Yargıtay - 21. Hukuk Dairesi

2018/1411 Esas 2019/1292 Karar
Karar Tarihi: 25.02.2019
Yargıtay

21. Hukuk Dairesi         2018/1411 E.  ,  2019/1292 K.

'İçtihat Metni'MAHKEMESİ: Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 5. Hukuk Dairesi

TÜRK MİLLETİ ADINA

KARAR

1-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun yürürlüğe girdiği 01/10/2011 tarihinden itibaren istinaf sonrası temyiz sınırı, 25.000,00 TL’den 6763 sayılı Kanun’un 42. maddesi ile 02/12/2016 tarihinden itibaren 40.000,00 TL’ye artırılmıştır.Somut olayda davacı kardeşlerin manevi tazminat istemlerinin 35.000,00'er TL olduğu, ilk derece mahkemesince davacı kardeşler lehine 10.000,00'er TL manevi tazminat ödenmesine karar verildiği, davacılar vekilinin istinaf başvurusu üzerine bölge adliye mahkemesince baba lehine verilen manevi tazminatın 25.000,00 TL'ye çıkarıldığı, davacı kardeşlerin manevi tazminat istemlerine ilişkin hükümlerin değişmediği anlaşılmaktadır.Bölge adliye mahkemesi karar tarihi itibariyle 40.000,00 TL olan temyiz edilebilirlik sınırı nedeniyle davacılar vekilinin davacı kardeşlerin manevi tazminat taleplerine ilişkin temyiz istemlerinin kesinlik nedeniyle reddine karar vermek gerekmiştir.

2- A) Davacılar İstemi;

Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; davacılardan ...'in oğlu ve diğer davacıların kardeşi olan ...'in 29/08/2012 tarihinde ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi ... Caddesi, ... mevkiinde davalı ...'ün işveren, diğer davalı ...'in usta ve müteahhit olarak iş yürüttüğü camii inşaatında meydana gelen iş kazası neticesinde vefat ettiğini, ...'in 2.500 TL civarında ücret aldığını, geliri ile evin geçimini temin ettiğini, ölümü ile müvekkillerinin onun gelirinden yoksun kaldıklarını, davacı ... için 1000,00 TL destekten yoksun kalma tazminatı ile davacıların manevi olarak üzüldüklerinden kayıplarının telafisi ve üzüntüsünün giderilmesi için ...'in için 80.000 TL, müvekkilleri ... ve ... için ayrı ayrı 35.000 er TL manevi tazminata hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.

B) Davalı Cevabı;

Davalı ... vekili cevap dilekçesinde özetle; müteveffanın annesinin evi terk ederek gittiğini, ailenin dağıldığını, babasının başka bir kadın ile evlendiğini, yeni gelen kadının Halil'e sahip çıkmadığını, davacı ...'in ailenin dışında kaldığını, ...'in ise evlenip başka bir yerde yaşadığını, talep edilen manevi tazminat talebinin yerinde olmadığını, manevi tazminat talep etmek için manevi kayıplara duçar olunması gerektiğini, dağılmış bir ailenin, evden kaçan ve başkası ile yaşayan annenin, dağılmış bir ailenin mevcut olduğunu, istenen bedelin afaki olduğunu belirterek talebin reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı ... vekili dilekçesinde özetle; davanın reddini talep etmiştir.

