Yargıtay - 3. Hukuk Dairesi

2022/699 Esas 2022/3980 Karar
Karar Tarihi: 25.04.2022
Yargıtay

3. Hukuk Dairesi         2022/699 E.  ,  2022/3980 K.

'İçtihat Metni'MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ

DAVALILAR : 1-..., 2-...

Taraflar arasındaki tazminat davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hükmün, süresi içinde davacı vekili ve davalılardan ... ve ... İnş. Paz. Tic. Ltd. Şti. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine; temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten sonra, dosya içerisindeki bütün kağıtlar okunup gereği düşünüldü:

Y A R G I T A Y K A R A R I

Davacı; davalı şirket ve dava dışı ... ile 08/01/2007 tarihli adi ortaklık sözleşmesi yaptıklarını, diğer davalının davalı şirketin kefili olduğunu, davalı ... şirketin icra dosyalarındaki alacaklarını ortaklığa sermaye olarak sunduğunu, kendisinin satın alınacak taşınmazın ihale bedeli ile davalı ... şirketin alacağı arasındaki farkın ödenmesini taahhüt ettiğini, satış ilan masrafını, damga vergisini, tellallık ücretini ödediğini, davalı ...'e 80.000 TL, davalı şirket vekiline 120.000 TL ödediğini, bu şekilde 200.000 TL’nin temlik alındığını, adi ortaklık sözleşmesinin bozulduğunu, kendisine ödeme yapılmadığını ileri sürerek; şimdilik 232.368,50 TL‘nin 04/04/2007 tarihinden itibaren avans faizi ile davalılardan müteselsilen tahsilini talep etmiştir.

Davalılar; davacı, ... ile davalı şirket arasında adi ortaklık sözleşmesi yapıldığının doğru olduğunu, davacının yükümlülüklerini yerine getirmediği gibi hukuki ilişkiyi de sona erdirdiğini, gayrimenkul satışına ilişkin ihaleye iştirak edilmediğini, icra müdürlüğü tarafından ihale iştirak taleplerinin reddedildiğini, dolayısıyla icra satışından kaynaklanan tüm yükümlülüklerin taraflarınca karşılandığını, satış ilanı, damga vergisi, tellaliye bedeli ödemelerinin davalı şirket tarafından yerine getirildiğini, davacının dava dışı Av. ...'e para vermiş olmasının kendilerini hukuki olarak bağlamadığını, alınmış bir muvafakat veya imzası ile tevsik edilmiş bir belge verilmediğini, 232.368,50 TL’lik bir miktarın kayıtsız, belgesiz ve imzasız verilmesinin hayatın olağan akışına ters düştüğünü savunarak, davanın reddini istemişlerdir.

Mahkemece; davanın kısmen kabulüne, 32.368,50 TL'nin 15/04/2007 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte davalılardan tahsili ile davacıya verilmesine ilişkin karar, taraf vekillerinin temyizi üzerine, Dairece verilen 25/11/2019 tarihli ve 2019/4532 E. 2019/9229 K. sayılı kararla; '... mahkemece, dava dışı ortağın da davaya dahil edilmesi için davacı tarafa usulünce süre verilmesi ve taraf teşkili sağlandıktan sonra davanın esasının incelenmesi gerektiği...’’ gerekçesiyle bozulmuştur.

