Yargıtay - 1. Ceza Dairesi

2022/3347 Esas 2022/3899 Karar
Karar Tarihi: 24.05.2022
Yargıtay neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama

1. Ceza Dairesi         2022/3347 E.  ,  2022/3899 K.

'İçtihat Metni'

B O Z M A Ü Z E R İ N E

İNCELENEN KARARIN

MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi

SAYISI : 2020/375 E., 2021/63 K.

SUÇ : Neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama

HÜKÜM : Mahkûmiyet

TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Onama

Sanık hakkında kurulan hükmün; karar tarihi itibarıyla 6723 sayılı Kanun’un 33 üncü maddesiyle değişik 5320 sayılı Kanun’un 8 inci maddesi gereği yürürlükte bulunan 1412 sayılı Ceza Muhakemeleri Usulü Kanunu’nun (1412 sayılı Kanun) 305 inci maddesi gereği temyiz edilebilir olduğu, karar tarihinde yürürlükte bulunan 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 1412 sayılı Kanun’un 310 uncu maddesi gereği temyiz isteğinin süresinde olduğu, aynı Kanun’un 317 nci maddesi gereği temyiz isteğinin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü:

I. HUKUKÎ SÜREÇ

1. Eleşkirt Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2016 tarihli ve 2014/45 Esas, 2016/26 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun (5237 sayılı Kanun) 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, aynı maddenin son fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 2 yıl 6 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

2. Eleşkirt Asliye Ceza Mahkemesinin, 20.01.2016 tarihli ve 2014/45 Esas, 2016/26 Karar sayılı kararının, o yer Cumhuriyet savcısı(aleyhe) ve sanık tarafından temyizi üzerine Yargıtay (birleşen) 3. Ceza Dairesinin, 12.11.2020 tarihli ve 2020/12403 Esas, 2020/16207 Karar sayılı kararıyla;

'a) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 Karar sayılı kararında belirtildiği üzere, sanığa 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesi gereği ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK'nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası'nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve 5271 sayılı CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,

Kabule ve uygulamaya göre de;

b)Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmalara ilişkin olarak, Erzurum Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesince tanzim olunan 04.12.2013 tarihli raporda, “Sağ tibiada non-deplase kırık ve fibula başında kırık, peroneal sinir arazı, basit tıbbi müdahale ile giderilemez, hayat fonksiyorlarına etkisi ağır (5) derecedir” şeklinde; Adli Tıp Kurumu ... Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 05/01/2016 tarihli raporda, “Yürümede, oturma ve kalkmada zorluk çektiği, sağ ayakta hafif derecede düşük ayak olduğu tespit edildi, duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu” şeklinde görüşler bildirilmesi karşısında, yargılama konusu eylemini,birden fazla nitelikli hal ihlali ile gerçekleştiren sanık hakkında, suçun işleniş biçimi, meydana gelen zararın ağırlığı ve sanığın kastının yoğunluğu da dikkate alınarak, 5237 sayılı TCK'nin 61. maddesindeki ölçütler ile TCK'nin 3. maddesinde belirtilen “cezada orantılılık ilkesi” de gözetilerek, TCK’nin 86/1. maddesine temel cezanın tespiti sırasında hakkaniyete uygun ve sonuca etkili şekilde alt sınırdan uzaklaşılması gerektiğinin gözetilmemesi,

c)Taraflarca olayın başlangıç ve gelişimine ilişkin farklı beyanlarda bulunulduğu, taraflar arasında karşılıklı kavga şeklinde gerçekleşen ve sanığın da yaralanma suçlarının işlendiği ve Eleşkirt Devlet Hastanesince tanzim olunan 02/11/2013 ve 27/11/2013 tarihli geçici ve kesin raporlarına göre sanığın da basit şekilde yaralandığı, mağdur hakkında sanığa yönelik eylem nedeniyle 30/01/2014 tarih ve 2013/531 sayılı karar ile şikâyet yokluğu sebebiyle kovuşturmaya yer olmadığına dair karar verildiği nazara alınarak, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli, 2002/4-238 Esas ve 367 Karar sayılı kararı ile bu kararla uyumlu Dairemizin yerleşmiş ve süreklilik gösteren uygulamalarında kabul edildiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, şüpheli kalan bu hal nedeniyle sanık hakkında 5237 sayılı TCK'nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik hükümlerinin asgari oranda (¼) uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi,'

Nedenleriyle bozulmasına karar verilmiştir.