C) İlk Derece Mahkemesi Kararı ve Gerekçesi:

Mahkemece özetle; '.... muris ...'in 29/08/2012 tarihinde ... ili, ... ilçesi, ... Mahallesi, ... Caddesi, ...mevkiinde bulunan davalı ...'ün işveren, davalı ...'in usta ve müteahhit olarak iş yürüttüğü camii inşaatında minareden düşerek vefat ettiği, Develi Asliye Ceza Mahkemesinin 2012/230 esas, 2014/56 karar sayılı ilamı ile davalılar ... ve ...'in taksirle ölüme sebebiyet vermek suçundan cezalandırılmalarına karar verildiği, meydana gelen kaza nedeni ile Halil Metin'in % 20, ...'ün % 50, ...'in % 30 oranında kusurlu oldukları, muris ...'in ölümü ile annesi ve kardeşlerinin uğradıkları elem ve ızdırabın dindirilmesine yönelik olarak kaza tarihinde paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumları, müteveffanın yakınlarının psikolojik ve manevi açıdan etkilenecekleri, olağan hayat akışına göre uygun bir tazminata hükmetmek gerektiği, manevi tazminatın meydana gelen üzüntünün dindirilmesine yönelik ödence niteliğinde olduğu, ayrıca destekten yoksun kalma tazminatının eylemin karşılığı olan bir ceza olmayıp ölüm sonucu ölenin yardımından yoksun kalan kimselerin muhtaç duruma düşmesini önlemek ve yaşanan olayları özletir hale getirmemesi ve bir zenginleşme aracı olarak kullanılmaması gerektiği ...'gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile ... için 24.989,17 TL maddi, 15.000,00 TL manevi, ... ve ...için ayrı ayrı 10.000,00 er TL manevi tazminata hükmedilmiştir.

D)Bölge Adliye Mahkemesi Gerekçesinde Özetle;

Dava; maddi ve manevi tazminat talebine ilişkindir.

Taraflar arasında hükmolunan manevi tazminat miktarı hususunda ihtilaf vardır.

Davacı ...'in oğlu davacılar ... ve ...'in kardeşleri ... 29.08.2012 tarihinde iş kazası sonucunda vefat etmiştir. Kazanın meydana gelmesinde davalı ...'ün % 50 davalı ...'in % 30 müteveffanın % 20 oranında kusurlu olduğu kabul edilmiştir.Kamu düzenine aykırılık bulunmayan kararda, HMK'nın 355. maddesi gereğince istinaf nedenleri ile sınırlı yapılan incelemede; davalının kusurlu eylemi sonucu meydana gelen iş kazasında davacıların çocuğunu ve kardeşini kaybetmeleri neticesinde yaşanan acı, şok ve ızdırabın yanı sıra, ölümle birlikte oluşan çaresizliğin, umutsuzluğun davacıların ruhsal dünyalarında yaşamları boyunca sürecek derin izler bırakacak olması yaşamın olağan akışı gereği olduğundan, davacıların kişilik değerlerinin ihlali, ruhsal dengelerinin bozulması nedeniyle uğradıkları manevi zararın giderimi amacıyla yukarıda açıklanan ilkeler, paranın satın alma gücü itibariyle belirli bir meblağın davalıdan alınarak davacılara verilmesi suretiyle, davacıların zedelenmiş olan yaşama sevincini tazelemek, bunu yaparken felaketi özlenir kılmamak; davalı yanı ekonomik bir yıkıma sürüklemeksizin, dikkat ve özen göstermek konusunda daha dikkatli olmaya sevk etmek hedeflenerek günün ekonomik koşulları itibariyle davacıların sosyal ve ekonomik durumları, kaza tarihi, kazanın meydana geliş şekli ve kazanın meydana gelmesinde müteveffanın yaşı, kusur oranı gözetilerek her bir davacı için ayrı ayrı manevi tazminat miktarı belirlenmelidir.Mahkemece yukarıda ilkeler doğrultusunda belirlenecek tazminattan kardeşler için takdir olunan manevi tazminat miktarı isabetli ise de baba için takdir olunan manevi tazminat miktarının yeterli olmadığı heyetçe yeniden takdiri gerektiği yasal ve vicdani kanaatiyle ile 25.000,00 TL olarak hükmolunmuştur. Böylece davacının diğer istinaf başvuruları yerinde değilse de ... yönünden yapılan istinaf başvurusu yerinde olduğundan kabul edilmiştir.

