Yargıtay - 12. Ceza Dairesi

2020/4934 Esas 2022/703 Karar
Karar Tarihi: 07.02.2022
Yargıtay lar taksirle öldürme görevi kötüye kullanma

12. Ceza Dairesi         2020/4934 E.  ,  2022/703 K.

'İçtihat Metni'

.

Mahkemesi :Ağır Ceza Mahkemesi

Suçlar : Taksirle öldürme, görevi kötüye kullanma

Hükümler : 1-Sanık ..., ... ve ... hakkında; TCK'nın 85/2, 62/1 ve CMK’nın 231/5. maddeleri gereğince hükmün açıklanmasının geri bırakılması

2-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında; 765 sayılı TCK'nın 228/1, 102/4, 104/2. maddeleri ve CMK'nın 223/8. maddesi gereğince kamu davasının zamanaşımı nedeniyle düşmesine dair

Taksirle öldürme suçundan sanıklar ..., ..., ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararları ile görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen düşme hükümleri, mahalli Cumhuriyet savcısı, sanık ... müdafii, sanıklar ..., ... ve ... müdafii ve sanık ... müdafii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:

I-Taksirle öldürme suçundan sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlarına yönelik sanık ... müdafii, sanık ... müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin incelenmesinde;

Sanıklar ... ve ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin kararlarının 5271 sayılı CMK'nın 231/12 maddesi uyarınca itiraz kanun yoluna tabi bulunduğu, aynı Kanunun 264. maddesi uyarınca kabul edilebilir bir başvuruda mercide yanılmanın başvuranın hakkını ortadan kaldırmayacağı nazara alınarak, sanıklar ... ve ... hakkındaki kararlara yönelik yapılan temyiz istemlerinin, itiraz mahiyetinde değerlendirilmesi suretiyle CMK'nın 264/2. maddesi uyarınca gereği merciince yapılmak üzere; sanık ... hakkında verilen hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına ilişkin karara yönelik olarak ise, sanık müdafii tarafından yapılan itirazın mercii tarafından 05.05.2016 tarihli kararla reddine karar verildiği anlaşılmakla, bu konuda yeniden bir karar verilemeyeceğinden, dosyaların incelenmeksizin mahkemesine iadesinin temini için Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,

II-Görevi kötüye kullanma suçundan sanıklar ..., ... ve ... hakkında verilen düşme hükümlerine yönelik, sanık ... müdafii, sanıklar ... ve ... müdafii ile mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz istemlerinin incelenmesine gelince;

23.10.2011 tarihinde yerel saatle 13:41 sıralarında, Erciş ilçesi merkez üssü Kasımoğlu Köyü civarı olan değeri değişik kuruluşlara göre 7,1 ile 7,3 arasında değişen, odak derinliği 19,02 km olan depremin meydana gelmesi üzerine Latifiye Mahallesinde bulunan ... Apartmanın yıkılması ve çökmesi sonucu ... ve ...'ın göçüğe (depreme) bağlı olarak öldükleri olayda; yapı ruhsatını düzenleyen kişinin fen işleri memuru sanık ..., kontrol eden kişinin fen işleri müdür vekili sanık ..., onaylayan kişinin ise Belediye Başkanı olan sanık ... olduğunun tespit edildiği, Karadeniz Teknik Üniversitesi Öğretim Üyeleri tarafından hazırlanan Ağustos 2012 tarihli Bilirkişi raporunda: 'Van İli Erciş İlçesi’nde bulunan ... Apartmanı hakkında dosya üzerinden yapılan incelemeler, deneysel çalışmalar, araştırmalar ve değerlendirmelere göre elde edilen sonuçlar aşağıda verilmektedir:

-... Apartmanı yapım yılı tam olarak bilinmemekte olup, 23.11.2011 tarihli bilirkişi raporuna göre binanın zemin katının 7-8 yıl önce, normal katların 1 yıl önce inşa edildiği belirtilmektedir. Dosya kapsamında binaya ait herhangi bir ruhsat ve yapı kullanma izni bulunmamaktadır.