3. Eleşkirt Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2020/375 Esas, 2021/63 Karar sayılı kararı ile sanık hakkında neticesi sebebiyle ağırlaşmış yaralama suçundan, 5237 sayılı Kanun’un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası, 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi, 29 uncu maddesinin birinci fıkrası, 62 nci maddesinin birinci fıkrası ve 53 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca 1 yıl 14 ay 7 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına karar verilmiştir.

II. TEMYİZ SEBEPLERİ

Sanık müdafiinin temyiz sebepleri;

a) Eksik inceleme ile mahkûmiyet hükmü kurulduğuna,

b) Haksız tahrik indirim oranının yetersiz olduğuna,

c) Adlî Tıp Kurumundan temin olunan adlî muayene raporunun yetersiz olduğuna,

d) Vesaire,İlişkindir.

III. OLAY VE OLGULAR

1. Mağdur ile sanığın aynı köyde ikamet ettikleri, suç tarihinde aralarında, mağdurun köy yolunda arabasıyla hızlı gitmesi nedeniyle tartışma yaşandığı, tartışmanın karşılıklı kavgaya dönüştüğü, tarafların karşılıklı olarak birbirlerine elleriyle vurdukları, mağdur tarafından, sağ elde darbeye bağlı ödem nedeniyle basit şekilde yaralanan sanığın, mağdura yumruk atarak onu yere düşürdüğü ve bu şekilde, hayat fonksiyonlarına etkisi ağır (5) derecede olan sağ tibiada deplase şaft kırığı ve fibula proksimal kırığı, peroneal motor arazı ile mağdurun, yürümede, oturma ve kalkmada zorluk çekmesi, sağ ayakta hafif derecede düşük ayak tabir edilen araza neden olmak suretiyle organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu belirlenmiştir.

2. Sanığın, üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği belirlenmiştir.

3. Mağdur her aşamada istikrarlı beyanlarda bulunmuştur.

4. Sanığın eylemi neticesinde mağdurda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak;

a) Erzurum İli Kamu Hastaneleri Birliği Genel Sekreterliği Bölge Eğitim ve Araştırma Hastanesi tarafından tanzim olunan, 04.12.2013 tarihli, sağ tibiada deplase şaft kırığı ve fibula proksimal kırığı, peroneal motor arazı yaralanmalarının bulunduğu,

''Yaralanmanın basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek ölçüde hafif nitelikte olmadığı,

Vücuttaki kemik kırıklarının ve çıkıkların hayat fonksiyonlarına etkisi hafif (1), orta (2-3) ve ağır (4-5-6) olarak sınıflandırıldığında tibiadaki nondeplase kırığının ve fibula başındaki kırığın şahsın hayatını müştereken AĞIR (5) derecede etkileyecek nitelikte olduğu,

Sağ bacağında tariflenen kırıkların ve sinir arazının şahsın duyularından ya da organlarından birisinin işlevinin sürekli zayıflamasına veya yitimine neden olup olmadığı hususlarında değerlendirilmek üzere şahsın olay tarihinden 12 ay sonra mevcutlu olarak müracaat ettirilmesi gerektiği',

b) Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 05.01.2016 tarihli;

'Şahsın Şube Müdürlüğümüzde yapılan muayenesinde; şahsın yapılan fizik muayenesinde; yürümede, oturma ve kalkmada zorluk çektiği, sağ ayakta hafif derecede düşük ayak olduğu tespit edildi. Şahısta meydana gelen bu yaralanmanın; şahsın duyularından veya organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu',

Görüşlerini içerir adlî muayene raporları dava dosyasında mevcuttur.

5. Mağdurun eylemi neticesinde sanıkta meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak Eleşkirt Devlet Hastanesince tanzim olunan, 02.11.2013 ve 27.11.2013 tarihli, “Sağ elde darbeye bağlı ödem, basit bir tıbbi müdahale ile giderilir.” görüşünü içeren geçici ve kesin adlî muayene raporları dava dosyasına alınmıştır.

6. Mağdurun eylemi neticesinde sanıkta meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak başlatılan soruşturma neticesinde sanığın mağdurdan şikâyetçi olmaması nedeniyle Eleşkirt Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından tanzim olunan, 30.01.2014 tarihli ve 2013/531 Soruşturma sayılı kovuşturma yapılmasına yer olmadığı kararı dava dosyasına eklenmiştir.

