Yargıtay - 20. Ceza Dairesi

2015/8238 Esas 2015/3958 Karar
Karar Tarihi: 09.10.2015
Yargıtay lar a-

20. Ceza Dairesi         2015/8238 E.  ,  2015/3958 K.

'İçtihat Metni'Mahkeme : Ağır Ceza Mahkemesi

Suçlar : a-Suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan sanıklar ... ve ...

b-Suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan sanıklar ... , ... ve ...

c-Tüm sanıklar hakkında örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma

Hükümler : a-Sanıklar ... ve ... hakkında; Suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve yönetme, Örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyet.

b-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ..., ...,... ve Hakim ... haklarında; Örgüt faaliyeti kapsamında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyet,

c-Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında; uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan mahkumiyet.

d-Sanıklar ..., .., ..., ... , ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraat,

e-Sanıklar ... , ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ve

örgüt faaliyeti kapsamında uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından beraat,

b-Sanıklar ... , ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ... , ..., ..., ...

..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... , ..., ..., ..., ...,..., ...,..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik olarak -Onama

Dosya incelendi.

GEREĞİ GÖRÜŞÜLÜP DÜŞÜNÜLDÜ :

Hükmedilen hapis cezalarının süreleri itibariyle koşulları bulunmadığından sanıklar ..., ..., ..., ..., ...,..., ..., ...,..., ..., ..., ... müdafilerinin duruşmalı inceleme isteğinin CMUK'nın 318. maddesi gereğince (REDDİNE), sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin süresindeki istekleri üzerine duruşmalı, yöntemine uygun davetiye tebliğine rağmen ... müdafiinin gelmediği ve mazerette bildirmediğinden sanık ... ve diğer sanıklar yönünden dosya duruşmasız olarak incelendi;

Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan açılan dava ile ilgili olarak mahkemesince her zaman karar verilmesi mümkün görülmüştür.

A-Sanık ... hakkında örgüte üye olma suçundan CMK'nın 231. maddesinin 12. fıkrası gereğince, hükmün açıklanmasının geri bırakılması kararının itiraz kanun yoluna tabi olması nedeniyle, itirazla ilgili gerekli kararın yetkili ve görevli itiraz merciince verilmesi için, dosyanın incelenmeksizin Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı'na İADESİNE,

B-Sanıklar ..., ... ... ve ... hakkında kurulan hükme yönelik sanıklar müdafilerinin temyizinin kapsamına göre vekalet ücreti ile sınırlı olarak yapılan incelemede;

Sanıklar hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma, suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından açılan dava nedeniyle yapılan yargılama sonunda, sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatlerine ve suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçundan hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmiş olup bu nedenle sanıklar lehine vekalet ücretine hükmedilmemesinde bir isabetsizlik görülmediğinden, sanıklar müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle hükmün ONANMASINA,

C-Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, 06.12.2007 tarihli eylemde sanığın uyuşturucu madde ticaretine katıldığının ve eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eyleme uyan suç tipi ile yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; sanık müdafiinin yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,

D-Sanıklar ..., ..., ... , ..., ... ve ... müdafilerinin vekalet ücreti isteğine yönelik yapılan incelemede;

1136 sayılı Kanun'un 168 ve hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi'nin 13. maddesinin 5. Fıkrası uyarınca, beraat eden ve kendisini vekil ile temsil

ettiren sanıklar lehine maktu avukatlık ücretine hükmedilmesi gerektiğinin gözetilmemesi,

Kanuna aykırı olduğundan, hükmün CMUK’nın 321'inci maddesi gereğince BOZULMASI, ancak bu husus yeniden yargılanmayı gerektirmediğinden, aynı Yasa'nın 322'inci maddesi uyarınca, hüküm fıkrasının sonuna “Sanıkların kendilerini vekil ile temsil ettirdiği anlaşıldığından, hüküm tarihinde yürürlükte bulunan Avukatlık Asgari Ücret Tarifesi hükümlerine göre 2.640 TL vekalet ücretinin hazineden alınarak ayrı ayrı sanıklara verilmesine” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,

