Yargıtay - 10. Ceza Dairesi

2021/14849 Esas 2022/6761 Karar
Karar Tarihi: 25.05.2022
Yargıtay

10. Ceza Dairesi         2021/14849 E.  ,  2022/6761 K.

'İçtihat Metni'

Adalet Bakanlığının, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan sanık ... hakkındaki Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2019 tarihli, 2017/490 esas ve 2019/518 sayılı kararının kanun yararına bozulması istemi üzerine, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığınca 21/06/2021 tarihli ihbar yazısı ekinde dosyanın Dairemize gönderildiği anlaşıldı.

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ:

A-) Konuyla İlgili Bilgiler:

1- Şüpheli ... hakkında, 23/03/2016 tarihinde işlediği iddia olunan kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 16/11/2016 tarihli, 2016/12220 soruşturma, 2016/3463 esas ve 2016/3132 sayılı iddianamesi ile Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, iddianamede şüpheli hakkında 25/05/2016 tarihinde 2015/11665 soruşturma dosyasında kamu davası açıldığı, Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/352 esasında derdest olduğu, yeniden erteleme kararı verilemeyeceği hususunun belirtildiği,

2- Yapılan yargılama sonunda, Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/01/2017 tarihli, 2016/753 esas ve 2017/78 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın kararı istinaf ettiği,

3- İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 17/10/2017 tarihli, 2017/1111 esas ve 2017/1429 sayılı kararı ile, “Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2016 tarihli, 2016/352 esas ve 2016/1009 sayılı kararı ile 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 22/11/2016 tarihinde kesinleştiği, inceleme konusu suç tarihinin 23/03/2016, iddianame tarihinin ise 16/11/2016 olduğu, suç tarihinin Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin dosyasında iddianame tarihi olan 25/05/2016 tarihinden önceki bir tarih olduğu, sanığın bu eyleminin TCK’nın 191/4-5. maddesi gereğince denetimin ihlali niteliğinde bir eylem mi, yoksa TCK’nın 43. maddesi anlamında Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesi kararına konu suçun teselsülü niteliğinde bir eylem mi veya müstakil bir suç mu olduğunun belirlenmesinde ve tartışılmasında zorunluluk bulunması” gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verildiği,

4- Bozma üzerine, Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 17/12/2019 tarihli, 2017/490 esas ve 2019/518 sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1, 43/1 ve 62/1. maddesi gereğince 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/352 esas ve 2016/1009 sayılı ilamı ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasının mahsubu ile sanığın NETİCETEN 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın 28/06/2020 tarihinde istinaf edilmeden kesinleştiği,

5- Dosya arasında bulunan Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2016 tarihli, 2016/352 esas ve 2016/1009 sayılı kararının incelenmesinde;

a-) Sanığın 27/09/2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Uşak Cumhuriyet Başsavcılığınca yapılan soruşturma sonunda, 02/12/2015 tarihli, 2015/11665 soruşturma ve 2015/239 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/2. maddesi gereğince beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve

denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verildiği, evinde esrar yetiştirdiği şüphesi üzerine yapılan soruşturma kapsamında idrar tahlilinde uyuşturucu madde kullandığının teknik yöntemlerle belirlenmesi üzerine erteleme kararının kaldırılarak Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 25/05/2016 tarihli, 2015/11665 soruşturma, 2016/1789 esas ve 2016/1602 sayılı iddianamesi ile kamu davası açıldığı,

b-) Yapılan yargılama sonucunda Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2016 tarihli, 2016/352 esas ve 2016/1009 sayılı kararı ile sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 191/1 ve 62. maddeleri gereğince 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ve 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 231/5. maddesi gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, kararın 22/11/2016 tarihinde kesinleştiği,

Anlaşılmıştır.

