Yargıtay - 12. Daire

2021/6962 Esas 2021/7182 Karar
Karar Tarihi: 28.12.2021
Yargıtay

Danıştay 12. Daire Başkanlığı         2021/6962 E.  ,  2021/7182 K.

'İçtihat Metni' T.C.

D A N I Ş T A Y

ONİKİNCİ DAİRE

Esas No : 2021/6962

Karar No : 2021/7182

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYEN (TARAFLAR) :

I- DAVACI : …

VEKİLİ : Av. …

II- DAVALILAR : 1- …Başkanlığı

VEKİLİ : Av. …

2- …A.Ş. Genel Müdürlüğü

VEKİLİ : Av. …

İSTEMİN KONUSU : …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının düzeltilerek onanmasına dair Danıştay Onikinci Dairesinin 21/09/2020 tarih ve E:2020/1870 K:2020/2882 sayılı kararının; 2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi uyarınca düzeltilmesi istenilmektedir.

YARGILAMA SÜRECİ :

Dava konusu istem: Dava, Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş Genel Müdürlüğünde çalışmaktayken Kurumun özelleştirilmesi nedeniyle 17/07/2009 tarihinde iş akdi feshedilen davacı tarafından, işten çıkarılış tarihinden dava tarihine kadar yoksun kaldığı ücret alacağı (maaş ve ikramiyeler) olan 32.000,00 TL'nin, her bir maaşın hak ediş tarihinden itibaren işletilecek yasal faizi ile birlikte tahsiline karar verilmesi istemiyle açılmıştır.

İlk Derece Mahkemesi kararının özeti: …İdare Mahkemesince, Mahkemelerinin davanın kısmen kabulü ve kısmen reddine yönelik …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının Danıştay Beşinci Dairesinin 02/04/2015 tarih ve E:2013/10448, K:2015/3348 sayılı kararı ile bozulması üzerine bozma kararına uyulmak suretiyle verilen …tarih ve E:…, K:…sayılı, davanın kısmen kabulü ve kısmen reddi yolundaki kararın, Danıştay Onbirinci Dairesinin 19/10/2017 tarih ve E:2017/281, K:2017/5617 sayılı kararıyla; davacının Devlet Personel Başkanlığınca kamu kurum ve kuruluşlarına naklinde esas alınacak ücretinin yargı kararı uyarınca isminin Devlet Personel Başkanlığına bildirildiği tarihe göre değil, başvurusunun reddedildiği (özelleştirme tarihinden önceki) tarihteki emsal ücretlere göre düzenlenmesi ve İdare Mahkemesince bu açıklamalar ışığında ve gerek görülmesi halinde yeniden yaptırılacak bilirkişi incelemesi sonucu alınacak raporun değerlendirilmesi suretiyle bir karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine bozma kararına uyulmak suretiyle, Mahkemelerinin 20/11/2019 tarihli ara kararı uyarınca düzenlenen bilirkişi raporuna karşı taraflarca yapılan itirazların yerinde görülmediği, Başkent Elektrik Dağıtım A.Ş.'nin kamu tüzel kişiliğinin sona erdiği tarihte davacıya nakil hakkı verilmiş olsa idi davacıya ödenecek eski kadro veya pozisyonuna ait parasal haklar toplamından; iş akdinin feshedildiği tarihten Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü emrine atamasının yapıldığı tarihe kadar davacıya yapılan ödemeler, Ankara İl Milli Eğitim Müdürlüğü emrinde görev yaptığı dönemde alınan maaşlar, Mamak Ağız ve Diş Sağlığı Merkezi emrinde 4/C'li personel olarak çalışırken alınan ücretler ile iş sözleşmesinin feshedilmesi sonucunda ödenen kıdem tazminatı, ihbar tazminatı ve izin ücreti ile diğer ücretler toplamının mahsup edilmesi suretiyle bulunan tutarın dava tarihinden itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesi gerekeceği sonucuna varıldığı gerekçesiyle, davacının maddi tazminat isteminin kısmen kabulü ile 12.414,02-TL'nin dava tarihi olan 25/06/2012 tarihinden itibaren hesaplanacak yasal faiziyle birlikte davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 19.585,98-TL maddi tazminat isteminin ise, reddine karar verilmiştir.

