Yargıtay - 1. Ceza Dairesi

2021/13278 Esas 2022/1398 Karar
Karar Tarihi: 23.02.2022
Yargıtay kasten öldürme

1. Ceza Dairesi         2021/13278 E.  ,  2022/1398 K.

'İçtihat Metni'MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi

SUÇ : Kasten öldürme

HÜKÜM : Sanığın maktul ...'a yönelik kasten öldürme suçundan 5271 sayılı CMK'nin 223/2-e maddesi uyarınca beraatine dair karar.

İTİRAZ EDEN : Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı

TÜRK MİLLETİ ADINA

Dairemizin 10/11/2021 tarih ve .... (K) sayılı 'onama' ilamına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından 15/12/2021 tarih, 2016/316916 sayılı itiraznamesi ile;

'Oluşa ve dosya içeriğine göre, sanık ... ile ...'ın eşi olan ...'ın amcaoğlu olduduğu, sanık ile ölenin uzun süredir gönül ilişkisi içerisinde oldukları, olaydan dört ay önce birlikte kaçtıkları, ...da kiralana evde 76 gün kadar birlikte kaldıktan sonra ...'ın buradan ayrılarak kızkardeşinin evine gittiği ve 15 gün kadar kız kardeşinin evinde kaldığı, araya girenlerin iknası neticesinde ölen ...'ın eşi olan... ile birlikte yaşamak üzere evine döndüğü, sanığın telefonla ... ile görüştüğü olay günü birlikte yaşamak için anlaştıkları yanına aldığı 3 poşet eşyası ile birlikte evden ayrıldığı, dışarıda beklemekte olan sanık ile birlikte evin arka tarafındaki fındık bahçesinden ana yola çıkmak üzere iken ...'ın sanık ...'a ait silah ile kafasından vurulduğu, olay yerinden temin edilen iki adet kovanın bu silahtan atıldığının tespit edildiği, olayı görenin olmadığı, sanık savunmasında ... sol eli omzumdan beni ittirerek sağ eli ile de belimde bulunan tabancayı aldı, ben bu sırada yere düştüm, ... silahı eline aldıktan sonra acemi bir şekilde kafasına doğru kaldırdı, ben bu sırada doğruldum ancak silah patlamıştı, ilk silah sesinden sonra geriye doğru düştü, silah bu sırada elindeydi, geri sırt üstü düştükten sonra kolu da yere düştü bu sırada ikinci silah sesi duyuldu, diyerek ölenin kendisini vurduğunu belirtmiş ise de tanık anlatımlarından sanık ile ölen arasında tartışmalar olduğu, köyde yaşamak istemediğinden sanığın yaşadığı köyden ayrılarak birlikte ilçe merkezinde kaldıkları, ölenin evi terk ederek kardeşinin yanına gittiği, bir süre sonra eşinin kaldığı eve döndüğü, sanıkla birlikte yaşamak için eşyalarını alarak evden ayrıldığı, olayın oluşu içinde ani bir karar ile sanıktan silahı alarak intihar etmesinin olağan görülmediği, ayrıca sanığın ilk atışı kafasına doğru yaptıktan sonra yere düştükten sonra ikinci kez silahın ateş aldığını söylediği, ölenin evden kendisine ait üç poşet eşyasını alarak ayrıldığı, sanık ile maktulün son görüşmesi saat 17.15'de olup sanığın 112 Acil Yardımı aradığı saat 17:39'a kadar sadece 24 dakikanın geçtiği ve maktulün evinden yaklaşık 600 metre mesafede fındık bahçesinde anayola yaklaşmışken, aniden intihar etmesinin, kafasına ateş etmesinden sonra ikinci kez silahı ateşlemesinin olağan bir durum olmadığı sanığın tanık beyanları ve hts kayıtları ile çelişkili, hayatın olağan akışına uygun olmayan suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilemeyeceğinden sanığın kasten öldürme suçundan cezalandırılması yerine beraatine karar verilmesine ilişkin kararın onanması yasaya aykırı olduğu düşünüldüğünden itiraz yoluna başvurulmuştur.