B-) Kanun Yararına Bozma İstemi:

Kanun yararına bozma istemi ve ihbar yazısında;

“Kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın almak, kabul etmek, bulundurmak ve kullanmak suçundan sanık ...'ın, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/01/2017 tarihli, 2016/753 esas ve 2017/78 sayılı kararının, İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 17/10/2017 tarihli, 2017/1111 esas ve 2017/1429 sayılı kararı ile bozulmasını müteakip yeniden yapılan yargılama sonucunda, sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın cezasının, Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2016 tarihli, 2016/352 esas ve 2016/1099 sayılı kararı ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasından mahsup edilerek sonuç olarak 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına ilişkin Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2019 tarihli, 2017/490 esas ve 2019/518 sayılı kararını kapsayan dosya incelendi.

Dosya kapsamına göre, sanığın 27/09/2015 tarihli uyuşturucu madde kullanmak eylemi ile ilgili olarak Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 02/12/2015 tarihli kararı ile hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesi sonrasında, erteleme süresi içerisinde yeniden aynı nitelikte suç işlemesi nedeniyle açılan kamu davası sonunda yapılan yargılamada, Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2016 tarihli, 2016/352 esas ve 2016/1099 sayılı kararı ile mahkûmiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, mahkûmiyete konu suçun 27/09/2015 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin ise 25/05/2016 tarihinde düzenlendiği, diğer taraftan incelemeye esas Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/490 esas, 2019/518 sayılı dosyasındaki aynı neviden suçun 23/03/2016 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin ise 16/11/2016 tarihinde düzenlendiği, bu halde; sanığın bahse konu eylemlerinin ilk hukukî kesintiyi oluşturan Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/352 esas sayılı dosya kapsamında yer alan 25/05/2016 tarihli iddianameden önce olması karşısında, sanık hakkında tek bir uyuşturucu madde kullanmak suçundan mahkûmiyet kararı verilip, zincirleme suç hükümleri uygulanması gerektiği, Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2019 tarihli kararı ile de anılan gerekçe ile önceki mahkûmiyete konu hapis cezası mahsup edilmek suretiyle sanığın cezalandırılmasına ve sanık hakkında hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına yer olmadığına dair karar verildiği anlaşılmakla;

Aynı sanık hakkında farklı tarihlerdeki suçları nedeniyle ilkinde mahkûmiyetine karar verildikten sonra bu defa ikinci eylemden dolayı yapılan yargılamada zincirleme suç hükümleri uygulanmak ve ilk verilen ceza mahsup edilmek suretiyle cezalandırılmasına karar verilmesi sonucu iki farklı ceza uygulanmış ise de,

5237 sayılı Kanun'un 43. maddesinde yer alan 'Bir suç işleme kararının icrası kapsamında, değişik zamanlarda bir kişiye karşı aynı suçun birden fazla işlenmesi durumunda, bir cezaya hükmedilir.' şeklindeki düzenleme uyarınca bu cezaların esasen tek bir ceza olduğu ve bu tek cezaya bağlı hükümlerin de tek bir hüküm kabul edilmesi gerektiği nazara alındığında, Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2019 tarihli kararında zincirleme suç hükümleri uygulanmak suretiyle belirlenen cezadan önceki cezanın mahsup edilmesi sonucu kalan bakiye cezanın, önceki cezanın devamı niteliğinde olduğu ve ilk karardaki gibi aynı şekilde kurulan hükmün açıklanmasının geri bırakılması gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir.” denilerek Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2019 tarihli, 2017/490 esas ve 2019/518 sayılı kararının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun 309. maddesi uyarınca bozulması istenilmiştir.

C-) Konunun Değerlendirilmesi:

Sanık ... hakkında, 23/03/2016 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 16/11/2016 tarihli iddianamesi ile açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda, Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 31/01/2017 tarihli, 2016/753 esas ve 2017/78 sayılı kararı ile 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1 ve 62. maddeleri uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, kararın İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 3. Ceza Dairesinin 17/10/2017 tarihli, 2017/1111 esas ve 2017/1429 sayılı kararı ile bozulmasını takiben yeniden yapılan yargılama sonucunda, Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2019 tarihli, 2017/490 esas ve 2019/518 sayılı kararı ile; sanığın 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/1, 43/1 ve 62/1. maddeleri uyarınca 1 yıl 13 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına, sanığın cezasının, Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2016 tarihli, 2016/352 esas ve 2016/1099 sayılı kararı ile verilen 1 yıl 8 ay hapis cezasından mahsup edilerek sonuç olarak 5 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, anlaşılmıştır.