Daire kararının özeti: Tarafların temyiz başvurusu üzerine Danıştay Onikinci Dairesince, İdare Mahkemesinin 20/11/2019 tarihli ara kararı uyarınca düzenlenen ve karara dayanak alınan 18/02/2020 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında; davacının başvurusunun reddedildiği 26/01/2009 tarihi ile dava tarihi olan 25/06/2012 dönemi arasında maaş, ücret ve diğer ödemelerden alacaklı olduğu tutarın; ödenmesi gereken maaş, ücret ikramiye toplamı olan 98.823,69 TL'den idarelerce daha önce yapılan toplam 88.636,97 TL ödemenin mahsup edilmesi suretiyle 10.186,72TL olarak hesaplandığı, bu tutara dava tarihine kadar işletilmesi gereken yasal faiz miktarının ise, 2.227,30 TL olarak bildirildiği anlaşılmakla, İdare Mahkemesince, davacının tazminat isteminin kısmen kabulü ile (10.186,77 TL + 2.227,30 TL'nin toplamı olan) 12.414,02 TL'nin, 10.186,72 TL'lik kısmına dava tarihi olan 25/06/2012 tarihinden itibaren yasal faiz işletilmek suretiyle davacıya ödenmesine karar verilmesi gerekirken, anılan tazminat tutarına 2.227,30 TL faiz miktarı da eklenmek suretiyle toplam 12.414,02 TL'nin, dava tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davalı idarelerden tahsil edilmesi, fazlaya ilişkin 19.585,98 TL maddi tazminat isteminin reddi yolundaki kararın bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı gerekçesiyle kararın bu kısmının düzeltilerek onanmasına karar verilmiştir.

KARARIN DÜZELTİLMESİNİ İSTEYENLERİN İDDİALARI :

1- Davacı tarafından; kıdem tazminatının davacıya ödenmesi gereken tazminat miktarından mahsup edilmesine imkan olmadığı, bu hususta emsal Danıştay kararları bulunduğu, personelin haksız şekilde işten çıkartılmasının önlenmesi amacıyla tanınan bir hak olması nedeniyle ihbar tazminatının da mahsup işlemine tabi tutulamayacağı, yıllık izin ücreti ödemelerinin mahsup edilemeyeceği ve belirlenen faiz başlangıç tarihinin hatalı tespit edildiği ileri sürülmektedir.

2- Davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından; karara dayanak alınan 18/02/2020 tarihli bilirkişi raporunda; 26/01/2009 tarihi ile dava tarihi arasında hesap edilen tazminat miktarının 10.186,72 TL olduğu ve dava tarihi itibarıyla yıllık %9 oranında işletilen yasal faiziyle birlikte toplam 12.414,02 TL tazminat alacağının bulunduğunun belirtilmesine karşın, İdare Mahkemesince hatalı şekilde asıl alacak ve dava tarihine kadar olan faiz toplamından oluşan 12.414,02 TL'lik miktara dava tarihinden itibaren tekrar faiz işletilmesine karar verildiği, kapsam dışı personel statüsünde bulunmayan davacının 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında tazminat ödemesine hak kazanamayacağı, çalışılmayan dönem yönünden ücrete hak kazanılamayacağı, davayı kabul anlamına gelmemek üzere hesaplanan miktar ve faizinin fahiş olduğu savunulmaktadır.

3- Davalı Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından; İdare Mahkemesince husumet itirazlarının dikkate alınmaksızın eksik inceleme sonucu karar verildiği, temyiz itirazlarının eksik incelendiği ileri sürülmektedir.

TARAFLARIN SAVUNMASI : Davalı Türkiye Elektrik Dağıtım A.Ş. Genel Müdürlüğü tarafından, düzeltilmesi istenen kararın kıdem ve ihbar tazminatı ile yıllık izin ücretinin mahsubuna ve faizin başlangıcına ilişkin davacı itirazlarının usul ve yasaya aykırı olduğu belirtilerek, istemin reddi gerektiği savunulmuş olup, davacı ile diğer davalı Özelleştirme İdaresi Başkanlığı tarafından savunma verilmemiştir.