Bozma sonrası davaya dahil edilen dahili davalı ...; davacının köylüsü olduğunu, davalı şirket ile yetkilisi ...'ün 2007 yılında avukatlığını yapan dava dışı Av. ...'i davacı ve eniştesi vasıtasıyla tanıdığını, Av. ...'in davalı şirket adına takip ettiği icra dosyaları nedeniyle Kızılcahanam ilçesindeki bazı taşınmazların satış aşamasına geldiğini, ancak alacağa mahsup satın alınması için davalı şirketin yapılması gereken tahmini 630.000 TL masrafı ödemeye gücü olmadığını belirttiğini, bu taşınmazların davalı şirketle ortak satın alınması için davacıdan ricada bulunduğunu, davacının da bu masrafların tamamını ödeyecek durumunun olmadığını belirttiğini ve bu nedenle eniştesi dava dışı ... ...'a başvurduklarını, kendisinin de eniştesi vasıtası ile ortak olduğunu, her türlü zararda sorumluğun ise eniştesince üstlenildiğini, dolayısıyla da 08/01/2007 tarihli adi ortaklık sözleşmesini imzaladığını, yeni ortaklık paylarının belirlenmesi amacıyla davacı tarafından 08/01/2007 tarihli sözleşmeye ek bir yeni sözleşme hazırlandığını, ikinci sözleşmeyi kendisinin imzaladığını, ancak davalı şirket ve yetkilisinin imzalamadığını, bu nedenle de ortaklığın bozulduğunu, sözleşme imzalamadan önce bütün sorumluluğun eniştesi ve davacı tarafından üstlenildiğini, yapılan masraf ve ödemelerin tamamının davacı tarafından yapılması nedeniyle adi ortaklığın bozulmasından dolayı kendisinin herhangi bir alacağının bulunmadığını belirtmiştir.

Mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama sonucunda; ödendiği sabit olan 200.000 TL'nin Kazan Asliye Hukuk Mahkemesindeki temlik işleminin feshine ilişkin dava sonuçlandığında talep edilebileceği, henüz kesinleştiğine dair bir bilginin mevcut olmadığı, bu nedenle bu davada henüz ele alınamayacağından bu talebin reddi gerektiği, yine ilan ve satış giderlerinin davacı tarafından davalının vekili olan Av....'e ödendiği, bu giderlerin davalı adına 2004/320 Talimat sayılı dosyada cebri icra ile satışı yapılacak taşınmazların alacağa mahsuben satın alınması ve ihalenin kazanılması halinde damga vergisi ve tellaliye ücreti olarak ödenmesi için 35.000 TL verildiği, icra dosyasındaki ihalenin davalı şirket adına kazanıldığı, 9.553,50 TL'nin damga vergisi olarak, 21.231,00 TL'nin tellaliye ücreti olarak yatırıldığı, 09/01/2007 tarihli ilan gideri olarak 1.534 TL ödendiği, belgelerde ödeyenin adının yazılı bulunmadığı, toplam giderlerin 32.318,50 TL olarak hesaplandığı, bu bedelin tanık anlatımları ile sözleşme ile ve taraf beyanlarından inanç sözleşmesine dayalı olarak davacı tarafından davalılar adına ödendiği, bu harcamaların davalı şirket kayıtlarında görünmediği, davacı tarafından sözleşmenin feshi iradesi ortaya konulmuş olmakla; sebepsiz zenginleşme hükümlerine dayalı davacı tarafından davalılar adına yatırılan bu bedelin davacıya iadesi gerektiği, iadeden dahili davalının sorumluluğunun bulunmadığı, taraflar arasında akdedilen sözleşmelere göre dahili davalı ...'ın sorumluluğu olmayacağı yönünde anlaşma yapıldığı gerekçesiyle, dahili davalı ... yönünden davanın reddine, davalı ... ve ... ... Ticaret ... Şirketi yönünden davanın kısmen kabulü ile, 32.368,50 TL'nin 15/04/2007 tarihinden itibaren işleyecek olan avans faizi ile birlikte bu davalılardan tahsili ile davacıya ödenmesine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili ile davalılardan ... ve ... ... Ticaret ... Şirketi vekilince temyiz edilmiştir.

1-Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve bozma kapsamı dışında kalarak kesinleşmiş yönlere ilişkin temyiz itirazlarının incelenmesinin artık mümkün olmamasına göre; davacı vekilinin tüm, davalılar ... ve ... ... Ticaret ... Şirketi vekilinin sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.

2-Dava; davacı ve dahili dava ... ile davalı şirket arasında akdedilen 08/01/2007 tarihli adi ortaklık sözleşmesinden kaynaklı tazminat istemine ilişkindir.