Yüksek Dairenizin 10/11/2021 gün ve ... Karar sayılı onama kararı kaldırılarak sanığın kasten öldürme suçundan cezalandırılması gerektiği gerekçesiyle Ünye Ağır Ceza Mahkemesinin 24/05/2016 tarih 2015/28 Esas, 2016/127 Karar sayılı kararının bozulmasına karar verilmesi,

İtirazın kabul edilmemesi durumunda itirazın incelenmesi için dosyanın Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesine karar verilmesi' gerektiğinden bahisle dosyanın itirazen incelenmek üzere Dairemize gönderilmesi üzerine yapılan incelemede;

Gereği görüşülüp düşünüldü:

Dairemizce verilen 10/11/2021 tarih ve.... (K) sayılı 'onama' kararı usul ve yasaya uygun olup, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itiraz gerekçeleri yerinde görülmediğinden, İTİRAZIN REDDİNE, dosyanın itiraz konusunda karar verilmek üzere Yargıtay Ceza Genel Kuruluna gönderilmesi amacıyla Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 23.02.2022 gününde Üye ... ve Üye ...'ın karşı oyları ve oy çokluğuyla karar verildi.

(Muhalif) (Muhalif

KARŞI OY:

Sanık hakkında kasten öldürme suçundan açılan kamu davasında yerel mahkeme tarafından aralarında uzunca bir süredir gönül ilişkisi olduğu anlaşılan maktul ve sanığın olay günü anlaşarak kaçtıkları esnada maktulün silahla başından vurulmak suretiyle hayatını kaybettiği olayda sanığın aşamalarda ısrarlı ve tutarlı savunmalarında maktulün intihar ettiğini beyan etmesi, maktulden alınan svaplarda atış artığı bulunması, sanıktan alınan svaplarda atış artığı bulunmaması, olayda 2 el atış olması nedeniyle atışları sanığın yapması halinde maktule isabet etmesi gerektiği gerekçesiyle sanık hakkında yeterli ve kesin delil bulunmadığından beraatine karar verildiği, katılan tarafından kararın temyizi üzerine Dairemizin 10.11.2021 tarihli kararıyla oy çokluğu ile onanmasına karar verildiği, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından onama kararına itiraz edildiği anlaşılmıştır.

Tüm dosya kapsamına göre sanığın maktul ...'ın eşi ...'ın amcasının oğlu olduğu, sanığın evli ve iki çocuklu, maktul ...'ın da evli ve 2 çocuklu olduğu, sanık ve maktulün aynı köyde ikamet ettikleri, olay tarihinden önceki dönemlerde aralarında gönül ilişkisi bulunduğu, olay tarihinden yaklaşık 3 ay kadar önce sanık ve maktulün birlikte yaşamaya karar verdikleri maktulün eş ve çocuklarını terk ederek sanığa kaçtığı, sanığın eşi ve çocukları ile köyde yaşadığı evde bir kaç gün kaldıktan sonra ayrı bir eve geçmek istediği bu nedenle maktulün kız kardeşi Şengül'ün... ilçe merkezindeki evine gittiği, sanığın daha sonra... ilçe merkezinde ev tutması üzerine maktulün sanıkla tekrar beraber yaşamaya başladıkları, bu olaylar üzerine katılanın köyden Kılıçlı mahallesine taşındığı, maktul ve sanığın... ilçe merkezinde bir süre beraber yaşadıkları daha sonra fındık zamanı sanığın maktulü köyde ikamet eden resmi nikahlı eşi ve çocuklarının oturduğu eve götürdüğü bir süre burada beraber yaşadıkları ancak maktul ...'ın köyde kalmak istemediği bu nedenle sanıkla aralarında geçimsizlik başladığı bir süre sonra maktulün sanıktan ayrılarak ilçe merkezinde oturan kız kardeşi Şengül'ün evine gittiği, tanık ...'in beyanlarında ablası olan maktul ile yaptığı telefon görüşmelerinde maktulün sanığın kendisine işkence yaptığını bu nedenle yanına gelmek istediğini söylediğini kendisinin de kabul etmesi üzerine ablasının eve geldiğinde kolunda, bacağında ve çenesinin altında morluklar ve boynunda zincir izleri olduğunu ablasına bu izleri sorduğunda sanığın yaptığını söylediğini beyan ettiği, maktulün oğlu ...'ın tanık olarak alınan ifadelerinde annesinin teyzesinin evine gelmesinden sonra görüştüklerinde boynunda morlukların bulunduğunu, bu morlukları Muammer'in yaptığını söylediği benzer