-... Apartmanına ait statik, mimari, elektrik ve tesisat projeleri dosya kapsamında bulunamamıştır.

-... Apartmanı yapım yılına göre 1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik kapsamına girmektedir.

-... Apartmanı, dosya kapsamında elde edilen ön inceleme ve bilirkişi raporlarına göre zemin ve 4 normal olmak üzere 5 kattan oluşmaktadır.

-1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğin '7.2 Genel Kurallar' bölümünde deprem bölgelerinde kullanılacak binalarda dikkate alınması gereken minimum beton sınıfları hakkında bilgiler verilmektedir. ... Apartmanına ait statik proje bulunmadığından malzeme sınıfı belirlenememiştir.

Ayrıca binaya ait hesap raporları da mevcut değildir, ... Apartmanına ait karot numuneler üzerinde gerçekleştirilen merkezi basınç deneyleri sonucunda, numunelerin ortalama basınç dayanımı 10.95N/mm2 olarak elde edilmiştir. Aynca, karot dayanımları arasındaki değişim aralığı 7.01-13.QlN/mm2 mertebesindedir. Bu, bahis konusu binada dökülen betonun oldukça heterojen olduğu anlamına gelmektedir.

Elde edilen ortalama basınç dayanımı, 1997 yılında yayımlanan Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelikte belirtilen minimum beton sınıfı olan Clö’dan daha düşüktür. Aynca, yönetmeliğin '7.2.J. Malzeme Dayanımları” Bölümünde birinci ve ikinci derece deprem bölgelerindeki binalarda C20 veya daha yüksek dayanımlı beton kullanılması zorunludur ibaresi bulunmaktadır.

-1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğin '7.7 Kolonlarih bölümünün 7.7.1, 7.7.2 ve 7.7.3 kısımlarında kolonların minimum boyutları ve kolonlardaki donatı yüzdeleri hakkında bilgiler verilmektedir. Bu verilere göre, röleveler sonucunda elde edilen zemin kat kolonlarının minimum boyutları sağladığı, zemin kat kolon donatı yüzdelerinin ise kullanılan beton sınıfı için verilen sınır değerler arasında yer aldığı görülmektedir.

-1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğin “7.7.4 Kolon Enine Donatı Koşulları' bölümünde kolon sarılma bölgeleri, kolon orta bölgeleri ve kolon-kiriş birleşim bölgeleri için dikkate alınması gereken uzunluklar, bu bölgelerdeki etriye yüzdesi, çap ve aralıkları hakkında bilgiler verilmektedir, ... Apartmanı için hazırlanan ön inceleme ve bilirkişi raporları ile dosya üzerinden yapılan incelemelerden etriye çapı açısından yeterlilik gözükürken, etriye aralığı açısından yetersizlikler gözükmektedir.

-1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğin “7.8 Kirişler' bölümünde kiriş boyutları, kirişlerde kullanılması gereken minimum donatı ve etriyelerin çap ve aralıkları hakkında bilgiler verilmektedir. ... Apartmanına ait dosya üzerinden yapılan incelemeler sonucunda binada kullanılan kiriş boyutlarının ve etriye donatı çapının minimum şartlan sağladığı görülmektedir. 1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmeliğin “7.11 Döşemeler' bölümünde döşeme kalınlıklarının minimum boyutları, döşeme tipi, döşemelerde kullanılacak minimum donatı çap ve oranlan hakkında bilgiler verilmektedir. ... Apartmanına ait dosya üzerinden yapılan incelemeler sonucunda döşeme boyutlarının ve döşemelerdeki donatı çapının minimum şartlan sağladığı görülmektedir.

-1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkında Yönetmelik dikkate alındığında, ... Apartmanı taşıyıcı sistemi düzenli yapılar sınıfına girmektedir.