Taraflar arasındaki 08/01/2007 tarihli ortaklık sözleşmesi incelendiğinde, sözleşmenin 3-6 maddesinde ‘’ ihalenin ortaklık üzerinde kalmaması veya kalmasına rağmen takip borçlusu kooperatif veya üçüncü kişilerce açılacak dava nedeniyle feshedilmesi üzerine, pilot ortak özel ortakların yapacağı masrafları azami 10 gün içinde ödeyecektir.Özel ortakların bu anlamdaki masraflarından dolayı pilot ortağın yetkili müdürü ..., pilot ortakla birlikte müşterek ve müteselsilen sorumludur.’’ düzenlemesine yer verilmiştir.

Yine dosya kapsamında yer alan bilgi ve belgelerin incelenmesinde ise ; davacının, dahili davalı ve davalı şirket ile davaya konu 08/01/2007 tarihli ‘’adi ortaklık sözleşmesi’’ başlıklı sözleşmeyi akdettiği, bu sözleşmenin davalı şirketin ‘’pilot ortak’’ olarak ‘’alacaklı’’ olduğu, dava dışı kooperatifin ‘’borçlu’’ olduğu icra takipleri nedeniyle, takip borçlusu dava dışı kooperatifin hacizli bulunan ve ... İcra Müdürlüğünün 2004/320 talimat sayılı dosyasında satışa çıkarılan ilgili taşınmaz ile bu taşınmaz üzerindeki beş bloktan ibaret binaların ortak girişim ile ihaleye iştirak edilerek satın alınmasına ilişkin olduğu, sözleşmenin 3-3 maddesine göre, taraflar arasındaki adi ortaklığa pilot ortak olan davalı şirketin sadece ilgili icra dosyalarındaki alacağını sermaye olarak koyup başka bir ödemede bulunmayacağı, özel ortak olan davacı ile dahili davalı ...’in ise, birlikte 630.000 TL(315.000X2) ile sınırlı olmak üzere satış ilan masrafı, pilot ortak olan davalı şirketin alacağından daha önce taşınmaza haciz konulmasını sağlayan SSK Ankara İcra Müdürlüğünün alacaklı olduğu yaklaşık 80.000 TL borcu, ... Mal Müdürlüğünün yaklaşık 40.000 TL borcu, taşınmazın satın alınması halinde doğacak yaklaşık 380.452 TL KDV ve tellaliye ücreti ile pilot ortağın üç takip dosyasındaki alacak toplamı ile satış(ihale) bedeli arasındaki farkı ödeyeceğinin kararlaştırıldığı, davacının da 08/01/2007 tarihli adi ortaklık ilişkisinin bozulduğunu, sözleşmede diğer davalı ...’ün de davalı şirkete kefil olduğunu, sözleşmenin 3-6 maddesi uyarınca sözleşmenin bozulması halinde masraf ve ödemelerin iade edileceğinin kararlaştırıldığını belirterek, 1.584 TL satış ilan masrafı, 9.553,50 TL damga vergisi, 21.231 TL tellaliye ücreti, 200.000 TL Kazan İcra Müdürlüğü'nün 2003/50 Esas sayılı dosyasındaki alacağın temliki için yapılan ödeme olmak üzere toplam 232.368,50 TL ödemelerin iadesi istemi ile tasfiye talebinde bulunduğu anlaşılmaktadır.

