herhalde, kaza gününden başlayarak on yıl içinde zamanaşımına uğrayacağı düzenlenirken, 2. fıkrasında ise, davanın, cezayı gerektiren bir fiilden doğması ve ceza kanununun bu fiil için daha uzun bir zamanaşımı süresi öngörmüş olması halinde, bu sürenin maddi tazminat talepleri içinde geçerli olacağı hüküm altına alınmıştır. 2918 sayılı kanunun anılan hükmünün gözden kaçırılmaması gereken yönü, ceza kanununda öngörülen daha uzun zamanaşımı süresinin sadece eylemin ceza kanununa göre suç sayılması koşuluna bağlanmış bulunmasıdır. Bu düzenlemenin iki ayrı sonucu bulunmaktadır. Sözkonusu yasa hükmü, ceza zamanaşımı uygulanabilmesi için sadece eylemin aynı zamanda bir suç oluşturmasını yeterli görmekte bunun dışında fail hakkında mahkumiyet kararıyla sonuçlanmış bir ceza davasının açılması ya da zarar görenin davada tazminat yönünden bir talepte bulunmuş olması koşulu aranmamaktadır.

Açıklanan hukuksal durum ve ilkeler ışığında somut olay değerlendirildiğinde; trafik kazası 26/07/2017 tarihinde meydana gelmiş olup eldeki dava ise 16/11/2020 tarihlidir. Olayda davalı sürücü ............ yaralanmış isede davacı hayvanların sigortalı araç sürücüsünün eylemlerinin Türk Ceza Kanunu çerçevesinde cezayı gerektiren bir eylem niteliğinde bulunmaması nedeniyle ceza zamanaşımının uygulanması mümkün değildir.Buna göre zamanaşımı süresi dolmuş olup itirazın reddi gerekmiştir.

Dosya içeriğine, toplanan delillere, kararın dayandığı delillerle yasaya uygun gerektirici nedenle, özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, vakıa mahkemesi hakiminin objektif, dosyadaki verilerle çelişmeyen tespitlerine ve uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kurallarına ve hükmün Dairemizce de benimsenmiş bulunan yasal ve hukuksal gerekçeleriyle dayanağı maddî delillere göre, HMK’nın 355. maddesi uyarınca istinaf sebepleriyle sınırlı olarak ve resen kamu düzeni yönünden yapılan inceleme sonucu, ilk derece mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı kanaatine varılarak, davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b-1 maddesi gereği esas yönünden reddine dair aşağıdaki hükmün kurulmasına karar vermek gerekmiştir.

H Ü K Ü M : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere;

1-İlk Derece Mahkemesinin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığından davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353/1-b-1 maddesi gereği ESASTAN REDDİNE,

2-Davacılar tarafından yatırılan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına,

3-Davacılar tarafından istinaf aşamasında yapılan masrafların davacılar üzerinde bırakılmasına,

4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

5-Karar tebliği ve harç işlemlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından yerine getirilmesine,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda HMK'nun 361 maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren İKİ HAFTA içinde temyiz yolu açık olmak üzere OYBİRLİĞİ ile karar verildi.23/11/2021

...

Başkan

...

e-imzalı

...

Üye

...

e-imzalı

...

Üye

...

e-imzalı

...

Katip

...

e-imzalı

Bu evrak 5070 sayılı Yasa kapsamında elektronik imza ile imzalanmıştır.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.