Binanın yapılması sırasında hazırlanmış zemin raporu dosyada bulunamamıştır. ... Apartmanı’nın temel zeminini oluşturan birimin zemin gnıbu B, yerel zemin sınıfi Z2 olduğu, temel zemin emniyet gerilmesinin 2 5t/m2 alınabileceği değerlendirilmesi yapılmıştır. Zemin yatak katsayısının 3000t/m3 olarak dikkate alınabileceği sonucuna varılmıştır.

-1997-Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmeliğe göre bina önem katsayısı 1,0'dir.

inceleme alanı 1. derece deprem bölgesi içinde yer aldığından projelendirme ile ilgili çalışmalarda deprem bölge katsayısı A*=0.40, yerel zemin sınıfına göre zemin hâkim periyotları TA”Û.1S ve Ta=0,40sn olarak belirlenmiştir.

-Beton numuneler incelendiğinde, çimento hamuru-agrega arasında aderans çözülmesi görülmektedir.

-Çelik donatı çubuğu örnekleri üzerinde gerçekleştirilen çekme deneyleri sonucunda bahis konusu donatı çubuklarının ilgili standardın S420 için öngördüğü kriterleri sağladığı görülmektedir.

-Dosyadaki belgelerden, bina taşıyıcı elemanların donatı detaylandırmasında yetersizlikler olduğu görülmektedir.

-Tüm yapıya ait taşıyıcı sistem boyutları hem proje hem de rölevelerden tam olarak belirlenemediğinden, analizler hem proje kontrolü hem de inşa edilmiş bina için yapılamamışür.

-Soruşturma dosyası kapsamında gönderilen numuneler, deneylerde kullanıldığından iade edilememiştir.

Sonuç olarak, soruşturma dosyası üzerinden yapılan inceleme, değerlendirme ve elde edilen bulgular neticesinde, söz konusu binada projelendirme, yapım ve iş bitimi aşamalarında Afet Bölgelerinde Yapılacak Yapılar Hakkındaki Yönetmelik ve İmar Kanunu esaslarına yeterince uyulmadığı görülmüştür' şeklinde rapor düzenlendiği, 29/09/2015 tarihli bilirkişi kurulu raporunda da; ' Soruşturma kapsamında yapılan detaylı bilirkişi incelemeleri neticesinde dava konusu ... apartmanına ilişkin görsel ve deneysel olarak tespit edilen teknik yetersizliklere bilirkişi kurumuzca da itibar edildiği, sanık ... İş'in yıkılan binanın 5 sene içinde yapılan tek katının fenni mesulü olduğu, bu konuda taahhütname verdiği, ancak fenni mesul olmaktan kaynaklanan görevlerini yerine getirmediği, dolayısıyla binanın yıkılmasına neden olan imalat hatalarından sorumlu olduğu, binanın yıkılması sonucunda meydana gelen ölüm ve yaralanmalar bakımından dikkat ve özen yükümlülüğünü ihlal eden ihmali davranışının müessir olduğu, ancak somut olay bağlamında sonuçları öngörerek hareket ettiği bir durumdan bahsedilemeyeceğinden taksirinin bilinçsiz olduğu, müteahhit olarak binanın sadece zemin katılı yaptığı anlaşılan sanık ...'ın yapımdan sorumlu olduğu halde mimari, statik projeleri olmadan ve zemin etüdü yaptırmadan bina inşa ettirdiği, yürürlükteki kurallara uygun bir şekilde hareket etmediği, yönetmelik ve mevzuat hükümlerine uygun bir inşaat faaliyeti yürütmediği için sorumluluğunun bulunduğu, ancak somut olay bağlamında sonuçlarını öngörerek hareket ettikleri bir durumdan bahsetmenin mümkün olmadığı ve sorumluluğunun bilinçsiz taksir düzeyinde olduğu, dava konusu binanın ilk sahibi sanık ...'tan zemin kattan ibaret binayı satın alan ve normal katları kendisinin yaptığı anlaşılan sanık ...'nın yapım ruhsatını süresi dolduğu halde yeni ruhsat almadan (kaçak) inşaata devam ettiği, statik ve mimari projesi, statik hesap raporu, zemin etüdü olmadan kontrolsüz olarak zemin kat üzerine 4 normal kat çıktığı, yürürlükteki kurallara uygun bir şekilde hareket etmediği, yönetmelik ve mevzuat hükümlerine uygun bir inşaat faaliyeti yürütmediği için sorumluluğunun bulunduğu, ancak somut olay bağlamında sonuçlarını öngörerek hareket ettikleri bir durumdan bahsetmenin mümkün olmadığı ve sorumluluğunun bilinçsiz taksir düzeyinde olduğu, imar ve belediye mevzuatına göre belediyelerin ruhsat verdikleri inşaatların yapımıyla ilgili denetleme görevlerinin binanın inşaat tekniğine göre inşa edilip edilmediğini kapsamadığı, bu nedenle belediye görevlileri ..., ... ve Mehmet İş hakkında yapılacak değerlendirmede bu hususun dikkate alınması gerektiği, ancak gerek bilirkişi raporlarından gerekse KTÜ raporundan anlaşılacağı üzere somut olayda ... apartmanı için statik ve mimari projeler ile zemin etüt raporu ile statik hesap raporu olmadığı halde yapı ruhsatı verildiği anlaşılmaktadır. Statik ve mimari projeler zemin etüt raporu ve statik hesap ve raporu olmayan binaya ruhsat veren bu hususta üzerlerine düşen dikkat ve özeni göstermeyen yukarıda isimleri geçen belediye görevlilerinin meydana gelen ölüm ve yaralanmalar bakımından cezai sorumlulukları yoluna gidilmesi gerektiği, bu nedenle belediye görevlilerinin taksirlerinin bulunduğu sonucuna varılmıştır.