E-Sanıklar ... ve ... hakkında; suç işlemek amacıyla örgüt kurma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinde düzenlenen “suç işlemek için örgüt kurmak” suçunun işlendiğinin ve örgütün varlığının kabul edilebilmesi için; üye sayısının en az üç kişi olması, üyeler arasında soyut bir birleşme değil gevşek de olsa hiyerarşik bir ilişkinin bulunması, suç işlenmese bile suç işlemek amacı etrafında fiili bir birleşmenin olması, niteliği itibariyle devamlılık göstermesi gereklidir. Örgütün yapısı, sahip bulunduğu üye sayısı ile araç ve gereç bakımından, amaçlanan suçları işlemeye elverişli olması da aranmalıdır. Örgüt yapılanmasında, işlenmesi amaçlanan suçların konu ve mağdur itibariyle somutlaştırılması mümkün, ancak zorunlu değildir. Soyut olarak sanık sayısının üç kişiden fazla olması örgütün varlığının kabulü için yeterli olmayıp, bu durumda iştirak ilişkisinden söz edilebilir.

Somut olayda; örgüt oluşturmak için sanık sayısı yeterli ise de, tüm dosya kapsamına göre sanıkların aralarında hiyerarşik ilişki ile işbölümü saptanamadığı, sanıkların atılı suçu işlediklerine dair cezalandırılmalarını gerektirir yeterlilikte her türlü kuşkudan uzak, kesin ve inandırıcı delil bulunmadığından sanıkların atılı suçtan beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,

F-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında örgüt faaliyeti kapsamında uyuşturucu madde ticareti yapma, sanıklar ..., ... ve ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;

1-Sanık ... hakkında sanık ...'un atfı cürüm niteliğindeki beyanları ve olaydan yaklaşık iki yıl geçtikten sonra fotoğraf üzerinden yaptığı teşhis dışında savunmasının aksine her türlü şüpheden uzak mahkumiyetine yeterli kesin ve inandırıcı delil elde bulunmadığından atılı suçtan beraatleri yerine yazılı şekilde mahkumiyet kararı verilmesi,

2-Kendilerinde herhangi bir uyuşturucu ya da uyarıcı madde ele geçmeyen sanıkların savunmalarının aksine, diğer sanıklarda ele geçirilen uyuşturucu maddelerle ilgileri bulunduğuna veya bu sanıkların suçlarına iştirak ettiklerine ilişkin, somut olay ve olgularla örtüşmeyen ve maddi bulgularla desteklenmeyen telefon görüşmeleri dışında, kuşku sınırlarını aşan mahkumiyetlerine yeterli ve kesin delil bulunmadığından sanıkların uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan beraatleri yerine mahkûmiyetlerine karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanıklar ve müdafilerinin temyiz itirazları ile sanık ... müdafiinin duruşmadaki sözlü savunmaları bu nedenle yerinde olduğundan ve sanık ... hakkında re'sen de incelenen hükümlerin BOZULMASINA,

G-Sanık ... hakkında uyuşturucu madde ticareti yapma suçundan kurulan hükmün incelenmesinde;

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanık tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-Sanık ...'in 23.08.2007 tarihinde yakalanan sanık ... ve ... ile birlikte sanık ... aracılığıyla ... ... isimli kişiden uyuşturucu madde temin ettiği, 06.12.2007 tarihinde ... , ... ve ... isimli şahıslara ..., ... ve ... ile birlikte uyuşturucu madde temin ettiği, 04.01.2008 tarihinde sanıklar ... ve ... birlikte haklarında ayrıca dava açılan ... ve ... isimli şahıslara uyuşturucu madde sattığının belirlendiği ve subuta eren bu olaylardan sorumlu olduğu, ancak; 28.07.2007, Eylül-2007, 28.10.2007, 10.11.2007, 14.11.2007, 13.12.2007 tarihli eylemleri nedeniyle mahkumiyetine karar verilen diğer sanıkların suçlarına iştirak ettiğine dair her türlü kuşkudan uzak yeterli ve kesin delil bulunmadığından, sanık hakkındaki temel cezanın buna göre belirlenmesi ve hakkında TCK'nın 43. maddesi uyarınca artırım yapılırken bu husus gözetilerek karar verilmesi gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılması,