Dosya kapsamına göre, sanığın 27/09/2015 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan Uşak Cumhuriyet Başsavcılığının 02/12/2015 tarihli kararı ile hakkında kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilmesi sonrasında, erteleme süresi içerisinde yeniden aynı nitelikte suç işlemesi nedeniyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda, Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2016 tarihli, 2016/352 esas ve 2016/1099 sayılı kararı ile sanığın mahkûmiyetine, 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu'nun 231. maddesi uyarınca hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği, mahkûmiyete konu suçun 27/09/2015 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin ise 25/05/2016 tarihinde düzenlendiği, diğer taraftan incelemeye esas Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2017/490 esas, 2019/518 sayılı dosyasındaki aynı neviden suçun 23/03/2016 tarihinde işlendiği, bu suça ilişkin iddianamenin ise 16/11/2016 tarihinde düzenlendiği,

5237 sayılı Türk Ceza Kanunu'nun 191/5. fıkrasında yer alan, “Erteleme süresi zarfında kişinin kullanmak için tekrar uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması, dördüncü fıkra uyarınca ihlal nedeni sayılır ve ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılmaz.” şeklindeki düzenleme dikkate alındığında;

İncelemeye esas 23/03/2016 tarihli suçun, 25/05/2016 tarihli iddianameden önce ve fakat 02/12/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararından sonra işlendiği, erteleme kararının 15/12/2015 tarihinde usulüne uygun şekilde tebliğ edilerek kesinleştiği, 23/03/2016 tarihli suçun erteleme kararının kesinleşmesinden sonra işlendiği anlaşılmakla, suçun beş yıllık erteleme süresi içerisinde ve kamu davasının açılmasından önce işlenmesi nedeniyle TCK’nın 191/5. maddesi gereğince ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılamayacağı gözetilmeden, sanık hakkında ayrı bir soruşturma ve kovuşturma konusu yapılarak kamu davası açılması ve yargılama sonucunda mahkûmiyetine karar verilmesi

kanuna aykırı olduğundan; 23/03/2016 tarihli suçun, 27/09/2015 tarihli suç nedeniyle verilen 02/12/2015 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının ihlali sayılabileceği, mahkemesince açılan kamu davasında “düşme kararı” verilip ihbarda bulunulması gerektiği gözetilmeden, mahkûmiyet kararı verilmesi kanuna aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. Kanun yararına bozma gerekçesine göre, Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 2016/352 esas ve 2016/1009 karar sayılı dosyasında TCK’nın 43. maddesinde düzenlenen zincirleme suç hükümlerinin uygulanması gerekeceğinden Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2016 tarihli, 2016/352 esas ve 2016/1009 sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için Uşak Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına karar vermek gerekmiştir.

D-) Karar:

Yukarıda açıklanan nedenlerle, mahkemece 5271 sayılı CMK’nın 223/8. maddesi uyarınca “kamu davasının düşmesine” karar verilmesi gerektiği gözetilmeden, sanığın cezalandırılmasına karar verilmesi kanuna aykırı olduğundan Uşak 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 17/12/2019 tarihli, 2017/490 esas ve 2019/518 sayılı kararının 5271 sayılı CMK'nın 309. maddesinin 3. fıkrası gereğince değişik gerekçe ile kanun yararına BOZULMASINA, Uşak 1. Asliye Ceza Mahkemesinin 02/11/2016 tarihli, 2016/352 esas ve 2016/1009 sayılı kararına karşı kanun yararına bozma yoluna gidilmesi için Uşak Cumhuriyet Başsavcılığına ihbarda bulunulmasına, aynı Kanun'un 309. maddesinin 4. fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için, dosyanın Adalet Bakanlığına iletilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına gönderilmesine, 25/05/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.