DANIŞTAY TETKİK HÂKİMİ : …

DÜŞÜNCESİ : Davalı idarelerin karar düzeltme istemlerinin reddi, davacının karar düzeltme isteminin kısmen reddi, kısmen kabulü ile İdare Mahkemesi kararının düzeltilerek onanması gerektiği düşünülmektedir.

TÜRK MİLLETİ ADINA

Karar veren Danıştay Onikinci Dairesince, Tetkik Hâkiminin açıklamaları dinlendikten ve dosyadaki belgeler incelendikten sonra gereği görüşüldü:

Kararın düzeltilmesi dilekçesinde ileri sürülen nedenler, 2577 sayılı Kanun'un Geçici 8. maddesi uyarınca uygulanmasına devam edilen 3622 sayılı Kanun ile değişik 54. maddesi hükmüne uygun bulunduğundan, karar düzeltme isteminin kabulü ile Danıştay Onikinci Dairesinin 21/09/2020 tarih ve E:2020/1870 K:2020/2882 sayılı kararı kaldırılarak uyuşmazlık yeniden incelendi:

HUKUKİ DEĞERLENDİRME :

2577 sayılı İdari Yargılama Usulü Kanunu'nun 6545 sayılı Kanun ile değişik 50. maddesinin dördüncü fıkrasında, Danıştayın bozma kararına uyulduğu takdirde, bu kararın temyiz incelemesinin bozma kararına uygunlukla sınırlı olarak yapılacağı hükmüne yer verilmiştir.

Diğer taraftan, 2577 sayılı Kanun'un 6545 sayılı Kanun'un 22. maddesiyle değişik 'Temyiz incelemesi üzerine verilecek kararlar' başlıklı 49. maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinde, temyiz incelemesi sonunda kararda yeniden yargılama yapılmasına ihtiyaç duyulmayan maddi hatalar ile düzeltilmesi mümkün eksiklik veya yanlışlıklar varsa Danıştayın kararı düzelterek onayacağı, kuralına yer verilmiştir.

Anılan Kanun maddesinin gerekçesinde, temyiz incelemesinde sadece maddi hatalarda değil, aynı zamanda yeniden yargılama yapılmasını gerektirmeyen eksiklik ya da yanlışlıkların da düzelterek onama kararı verilmesinin sağlandığı, uygulamada, vekâlet ücretine, yargılama giderlerine ya da faize hükmedilmesinin unutulması ya da bunların yanlış hesaplanması gibi, kararın asli olmayan unsurlarında görülen bir kısım eksiklik ya da yanlışlıklar nedeniyle bozma kararları verildiği, bunun mahkeme tarafından tekrar karara bağlandığı ve yine bu kararlara karşı yeniden kanun yollarına başvurulabilmesi nedeniyle hem zaman hem de emek kaybına neden olunduğunun görüldüğü, bu suretle esasa etkili olmayan konularda Danıştayın kesin karar vermesi sağlanarak uyuşmazlığın hızla sonuçlandırılmasının amaçlandığı hususlarına yer verilmiştir.

Aynı Kanun'un 12. maddesinde, 'İlgililer haklarını ihlal eden bir idari işlem dolayısıyla Danıştay'a ve idare vergi mahkemelerine doğrudan doğruya tam yargı davası veya iptal ve tam yargı davalarını birlikte açabilecekleri gibi, ilk önce iptal davası açarak bu davanın karara bağlanması üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliği veya işlemin icrası sebebiyle doğan zararlardan dolayı icra tarihinden itibaren dava süresi içinde tam yargı davası açabilirler. Bu halde de, ilgililerin 11. madde uyarınca idareye başvurma hakları saklıdır.' kuralı yer almıştır.