Buna göre somut olayda meydana gelen neticeler bakımından birden fazla kişinin taksirli davranışlarının müessir olduğu ve bu nedenle sanıkların sorumluluklarının belirlenmesinde Türk Ceza Kanununun taksirli suçlarda şahsi sorumluluk esasını düzenleyen birden fazla kişinin taksirle işlediği suçlarda, herkes kendi kusurundan dolayı sorumlu olur. Her failin cezası kusuruna göre ayrı ayrı belirlenir. Şeklindeki 22. maddesinin beşinci fıkrasının göz önünde bulundurulması gerektiği görüş ve kanaatine ulaşılmıştır. ' şeklinde rapor düzenlendiği anlaşılarak yapılan incelemede;

Sanıklar hakkında açılan kamu davasının, suç tarihinden itibaren 765 sayılı TCK’nın 102/4 ve 104/2. maddesinde öngörülen zamanaşımı süresinin karar tarihi itibariyle dolduğu, gerekçeleri gösterilerek mahkemece düşmesine karar verilmesinde isabetsizlik bulunmadığından, mahalli Cumhuriyet savcısının düşme kararının usul ve yasaya aykırı olduğuna, illiyet bağı olduğundan sanıkların mahkumiyetine karar verilmesi gerektiğine; sanık ... müdafinin ve sanıklar ... ve ... müdafinin beraat kararı yerine düşme kararı verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğuna ilişkin temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Davanın düşmesine karar verildiği hallerde, sanıktan yargılama giderinin tahsiline karar verilemeyeceği nazara alınmaksızın, zamanaşımı nedeniyle haklarındaki kamu davasının düşmesine karar verilen sanıklar hakkında yargılama giderlerine hükmedilmesi,

Kanuna aykırı olup, sanık ... müdafii, sanıklar ... ve ... müdafii ve mahalli Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden, hükümlerin bu sebeple 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi uyarınca halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK'un 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA; ancak, yeniden yargılamayı gerektirmeyen bu konuda aynı Kanunun 322. Maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden; hükmün yargılama giderlerine ilişkin paragrafında yer alan 'sanıklardan eşit olarak' ibaresinin çıkarılarak yerine, 'Haklarında mahkumiyet kararı verilen sanıklardan sebebiyet verdikleri oranda' ibarelerinin

yazılması suretiyle, sair yönleri usul ve Kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 07.02.2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.