7. Görgü tanığı F.K.'nın beyanları dava dosyasında bulunmaktadır.

8. Mahkemece, Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmına uyulduğu ve gereklerinin yerine getirildiği saptanmıştır.

IV. GEREKÇE

1. Sanık müdafiinin, eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna ilişkin temyiz sebepleri yönünden; sanığın üzerine atılı suçlamayı ikrar ettiği, mağdur beyanları ile görgü tanığın F.K.'nın anlatımları ve mağdur hakkında tanzim olunan adlî muayene raporları karşısında Mahkemece, dava dosyası tekemmül ettirilerek karar verildiği belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

2. Sanık müdafiinin, haksız tahrik indirim oranının yetersiz olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yönünden; Hukukî Süreç başlığı altında (2) numaralı paragrafta bilgilerine yer verilen Yargıtay bozma ilâmı içeriği, tanık F.K.'nın '... birbirlerine yumruk vurmak suretiyle kavga ettiklerini gördüm.' şeklindeki, soruşturma aşamasında tespit olunan 02.11.2013 tarihli beyanı, mağdur ile sanığın, olayın başlangıcına ilişkin ilk hareketin karşı taraftan geldiği yönündeki anlatımları, sanığın da mağdur tarafından basit şekilde yaralandığı anlaşılmakla, Mahkemece, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği gözetilerek şüpheli kalan bu hâl nedeniyle sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası gereği asgari oranda (¼) haksız tahrik indirimi uygulanmasında hukuka aykırılık bulunmamıştır.

3. Sanık müdafiinin, Adlî Tıp Kurumundan temin olunan raporda, yaralanmanın ne şekilde duyu ya da organlardan birisinin zayıflamasına neden olduğu hususumda tıbbî açıklamalara yer verilmemesi nedeniyle raporun yetersiz olduğuna ilişkin temyiz sebepleri yönünden; Adlî Tıp Kurumu Başkanlığı ... Adlî Tıp Şube Müdürlüğünce tanzim olunan, 05.01.2016 tarihli adlî muayene raporunun, adlî tıp kriterleri ve Dairemizin süreklilik gösteren içtihatlarına uygun olarak olay tarihi üzerinden en az 18 ay geçtikten sonra mağdura ait tüm tedavi evraklarının, film ve grafileri ile geçici raporlarının tetkiki ve mağdurun bizzat muayene edilmesi neticesinde tanzim olunduğu ve mağdurun, 'yürümede, oturma ve kalkmada zorluk çektiği, sağ ayakta hafif derecede düşük ayak olduğu' belirlendiğinden organlarından birinin işlevinin sürekli zayıflamasına neden olduğu belirtilmekle, söz konusu adlî muayene raporunda herhangi bir yetersizlik bulunmadığı saptandığından, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır.

4. Sanık hakkında kurulan hükümde, 5237 sayılı Kanun'un 86 ncı maddesinin birinci fıkrası ve 87 nci maddesinin birinci fıkrasının (a) bendi uyarınca belirlenen '2 yıl 18 ay' hapis cezası üzerinden aynı Kanun'un 29 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/4) oranında haksız tahrik indirimi uygulandığında belirlenmesi gereken ceza miktarı '2 yıl 7 ay 15 gün' hapis cezası iken hesap hatası neticesinde '1 yıl 19 ay 15 gün' hapis cezasına hükmedilmesi, bu miktar üzerinden 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası uyarınca (1/6) oranında takdiri indirim sebebi uygulandığında hükmedilmesi gereken ceza miktarı '2 yıl 2 ay 7 gün' hapis cezası iken hesap hatası neticesinde '1 yıl 14 ay 7 gün' hapis cezası olarak belirlenmesi suretiyle eksik ceza tayini, temyiz edenin sıfatı karşısında aleyhe temyiz bulunmadığından, bozma nedeni yapılmamıştır.

5. Yargılama sürecindeki işlemlerin usûl ve kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç vasfı ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından, sanık müdafiinin yerinde görülmeyen diğer temyiz sebepleri de reddedilmiştir.

V. KARAR

Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle Eleşkirt Asliye Ceza Mahkemesinin, 16.02.2021 tarihli ve 2020/375 Esas, 2021/63 Karar sayılı kararında sanık müdafii tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve dikkate alınan sair hususlar yönünden herhangi bir hukuka aykırılık görülmediğinden sanık müdafiinin temyiz sebeplerinin reddiyle hükmün, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle ONANMASINA,

Dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 24.05.2022 tarihinde karar verildi.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.