Yargıtay - 11. Hukuk Dairesi

2017/506 Esas 2018/6328 Karar
Karar Tarihi: 15.10.2018
Yargıtay

11. Hukuk Dairesi         2017/506 E.  ,  2018/6328 K.

'İçtihat Metni'MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ

Taraflar arasında görülen davada ... . Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 07.04.2016 tarih ve 2014/1088-2016/256 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesinin davacı vekili tarafından istenildiği ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü:

Davacı vekili, davalı şirketin 06.08.2014 tarihinde 2013 yılı olağan genel kurul toplantısını yaptığını, davacının davalı şirkette %49,948 oranında pay sahibi olduğunu, bir önceki hesap döneminde satış yapan ve büyüme trendinde olan davalı şirketin 2013 faaliyet döneminde hiç satış yapmadığını ve zarar ettiğini, bunun sebebinin şirket müşterilerinin mevcut yönetim kurulu üyesi ve eski yönetim kurulu üyesinin birlikte kurduğu ve yöneticisi oldukları başka bir şirkete aktarılarak davalı şirketin gayri faal hale getirilmesi olduğunu, söz konusu toplantı da da şirketi bitirmeye yönelik kararlar alındığını, davacının ...çi atanması talebinin reddedildiğini, faaliyet raporu, bilanço kar zarar hesapları ile oynandığını, şirketi zarara uğratan yönetim kurulu üyelerinin ibra edildiğini, bir kişinin tek başına yönetim kuruluna seçildiğini, bu kişiye şirketle işlem yapma ve rekabet etme yönünde izin verildiğini, yönetim kurulu üyesi ve eski yönetim kurulu üyesi tarafından kurulan şirkete isim olarak '...' seçilmiş iken davalı şirketin piyasada tanıttığı “...” içeren unvanın değiştirildiğini, toplantıda alınan ve müvekkilinin şirkete özel ...çi atanması talebinin reddine ilişkin kararın kötü niyetli olduğunu ileri sürerek yönetim kurulu üyesinin ibrasına ilişkin 6 numaralı kararın yoklukla malul olduğunun tespiti ile 3,4,5,7,8,9 ve 11 numaralı kararların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.

Davalı vekili, şirketin ...lenmesi için özel ...çi atanmasına ilişkin bir mahkeme kararı olmadığını, şirketin böyle bir karara uymamasının da söz konusu olmadığını, bilirkişi raporunun mahkeme kararı olmadığını, şirketin 2013 yılı hesap döneminde zarar ettiğini, ticari şirketlerin piyasanın durumu, ekonomik sebepler, sosyal sebepler ve daha birçok sebepten dolayı kar elde edemeyebileceğini, zararı sadece yönetim kuruluna yüklenin ve zarar sebebiyle bilançoların onaylanması ve yönetim kurulunun ibra edilmesi kararlarının iptalini talep etmenin hakkaniyetli

olmadığını, davalının eski yönetim kurulu üyesi eli ile şirket müşterilerinin başka bir şirkete aktarıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, şirketin yönetim kurulu üyelerine ... m. 395 ve 397 hükümleri uyarınca yetki verilmiş olmasının şirketin kötü niyetli ve dürüstlük kurallarına aykırı davrandığı şeklinde yorumlanamayacağını, şirket unvanının 06.08.2014 tarihinden yapılan olağan genel kurul toplantısında oyçokluğu ile ... olarak değiştirildiğini, şirket ünvanından “...” ibaresinin kaldırılmış olmasının şirketin içini boşaltmaya yönelik bi hareket olmayıp, şirketin kaybettiği müşterileri geri alamasa bile yeni müşteri çekmek için yapıldığını, esas sözleşme değişikliği ile şirket yönetim kurulu üye sayısının bire düşürülmesinin ...'nın sunduğu bir yenilikten faydalanmak ve 50.000,00 TL sermaye ile kurulmuş basit bir şirketi tasarruflu yönetmek amacıyla hareket etmekten başka bir anlam taşımadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir.

Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre; genel kurul toplantı tutanağındaki alınan kararlardaki olumsuz oylarda 24.974 olumsuz oydan bahsedilmiş olsa da olumsuz oyun kime ait olduğuna dair bir açıklama bulunmadığı, toplantı tutanağında kararlara ilişkin muhalefet şerhinin bulunmadığı, 3 numaralı kararlarda davacının önerilerinin bulunduğu, 4, 6 ve 7 numaralı kararlarda haklarını saklı tuttuğuna ilişkin beyanlarının bulunduğu ve yine 3,6 ve 7 numaralı kararlar öncesinde muhalefet gerekçelerine yer verildiğine ilişkin açıklamaların bulunduğu görüldüğü, davacının muhalefet gerekçelerinin ilişkin ekli belgeyi sunduğu, toplantı tutanağında 12. madde ile bu hususun tutanağa geçirildiği, ... 446 (Mülga TK.nın 381/1-1. Bendi) uyarınca toplantıya katılan üyenin karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi gerektiği, oylama öncesi yapılan görüşme sırasında, sonradan alınacak karara esas olması muhtemel bir öneriye karşı olunduğunun belirtilmesi, alınan karara muhalif olunduğu anlamını taşımadığı, muhalefetin görüşülen öneriye değil alınan karara karşı yapılması gerektiği, bu durumda toplantı tutanağına ekli muhalefet şerhine göre davacının olumsuz oy kullandığına ilişkin beyan ve muhalefetinin bir kısım kararlar bakımından mevcut olduğu, belge içeriğine göre ancak toplantının 6,7,8,9,10,11 maddeleri bakımından karara muhalif kalındığının kabul edilebileceği, diğer maddeler bakımından yapılan açıklamaların eleştiri ve öneri ve ihtar mahiyetinin olduğunun kabul edilebileceği, taraflar arasında özel ...çi atanmasına ilişkin uyuşmazlığın bulunduğu ve davacı tarafın ... . Asliye Ticarete Mahkemesi 2013/103 Esas sayılı dosyası ile Mahkemeden özel ...çi tayin edilmesi yönünde talepte bulunduğu ancak bir kararın verilmediği, Genel kurulun (3,4,5,7,9) numaralı kararların iptal şartlarının gerçekleşmemiş olduğu, (6) numaralı kararda Yönetim Kurulu üyesinin ibrası için katılanların çoğunluğunun olumlu oyu gerekmesine rağmen olayda 24.974 olumlu oya karşı 24.974 olumsuz oy kullanıldığı ve bu sebeple (6) numaralı kararın geçersiz (yoklukla malul) olduğu, (8) numaralı karar ile ilgili olarak gelecekte oluşabilecek muhtemel bir zarara yönelik söz konusu yönetim kurulu üye seçim kararının hukuka aykırı olduğunun söylenemeyeceği, (11) numaralı kararın 25.026 olumlu oya karşılık 24.974 olumsuz oy ile kabul edildiği ve oylamaya yönetim kurulu üyesinin katılmadığına ilişkin bir ibare bulunmadığından yönetim kurulu üyesinin kendisi hakkında verilen şirketle işlem yapma yasağı ve rekabette bulunmama yasağına ilişkin oylamaya katılması ... md. 436 hükmüne aykırı olduğu, üyenin oylamaya katılmaması oy çoğunluğunun sağlanmasına etki edeceğinden (11) numaralı kararın hukuka aykırı olduğu gerekçeleri ile davanın kısmen kabulü ile davalı şirketin 06.08.2014 tarihinde gerçekleştirilen 2013 yılı olağan genel kurul toplantısında alınan (6) numaralı kararının yoklukla malul olduğunun tespitine, (11) numaralı kararın iptaline, fazlaya ilişkin talebin reddine karar verilmiştir.

Karar davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

1- Dava, anonim şirket genel kurulda alınan kararların yoklukla malul olduğunun tespiti, olmadığı taktirde iptali istemine ilişkin olup, mahkemece 6 ve 11. maddeler yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiştir. Ancak, dosya içerisinde bulunan 06.08.2014 tarihli genel kurul toplantı tutanağının incelenmesinde, her ne kadar 12 numaralı maddede davacının genel kurul maddeleri ile ilgili muhalefet gerekçelerini içerir dilekçesini genel kurul ... başkanlığına ibraz ettiği ve anılan dilekçede, davalının genel kurul gündemindeki maddelerle ilgili alınan kararlara

katılmadığı yazılmış ise de, toplantı tutanağının 3 numaralı gündem maddesinin görüşülmesi sırasında davacının ... başkanlığına muhalefet gerekçelerini içerir dilekçe sunduğunun yazılı olduğu, yine 6 ve 7 numaralı gündem maddelerinin görüşülmesi sırasında da davacının ... başkanlığına muhalefet gerekçelerini içerir dilekçe sunduğunun yazılı olduğu, dosya içerisinde ise davacının gündem maddeleri ile ilgili muhalefet gerekçelerini içeren tek bir dilekçe bulunduğu anlaşılmıştır. Bu durumda, genel kurul toplantı tutanağının 3,6 ve 7 maddelerinde de davacının muhalefet şerhini içeren dilekçesini dosyaya sunduğunun yazılı olması sebebiyle, anılan muhalefet şerhini içeren dilekçenin toplantının başında divana sunulup sunulmadığı ve peşin muhalefet sayılıp sayılmayacağı değerlendirilmeden yazılı gerekçelerle karar verilmesi doğru görülmemiş kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir.

2- Bozma sebep ve şekline göre davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine bu aşamada gerek görülmemiştir.

SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanın nedenlerle kararın RESEN BOZULMASINA, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 15/10/2018 tarihinde oyçokluğuyla karar verildi.

KARŞI OY

1- Dava, anonim şirket genel kurul toplantısında alınan kararların yokluğunun tespiti ve iptali istemlerine ilişkindir.

2- Davacı vekili, hissedarı olduğu davalı anonim şirketin 2013 yılı hesap dönemi için 06.08.2014 tarihinde yapılan olağan genel kurul toplantısında alınan kararların yok hükmünde olduğunun tespiti, bu mümkün olmazsa iptali talebinde bulunmuş, yerel mahkemece, gündemin 6.sırasında alınan ibraya ilişkin kararın nisaba aykırılık nedeniyle yok hükmünde olduğunun tespitine, 11.maddesinde şirketle işlem yapma ve şirketle rekabet edebilme iznine ilişkin kararın ise iptaline, diğer gündem maddeleri yönünden davanın reddine karar verilmiştir.