Dosya kapsamı mevcut delil durumu ve ileri sürülen istinaf sebepleri nazara alınarak davacı vekilinin istinaf başvurusunun ...'e hükmolunan manevi tazminat yönünden kabulü ile ... için takdir olunan manevi tazminat miktarının yeniden takdir edilerek diğer istinaf sebepleri de reddolunarak HMK nın 353/1-b.2 maddesi gereğince yerel mahkeme kararının ilgili kısmı kaldırılarak yeniden hüküm kurulmasına karar verilmiş olup aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur.

Değiştirilmeyen hükmün diğer kısmı aşağıdaki hükümde aynen gösterilmiştir. İlk Derece Mahkemesinde manevi tazminat vekalet ücretinin toplam miktar üzerinden hesaplanması ve bu konuda istinafa başvurulmaması nedeniyle tarafların usulü kazanılmış hakkına riayetle ayrı ayrı hesaplanması gerekli manevi tazminat vekalet ücreti toplam miktar üzerinden belirlenmiştir.

E) Bölge Adliye Mahkemesi Kararı:

Davacının istinaf başvurusunun davacılardan ... için hükmolunan manevi tazminat yönünden kabulü ile hükmün ilgili bölümlerinde düzeltme yapmak üzere HMK.nun 353/1-b.2 maddesi gereğince kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının yeniden esas hakkında hüküm kurulmak üzere KALDIRILMASINA,24.989,17 TL destekten yoksun kalma tazminatının kaza tarihi olan 29/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine,Davacı ... için 25.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL, davacı ... için 10.000,00 TL manevi tazminatın kaza tarihi olan 29/08/2012 tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine,Alınması gereken 4780,96 TL harçtan peşin alınan 925,75 TL harcın mahsubu ile bakiye 3855,21 TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsili ile hazineye irat kaydına, ( harç tahsil edilmiş ise bakiyesinin tahsiline)

Peşin yatırılan 925,75TL harcın davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine Davacılar tarafından karşılanan 2.197,10 TL( bilirkişi ücreti, tebligat gideri ve posta gideri) yargılama giderlerinin kabul edilen miktar yönünden hesaplanan 878,75 TL sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

Davalı ... vekili tarafından yapılan 36,00 TL tebligat giderinin reddedilen miktar yönünden hesaplanan 14,36 TL sinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davalı ...'e verilmesine,Kabul edilen destekten yoksun kalma tazminatı yönünden AAÜT uyarınca hesaplanan 2.998,70 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacı ...'e verilmesine, Kabul edilen manevi tazminat miktarı yönünden AAÜT uyarınca hesaplanan 5300 TL vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

Reddedilen miktar yönünden AAÜT uyarınca hesaplanan 5300 TL vekalet ücretinin davacılardan müştereken ve müteselsilen alınarak kendilerini vekille temsil ettiren davalılara verilmesine,

Taraflarca yargılama sırasında yatırılan gider avansının yargılama nedeniyle sarf edilmeyen kısmı hakkında karar kesinleştiğinde 6100 sayılı HMK'nun 333/1 maddesi gereğince iadesine,

Davacının yatırmış olduğu toplam 741.21 TL tamamlama harcı ile temyiz harcından alınması gerekli ve iadesi mümkün olmayan 79,70 TL istinaf yoluna başvurma harcının mahsubu ile bakiye 661.51 TL'nin kararın kesinleşmesinden sonra talep halinde davacılara iadesine,

Davacının yapmış olduğu 71,40 TL. İstinaf yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine,

İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına,

Dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda 5521 Sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince tebliğden itibaren 8 gün içinde Yargıtay'a temyiz kanun yolu açık olmak üzere 20/12/2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.

F)Temyiz Nedenleri;

Davacılar vekili temyiz dilekçesinde özetle; kusur oranlarına ve hükmedilen manevi tazminat miktarlarının az olduğuna yönelik itirazlar ileri sürmüştür.