Yukarıda açık metnine yer verilen 12. madde ile idari işlemden doğan zararın karşılanması istemiyle açılan tam yargı davalarında izlenmesi gereken yöntem belirlenmiş ve tam yargı davası açılmasının usul ve esasları kurala bağlanmıştır. Anılan maddeye göre, işlemden doğan zarara ilişkin tam yargı davalarının üç ayrı şekilde açılması mümkündür. Bunlardan birincisi, işlemden doğan zararın ödenmesi istemiyle doğrudan tam yargı açılması; ikincisi, zararı doğuran işlemin iptali istemine yönelik olarak iptal davası ile birlikte tam yargı davasının açılmasıdır. Üçüncüsü ise; zararı doğuran işlemin önce iptal davasına konu edilmesi, bu davada verilecek karar üzerine, bu husustaki kararın veya kanun yollarına başvurulması halinde verilecek kararın tebliğinden itibaren dava açma süresi içinde tam yargı davası açılmasıdır.

Dosyanın incelenmesinden; davacının, 4046 sayılı Özelleştirme Uygulamaları Hakkında Kanun kapsamında başka kamu kurum ve kuruluşlarına nakil hakkı verilmesi talebinin reddine ilişkin 26/01/2009 tarihli işlemin iptali istemiyle açılan davada, …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…; K:…sayılı kararı ile dava konusu işlemin iptaline karar verildiği; anılan karar gereği nakle tabi personel statüsüne alınan davacı tarafından, yoksun kalınan parasal haklarının tazmini istemiyle açılan temyizen görülmekte olan işbu tam yargı davasında; İdare Mahkemesinin 20/11/2019 tarihli ara kararı uyarınca düzenlenen ve karara dayanak alınan 18/02/2020 tarihli bilirkişi raporunun sonuç kısmında, davacının başvurusunun reddedildiği 26/01/2009 tarihi ile dava tarihi olan 25/06/2012 dönemi arasında maaş, ücret ve diğer ödemelerden alacaklı olduğu tutarın; ödenmesi gereken maaş, ücret ikramiye toplamı olan 98.823,69 TL'den idarelerce daha önce yapılan toplam 88.636,97 TL ödemenin mahsup edilmesi suretiyle 10.186,72 TL olarak hesaplandığı, bu tutara dava tarihine kadar işletilmesi gereken yasal faiz miktarının ise, 2.227,30 TL olarak bildirildiği görülmüştür.

Bu durumda, İdare Mahkemesince, davacının tazminat isteminin kısmen kabulü ile 10.186,72 TL'lik kısmı yönünden taleple bağlı kalmak kaydıyla ilk iptal davasının açıldığı tarihten itibaren her bir ayın tahakkuk ettiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin 21.813,28 TL maddi tazminat isteminin reddine karar verilmesi gerekirken, anılan tazminat tutarına 2.227,30 TL faiz miktarı da eklenmek suretiyle toplam 12.414,02 TL'nin, dava tarihinden itibaren işletilecek faiziyle birlikte davalı idarelerden tahsil edilmesi, fazlaya ilişkin 19.585,98 TL maddi tazminat isteminin reddi yolundaki kararın bu kısmında hukuka uygunluk bulunmadığı sonucuna ulaşılmakla, kararın bu kısmının düzeltilerek onanması gerekmektedir.

KARAR SONUCU:

Açıklanan nedenlerle;

1. Tarafların temyiz istemlerinin reddine,

2. Yukarıda belirtilen gerekçe ile …İdare Mahkemesinin …tarih ve E:…, K:…sayılı kararının, hüküm fıkrasının 'tazminat isteminin kısmen kabulü ile …TL'lik kısmı yönünden taleple bağlı kalmak kaydıyla ilk iptal davasının açıldığı tarihten itibaren her bir ayın tahakkuk ettiği tarihten itibaren işletilecek yasal faiziyle birlikte hesaplanarak davacıya ödenmesine, fazlaya ilişkin …TL maddi tazminat isteminin reddine' şeklinde DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

3. Temyiz ve karar düzeltme aşamasındaki yargılama giderlerinin istemde bulunanlar üzerinde bırakılmasına, 28/12/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.