../..

S/4

şekilde maktulün kızı ...'ın tanık olarak alınan ifadelerinde annesinin teyzesinin evine geldiğinde sol diz kapağında, çenesinde ve göz çevresinde morlukların bulunduğunu, bu morlukları Muammer'in yaptığını söylediğini beyan ettiği, her ne kadar sanık savunmalarında maktulün kızını okula kayıt ettirmek için kendisinden ayrıldığını beyan etmiş ise de maktulün sanık ile görüşmek istemediği, daha önceden sanık tarafından verilen 0 551 864 82 72 numaralı telefon hattını kapattırdığı, sanığın maktul ile görüşmek için bir kaç kez kız kardeşinin evine geldiği maktulün görüşmek istemediği, son gez geldiğinde sanığın maktul ile görüştüğü, kız kardeşi tanık Şengül'ün beyanlarına göre maktulün kız kardeşine sanığın kendisine 'en son bir kurşun senin kafana sıkarım, bir kurşun kendi kafama sıkarım, beni çıkmaza sokma' dediğini beyan ettiği, maktulün kız kardeşinin evinde yaklaşık 15 gün kaldığı ve sanığın evine dönmediği, daha sonra erkek kardeşinin bu eve gelerek maktulü alarak köydeki annesinin evine götürdüğü, bir kaç gün sonra maktulün, eşi ve oğlunun bir araçla gelerek maktulü buradan alarak evlerine götürdükleri, maktulün resmi nikahlı eşinin evine dönmesinden sonra eşi adına kayıtlı 0 536 542 67 08 numaralı telefon hattını kullandığı, olaydan 3 gün öncesinden itibaren sanığın maktulü bu telefon numarasından arayarak konuştukları, olay günü de telefon görüşmeleri yaptıkları daha sonra sanığın motosiklet ile maktulün oturduğu ev yakınlarında fındık bahçelerinin bulunduğu yere geldiği motosikleti anayolun karşısında bir bahçeye bıraktığı, fındık bahçelerinden geçerek maktulün oturduğu eve geldiği, maktulün bulunduğu yatak odasının penceresindeki telleri söktüğü maktulün 3 poşet halinde yanına aldığı eşyaları ile birlikte pencereden çıkarak sanıkla birlikte fındık bahçelerinden anayola doğru yürüdükleri, anayola yaklaşık 25 metre kala maktulün başından vurulduğu olayın gerçekleştiği, her ne kadar sanık savunmalarında maktul ile fındık bahçesinde giderken maktulün yorulduğunu söylemesi üzerine durduklarını, kendisinin poşetlere doğru eğildiğinde maktulün arkasından iterek belindeki tabancayı aldığını, daha sonra mekanizmayı kurarak tabancayı başına dayayarak ateş ettiğini, kendisinin yere düşmesi nedeniyle maktule engel olamadığını, maktulün yere düştüğünde tabancanın bir el daha ateş aldığını beyan etmiş ise de sanığın savunmalarında ifade ettiği şekilde sanık ile kendi rızası ile kaçan maktulün anayola 25 metre kala aniden sanığı itip belindeki silahı alıp mekanizmayı kurarak başından kendisini vurmasının hayatın olağan akışına uygun olmadığı, aralarındaki gönül ilişkisi nedeniyle sanıkla kaçan maktulün sanığın resmi nikahlı eşi ve çocukları ile aynı evde yaşamak istemediği bu yüzden aralarında geçimsizlik olduğu tanık beyanlarına göre sanığın maktulü darp etmesi nedeniyle maktulün