3- Yerel mahkemece, davanın 6102 sayılı ...’nın 445.maddesinde öngörülen üç aylık sürede açıldığı, davacının iptalini talep ettiği kararlara olumsuz oy kullandığı ve alınan kararlara muhalefet şerhi koyduğunu ve davada usüli bir eksiklik bulunmadığını belirlemiştir.

4- Yerel mahkeme kararına karşı davalı taraf temyiz isteminde bulunmamış, davalı taraf ise genel kurulda alınan diğer kararların da iptalinin gerektiği düşüncesiyle yerel mahkeme kararını temyiz etmiştir.

5- Yerel mahkeme, davalının genel kurul toplantısı sırasında iptalini talep ettiği kararlara ret oyu kullandığını ve muhalefetini, tutanağa ekli muhalefet şerhi belgesiyle sağladığı tespitinde bulunmasına, kararı sadece davacının temyiz etmiş olmasına, davalının böyle bir usuli eksiklik bulunduğu yolunda bir iddiası bulunmamasına rağmen, Daire çoğunluğunca, tutanağı 3, 6 ve 7. maddelerinde yer alan beyanlar nedeniyle, davacının kararlara usulüne uygun muhalefet şerhi koyup koymadığı ve bu beyanların Daire uygulamaları doğrultusunda kabul görmeyen “peşin muhalefet” niteliğinde bulunup bulunmadığının tartışılması gerektiği gerekçesiyle bozulması, mahkeme kararını temyiz eden davacı taraf aleyhine bozma yasağına ve usulü müktesep hak kuralına aykırı olacaktır.

6- 6100 sayılı HMK uyarınca getirilen yer ilkeler arasında, teksif ilkesi geçerli olup, yargılamanın, tarafların uyuşamadıkları nokta üzerinde toplanması, taraflar arasında ihtilaf konusu olmayan hususlarda yeni ihtilaflar ortaya çıkarılmaması gerekir. HMK 141 uyarınca, taraflar, bütün iddia ve savunma nedenlerini, belli bir usul kesitine kadar ileri sürmelidir. Cevaba cevap dilekçesinden sonra davacı, davalının rızası olmaksızın davasını, ikinci cevap dilekçesini mahkemeye sunduktan sonra da davalı, iddia ve savunmasını genişletemez ve değiştiremez. Bu düzenlemelerden yola çıkılarak, mahkemenin, genel kurul kararlarına muhalefet şerhi konulduğu yönündeki kabulüne karşı davalı tarafın bir karşı duruşu ve temyizi olmadığı halde, Daire tarafından bu hususun re’sen bozma sebebi yapılması hem teksif hem de kazanılmış haklar ilkesine uygun olmamıştır.

7- Öte yandan, 06.08.2014 tarihli toplantı tutanağı ekinde yer alan ve tüm toplantı divanı üyeleri tarafından imzalanarak tasdik edilen muhalefet şerhi dilekçesi incelendiğinden, dilekçenin 8.maddede yer alan “7,8,9,11 no’lu maddelerde alınan kararlara yukarıda açıkladığı sebepler çerçevesinde katılmıyorum ve reddediyorum”, 10.maddede yer alan “muhalefet gerekçelerimin genel kurul tutanağına iliştirilmesini ve ticaret sicili gazetesinde yayınlanmasını talep ediyorum” şeklindeki açık beyanlardan, muhalefet şerhinin kararlar alındıktan sonra başkanlık divanına sunulduğu aşikar olarak ortadadır. Nitekim yerel mahkeme de buradaki beyanlardan hareketle muhalefet şerhinin varlığını kabul ettiğini kararın gerekçesinde açıkça zikretmiştir.

8- Davacının genel kurul toplantı divanına sunduğu ve tüm ... üyelerinin imzaladığı muhalefet şerhi dilekçesi taraflar arasında HMK m. 200 anlamında senet hükmünde olup, aksi ancak yazılı delillerle kanıtlanacak bir belgedir. Nitekim davalı tarafın da bu yönde bir karşı iddiası ve ispat vasıtası da bulunmamaktadır. Senet niteliğindeki bu belge karşısında, 3, 6 ve 7.maddelerde yer alan beyanların bir hukuki ehemmiyeti bulunmamaktadır.

9- Gündemin 6.sırasında, yöneticilerin ibrası, 11.maddede yer alan rekabet ve şirketle işlem yapma iznine ilişkin hususlarda, oydan yoksunluk nedeniyle yokluk hali söz konusu olup, bozma ilamı ile bu hususlarda alınan mahkeme kararı da tartışmaya açık hale gelecektir.

Yukarıda anılan nedenlerle, davacı tarafın temyiz dilekçesi kapsamında işin esasının incelenmesi gerektiğini düşündüğümden, Dairemiz çoğunluğunun bozma gerekçelerine katılmıyorum.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.