G) Delillerin Değerlendirilmesi ve Gerekçe;

1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici nedenlere göre; davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan sair temyiz itirazlarının reddine,

2-Dava, sigortalının iş kazası sonucunda vefatı nedeniyle yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.

Dosya kapsamından iş kazasının meydana gelişinde müteveffanın %20 oranında müterafik kusurunun bulunduğu anlaşılmaktadır.

Gerek mülga BK’nun 47 ve gerekse yürürlükteki 6098 sayılı TBK’nun 56. maddesinde hakimin bir kimsenin bedensel bütünlüğünün zedelenmesi durumunda, olayın özelliklerini göz önünde tutarak, ölenin yakınlarına da manevi tazminat olarak uygun bir miktar paranın ödenmesine karar verebileceği öngörülmüştür. Hakimin manevi zarar adı ile ölenin yakınlarına verilmesine karar vereceği para tutarı adalete uygun olmalıdır. Hükmedilecek bu para, zarara uğrayanda manevi huzuru doğurmayı gerçekleştirecek tazminata benzer bir fonksiyonu olan özgün bir nitelik taşır. Bir ceza olmadığı gibi, mamelek hukukuna ilişkin zararın karşılanmasını da amaç edinmemiştir. O halde, bu tazminatın sınırı onun amacına göre belirlenmelidir. Takdir edilecek miktar, mevcut halde elde edilmek istenilen tatmin duygusunun etkisine ulaşmak için gerekli olan kadar olmalıdır. 26.06.1966 günlü ve 7/7 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı’nın gerekçesinde takdir olunacak manevi tazminatın tutarını etkileyecek özel hal ve şartlar da açıkça gösterilmiştir. Bunlar her olaya göre değişebileceğinden hakim bu konuda takdir hakkını kullanırken ona etkili olan nedenleri de karar yerinde objektif ölçülere göre isabetli bir biçimde göstermelidir.

Manevi tazminatın tutarını belirleme görevi hakimin takdirine bırakılmış ise de hükmedilen tutarın uğranılan manevi zararla orantılı, duyulan üzüntüyü hafifletici olması gerekir.

Hakimin bu takdir hakkını kullanırken, ülkenin ekonomik koşulları tarafların sosyal ve ekonomik durumları paranın satın alma gücü, tarafların kusur durumu olayın ağırlığı olay tarihi gibi özellikleri göz önünde tutması, bunun yanında olayın işverenin işçi sağlığı ve güvenliği önlemlerini yeterince alınmamasından kaynaklandığı da gözetilerek gelişen hukuktaki yaklaşıma da uygun olarak tatmin duygusu yanında caydırıcılık uyandıran oranda manevi tazminat takdir edilmesi gerektiği açıkça ortadadır. ( HGK 23.6.2004, 13/291-370)

Bu ilkeler gözetildiğinde, davacı baba yararına hükmedilen 25.000,00 TL manevi tazminat bir miktar azdır.

Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular nazara alınmaksızın yazılı şekilde karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.

O halde, istinaf aşamasında ileri sürülmeyen kusura ilişkin itirazların temyiz aşamasında ileri sürülemeyeceği de dikkate alınarak davacı babanın manevi tazminatın az olduğuna yönelik temyiz itirazları kabul edilmeli ve Bölge Adliye Mahkemesi kararı bozulmalıdır.

SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle,

1-Davacı kardeşlerin manevi tazminat taleplerine ilişkin temyiz istemlerinin temyiz kesinlik sınırı kapsamında kaldıklarından REDDİNE,

2-Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının, yukarıda yazılı sebeplerden dolayı 6100 sayılı HMK'nın 373/2.maddesi uyarınca BOZULMASINA, dosyanın kararı veren Bölge Adliye Mahkemesi'ne gönderilmesine, temyiz harcının istek halinde davacılara iadesine,

25/02/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.