sanığı terk ederek kız kardeşinin evine gittiği, burada 15 gün kadar kaldığı, sanıkla görüşmek istemediği, daha sonra önce annesinin evine daha sonra da resmi nikahlı eşinin evine döndüğü, maktulün aralarındaki geçimsizlik nedeniyle sanığa tekrar dönmediği, maktulün kız kardeşinin beyanlarına göre bu yüzden sanığın maktulü tehdit ettiği, maktulün sanıktan ayrıldığı süreçte sanığı aramadığı, mesaj atmadığı hts kayıtlarına göre mesaj ve aramaların sanık tarafından yapıldığı, sanığın olaydan üç gün önce maktulün kendisini aradığı daha sonra oğlu ile birlikte... ilçe merkezindeki eve geldiğini ve kendisini kaçırmasını istediği, olay günü de maktulün kendisini arayarak gelmesini istediği yönündeki beyanlarının hts kayıtları ile çelişkili olduğu, hts kayıtlarına göre maktulün sanığı aramasına ilişkin bir kaydın bulunmadığı, sanığın savunmalarındaki anlatımların tanık olarak ifadesi alınan maktulün oğlunun ifadelerinde yer almadığı, olay günü sanığın maktulü cep telefonu ile arayarak saat 12:11'de (291 saniye), 16:54 (73 saniye), 17:03 (243 saniye), 17.15 (44 saniye) görüştükleri, bu görüşme kayıtlarının sanığın savunmaları ile çelişkili olduğu, maktulün sanık ile daha önceden de kaçtığı, sanığın savunmalarına göre kendisi ile görüşmek için eve geldiği nazara alındığında olay günü maktulün evinde eşinin bulunmadığı, sadece oğlunun bulunmasına karşın maktulün sanıkla buluşmak için evden çıkmaması, sanığın maktulün evine kadar gelmesi, yatak odası penceresi tellerini sökerek maktulün pencereden çıkması, sanık ile maktulün son görüşmesi saat 17.15'de olup sanığın 112 Acil Yardımı aradığı saat 17:39'a kadar sadece 24 dakikanın geçtiği ve maktulün evinden yaklaşık 600 metre mesafede fındık bahçesinde anayola yaklaşmışken maktulün aniden intihar etmesinin dosya kapsamı ile uyumlu olmadığı, silah kullanmasını bilmeyen maktulün sanığın belinden tabancayı alıp mekanizmayı kurup başına ateş etmesi, tabanca ile 2. kez atış yapılması Adli Tıp Fizik İhtisas Dairesi raporuna göre sanık ve maktulün el ve yüz svaplarında atış artıklarının bulunmaması, sanığın olaydan sonra tabancayı fındık bahçesi içerisinde bir yere atması, olaydan sonra tanık beyanlarına göre kaçıp, kaçmama konusunda görüşmeler yapması ve telefon arama kayıtlarını silmesi birlikte değerlendirildiğinde, sanığın tanık beyanları ve hts kayıtları ile çelişkili, hayatın olağan akışına uygun olmayan suçtan kurtulmaya yönelik savunmalarına itibar edilemeyeceğinden sanığın kasten öldürme suçundan cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği görüşünde olduğumuzdan Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının kabulüne karar verilmesi gerekirken itirazın reddine karar verilmesine ilişkin Dairemiz sayın çoğunluk görüşüne katılmıyoruz.

Muhalif Üye Muhalif Üye

... ...


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.