Her ne kadar mahkemece; icra dosyasındaki ihalenin davalı şirket adına kazanıldığı, 9.553,50 TL'nin damga vergisi olarak, 21.231 TL'nin tellaliye ücreti olarak yatırıldığı, 09/01/2007 tarihli ilan gideri olarak 1.534 TL ödendiği, belgelerde ödeyenin adının yazılı bulunmadığı, toplam giderlerin 32.318,50 TL olarak hesaplandığı, bu bedelin tanık anlatımları ile sözleşme ile ve taraf beyanlarından inanç sözleşmesine dayalı olarak davacı tarafından davalılar adına ödendiği, bu harcamaların davalı şirket kayıtlarında görünmediği, davacı tarafından sözleşmenin feshi iradesi ortaya konulduğu gerekçesiyle, davalılardan ... ve davalı şirket yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmişse de, dosya kapsamında yer alan ve davalı şirketin vekili olan dava dışı Av....’in sanık sıfatı ile yargılandığı ve davalılar ... ve davalı şirketin de katılan sıfatı ile yer aldığı Ankara 5.Ağır Ceza Mahkemesinin 2010/351 E. 2011/337 K. sayılı dosyasında ‘’...alacaklı ... ... Ltd. Şirketi vekili sıfatıyla borçlu S.S. ...... Konut Yapı Kooperatifi başlatılan ve Ankara 16. İcra Müdürlüğünün 2004/7791 sayılı dosyasında yürütülen takip sırasında ... İcra Müdürlüğünün 2004/320 talimat sayılı dosyasında taşınmaz satışına ilişkin işlemlerin devamı esnasında katılanın yetkilisi olduğu şirket ile aynı büroda birlikte çalıştığı tanık ... arasında 08/01/2007 tarihinde imzalanan adi ortaklık sözleşmesi yürürlükte olmadığı halde, katılanın bilgisi ve talimatı olmaksızın bu ortaklık sözleşmesine dayalı olarak katılanın temlik eden sıfatıyla, kendisinin de vekili sıfatıyla alacağı büro ortağı olduğu tanık ... 'e temlik edip, dosyada örnekleri bulunan 09/01/2007 ve 08/03/2007 tarihli masraf belgelerini düzenlediği, bu şekilde katılanı zarara uğrattığı, yine alacaklı katılan vekili sıfatıyla borçlu S.S. ...... Konut Yapı Kooperatifi hakkında Kazan İcra Müdürlüğünün 2003/50 sayılı dosyasında devam eden dosyasında katılanın rızası ve bilgisi olmadığı halde alacağı tanık ... 'e temlik edip ... Ltd. Şirketi vekili sıfatıyla imzaladığı 19/03/2007 tarihli makbuzu icra dosyasına ibraz ederek alacağın ... tarafından temlik alınmasını sağladığı... bu eylemler ile vekilliğini üstlendiği katılanın hukuki işlemleri ile alakalı vekillik görevlerinin gereklerine aykırı davranışlarda bulunduğu, yapılan işlemlerin usul ve yasaya aykırı olduğu ...’’gerekçesiyle dava dışı Av....’in üzerine atılı bulunan görevi kötüye kullanma suçundan neticeten hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verildiği de dikkate alındığında, davacının davaya konu ettiği ve mahkemece de bir kısmı hüküm altına alınan masraf ve alacak kalemlerini söz konusu ceza mahkemesi karar içeriği de dikkate alındığında talep edemeyeceği, zira talep edilen bu alacak kalemlerinin davacı ve dava dışı avukat ... arasında davalı şirketin rızası hilafına ve onu zarara uğratacak şekilde düzenlenen belgelere dayandığı ve hukuka aykırı olduğu dosya kapsamı ile sabittir.

Bu itibarla, mahkemece; davalılardan ... ve davalı ... ... Ticaret ... Şirketi yönünden de davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirme ile bu davalılar yönünden davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olması doğru görülmemiş, bozmayı gerektirmiştir.

SONUÇ:Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle davacının tüm, davalılar ... ve davalı ... ... Ticaret ... Şirketinin diğer temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün HUMK'nın 428. maddesi gereğince davalılar ... ve ... ... Ticaret ... Şirketi yararına BOZULMASINA, 21,40 TL bakiye temyiz harcının temyiz eden davacıya yükletilmesine, peşin alınan temyiz harcının istek halinde temyiz eden davalılara iadesine, 6100 sayılı HMK'nın Geçici madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK'nın 440. maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren 15 günlük süre içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 25/04/2022 tarihinde oy birliği ile karar verildi.


Uygulamayı Edinin

App Store'dan veya Play Store'dan uygulamamızı indirip mobil cihazınızda Kararcı deneyimi yaşayabilirsiniz.