2-Tüm dosya kapsamına göre suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt bulunmadığı ve bu nedenle “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ile “suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma” suçlarının sabit olmaması karşısında, sanıklar hakkında tayin olunan temel cezalarda TCK’nın 188/5. maddesi uyarınca artırım yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla ceza tayini,

Kanuna aykırı, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, re'sen de incelenen hükmün BOZULMASINA,

H-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... haklarında; Örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından kurulan hükümlerin incelenmesinde;

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

Tüm dosya kapsamına göre suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt bulunmadığı ve bu nedenle “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ile “suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma” suçlarının sabit olmaması karşısında, sanıklar hakkında tayin olunan temel cezalarda TCK’nın 188/5. maddesi uyarınca artırım yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla ceza tayini,

Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları ile sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmadaki sözlü savunmaları bu nedenle yerinde olduğundan, hükümlerin BOZULMASINA,

I-Sanıklar ... ve ... hakkında örgüt faaliyeti çerçevesinde uyuşturucu madde ticareti yapma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyize gelince;

Yargılama sürecindeki işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların toplanan tüm delillerle birlikte gerekçeli kararda gösterilip tartışıldığı, vicdanî kanının dosya içindeki belge ve bilgilerle uyumlu olarak kesin verilere dayandırıldığı, eylemin sanıklar tarafından gerçekleştirildiğinin saptandığı, eyleme uyan suç tipi ile aşağıda belirtilenler dışında yaptırımların doğru biçimde belirlendiği anlaşıldığından; yerinde görülmeyen diğer temyiz itirazlarının reddine, ancak;

1-Tüm dosya kapsamına göre suç işlemek amacıyla kurulmuş bir örgüt bulunmadığı ve bu nedenle “suç işlemek amacıyla örgüt kurma” ile “suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olma” suçlarının sabit olmaması karşısında, sanıklar hakkında tayin olunan temel cezalarda TCK’nın 188/5. maddesi uyarınca artırım yapılamayacağı gözetilmeden yazılı şekilde uygulama yapılarak fazla ceza tayini,

2-Sanıkların, sanık ... tarafından uyuşturucu maddenin, ...'e satılmasında asıl fail ile birlikte suçun kanuni tanımında yer alan fiili gerçekleştirdiğine ilişkin yeterli delil bulunmadığı, sanıkların eyleminin uyuşturucu maddeyi satan kişinin uyuşturucu parasını alamaması nedeniyle, ... isteği üzerine ... ile görüşüp bu sorunu gidermekten ibaret olduğu, buna göre olaydaki konumlarının yardım olduğu gözetilmeden haklarında TCK'nın 39. maddesi uyarınca indirim yapılması gerektiği gözetilmeden yazılı şekilde karar verilmesi,

Kanuna aykırı, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde olduğundan, hükmün BOZULMASINA,

09.10.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

TEFHİM TUTANAĞI: 09.10.2015 tarihinde verilen bu karar Yargıtay Cumhuriyet savcısı ...'in katılımıyla ve duruşmada savunmasını yapmış bulunan Sanık ... müdafiisi Avukat ..., Sanık ... müdafileri Avukat ..., Avukat ... ve Sanık ... müdafiisi Avukat ...'nin yokluklarında 15.10.2015 tarihinde, açık olarak okunup anlatıldı.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.